13. bölüm · Ay Kızı

12.Ay Kızı mı ?

mindii soverr

Mesajın gelmesiyle bizi bekleyen gizemli olayı hatırlamıştım. Karne alma günümüz gelmişti.

Telafi sınavlarımı olmuştum.
Sabah biraz geç kalktığım için her zamanki gibi özenli hazırlanamadım. Rimelimi ve dudak kalemimi küçük çantama attım. Otobüste sürerdim . Saçlarımı hafif dalgalandırdım. Kıyafet olarak siyah bol pantolon ve lacivert yıldız desenli kazak tercih ettim ,ellerime parmak kısmı açık olan yıldızlı eldiven geçirdim son olarak siyah montumu geçirip minik takılar taktım.
Lavanta parfümümü sıkıp geçen haftadan kalan lacivert ojelerimi tazeleyip hazırlığımı bitirdim.

Arkada Chase Atlantic ile günün enerjisini almıştım. Yarın doğum günüm olduğu için annem hazırlık işlerini bana bırakmıştı.
Annem sınıf arkadaşlarımı çağırmamı istiyordu ama ben onları sevmiyordum . Şu an için tek arkadaşım Uğur'du . Kurstan arkadaşım vardı ama o bana çok uzaktı kimi çağıracağımı bilmiyordum . Sadece Uğur olmazdı çok dikkat çekerdi. Organizasyon işi berbat bir şeydi . Aklımdaki kararsızlıkla odamdan çıkıp mutfağa geçtim. Küçük çantama dolaptan çörek koyup mutfaktan çıktım . Otobüs durağına geldiğimde ortalık çok sakindi . Kulaklığımı çıkarıp güzel bir şarkı açtım. Durakta beklerken mesaj geldiği için müziğin sesi kısıldı. Mesaj Uğur'dan gelmişti. Telefonun ana sekmesine girip mesajlar kısmına bastım .
"Nasıl oldun ?" yazmıştı . Beni merak etmişti.
'İyiyim beni sormana sevindi-' yazacaktım neredeyse salak mıyım ben. Bu nasıl kelime ? hemen silmeliydim . Kendini beğenmiş biri gibi oldu . Acaba ona mesajdan bahsetsem mi? Çok ani olur. Zaten okula gidiyorum bana nasıl sorduğumu söylemiş bende:
" İyileştim sayılır. Sorduğun için teşekkür ederim ." Bu daha iyi oldu.

"İyi olmana sevindim . Okulda gizemli bahçede bekliyorum . :) " Nasıl gizemli bahçe ama bu benim özel alanımdı. Uğur!! Bunu nerden biliyor doğru ya o benim her şeyimi bilir . Uğur Bey her şeyi bilirdi.

" Mesaj atman bu kadar uzun sürdüyse bana sövüyor olmalısın. Bir tane görüşürüz demen yeterliydi :)" diye tekrar mesaj attı Uğur . Acaba telefonumda dinleyici program mı var ?

" Sen telefonuma dinleyici mi yükledin? "

"Hayır sadece her zaman bana sövdüğün için bu yoruma da sövdüğünü anladım ."

"Ayrıca benim gizli alanımı nereden biliyorsun ? "

"Görüşürüz:)" hadi ama yine kaçtı. Kendi kendime debelenirken yanımda biri olduğunu fark ettim . Kim bilir kaç saatten beri yanımda biri oturuyordu . Yanımda olan kişiye baktığımda saçları düzleştirilmiş kumral saçlı bir kız bana gülümsüyordu . Üstünde siyah crop ve bir ceketi vardı. Yıldızlı eteğiyle çok güzel görünüyordu içten çorap giymişti elinde ise yıldızlı eldiven vardı. Benim taktığım eldivenin aynısıydı. Daha sonra gözlerine baktım kahverengiydi. Kahverengi gözlü insanlara bayılıyordum. Aşırı çekici geliyordu gözüme. Benim gözlerim ise ela renkliydi. Gözlerinin kenarına hafif eyeliner çekmişti. Tırnaklarında yıldızlı desenler vardı rengi ise siyahtı. Kızın verdiği vibe çok güzeldi . Bende yıldızları çok severdim. O yüzden yıldızlı takılar tercih ederdim. Okulumuza gelmeden kız inmişti. Başka okulda okuyordu. Hadi ama ! İsmini bile alamadım. sadece yüzüne bakmakla yetindim . Okula vardığımda görünürde kimse yoktu karne dokuzda başladığı için çoğu geç gelmeyi tercih etmişti. Otobüsten indiğim gibi lavaboya girdim. Rimelimi ve dudak kalemimi sürmeyi unuttuğum için lavaboda işlerimi halledip gizli alanıma doğru yürüdüm. Gizemli bahçeye vardığımda Uğur'un bankta oturduğunu gördüm. O da beni gördü elini havaya kaldırıp selam verdi ben elimi sallayıp selamı aldım .
" Napıyorsunuz stalker bey " diyerek sohbete bomba gibi başlamıştık.

"İyi de . Sen bugün farklı gibisin." deyince şaşırdım.

"Yani değişik güzel olmuşsun Arya" dedi . Sanırım utandım.

" Sağol Uğur." dedim. Utanmama rağmen.

"Rica ederim" dedi.

"Stalker bey diyordum en son konuyu değiştirme mesajı atıp kaçtığının hesabını ödeteceğim. " dedim büyük bir itinayla.

" Seni gördüğüme sevindim ama kimsenin hayatını stalklamadığım için lakap olmadı gibi ." diyerek soruma cevap verdi.
"Ayrıca kaçmıyor sadece bunlar mesajda olcak iş değil."

" Tabi canım gizli alanıma ve evime kadar stalk yapmışsınız bari inkar etmeyin ." dedim alaylı bir şekilde .

" Tamam ben stalkerim ama insan içinde başka lakap bulamaz mısınız? Hanfendi. " diyerek stalker olduğunu doğrulamıştı.

" Düşünmeliyim Uğur. Aklıma başka bir şey gelmiyor . " diyerek cevap verdim. Uğur'un başka lakabı olur muydu? Sizce Uğur'un lakabı ne olabilir?

" Peki Uğur demeye devam et o zaman . İsmim en azından
daha iyi. "

Bence de ismi daha iyiydi. Sizce Uğur'un lakabı olsaydı ne olurdu ?

" Bence de Uğur ismi daha iyi ama sen bir stalkersin" deyip güldüm.

"Tamam ay kızı sen ne dersen o olsun ." Bana ay kızı demişti benim lakabım ay kızıydı ay kadar soğuktum.

"Benim lakabım ay kızı mı? " diye sordum merakla.

" Evet ay kızı. " deyince tebessüm etmiştim.

" Bu lakap çok güzel. " diyerek lakabımı sevdiğimi belirtmiştim.

" Sana uyan tek lakap . Ay kadar saf ve masum ." deyince gülümsedim.
Bana gülümseyince elmacık kemiğine elini koydu .

Bana bakınca içimde bir şeyleri tetiklemişti ama ne olduğunu anlamamıştım. Utanmıştım hemen farkına varıp öksürdüm. Öksürdüğüm de bile beni izliyordu.

"Uğur! " dedim uyararak. Dalmış gibiydi. " Bana bakma !" Diyerek sözüme devam ettim.

" Neden ? " dedi dalgın bir şekilde

" Şu an bana bakma işte" dedim hayretle.

"Bir sakıncası mı var? " deyince aslında hoşuma gidiyordu ama çok erken gibiydi.
" Yoksa sen utandın mı ? deyince bu soru hiç hoşuma gitmediği için sohbeti bırakmak için bu büyülü yerden çıkmalıydık.
" Uğur " dedim sakince.
" Noldu ay kızı" deyince tahmin ettiğim gibi kolunu elmacık kemiğinden çekti . Bir an kolunu tutup onu çekiştirerek gizemli bahçeden çıkardım. Sonunda buranın büyüsünden kurtulmuştuk. Ağaçların oraya Uğur'u çekiştirerek gidiyordum . O sırada Uğur:

" Yerlerimizin ters olması gerekmiyor mu ay kızı? Yani benim seni çekiştirmem ge-" derken sözünü kesip

" Uğur sence beni çekiştirirsen izin verir miyim? dedim

" Ben neden izin veriyorum o zaman?" deyince bir şeyden emin olmak ister gibiydi.

"Bunu neden kendine sormuyorsun Uğur ?" dedim.

"Evet doğru " dedi. Bir şeyi yeni fark etmiş gibi. Şu an ne dediğini hiç anlamıyordum.
"Uğur sabah bir şey mi içtin ? "

" Tövbe de ağzıma bile sürmem. Yalnız kolumu sıktığının farkında mısın? "

" Canın acımıyor bile lütfen şikayet etmeyi bırak . "

" Ya acıyorsa. Bir de karizmamı bozuyorsun " dedi .Sonra ekledi .
"Yanımda olman daha önemli tabi
" dedi . Uğur basbaya flört ediyordu.

"Sen her kıza böyle misin? "dedim.

"Nasıl mışım ?" dedi anlamayarak.

" Flört eder gibi " dedim.

" Hayır sadece sana böyleyim."

"Tamam bu kadar şaka yeterli sıra ciddiyet zamanı"

"Ciddiyeti hiç sevmem "

"Sen hep şakacısın Uğur "

"Hayır hep ciddiyim sadece sana şakacıyım. Ayrıca ciddiyeti sevmem." dedi ağaçların oraya gelince Uğur'un kolunu bıraktım.

"Sana söylemem gereken bir şey var ."

"Dinliyorum."

" Nasıl söylerim bilmiyorum ama çok önemli. "

" Endişelenmeye başladım ay kızı peşinde biri mi var? "

"Öyle değil ama öyle gibi "

"Arya" deyince Uğur' un ciddiyetine geri döndüğünü anladım . Kaşları çatık olmuştu.

" Sen benim elimden harita aldın ya o haritadaki belaya sende bulaştın çözemezsek kaybolacağız !" diyerek anlatmaya başladım. Tabi verdim gazı öyle söylenir mi? Direkt konuya girdim . Keşke dolandırsaydım lafı ama söylediğim gibi içim rahatlamıştı. O benim güvenimi kazanmıştı. Bende ona karşı daha yumuşak olmuştum .İlk başlarda o kadar çok kapatmıştım ki kendimi tam bir salak gibi davranıyordum . Kabul ediyorum bazıları beni sevdi bazıları ise gıcık oldu ama bir insanın güveni kırılınca eskisi gibi olamıyor. Bunu yaşayan anlar . Yaşamayan ise yargılar . Beni yargılamadan önce tanımalısınız . Ancak güvenini kazandıracak insan çıkarsa o zaman yumuşak olurdum. Uğur güvenimi kazanmayı başarmıştı.
" Güzel " dedi tepkisi bu mu?

" Ne demek güzel ? "diyerek elimi cebime koydum. Cebimi karıştırarak geçen hafta bulduğum kağıdı ve haritayı gösterdim.

" Uğur bak haritanın arkasında ne yazıyor gördün mü?" diyerek elimdeki haritayı verdim

" Bir dakika güvenli mi değil mi diye senin için bakmıştım ama bunu görmemişim "deyip küfür savurdu.

" Temmuzun ikinci haftası mı ? Zamanımız çokmuş bir ay kala yaparız." dedi . Ciddi mi bu ? Öleceğiz ama adamın umurunda değildi. Şaka yaptığını biliyordum ama ilk tepkisi böyle olmamalıydı.

" Uğur çok ciddi diyorum önce ormanın ismini bulmalıyız. " dedi .

" İyide neden bana söylüyorsun ? " dedi.

Çünkü sende bu belâdasın. Ayrıca sana güve-" derken sözünü tamamlamak istemedim.

" Ayrıca ne ? " dedi Uğur.

"Uğur boş ver "

"Güve mi yapacaksın çok severim ."

"Ya Uğur" deyip kahkaha attım .
" Ciddi bir şey konuşurken bile şaka yapıyorsun . Öleceğiz diyorum. "

" Ucunda ölüm olsa. da ben sana hep şaka yapacağım ay kızı bunu unutma ."

"Uğur bak" deyip elindeki haritayı aldım konuyu değiştirerek haritadaki orman ve evi gösterdim.

" Uğur bu aşamalar beni çok korkutuyor sende kork."

" Ne olacak kapan kurarlar .En fazla ne olabilir ki ? "derken sesi tedirgin çıkmıştı .

" Tamam bu konuyu kapatalım. Hadi karne alacağız neşelen. " deyip konuyu kapattı. Sonra ekledi.

" Endişelenme ay kızı birimiz hepimiz için. "

"Uğur bak " dedim elimi karşıya doğru göstererek
Uğur baktığında ilk fırsatta kolunu tutup yine onu çekiştirmeye başladım." Hadi ama ay kızı yine mi? Kapatmadık mı bu konuyu ?"
Kolunu çekiştirerek gizemli bahçeye götürdüm.

" Biz bir belada isek bu konu kapanmaz Uğur." deyip bahçenin kapı kilidini açtım. Kapının paslanmış çivileri dolayısıyla çok gıcık bir ses çıkartıyordu. İçeri girerken Uğur önüme geçti. Kulağımı kapatarak girdim ama Uğur kulaklarını ne olur ne olmaz diye kapatmadı .
İçeri tekrar girdiğimizde Uğur dışarıdan korkusuz ve çok soğuk gözükse de korktuğunu buradan görebiliyordum.
Bu halini görünce sırıtmaya başladım. Ben sırıtınca hemen arkasına döndü. Bana döndüğünde göz bebekleri kocaman olmuştu. Korktuğu gözlerinden belliydi . Aksini iddia etmesin. Fark ettiği için:
" Ne oldu ay kızı bende komik olan bir şey mi var? "

"Yok" dedim " Sadece korkmuş olduğun için komiğime geldi ." diyerek ekledim.

" Hayır. Gayette korkusuzum ay kızı bana aksini söyleme. " diyerek tahmin ettiğim gibi korktuğunu reddetmişti .

" Sana bir sır vereyim mi ? " diyerek kulağıma eğildi.

" Biz erkekler insan olduğumuz için tabiki korkarız ama bunu hep reddederiz. Çünkü biz
erkeğiz ve kızları korumak vazifemiz." dedi.

" Kimden ? " dedim

" Bizden " dedi.

" Peki sen beni kendinden korur musun? " dedim .

" Ay kızı ben sinirli biri değilim o yüzden sana zarar vermem hiç şüphen olmasın ama sen beni kendinden korursan iyi olur.
Bu arada sinirlenince çok tehlikeli oluyorsun." dedi.

" Uğur! " dedim ciddiye alarak .

" Yandık" dedi kendi kendine.

" Her şeyi ciddiye almazsan anlaşabiliriz bence ay kızı " dedi.

" Uğur şu an neredeyiz ? Bu lanetli bahçede. Peki şakaya alırsam nasıl bu belayı ciddiye alacağım ?"dedim.

" Hep ciddiye alırsak nasıl yaşayacağız? " diye soruma soru ile karşılık verdi.

" Hep şaka yaparsak nasıl beladan çıkacağız?" dedim sorusuna soruyla karşılık vererek.

" Her şekilde çıkarız. Hiç şüphen olmasın. " dedi.

" Tamam deneyelim " dedim

" Neyi-? "derken onun duyabileceği şekilde kısık bir çığlık attım." İçerden Bir şey bana baktı" dedim.

" Bunu mu deniyorsun ? Hadi ama ay kızı içeride bizi bekleyen bir zombie mi var yada -" derken ağaçtan bir şey düştü . Uğur son anda ciddiyetini toplayıp.

" Arya dikkat et! "deyip ağaçtan düşen şeyi tutmaya çalıştı bende eğildim .
" Bu düzeneği sen kurmadın değil mi ?" dedi.

"Ne alaka Uğur?" dedim

" Neden deneyelim dedikten sonra çığlık attın ve neden her şey üstümüze doğru geliyor? derken Uğur'un üstüne doğru bir şey düşüyordu " Uğur eğil !" dedim hızlıca.

" Bunlar zehirli sis gibi" deyince

" Belalı aşamalar başladı. " dedim sonra ikimiz birbirimize biz bittik bakışı attık.

Arkadan bir ses bize :
" Size verilen süre den önce ormanın ismini bulmanız için tam iki hafta verildi ama siz onu geçtiniz " diyerek bizi azarladı bir ses .

" Ama bize bundan bahsedilmedi ." dedim .

" Arkadaşına sor ona verdiğimiz kağıdı okumadan çöpe atmadı mı?

" Uğur sen ne yaptın !" dedim korkuyla . Önümüzde sis bulutu olduğu için kendimi bile net göremiyordum.

" Merak etmeyin hatanızı telafi etmeniz için size bir hafta daha veriyorum .Ama unutmayın yoksa bir dahakine bu kadar merhametli olmam .Ayrıca bu oğlanın cezası ayrıca kesilecek. Unutmadan bu sistem çığlık atınca devreye giriyor. Bir dahakine daha dikkatli olun. Başarılar " deyip gitti.

Önümüzdeki sis bulutları dağıldı . Sis bulutları gidince kendimi gördüğümde Uğur'a doğru yöneldim. Ben konuşmak için ağzımı açarken Bana:

" Sen neden çığlık atıyorsun? " dedi.

"Asıl sen neden o kağıdı çöpe atıyorsun? " dedim .

" Okulda ceketimi sıraya koyduğumda kızlar saçma şeyler yazıp cebime koyduğu için bakmadan attım ayrıca içlerinde bir sürü kağıt vardı. " dedi

" Bir dahakine ceketini benim çantama koy o zaman .Ayrıca bu çığlık sistemini bilmiyordum . Sadece izlediğim filmlerden dolayı denemek istedim . " dedim.

"Senin çantana mı?" diye sordu.

" Evet " dedim

" Üstümdeki ceket senin çantana nasıl sığar ? " dedi.

"Uğur ben yedek çanta getiririm. İstemiyorsan git sen çantana koy ." dedim.

" Çantadan almazlar mı? " dedi.

" Benim çantamı karıştırmayı cesaret ederlerse karşılığını biliyorlar ." dedim.

" Tamam o zaman şimdi ceplerimize bakalım." deyince yerde bir şey fark ettim . "Uğur "dedim yere eğilerek sol taraftaki orman gazetesini alıp ayağa kalktım. "Buradan bulabiliriz ismini" diyerek gazeteyi gösterdim.

" Ay kızı adam bize iki hafta süre verdi o kadar kolay olmamalı . " dedi.
Tamam . Sakin ol Arya sadece bir orman ismini bulacaksın hemen pes etme . dedim kendi kendime nefes alarak.

" Ne oldu Arya?" dedi .

" Bir orman ismi alt tarafı bu kadar zor olmamalı Uğur!" dedim.

" Tabi ay kızı orman ismini tatilde hallederiz merak etme."

" Unutursan seni öldürürüm tabi seni öldüremeden ölmezsem."

"Ay kızı bunları düşünmeyi bırak organizasyon nasıl gidiyor?" deyince

" Sen hangi organizasyondan bahsediyorsun ? dedim sonra fark ederek:

" Uğur!! Sen benim doğum günümü mü diyorsun? " dedim hatırlayarak.

" Evet ay kızı " dedi

" Uğur nereden öğreniyorsun bunları? Sana söylemediğim şeyleri nerden buluyorsun?" dedim.

" Küçük bir sır." dedi.

" Beni hem deli ediyorsun hem de mutlu ediyorsun ." dedim.

" Uğur umarım odama kadar sızmamışsındır. " diyerek ekledim

" Tövbe de ay kızı ben öyle biri değilim."

" Tamam bildiğine göre bana organizasyonda yardım etmen gerekecek " dedim .

" Seve seve . Sen iste yeter ki " dedi.

"Annem arkadaşlarını çağır diyor ama benim arkadaşlarım şehir dışında ve onlar beni unuttu zaten kütüphaneden tanıdıklarım var ama öylesine konuştuğum yerini bile sormadığım için onlara da ulaşamıyorum . Sadece sen gelsen o da çok belli olur." dedim.

" Merak etme ay kızı ben sana yardımcı olurum Hallederiz." dedi.

" Uğur . Hadi buradan çıkalım" dedim .

" Sen iyi misin? " dedi

" Buradan çıkarsak iyi olabilirim ." dedim . Gizemli bahçe artık lanetli bahçe olmuştu. Gıcırtılı kapıyı açıp çıktık. Üstünü kitleyip elimdeki gazeteyi küçük çantama koyduktan sonra Uğur ile okula doğru döndük. Hava güneşliydi.

Güneş o kadar parlaktı ki sanki bize selam veriyor gibiydi. Bende el salladım. Uğur elimi salladığımı görünce

" Ne yapıyorsun güneş kızı? " dedi.

" Güneşe selam veriyorum .' dediğimde o da elini salladı.

" Sen ne yapıyorsun Uğur?" dedim

" Senin yaptığını yapıyorum güneş kızı. " dedi

" Ben ay kızı değil miydim? " diye sordum.

" Evet ama güneşin yanında ayıp olurdu. "

" Öyle olsun Uğur buda güzelmiş. " dedim.

Sınıflara çıktık. Karne almak için yerlerimize oturduk. Karnemi aldım. Teşekkür almışım.

" Sanırım ağlayacağım." dedim .

" Ne oldu Ay kızı ?" elimdeki belgeyi görünce" Bana teşekkür aldığın için ağlayacağını söyleme." dedi

" Teşekkür almışım işte Uğur . " diyerek yüzümü somurttum .
" Sahi sen ne aldın ?" diye sordum. Dediklerime gülerek cevap verdi. Ben burada üzülüyordum o gülüyordu ne güzel anlaşıyorduk.

" Ben mi ? Teşekkür almışım ay kızı. " dedi .

"Tebrik ederim Uğur " dedim

"Tebrik ederim ay kızı." diyerek el sıkıştık.

Sınıfça fotoğraf çekildik. Ben en köşede oturup fotoğrafa katılmamayı tercih ettim Uğur 'da öyle tercih etti.
Karnelerimizi alıp aşağı indik.
" Planın var mı?" diye sordu Uğur.
"Ne planı dedim . Sonra" Haaa diyerek hatırladım. Doğum günüm için. Önce kişi belirlemem lazım. Bu arada Uğur senin doğum günün ne zaman ?" dedim.
"İşten kaçmaya çalışma ay kızı. Benim doğum günüm yazın . dedi " Yani ben senden büyük müyüm? " dedim.

"Hayır ay kızı ben senden büyüğüm sadece okula geç başladım." diyerek cevap verdi .
"Peki kendi yaşıtlarınla olmak ister miydin ? "diyerek merak ettim .

" O zaman seninle aynı sınıfta olamazdım ay kızı." deyince cevabı almıştım. "Uğur aslında bir kişi var. Sabah otobüste birini gördüm kumral saçlı bir kız vardı ama başka okulda okuyor olmalı ki otobüsten erken indi. Gözleri kahverengiydi ." dediğimde
Uğur tanımış gibi :
" Saçları düz müydü ?" dedi . "Evet düzdü sen tanıyor musun?"
"Ve üstünde hep giydiği yıldızlı kazak vardı " . dedi.
" Evet " dedim
" O benim kuzenim." Sevdiysen kuzenimi davet ediyorum." deyince mutlu olmuştum çünkü sabah ona selam bile veremeyip ismini soramamıştım bu beni üzmüştü. Arkamızdan birileri koşarak bize doğru geliyordu.
"Merhaba " dediklerinde bir terslik olduğunu sezmiştim.
"Bir sorun mu var ?" dedi Uğur. Şey sizde bir harita olduğunu söyledi Bahçenin sahibi." dedi kahve renkli orta boyda olan saçlı kız. Bu harita olayını hatırlayınca kaskatı kesilmiştim .
"Sen bu olayı nereden biliyorsun ?" diye sordu Uğur." Bahçenin sahibinin torunu oluyorum. Ben Hayal Erdal. Yılmaz Erdal'ın torunu .
Bu da kuzenim Edis Yılmaz ." dedi yanındaki Uğur 'un boyunda olup kahverengi saçlı ela gözlü çocuğu göstererek. "Dedemin bu olaydan haberi var ancak sizinle takım arkadaşı olarak çalışmamızı söyledi. "
Bu söylediklerini ciddiye alsam da doğum günüm için arkadaş daveti gökten inmişti resmen. Uğur'a bakarak göz kırptım . "Davet işi çözüldü. " dedim . Onlarda anlamayarak bize baktılar.

"Yani şimdi takım arkadaşını kabul ediyor musunuz yoksa etmiyor musunuz? " dedi Edis isimli çocuk.

"Ediyoruz " dedim Uğur'la birlikte .

"Pekala bu bahsettiğiniz davet işi nedir? " dedi Hayal.

"Doğum günüm vardı çağıracağım pek kişi yoktu siz de geldiniz madem sizi de davet ediyorum izninizle."

" Tabii ki geliriz değil mi Edis " dedi . Edis isimli çocuk "
Tabi geliriz" dedi bıkkın bir ifadeyle.

"O zaman doğum günü planına dahil oldunuz. "dedim

"Şey biz bu haberi verdiğimize göre gidebiliriz yani sizin için sorun olmazsa" dedi Hayal .

" Pasta yemek istiyorsanız davetim için yardım etmelisiniz." dedim. Birbirimizin numaralarını kaydederek grup kurduk. Hayal' in kuzeni sabırsız biriydi. Hayal ise çekingen tatlı bir kızdı benim aksime. Doğum günüm için süsleri de alıp annemi beklemeye başladım.