5. bölüm · AVUKAT 1: AMBER
ÜÇ
Avukat Bey: Nereden biliyordun? Nasıl öğrendin?
Siz: Demek, bilginin doğruluğunu teyit ettin.
Avukat Bey: Sana nereden biliyordun, dedim.
Siz: Seni araştırırken yanlışlıkla keşfettim, diyelim.
Avukat Bey: Beni neden araştırıyordun?
Siz: Anladım, sen iflah olmaz bir iltifat bağımlısısın.
Avukat Bey: Sorularımı iki kez yazmak zorunda mıyım?
Siz: Pekâlâ… İlgimi çekiyorsun dedim ya. Daha kaç farklı şekilde anlatmam gerekecek?
Avukat Bey: Bu… Çok mantıksız.
Siz: Başhekime söyleyeyim de burada sana bir yatak hazırlasın.
Avukat Bey: Nerede?
Siz: Akıl hastanesinde. Her şeyde mantık ararsan geleceğin yer benim yanım olacak çünkü.
Avukat Bey: Gerçekten, akıl hastanesinde misin?
Siz: Her türlü pisliği yaparım ama yalana asla bulaşmam.
Avukat Bey: Akıl hastanesindeysen beni nasıl gördün ki? ... Beni gördün, değil mi?
Siz: Tabii ki. Mantıken, takıntım olabilmen için seni görmüş olmam gerekir, evet.
Avukat Bey: Mantıken?
Siz: İstisnalar kaideyi bozmaz.
Avukat Bey: Hayatımda hiç… Bir akıl hastanesinin önünden bile geçmedim.
Siz: Zaten ben de ezelden beridir burada değilim.
Avukat Bey: Öyleyse beni nerede gördün?
Siz: Sağda solda.
Avukat Bey: Düzgün cevap ver.
Siz: Düzgün cevap vermem için beni mesaj kutundan kovmayacağından emin olmalıyım.
Avukat Bey: Emin olman için ne yapabilirim?
Siz: Kim olduğumu araştırma, yeter.
Avukat Bey: Bu kadar mı?
Siz: Bir de bana mesaj yazmayı bırakma yeter.
Avukat Bey: Başka emrin?
Siz: Bir de kimseye âşık olma, yeter.
Avukat Bey: Yeter dedikçe yeni maddeler ekliyorsun.
Siz: Huyum kurusun.
⚖
Siz: Anlaştık mı?
Avukat Bey: Anlaşmaktan başka çarem var mı?
Siz: Merakının seni yiyip bitirmesini istemiyorsan, yok.
Avukat Bey: Anlaştık.
Siz: Evet… Ben kazandım. Bir davayı daha kaybettin, Avukat bey.
Instagram: hayalrafya
