6. bölüm / 9
Ay Tutulması (yarı texting)★6★
Bölümler 9Şu an: ★6★
- 1 1★1855 kelime
- 2 ★2★700 kelime
- 3 ★3★587 kelime
- 4 ★4★613 kelime
- 5 ★5★811 kelime
- 6 ★6★697 kelime · Okuduğun bölüm
- 7 ★7★618 kelime
- 8 ★8★652 kelime
- 9 ★9★1.287 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
🥢Metin arası yorumları kullanın, emin olun kitaptan çok onlar eğlendirecek sizleri💫
"BelginAyyy"
"Uyaaaann"
Diyerek beni çekiştiren Mihra'ya gülümseyerek yataktan kalktım. Dün üzerime geçirmiş olduğum pijamayı çıkarıp günlük kıyafetlerimi giydim. Mutfağa adım attığımda aklımda birkaç anı canlandı. Rüya mıydı yoksa gerçek miydi? Neyse şimdilik bunun bir önemi yoktu.
"Günaydınlarr" diyerek yemek masasındaki yerime geçmiştim.
"İyi uyudunuz mu?"
Klasik soruyu soran Ege abiydi.
"En iyi uykumdu" diye yanıtlarken karşı çıkan sese döndüm.
"O saatte uyuyup en iyi uykunu mu aldın?" Diye cevabıma karşılık verdi Barlas.
Sanırım rüya değilmiş.
Olayların rüya olmadığını bilip aklımdan geçirince utanmıştım. Maalesef ki yüzüm de utandığımı herkese söylüyordu.
"Ne oldu lan dün gece?!" Diye merakla sordu Mihra.
Ben olayı anlatmaya bile utanırken Barlas konuştu.
"Sigara içiyordum, mutfakta karşılaştık"
Bana bakarak devam etti.
"Su içmek için gelmiş"
Mihra bana şüpheyle bakarken kafamla onayladım Barlas'ın anlattıklarını.
Mihra daha fazla sorgulamadığına göre inanmıştı. Üzgünüm en yakın arkadaşım ama bu bir sır olarak kalacak...
Kahvaltıdan sonra biraz daha sohbet ettik. Saatler sonra evlere gitmeye karar verdik. Ege abi ve Mihra bizi kapıda uğurladılar. Evden çıkınca Barlas birkaç adım önüme geçip sordu.
"Seni eve bırakayım mı?"
Sorgularcasına baktım.
"Yürüyerek mi bırakmayı planlıyorsun?"
Elinde tuttuğu araba anahtarlarını havaya kaldırıp sırıtarak baktı.
Vay be.
"Nereden buldun bunu?" Diye sordum.
"Ege'den ödünç aldım"
"Bin hadi"
.....
Evimin önüne geldiğinde durdu.
"Evimi biliyor muydun?" Diyerek merakla baktım ona.
"Üç yıldır tanışıyoruz öğrendim artık" dedi.
Arabanın kapısını açıp arabadan çıktım. Daha kapıyı kapatmadan içeriye doğru eğildim.
"Teşekkür ederim"
"Ne için?" Diye sordu. Sorarken bana bakmıyordu.
"Hem bıraktığın için, hem de... dün için" diyerek yanıtladım.
Başını kaldırıp bana baktı, yine gülümsemesi yerindeydi.
"Rica ederim"
-pazartesi günü-
"Kanka bugün gelmediler mi acaba?" Diye sordum topu atarken. Haftalık voleybol kotamızı dolduruyorduk.
"Sanırım gelmediler" derken dikkati dağılmış topa biraz sert vurmuştu.
Topun nereye gittiğine bakıyordum ki.
Yok artık ya!
Top Evren'in ayağındaydı.
Mihra ile birbirimize baktık aniden.
"Git iste hadi topu" dediğimde karşı çıktı.
"Ben niye istiyorum ya sen iste"
"Seninki ya mal! Sen almalısın" desem de işe yaramamıştı.
Evren ve Yaman top ile paslaşmaya başladığında daha fazla dayanamayıp yanlarına gittik.
"Topu verirmisin" diye seslendi Mihra.
Evren elindeki top ile bize doğru bakınca mavi gözleri ile karşılaştık.
"Top sizin miydi?" Diye sordu Evren.
Sessizlik olunca konuşması için Mihra'ya baktım. O ise Evren'in gözlerine dalmış öylece bakıyordu. Daha sonra durumu fark edip konuştu.
"Evet" diyebildi sadece kısık çıkan sesi ile. Utanmıştı.
Evren topu bize atınca oradan uzaklaştık. Ama Mihra'nın beyni o anda kalmış gibiydi. O heyecanla kendi kendine birşeyler anlatırken ben de gizlice kutuya koymadığım telefonumu çıkardım.
*Bundangeceyesevdam'dan gelen bir bildirim*
bundangeceyesevdam: nasılsın
bundangeceyesevdam: hiç kutuya koymuyor musun telefonu?
Belginn: iyiyim de sanane telefonu koyup koymadığımdan
Bir dakika ya.
"Mihra! Buldum!"
"Ne buldun ya" diye sordu.
"Bundangeceyesevdam, bizim sınıftan biriymiş. Telefonu kutuya koymadığımı biliyor"
Nefes nefese tekrar konuştum.
"O da bana yazdığına göre telefonu kutuya koymayan kişi o olmalı!"
"Ama tüm erkekler telefonunu kutuya koydu ki"
Mihra'nın cevabı ile hevesim kursağımda kaldı. O sınıf başkanı olduğu için telefonları toplayan da oydu.
"Bizim sınıftan bilgi alan başka birisi olabilir" dediğinde de umutsuzlukla nefes verdim.
"Öyleyse bulmam imkansız"
Okulun yan tarafındaki bankta oturuyorduk. Kameraların görüş açısında olmadığı için burayı seviyorduk.
Telefona bundangeceyesevdam'dan bir bildirim daha gelmişti. Daha mesajı okuyamadan gelen erkek sesi ile kafamı kaldırdım.
"Birlikte voleybol oynayalım mı?"
Yaman.
Ve yanında Evren.
Kalp atışlarımın hızlandığını hissettim. En küçük bir bakışmada bile oluyordu bu. Cevap vermek istesem de konuşamadım.
"İstemiyor musunuz?" Diye sorduğunda kendimi zorlayarak cevap verdim
"İstiyoruz"
***
"Hayatımın en güzel günü bu gün!" Öğle arası okuldan çıkarken bunu söylüyordu Mihra. Servisine binip gittiğinde ise ben okula geri girdim.
Bugün okulda kalıyordum, evde aç kalacağıma okulda aç kalayım gibi bir şey. Kantinden bir dondurma alarak merdivenlerden çıkmaya başladım. En üst kata çıkınca nefessiz kalmıştım.
Öğrenciler için adalet! Asansör istiyoruz!
Biraz soluklanıp sınıfa doğru yürüyordum ki bir bağırış duydum.
"-izin vermeyeceğim!"
Başını anlayamadığım ses tüm koridorda yankılandı.
Sesin geldiği yöne doğru gittim. Koridordan sağa dönmemle birlikte elimdeki dondurmayı yere düşürdüm. Çünkü şuan gördüklerime inanamıyordum.
Yaman ve Barlas, birbirlerine yumruk savuruyorlardı. İkisinin de yüzünde yaralar oluşmuştu. Yaman'ın dudağının kanadığını görünce dayanamayıp bağırdım.
"YAPMAYIN!"
sesi duyduklarında ikisi de durup bana baktı. Burada olmamı beklemedikleri belliydi. Yanlarına yaklaşıp aralarına girdim.
"Ne için kavga ediyorsunuz?!" Diye bağırdım.
"Senin için"
What dedin Yaman'ım.
Yorum ve beğenilerinizi bekliyorum🌷
Bölüm etkileşimi
