Bölümler 11Şu an: 3. Salon
- 1 1. Teklif858 kelime
- 2 2. İlk yumruk708 kelime
- 3 3. Salon736 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 4. Yalan664 kelime
- 5 5. 1. Maç550 kelime
- 6 6. Oyun522 kelime
- 7 7. Kanıt542 kelime
- 8 8. Ankara607 kelime
- 9 9. Final gecesi631 kelime
- 10 10. Son karar321 kelime
- 11 Vedat zamanı29 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
---
*Aşk İçin mi Para İçin mi*
*Bölüm 3: Salon*
Eren o gece uyuyamadı. Burnundaki sızı her nefeste hatırlatıyordu. Aynada kendine baktı. Sağ kaşının üstünde küçük bir kesik. Dudak kenarı patlak.
Telefonu eline aldı. Baran'ın mesajını 10 kere okudu: *"59 gün kaldı."*
Silmek yetmiyordu. Adam kafasının içindeydi artık.
Sabah 5'te yine salondaydı. Kemal kapıyı açtığında şaşırdı.
"Yine sen mi? Dün maç yaptın oğlum."
"Bugün dinlenirsem yarın ölürüm" dedi Eren. İpi aldı.
Kemal bir şey demedi. Sadece köşeye oturdu, çayını yudumladı ve izledi.
1 hafta böyle geçti. Sabah 6 akşam 9. Depo, salon, ev. Üçgen. Defne ile telefonda 5 dakikadan fazla konuşamıyordu. "Çok yoğunum" diyordu. Defne artık sormuyordu bile. Sesi soğuktu.
10. gün Kemal çağırdı.
"Otur" dedi.
Eren oturdu. Nefes nefese idi.
"İkinci maçın var" dedi Kemal. "15 gün sonra. Bu sefer ciddi. Nevşehir Kupası elemesi. Kazananlar bölge şampiyonasına gidecek."
"Kiminle?"
"Adı Serkan. 24 yaşında. 8 maçı var. 6 galibiyet. Uzun boylu, solak."
Eren yutkundu. "Yener miyim?"
Kemal dürüsttü. "Bilmiyorum. Ama öğrenmen lazım. Çünkü Baran tribünde olacak."
Eren dondu. "Nereden biliyorsun?"
"Dün beni aradı. 'Eren'in maç takvimini istiyorum' dedi. Ben de vermedim. O da 'zaten öğreneceğim' dedi. Adam her yerde adamı var."
O günden sonra antrenman değişti. Artık sadece güç değil, taktik vardı.
"Solaklar tehlikelidir" dedi Kemal. "Sürekli açı değiştirirler. Sen sağ gard, o sol gard. Kafan karışır. O yüzden ayağını hep dışarı at. Onun sağının dışına."
Günde 500 mekik. 5 kilometre koşu. Akşamları ip.
Eren zayıfladı. Yanakları çöktü. Ama omuzları genişledi.
Baran boş durmuyordu. 3. gün depoya 2 adam gönderdi. "Patron seni görmek istiyor" dediler.
Eren gitmedi. "Mesai saatindeyim" dedi.
Akşam eve giderken arkasında siyah bir araba gördü. 2 sokak boyunca takip etti. Sonra kayboldu.
Perşembe gecesi Defne aradı. Ağlıyordu.
"Eren eve icra kağıdı geldi. Babam fenalaştı. Hastanede. Ne yapacağız?"
Eren'in kalbi durdu. "Hangi hastane?"
"Devlet Hastanesi. Kardiyoloji."
"Geliyorum."
Taksiye atladı. 10 dakikada hastaneye vardı. Defne koridorda oturuyordu. Gözleri şiş. Kucağında babasının cüzdanı.
Eren yanına oturdu. Sarıldı. Defne ağladı.
"Babam dedi ki 'birinden borç aldım, kapatacağım' dedi. Kim bu adam Eren?"
Eren yalan söyledi. İlk kez Defne'ye bu kadar büyük yalan söyledi.
"Bilmiyorum Defne. Avukata soracağız. Bir yolunu buluruz."
Defne başını omzuna koydu. "Senden başka kimsem yok."
Eren o an ringi unuttu. Baran'ı unuttu. Sadece Defne'nin saçını okşadı.
Doktor çıktı. "Kriz atlattı. 2 gün gözetimde kalacak."
Gece 12'de eve bıraktı Defne'yi. Kapıda Defne "içeri gel" dedi.
Eren "yarın erken kalkacağım" dedi. Öptü alnından ve gitti.
Arabada ağladı. İlk kez.
Ertesi gün antrenmanda Kemal fark etti.
"Gözlerin kırmızı. Ne oldu?"
"Hiç."
"Yalan. Ringe yalanla çıkılmaz. Rakibin anlar."
Eren anlattı. Yarısını. Borcu, hastaneyi. Sözleşmeyi söylemedi.
Kemal dinledi. Sonra kalktı. Dolaptan eski bir fotoğraf çıkardı. Genç bir Kemal. Yanında bir kız ve küçük bir çocuk.
"Ben de böyle bir şey yaptım" dedi. "Karım hastaydı. Para lazımdı. Ringe çıktım. Kazandım. Ameliyat parasını çıkardım. Sonra karım iyileşti ama beni affetmedi. 'Sen başkası oldun' dedi. Haklıydı."
Eren sustu.
"Dinle" dedi Kemal. "Sen kimin için dövüşüyorsun?"
"Defne için."
"Yanlış. Kendin için dövüşeceksin. Defne için dövüşen adam 8. roundda biter. Kendin için dövüşen 12. roundda kalkar."
Maç günü geldi. Nevşehir Spor Salonu. Küçük ama doluydu. 300 kişi.
Eren ısınırken etrafa baktı. Baran ön sıradaydı. Yanında 3 koruma. Takım elbise. Elinde telefon. Eren'i görünce kamerayı kaldırdı. Video çekiyordu.
Kemal fısıldadı. "Ona bakma. Bana bak. Nefes."
Zil çaldı.
İlk round. Serkan uzundu. Kolları Eren'den 10 cm daha uzundu. Sürekli jab atıyordu. Eren'in yüzüne tak tak tak.
İkinci round. Eren yaklaştı. Vücuda çalıştı. Serkan geri çekildi.
Üçüncü round. Eren yoruldu. Nefesi yetmiyordu. Serkan bir sol kroşe indirdi. Eren sendeledi. İplere yaslandı.
Köşeden Baran'ın sesi geldi: "Kalkamıyor! Bitirin şu işi!"
Eren kafasını kaldırdı. Serkan üstüne geliyordu.
Aklına Defne geldi. Hastane koridoru geldi. Sözleşme geldi.
Son 20 saniye.
Eren daldı. İçeri girdi. Serkan'ın gardını açtı. Karaciğere 2 tane. Sonra çeneye sağ.
Serkan'ın gözleri kaydı. Yere yığıldı.
Hakem saydı. 10'da kalkamadı.
Bitti.
Salon bağırdı. Eren dizlerinin üstüne çöktü. Nefes alamıyordu.
Kemal geldi, kaldırdı. "Yaptın oğlum" dedi.
Eren ringin kenarına gitti. Baran'a baktı. Baran alkışlamıyordu. Sadece telefona bir şey yazdı.
5 dakika sonra Eren'in telefonu titredi.
*Baran: Güzel yumruk. Ama ben daha sert vururum. 45 gün kaldı. Finalde görüşürüz.*
Eren telefonu kapattı. Defne'yi aradı.
"Alo?"
"İyiyim" dedi Eren. "Seni seviyorum."
"Sen... iyi misin? Sesin garip."
"İyiyim. Söz. Her şey yoluna girecek."
Kapattı.
Soyunma odasında tek başına kaldı. Aynaya baktı. Bu sefer gözünün altı mordu. Burnu kanamıştı.
Ama ayaktaydı.
45 gün vardı. Ve Baran bekliyordu.
---
Bölüm 3 bitti.
Bölüm 4'te Defne gerçeğin ucundan tutuyor ve Baran Eren'in antrenmanını sabote etmeye çalışıyor.
Bölüm etkileşimi
