Aşk için mi para için mi kitap kapağı

2. bölüm / 11

2. İlk yumruk

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 11Şu an: 2. İlk yumruk

---

*Aşk İçin mi Para İçin mi*
*Bölüm 2: İlk Yumruk*

Eren sabah 5:20'de uyandı. Alarm çalmadan. Vücudu ağrıyordu. Dün geceden beri elleri sızlıyordu.

Banyoda yüzünü yıkadı. Aynaya baktı. Gözlerinin altı mosmordu. Uykusuzluktan değil, korkudan.

Telefonda Defne'den mesaj yoktu. Sadece dün gece attığı "Seni çok seviyorum" mesajı mavi tik olmuştu ama cevap yoktu.

Kahvaltı yapmadı. Bir bardak su, bir dilim ekmek. Cebine 3 bin 800 lirayı koydu. Kemal'e borcu vardı.

Saat 6'da Kemal Boks Salonu'nun önündeydi. Kapı kilitliydi. Soğukta 15 dakika bekledi.

Kemal geldiğinde elinde poşet vardı. İçinde simit ve çay. "Erken gelmişsin" dedi. Kapıyı açtı. "Ders 7'de başlıyor."

"Ben 6'da başlamak istiyorum" dedi Eren.

Kemal ona baktı. "Heveslisin. İyi. Ama heves 1 hafta sürer. Sonra bırakırsın."

"Bırakmayacağım."

Salonun ışıkları yandı. Tozlu hava, ter kokusu. Köşede duran kum torbası Eren'e baktı sanki.

Kemal poşeti masaya bıraktı. "Önce borç" dedi.

Eren parayı çıkardı, saydı. 3 bin 800. Kemal aldı, çekmeceye attı. "Kalan 200'ü ay sonu getirirsin."

"Tamam."

"Eldiven tak" dedi Kemal. Raftan 16 oz'luk kırmızı eldivenleri attı. "Bunlar senin. Başkasının terini giyme."

Eren eldivenleri taktı. Ağırdı. Kolları hemen yoruldu.

"Bugün ne yapacağız?" diye sordu.

"Bugün öleceksin" dedi Kemal. "Sonra tekrar doğacaksın. İlk kural: Çene aşağı. Eller yukarı. Adım küçük."

Eren gard aldı. Kemal karşısına geçti. Eldivensizdi.

"Vur" dedi.

"Ne?"

"Vur dedim. Korkma."

Eren tereddüt etti. Sonra sağ kroşe attı. Kemal eldivenle yakaladı. Hiç sarsılmadı.

"Bu mu? Karınca ısırığı gibi" dedi. "Bir daha. Öfkelen. Niye buradasın?"

Eren düşündü. Baran'ın yüzünü düşündü. Sözleşmeyi düşündü. Defne'nin ağlayan sesini düşündü.

Bir daha vurdu. Daha sert.

Kemal bu sefer geri gitti. "İşte" dedi. "O. O öfke. Sakla onu. Ringde lazım olacak."

2 saat geçti. İp, gölge boks, mekik. Eren'in tişörtü sırılsıklamdı. Ağzı kan tadındaydı.

"Bugünlük bu kadar" dedi Kemal. "Yarın aynı saat."

Eren banyoya gitti. Duşta aynaya baktı. Omzunda morluk çıkmaya başlamıştı. Eldiveni çıkarınca avuç içi kanamıştı. Bantladı.

Saat 9'da depoya gitti. Patron "neredeydin" diye sordu.
"Trafikte kaldım" dedi Eren. İlk yalanı değildi.

Akşam 7'de iş çıkışı yine salona gitti. Bu sefer tek başına çalıştı. Kum torbasına vurdu. 100 sağ, 100 sol. Kolları koptu.

Telefon çaldı. Defne.

"Alo?"

"Neredesin sen? 2 gündür düzgün konuşmuyoruz."

Eren nefes nefese idi. "İş çok. Yeni proje geldi."

"Yalan söyleme Eren. Sesinden anlıyorum. Bir şey saklıyorsun."

Eren sustu. Ne diyecekti? "Bir adamla boks maçı yapacağım, kaybedersem senden vazgeçeceğim" mi diyecekti?

"Yorgunum sadece Defne. Hafta sonu konuşalım mı? Yüz yüze."

"Tamam" dedi Defne. Sesi kırılmıştı. "Ama bak, bir şey olursa bana söyle. Tamam mı?"

"Tamam."

Kapattı. Eren duvara yumruk attı. Torba değil, duvar. Parmakları sızladı.

Gece eve gittiğinde Kemal aradı.
"Yarın sabah bir maç var. Amatör. Rakip buldum sana. 3 round. Para yok. Tecrübe var. Geliyor musun?"

Eren'in kalbi hızlandı. "Ne zaman?"

"Yarın akşam 8. Küçük salon. 50 kişi anca."

"Geliyorum."

"Ve Eren" dedi Kemal. "Korkarsan çıkma ringe. Orada korkan adam ölür."

Telefon kapandı.

Eren uyuyamadı. Gözünü kapattığında Baran'ın gülüşünü görüyordu. "12 round" diyordu. "12 round."

Sabah yine 5'te kalktı. Yine ip. Yine torba.

Akşam 7:30'da Kemal'in arabasındaydı. Eski bir Renault. Bagajda eldivenler, bandajlar.

Salon dardı. Işıklar sarı. 40 kişi vardı. Çoğu erkek. Sigara kokusu.

Rakip 19 yaşında bir çocuktu. Adı Mert. 1.75 boy. Eren'den 5 kilo hafifti.

Kemal Eren'in ellerini sardı. "Dinle" dedi. "İlk round yokla. İkinci round bas. Üçüncü round bitir. Anladın mı?"

Eren başıyla onayladı. Ağzı kupkuruydu.

Hakem "ringe" dedi.

Eren iplerin altından geçti. Işıklar gözünü aldı. Aşağıda Baran'ı görür mü diye baktı. Yoktu. Henüz.

Zil çaldı.

İlk 30 saniye sadece dans. Yumruk yok. Sadece ölçme.

Mert ilk yumruğu attı. Burnuna geldi. Hafifti. Ama canı yandı.

Eren geri çekildi. Kemal köşeden bağırdı: "Nefes! Nefes al!"

İkinci round. Eren yaklaştı. Karaciğere bir sol. Mert inledi. Bir sağ kroşe daha. Mert sendeledi.

Üçüncü round. Son 1 dakika. Eren tüm gücünü topladı. Aklına Defne geldi. Baran geldi. Sözleşme geldi.

Sağ direkt. Tam çeneye.

Mert yere düştü. Hakem saydı. 1...2...3...4...

Mert kalkamadı.

Bitti.

Salonda 10 kişi alkışladı. Gerisi umursamadı.

Eren köşeye döndü. Bacakları titriyordu. Kemal sarıldı. "Aferin lan" dedi. "İlk kanı döktün."

Soyunma odasında tek başına oturdu. Elleri titriyordu. Adrenalin bitince ağrı başladı.

Telefonuna baktı. Baran'dan mesaj vardı. Numarasını nereden bulmuştu bilmiyordu.

*Baran: Gördüm maçı. Aferin. Ama bu çocuk değildi. Ben başka türlü vururum. 59 gün kaldı.*

Eren mesajı sildi. Aynaya baktı. Burnu kanıyordu. Dudak patlamıştı.

Ama gülümsedi.

Çünkü ilk yumruğu atmıştı. Ve hayattaydı.

Yarın yine kalkacaktı.

---

Bölüm 2 bitti.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

9okunma 1beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…