24. Bölüm hatırladığım her şey

Vaveyla Yazarı: Nujin Rendan

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 29Şu an: 24. Bölüm hatırladığım her şey

Sabah uyandığımda ilk düşündüğüm şey Asaf oldu.
Gözlerimi açar açmaz onun sesini duymayı bekledim.
Her zamanki gibi kapının yanında durup bir şeylere söylenmesini, Ege'yle tartışmasını, Yüsra'yı kızdırmasını...
Ama hiçbir şey olmadı.
Odanın sessizliği, gerçeği yeniden yüzüme vurdu.
Asaf yoktu.
Bir daha hiçbir zaman olmayacaktı.
Yatağın içinde doğruldum ve birkaç saniye tavana baktım. İçimde ağır, tarif edemediğim bir boşluk vardı.
Sonra gözüm komodinin üzerindeki kutuya takıldı.
O kutu.
İçinde anahtar vardı.
Ve mektup.
Mektup...
Kaşlarımı çattım.
Bir anda içime kötü bir his çöktü.
Yataktan kalkıp kutunun yanına gittim.
Kutuyu açtım.
Anahtar hâlâ oradaydı.
Fotoğraf da.
Ama...
Mektup yoktu.
Bir süre öylece baktım.
Belki yanlış yere koymuştuk.
Belki Aras başka bir yere kaldırmıştı.
Kutuyu tekrar tekrar kontrol ettim.
Yoktu.

"Mektup nerede?"

Sesim titredi.
Kapıyı açıp koridora çıktım.

"Aras!"

Sesimi duyan Hira odasından çıktı.

"Ne oldu?"

"Mektup."

Hira'nın yüzündeki ifade değişti.

"Ne olmuş mektuba?"

"Yok."

"Ne demek yok?"

"Mektup kutuda değildi."

Hira hemen yanıma geldi.
Kutuyu gördüğünde birkaç saniye konuşamadı.
Ardından Aras'ın odasına yöneldi.

"Abi!"

Aras birkaç saniye sonra koridora çıktı.
Yüzündeki uykulu ifade, beni görünce anında kayboldu.

"Ne oldu?"

"Mektup çalınmış."

Aras'ın bakışları kutuya kaydı.
Bir anda yüzündeki bütün renk çekildi.

"Kimse odaya girdi mi?"

"Bilmiyorum," dedim.

Aras kutuyu eline aldı.
Anahtara baktı.
Fotoğrafa baktı.
Sonra bana döndü.

"Sen gece odandan çıktın mı?"

"Hayır."

"Başka biri?"

Hira başını salladı.

"Ben çıkmadım."

Ege koridorun diğer ucundan seslendi.

"Ben de çıkmadım."

Aras ona sertçe baktı.

"Emin misin?"

"Aras, bu sefer gerçekten hiçbir şey yapmadım."

Ege'nin sesi ilk kez şakasızdı.
Aras hiçbir şey söylemedi.
Sadece kutuya bakıyordu.
Ben ise içimde büyüyen huzursuzluğu susturamıyordum.
Mektup neden çalınmıştı?
Ve daha önemlisi...
Onu kim çalmıştı?
O gün kimse rahat değildi.
Gün boyunca mektubu düşünüyordum.
Kapılar kontrol edildi.
Pencereler kontrol edildi.
Evdeki herkes tek tek nerede olduğunu anlattı.
Ama hiçbir şey çıkmadı.
Aras bana merak etmememi benim için mektubu bulacağını söylemişti.
Sanki biri içeri girmiş, sadece mektubu almış ve hiçbir iz bırakmadan gitmişti.
Aras bütün gün sessiz kaldı.
Ben de onunla konuşmadım.
Çünkü içimde garip bir his vardı.
Mektubun kaybolması bana yalnızca korku vermiyordu.
Bir şeyi hatırlamam gerektiğini söylüyordu.
Sanki zihnimin içinde bir kapı vardı.
Ve biri o kapının anahtarını alıp kaçmıştı.
Akşam olduğunda odama çekildim.
Pencerenin önünde oturup dışarı baktım.
Telefonumu elime aldım.
Tam o sırada ekran yandı.
Bilinmeyen Numara
Kalbim hızlandı.
Mesajı açtım.
Mektubu bulmak istiyorsan bu konuma gel.
Altında bir konum vardı.
Bir süre ekrana baktım.
Sonra ikinci mesaj geldi.
Yalnız gel. Aras'a söyleme.
Telefon elimde donup kaldı.
Aras.
Bu ismi görünce içimde tuhaf bir şey oldu.
Neden özellikle Aras'a söylememem isteniyordu?
Ve neden mektubu bende olmayan biri bana onun yerini gösterecek kadar şey biliyordu?
Mesajı tekrar okudum.
Sonra telefonu kapattım.
Gitmemeliydim.
Bunu biliyordum.
Ama içimde başka bir ses vardı.
Git.
Ayağa kalktım.
Ceketimi aldım.
Kapıyı açarken koridora baktım.
Herkes salondaydı.
Kimse beni fark etmedi.
Sessizce evden çıktım.
Konum beni şehrin biraz dışındaki eski bir yapıya götürdü.
Burası daha önce gördüğüm hiçbir yere benzemiyordu.
Yıkılmaya yüz tutmuş, eski bir taş yapıydı.
Ama garip olan şuydu...
Ben burayı biliyordum.
Arabadan indiğim anda nefesim kesildi.

"Hayır..."

Elimi başıma götürdüm.
Gözlerimin önünden bir görüntü geçti.
Küçük bir çocuk.
Ben.
Koşuyordum.
Yanımda üç çocuk vardı.
Aras.
Demir.
Kuzey.
Bir kapının önünde duruyorduk.
Sonra görüntü kayboldu.
Gözlerimi sıkıca kapattım.

"Ben buraya daha önce geldim."

Kapının önüne yürüdüm.
Kapı kilitli değildi.
İçeri girdim.
Karanlık koridorda birkaç adım ilerledim.
Sonra ışık yandı.
Bir projektör.
Karşı duvarda dev bir ekran vardı.
Ekranda bir fotoğraf belirdi.
Dört çocuk.
Yan yana.
Ben, Aras, Demir ve Kuzey.
Fotoğrafa bakarken kalbim sıkıştı.
Sonra bir video başladı.
Çocukluk seslerimiz duyuluyordu.

"Bir daha ayrılmayacağız."

Küçük Aras'ın sesi.
Sonra benim sesim:

"Gerçekten mi?"

"Gerçekten."

Gözlerim doldu.
Bir sonraki görüntüde dörtümüz eski evin önündeydik.
Ben elimde küçük metal anahtarı tutuyordum.
Aras yanıma geldi.

"Onu kimseye verme."

"Neden?"

"Çünkü bizim."

Video kesildi.
Başka bir görüntü başladı.
Ben ağlıyordum.
Aras karşımdaki duvara yumruğunu vuruyordu.
Kuzey bağırıyordu.
Demir beni arkasına saklamaya çalışıyordu.
Sesler birbirine karışıyordu.

"Onu buraya getirmemeliydin!"

"Başka çarem yoktu!"

"Asteria'yı bu işin içine sokmayacaktık!"

"Artık çok geç!"

Video durdu.
Nefes alamıyordum.
Bir adım geriye çekildim.

"Ne olmuştu?"

Ekran tekrar açıldı.
Bu kez daha büyük bir Asteria vardı.
Ben.
Ama birkaç yıl önceki halim.
Aras'la konuşuyordum.
Yüzümde öfke vardı.

"Sen bana yalan söyledin."

Aras'ın sesi duyuldu.

"Ben seni korumaya çalıştım."

"Hayır!"

Kendi sesimi duymak bile canımı yakıyordu.

"Sen beni korumadın. Benden gerçeği sakladın."

Video tekrar kesildi.
Başka bir kayıt.
Bir oda.
Aras ve ben.
Masada bir dosya vardı.
Aras dosyayı saklamaya çalışıyordu.
Ben gördüm.

"Bu ne?"

"Hiçbir şey."

"Aras."

"Bak, bunu bilmen gerekmiyor."

"Benim hayatımla ilgiliyse bilmem gerekiyor!"

Aras sustu.
Ben ağlamaya başladım.

"Sen benim hayatımı benden aldın."

Ekran karardı.
Başım dönüyordu.
Ama artık görüntüler durmuyordu.
Birbiri ardına açılmaya başladılar.
Çocukluğumuz.
İlk sözümüz.
Anahtar.
Eski ev.
Asteria'nın yazdığı mektup.
Sonra Aras'la yaşadığım güzel anlar.
Birlikte güldüğümüz bir gün.
Yağmur altında yürüdüğümüz bir akşam.
Aras'ın boynuma yıldız kolyeyi taktığı an.

"Bunu kaybetme."

"Neden?"

"Çünkü seni bulmamı sağlayacak."

Gözyaşlarım yanaklarımdan aktı.
Her şeyi hatırlıyordum.
Her şeyi.
Sonra görüntüler değişti.
Daha karanlık bir kayıt geldi.
Aras'ın yüzü vardı.
Ben karşısındaydım.
Ve yüzümde nefret vardı.

"Senin yüzünden oldu."

Aras başını eğmişti.

"Özür dilerim."

"Özür dileme!"

Bağırıyordum.

"Ben sana güvenmiştim!"

Aras sustu.

"Ben sana her şeyi anlatmıştım."

Gözyaşlarım akıyordu.

"Sen ise benden en önemli şeyi sakladın."

Aras bana doğru bir adım attı.
Ben geri çekildim.

"Senden nefret ediyorum."

Bu cümleyi duyduğum anda dizlerimin bağı çözüldü.
Çünkü hatırladım.
Neden Aras'tan nefret ettiğimi...
Bana yalan söylediği için değildi yalnızca.
Beni sevdiği halde gerçeği benden sakladığı içindi.
Beni korumak bahanesiyle hayatımdaki kararları kendisinin vermesiydi.
Ve daha da önemlisi...
O gece.
O korkunç gece.
Aras'ın bana verdiği bir söz vardı.
Beni bırakmayacaktı.
Ama sonra beni korumak için verdiği bir karar yüzünden hayatımın en önemli insanlarından birini kaybetmiştim.
Ve ben bunun sorumluluğunu Aras'ta görmüştüm.
Hatırladım.
Her şeyi.
O geceyi.
Çığlıkları.
Yağmuru.
Kanı değil...
Sadece Aras'ın yüzünü.
Bana uzattığı elini.
Ve benim o eli tutmayışımı.

"Hayır..."

Yere çöktüm.

"Ben hatırlıyorum."

Başımı ellerimin arasına aldım.

"Her şeyi hatırlıyorum."

Çocukluğumu.
Aras'ı.
Demir'i.
Kuzey'i.
Eski evi.
Anahtarı.
Yemini.
Mektubu.
Yıldız kolyeyi.
Bana söylediği sözleri.
O geceyi.
Aras'tan neden nefret ettiğimi.
Ve...
Onu neden hâlâ sevdiğimi.
Bu son hatıra beni daha çok sarstı.
Çünkü bütün öfkemin altında bile onu sevdiğimi hatırlamıştım.
Ekran bir kez daha yandı.
Bu kez yalnızca tek bir görüntü vardı.
Çocukluğum.
Elimde mektup.
Yanımda Aras.
Kameraya bakıp gülümsüyorduk.
Sonra küçük ben kameraya yaklaşmıştım.

"Bu mektubu çok sonra açacağız."

Aras gülmüştü.

"Ne kadar sonra?"

"Unuttuğumuz zaman."

Küçük Aras bana bakmıştı.
"Ya açmayı unutursak?"

Ben gülümsemiştim.

"O zaman mektup bizi bulur."

Video bitti.
O anda arkamdan bir ses geldi.

"Buldu."

Donup kaldım.
Yavaşça arkamı döndüm.
Duvarın üzerindeki küçük bölmede bir şey vardı.
Mektup.
Koşarak yanına gittim.
Titreyen ellerimle mektubu aldım.
Üzerinde kendi çocukluk el yazımı gördüm.
Asteria'ya.
Mektubu göğsüme bastırdım.
Artık hiçbir şey eskisi gibi değildi.
Çünkü ben artık geçmişimi bilmiyordum.
Ben artık geçmişimi hatırlıyordum.
Ve geçmişimde Aras vardı.
Sevdiğim Aras.
Nefret ettiğim Aras.
Bana yalan söyleyen Aras.
Beni korumaya çalışan Aras.
Ve bütün bunların arasında...
Benim ona verdiğim söz vardı.
Tam o sırada telefonum yeniden titredi.
Yeni bir mesaj.
Şimdi her şeyi hatırladın. Ama Aras'ın bilmediği bir şey daha var.
Ekrana baktım.
Kalbim yeniden hızlandı.
Altında yalnızca tek bir cümle vardı:
Mektubu açmadan önce, kime güveneceğine karar ver.
Ekran karardı.
Ben ise elimde mektupla, karanlık odanın ortasında öylece kaldım.
Çünkü artık hatırlıyordum.
Ama hatırlamak...
Gerçeği bilmek anlamına gelmiyordu.
Bazen insan geçmişini hatırladığında, geleceğinden daha çok korkardı...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

11okunma 3beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 154

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk AşkıDark RomancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanplatonikpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYarı TextingYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18