Bölümler 34Şu an: Balon
- 1 Öğrenmek871 kelime
- 2 Test1.373 kelime
- 3 Ormanda Yaşam1.155 kelime
- 4 Bayılmak958 kelime
- 5 Fal894 kelime
- 6 Öfke861 kelime
- 7 Güç914 kelime
- 8 Nişan840 kelime
- 9 Yemek822 kelime
- 10 Cesetler898 kelime
- 11 Acımasız Kişilikler922 kelime
- 12 İksir823 kelime
- 13 Şarap Günü857 kelime
- 14 Dünya767 kelime
- 15 Maç632 kelime
- 16 Balon624 kelime · Okuduğun bölüm
- 17 Ateşten Gelen837 kelime
- 18 Kontrol706 kelime
- 19 Meyve797 kelime
- 20 Yemek865 kelime
- 21 Kötü Ruh773 kelime
- 22 Demov Çiçeği640 kelime
- 23 Halk749 kelime
- 24 Varis633 kelime
- 25 Etkilenmek787 kelime
- 26 Mührü Kırmak801 kelime
- 27 Ruh Hayvanı618 kelime
- 28 Mucize580 kelime
- 29 Kontrol Kimde?809 kelime
- 30 Gerçekler622 kelime
- 31 Geçmiş641 kelime
- 32 Benim Krallığım676 kelime
- 33 Kutlama577 kelime
- 34 Hatalar Bedellere Mahkûmdur411 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bugün tekrar diyara dönecektik. Yemekten sonra uçağa binmiş ve Türkiye'ye gelmiştik. Bugün gideceğimiz için onlara burayı gezdirmek istemiştim. Önce çarşıyı gezmiştik. Sonra onları lunaparka getirmiştim.
Buradaki oyuncakları görünce yine şaşırmışlardı. Onları tek tek bütün oyuncaklara bindirmiştim. Ateş ve ben çok eğlenirken diğerlerinin artık midesi bulanmıştı. Bizde lunaparkın içindeki bir kafeye gelmiştik. Şimdi ise masayı tatlılarla donatmış onları yiyorduk.
"Yalnız siz bize herşeyi yedirdiniz. Oraya gidince size diyarın nimetlerini tattıralım. "
"Zevkle"
"Oğlum o deilde dün gelince yaptığın Makarnanın tarifini net ver"
"Alev sadece makarna yapmayı bildiğinden o konuda çok yetenekli"
Beni gömen Bahar'a kötü kötü baktım.
"O zaman sen evlenince yemekleri kim yapacak?"
Bunu soran Ateş'ti.
"Artık kendime yemek yapan bir koca bulurum. Hem kalpler bir olduktan sonra yemek önemli deil"
"Sen adamı aç bırakırsın Alev"
Dora'nın dediğine hepsi güldü. Onlara küskünce baktım. Zeynel beni kolunun altına aldı.
"Sen onları boşver. Ben beğendim senin makarnayı benden tam puan aldın. Hem seni alan böyle alsın. Yani kızım modelsin sen oyuncusun,voleybolcusun,şarkıcısın bu kadar meslekten yemek yapacak vakit zor bulursun"
"Sağol ya içimi ferahlattın "
Buraya geldiğimizden beri onlarda daha yakın olmuştuk. Sanki yıllardır tanışıyor gibiydik.
"Hadi hesabı ödeyelim de çıkalım "
"Ben ödedim "
"O zaman kesene bereket Ateşcim. Hadi çıkalım."
Bizi en çok şaşırtan durumda şuydu. Para birimlerimiz aynıydı. Sadece bizde Atatürk resmi varken onlarda yoktu. Ata küçük bir büyüyle paralarını bizimkilere benzetmişti.
Kafeden çıktık. Ateş bizden daha önce çıkmıştı. Dışarıya çıkınca gözüme pamuk şeker arabasının yanındaki balonlar çarptı. O sırada dudaklarımda buruk bir tebessüm oluştu.
Bu balonlar benim çocukluğumdu. Çocukken bu balonlara hayrandım. Ama ailem benim genç bir kız olduğumu söyleyip bana almazdı.
"Alsana"
Ateş"in sesini duyunca bakışlarımı balonlardan çektim ve ona baktım. Elinde bir balon vardı ve bana uzatıyordu. Kırmızı renkli kalpli bir balondu.
"Öyle aşık aşık balonlara baktığını görünce almak istedim"
Parmak uçlarımda yükseldim ve ona sarıldım. Bu beklemediği hareket karşısında biraz şaşırsada elleri yavaş yavaş cropumun açıkta bıraktığı belimi buldu.
Kulağına doğru fısıldadım.
"Bunun benim için ne kadar anlamlı olduğunu bilemezsin. Teşekkür ederim"
Ondan ayrıldım ve balonu elinden aldım. Bizimkiler çoktan arabaya binmişti. Onların yanına doğru ilerledik. Gelirken Kubilay'la beraber motorumla gelmiştik. Kubilay araçtaydı ve arabada yer yoktu.
Ateş'e döndüm.
"Arkama bin ve sıkı sarıl çünkü Alev'in kızıyla tanışacaksın."
Muzipçe sırıttı.
"Hadi bakalım göster şovunu"
Ben motora bindim o da hemen arkama bindi.
"Bak sıkı sarıl "
Ellerini karnıma sardı. Motoru çalıştırdım. Ve sürmeye başladım.
"Hız istermisin?"
"Göster gücünü"
Güldüm be hızımı arttırdım. Şuan 180 de gidiyorduk. Ellerimi motordan çektim ve kollarımı açtım. Rüzgarı ellerimde hissediyordum ve bu çok güzeldi. Tekrar ellerimi eski yerine koydum ve hızımı arttırdım.
Şuan hızımız 200 idi. Bizim ev ilerdeydi. Hızımı daha da arttırdım ve bizim eve doğru son sürat ilerledim. Eve yaklaşınca motoru biraz eğdim ve drift çektim.
Heryer toz olmuştu. Bu işi özellikle kasksız yapmak baya iyiydi. İkimizde motordan indik. Diğerleride araçtan inince eve geçtik.
"Kızlar artık gitme vakti "
"Birkaç eşya alalım öyle gidelim "
Merdivenlerden yukarıya çıktım ve odamın önüne geldim. Göz taraması yaptım ve odaya girdim. Önce elimdeki balonu yatağımın başlığına bağladım. Dolaptan bir kutu sigara çıkardım.
Sonrada çalışma masasına doğru ilerledim. Çalışma masasının çekmecesini açtım ve içindeki kutuyu aldım. Bu kutunun içindeki zamanı gelince işimize çok yarayacaktı. Son kez odama baktım ve odadan çıktım.
Sonrada aşağıya indim. Ata portalı açmıştı. Eve son kez göz gezdirdim ve portalın içine girdim. Etrafıma baktığımda taht odasına olmadığımızı fark ettim. Ardımdan diğerleride geldi.
"Neredeyiz?"
"Ateş krallığında"
Varisi olduğum krallıktaydım ama ne halkım vardı ne de onun Varisi olduğumu bilen Lordum....
Evettt biliyorum bu son iki bölüm çok kısa diğerlerine göre ama yazacak şeyler bu kadar ve sizi sıkmak istemiyorum. Yaz aylarındayız ve bu sıcak havada uzun bölümler okumak bizi yoruyor.
Bu bölümün şarkısı Kibariye-Gidemem
Bu şarkıyı herkesler bilir. Be arabesk çok severim bence arabesk sevmeyen yoktur. Ame yinede tercih meselesi.
Mutlu olalım Yıldız Tozlarımmm...⭐🖤🖤
Bölüm etkileşimi
