6. bölüm / 6
Ateşin Gölgesi5. Bölüm
Bölümler 6Şu an: 5. Bölüm
- 1 Giriş218 kelime
- 2 1. Bölüm453 kelime
- 3 2. Bölüm685 kelime
- 4 3. Bölüm975 kelime
- 5 4. Bölüm1.368 kelime
- 6 5. Bölüm1.025 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
🎶 Gripin - Böyle Kahpedir Dünya
"Paramparça bir kalbi iyileştiremezsin"
Malikhanedeydim. Salona adım attığım an babam ve abim sustu ... Ne oldu da sustular birşey vardı belliydi . "Nerdesin sen!" diye bağırdı babam. "Hiç" dedim. Sanki depodan kaçmamış gibi . "Bana bak beni delirtme depodan kaçtın diye ceza almayacak mısın?"diye kükredi babam. Araya abim girdi "Yeter "diye bağırdı "Hepinizden nefret ediyorum!"hepimiz? Bendende mi? "Abi"demeden lafı ağzıma tıkıdı "senden de nefret ediyorum". Kalbim paramparça oldu . İliklerime kadar titredim. Paramparça kalbim toz tanesi oldu . Abim tek limanım beni resmen limanından atıyordu. Beni seven tek kişi benden vazgeçiyordu... Direk odama girdim hemen üstümü çıkartıp suyun altına girdim. Gözyaşlarım bir anda gözlerimden boşalmaya başladı. Hıçkırıklarım çoğaldı nefesim kesiliyordu adeta . Kimse sevmiyordu.... Hiç kimse...Yine yalnızdım...
Duştan çıktım gri pijama takımımı giyip yatağıma uzandım. Aklım Poyrazda kalmıştı. Gerçekten biliyor muydu SEZGİN olduğumu? aklım çok karışık ne yapsam olmuyordu. Kapı çaldı ve gel demeden açıldı . Hemen yataktan doğruldum gelen babamdı... Tam 10 yıldır odamın kapısına bile gelmeyen babam bugün gelmişti. Boş gözlerle baktım."Seninle konuşmam gerekiyor" dedi. Muhtemelen evden kaçtığım için ceza verecekti. "Tamam konuşalım"dedim. İçeri girdi odaya göz gezdirdi . Odayı o yapmıştı herşeyi siyah yapmıştı ve asla değiştirmeme izin vermemişti. Beni karanlığa hapsetmisti resmen . "Evden kaçtın "dedi.
"Kaçtım"dedim düz bir sesle
"Cezana hazır mısın?"
"Ne yapacaksın , öldürecek misin"
"Yok, bu sefer aklımı kullanacağım"
"Söyle artık "
"Poyraz Şahin'in evine gitmişsin.". Nerden biliyordu!
"Nerden biliyorsun?"
" Boşver orasını,senin benim"durdu. Kızım diyemedi ...
"Sezgin olduğunu biliyor mu?"
"Bilmiyorum, neden?"
"Güzel,şimdi beni iyi dinle çünkü sadece bir kere söyleyeceğim.Poyraz Şahinin yanında kalacaksın. Bana yaptığı tüm sevkiyatları öğreneceksin, tarihlerini yerini hepsini söyleyeceksin. Toplantıda kime çerme takacak ? Kime saldırı düzenleyecek? Gelirleri giderleri ne varsa öğreneceksin!". Ne diyordu . Ben ne yapacaktım. "Ne "diyebildim sadece.
"Duydun işte, haaa eğer yapmam dersen abin senin yüzünden canından olur!"
"Yapamazsın o senin evladın!" diye yüzüne bağırdım.
"Kes, siz benim çocuklarım değilsiniz siz Aslının çocuklarısınız. Aslıyı öldüren zavallılarsınız.!" İçimdeki çocuk bağıra bağıra "ben annemi öldürmedim"diyordu. Dilim tutuldu sanki ama haklıydı annem abim yüzünden de değil,annem benim yüzümden ölmüştü...
"İstediğini yapmayacağım "dedim. Şuh bir kahkaha attı
"Ahmet ölüyor lan! "Dünya durdu ,içimdeki ateş tekrar alevlendi ,kalbim sıkıştı. Neler diyordu...
"Yalan söyleme!" dedim.
"Ahmet kanser ama sen bunu göremeyecek kadar kör bir kızsın sahi ne bekliyorum ki sen annenin hayatına mal olmuş bir kızsın "içimdeki çocuğun soluğu kesildi. Ölmek istemiyor ama yaşamak zorunda gibi hissediyordu . Oysa ben yaşamak istemiyordum. Beynimden vurulmuşa döndüm. Abim ölüyordu...
"Tedavisi var mı?" diye sordum kısık sesle
"Doktorlarla görüşüyorum, gerçi sanane !"diye kükredi.
"Benim abim ,senin oğlunsa benimde abim!" dedim .
"Yeter !" dedi.
"Şimdi dediğimi yaptın, yaptın yapmadın o zaman Ahmet'in ölümünü izlersin!"kanım dondu bir baba nasıl bu kadar acımasız ve bu kadar nefret dolu olabilirdi?Abim ölüyordu dünyam başıma yıkılıyordu...
"Tamam ne istersen yapacağım " dedim kısık ve cılız sesimle . Şuh bir kahkaha attı.
"Şimdi yarın bir toplantı olacak sana yerini bildiririm , geldiğin zaman tesadufmus gibi davranıp Poyraz ile aranı iyi tutacaksın sonra evine sızıp bana tüm belgeleri getireceksin ".
"Muhbir mi olacağım yani"
"Evet"
Kıyamet bugün kopuyordu sanki. İçimde bitmek bilmeyen acı kalbimi delip geçti ben muhbir olacaktım birisinin duygularıyla oynayıp onu tuzağa düşürecektim... Korkuyordum , kendimden ,abime olacaklardan ve Poyraza ihanet etmekten...
***
Ahmet SEZGİN;
Ölüm ve yaşam . Annem öldükten sonra içimdeki kıpırtı gitmiş ve çocukluğum bitmişti. 30 yaşına basmıştım evet , ama kimse büyümenin karanlığından bahsetmemişti. Annem intihar ettiği gün yıkılmıştım . Hiç unutmuyorum annemin yüzünü bembeyazdı dudakları morarmıştı. Ölmüştü yani oğlunun ruhunu düşünmeden ölmüştü. Annem öldüğü gün sadece kendisini öldürmedi 2 çocuğunun ruhunuda öldürdü... Babam hiçbir zaman Ayçayı sevmiyordu ve sevmeyecekti gerçi benide sevdiği söylenmez. İnsanın canı yandığında babası su dökmelidir, benzin değil... Hep sustum, hep güçlü oldum kardeşim için yaşamak istedim hep , ama insanın yaşama hevesi kalmayınca boş geliyor herşey. İnsanın hevesleri kursağında kalırsa heveslenmeye utanır. Canım, kanım, Ayçam, kardeşim. Hep onu korumak istedim,hep... İyi bir abi olmaya çalıştım ama olmadı ben beceriksizdim. Bu illet cehennemden ne onu kurtarmıştım nede kendim kurtulmuştum... Çalışma masamda bilgisayardaki e-mail leri kontrol ediyordum. Ama aklım başka yerdeydi. Baş ağrısı ve dönmesi ile gittiğim hastanede kan kanseri olduğumu öğrenmiştim. Ölecektim, ölmekten korkmuyordum ama sadece ben ölünce Ayçaya ne olacaktı ? Ayça dayanamazdi benim ölümüme... Doktor sadece bir tedavisi var demişti ama o tedavi sadece beni değil Ayçayı da ölüme itiyordu . Kök hücre tedavisi olabilirdim ama babam denen adam Ayça benim kızım değil diyip tutuyordu eğer DNA testi yaparsam gerçekten DNA testi negatif çıkma ihtimali yüksekti böyle olursa Kemal yani babam Ayçayı öldürebilirdi hemde acımadan... Düşünmekten yoruldum , sıkıldım ben ne yapacaktım?
***
Ayça SEZGİN;
Lüks bir otelde boş boş bakınıyorum. Davet sandığımdanda sıkıcıydı. Tuvalete girdim ama girdiğimde bölge liderlerinin eşlerini görünce şaşırdım ama belli etmedim. Üzerimde bordo bir elbise vardı saçlarımı salaş bırakmıştım hafif koyu bir makyajla tamamlamıştım. Aynadan kendime baktığımda içi boş bir kız görüyordum.
"Sen kimin eşisin?" diye sordu bir kadın.
"Ben kimsenin eşi değilim " dedim ve çıktım çok gariptiler . Hepsi erkeklerin kölesi gibi görünüyordu oysa kadınlar köle olmaya layık değiller. Kadınlar dünyanın en nadide taşları gibi özel olmaya layıklar...
Masaya oturduğumda Poyraz sert bir şekilde karşımda duran masaya gitti. Beni görmedi keşke hiç görmese... Karşı masada büyük bir gürültü vardı. Özellikle sevkiyat ile ilgili söylemleri bitmiyor hatta silah bile çekiyorlardı. Dayanamadım ve mavi kulak dışı kulaklığımı taktım kendimi ritme verdim. Dünyadan hep böyle kaçıyordum ve belkide kaçmak bu hayattaki en iyi şeydi..
Hadi durma, ağla, ağla
Yaşlar kurur zamanla, ağla
Böyle kahpedir dünya
Son bulur kollarında
Hadi durma, ağla, ağla
Yüzünü ıslatmasan da ağla
Belki hepsi bir rüya
Son bulur kollarında
Söyle, kaç yaşındasın?
Herkes kadar yalnız mısın?
İnce ince titremen
Soğuktan mı sanırsın?
Gerçekten de ölüyordum. Ruhum ilk defa nefessiz kalıyordu... Ben hiçbir zaman mutlu olamayacaktım...
Davet sıkıcı olmaya devam ediyordu. Ben bir köşede durmuş kendi halimle takılıyordum. Derken belimi bir el sardı hemen yanıma baktığımda nutkum tutuldu. Poyraz ne yapıyordu? Ona baktığımı görünce bana baktı herkes bize bakıyordu. Poyraz dudaklarını alnıma bastırdı. Tenim ısınmaya başladı. Ve
"Ayça, benim sevgilim yakında nişanlım olacak"dedi. Ne diyordu bu adam herkes bize baktığı için belli etmedim hatta gülümseyerek Poyraza bakıyordum. Poyraz ne yapıyordu bilmiyorum ama iyi şeyler yapmıyordu bu iş sandığımdanda kötü olacak...
Bölüm Sonu !
Arkadaşlar yorumlarınızı ve beğenilerinizi bekliyorum 😌
Bölüm etkileşimi
