ARAF kitap kapağı

9. bölüm / 7

ARAF

Kalp çarpıntısı

Vaveyla Yazarı: Mahur Yazar

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 7Şu an: Kalp çarpıntısı

Tanrı, Lavin'i yalnızlıkla mühürlemiş gibiydi. İnsanlarla çevrili bir dünyanın ortasında, kimsenin ulaşamadığı bir adaya dönüşmüştü kalbi. Mutluluktan korkuyordu artık. Çünkü mutluluk ona göre kırılgan bir rüyaydı; gözlerini kapattığında var olan, açtığında ise yok olan. İlk kez gerçekten mutlu olursa, onu kaybetmenin acısına dayanamayacağını biliyordu. Bu yüzden sevinçten bile ürküyordu. En büyük korkusu ağlamak değildi; bir gün gülmeyi öğrenip sonra o gülüşü sonsuza dek kaybetmekti.

BİR HAFTA SONRA;

> Güneşin sıcak ışıkları yüzüme vururken gözlerimi araladım. Hastaneden çıkalı tam bir hafta olmuştu. Boynumdaki boyunluk nihayet çıkmış, yüzümdeki yaraların büyük kısmı iyileşmişti. Aynaya baktığımda kazanın izleri hâlâ seçiliyordu ama artık bana o geceyi hatırlatan derin yaralar gibi görünmüyorlardı.

Bu bir hafta boyunca Çiçek bizimle kalmıştı. O ve Aslan günün yarısını tartışarak geçirseler de, nedense birbirlerinin yanından ayrılmıyorlardı. Sabah kavga ediyor, öğlen didişiyor, akşam yine aynı koltukta oturup film izliyorlardı. Onları anlamak gerçekten imkânsızdı.Çocuk gibiydiler.

Sarp ise vazgeçmeye niyetli değildi. Neredeyse her gün arıyordu. Telefonum durmadan çalıyor, mesajlar ardı ardına geliyordu. Ama bir tanesine bile cevap vermedim. Birkaç kez yalının kapısına kadar gelmişti. Her seferinde de Aslan tarafından kapıdan çevrilmişti. Sonuncusunda abimin onu neredeyse tartaklayarak dışarı attığını duyunca istemeden gülmüştüm.

Ve sonra Araf vardı...

Hayatımın en tuhaf insanı.

Neredeyse her sabah balkonumda bir demet Lavinia çiçeği ve birkaç kırmızı kalpli balon buluyordum. Nasıl bıraktığını bilmiyordum. Güvenliği nasıl atlattığını da bilmiyordum. Açıkçası öğrenmek istediğimden de emin değildim.

Çünkü Araf söz konusu olduğunda mantık çoktan bavulunu toplayıp gitmişti.

İlk gün şaşırmıştım.İkinci gün sinirlenmiştim.
Üçüncü gün ise istemeden gülümsemeye başlamıştım.
Bu durumun en korkutucu kısmı da buydu zaten.

Çünkü Araf'ın varlığına alışıyordum.Balkon kapısına doğru baktım.Perde hafifçe rüzgârda sallanıyordu.

Bir an duraksadım.
Sonra kendi kendime başımı salladım.
Son günlerde garip bir his peşimi bırakmıyordu.
Bazen geceleri uyurken odada yalnız olmadığımı hissediyordum.

Sanki biri sessizce beni izliyordu.
Sanki karanlığın içinde bir çift göz bana bakıyordu.
Her seferinde gözlerimi açıyor, odayı kontrol ediyor ve kimseyi bulamıyordum.

Belki de sadece hayal gücümdü.
Belki de kazadan sonra zihnim bana oyun oynuyordu.
Ya da...Derin bir nefes aldım.Hayır.Araf o kadar da deli olamazdı.
Değil mi? 😐

Tam bunu düşünürken gözüm komodinin üzerindeki nota takıldı.
Dün gece orada olmadığına emin olduğum küçük bir kâğıt parçası duruyordu.

Üzerinde sadece iki kelime yazıyordu:"Günaydın Prenses."
Ve o anda, Araf'ın o kadar da normal olmadığına yeniden ikna oldum kesinlikle deliydi. 😑

> Bu sabah ilk kez kendimi biraz daha güçlü hissederek uyandım. Bir haftadır evdeydim ve artık dört duvar arasında sıkışıp kalmaktan yorulmuştum. Hayat durmuş gibi hissediyordum. Oysa ben ne kadar kırılmış olursam olayım, dünya dönmeye devam ediyordu.

Dolabımın önüne geçip her zamanki gibi özenle seçtiğim kıyafetlerimi giydim. Uzun sarı saçlarımı taradım, hafif bir makyaj yaptım ve aynadaki yansımama baktım.
Kazadan önceki Lavin gibi görünüyordum.Ama artık aynı kişi değildim.

Odamdan çıkıp merdivenlerden aşağı indim.
Salona geldiğimde Aslan her zamanki gibi koltuğa yayılmış, televizyon izliyordu. Bir elinde kumanda, diğer elinde kahve vardı.Kazadan sonra benimle beraber oda evden hiç çıkmamışdı.Sanırım hala beni yalnız bırakdığı için kendini kötü his ediyordu.Amma ben artık ona kırqın diğildim çabasını görüyordum çünki.

"Günaydın abi."Dedim yüzumde içden bir gülümsemeyle.

Başını çevirip bana baktı."Günaydın güzelim."
Sonra kaşlarını kaldırdı."Nereye böyle?"

Çantamı omzuma astım."Okula işte."
Ayakkabılarımı giyerken devam ettim."Bir uğrayayım artık çok boşladım dersleri.

Aslan sanki dünyanın en saçma şeyini duymuş gibi bana baktı.
"Saçmalama kızım."Kumandayı masaya bıraktı."Sen daha iyileşmedin ki."

"İyiyim abi."

"İyi değilsin."

"İyiyim."

"Değilsin dedim."

"Bir hafta oldu artık çok sıkıldım evde otur otur."

"Bir hafta hiçbir şey ayrıca seninle beraber bende evdeyim."

"Bir hafta yedi gün ediyor."Sıkılıyorum evde ayrıca.

"Kızım ben sana gitme mi diyorum iyleş öyle git."

Tam tartışmamız büyüyecekken mutfaktan bir ses geldi.
"Günaydın gençler!"> Çiçek çoktan hazırlanmıştı. Her zamanki gibi enerjik ve güzel görünüyordu. Saçları kusursuzdu, yüzünde ise sabahın erken saatlerinde bile eksilmeyen o neşeli ifade vardı.

Beni ayakta görünce gözleri büyüdü.
"Ayy! Sonunda geliyormusun sende çok sıkılıyordum ya.

"Evet. Artık gitmem lazım. Kendimi iyi hissediyorum."

Abim anında itiraz etti."Kızım daha iyileşmedin diyorum."
Sonra kolumu işaret etti."Kolunda hâlâ çatlaklar var."

"Abicim kendimi iyi hiss ediyorum.Hem kolumu zorlamam merak etme."

"Şükür hep iyi olda amma tam iyi ol öyle git diyorum."

"O zaman bırak da okula gideyim çok geri kaldım."

Aslan senle uğraşılmaz der gibi başını iki yana salladı."İnatçısın hiç abi lafı dinlemiyorsun."

"Senden öğrenmişim."
"Hadi canım abiciğim benim. Dikkat ederim merak etme tamamı."Sonra Çiçek'e dönüp koluna girdim."Hem Çiçek benimle değil mi Çiçeğim?"

Çiçek anında göğsünü kabarttı."Tabii ki tatlım her zaman."
Sonra Aslan'a bakıp zafer kazanmış gibi gülümsedi.
"Her zaman onunlayım."

"Sanki koruma tuttuk başına sen bir kendini koruda önce ."

"Benden iyi koruma mı bulacaksın?"

"Bulurum tabi."

"Bulamazsın."

"Bulurum."

"Bulamazsın."

"İkiniz de beş yaşında mısınız?" surekli didişip duruyorsunuz dedim sonunda.
İkisi aynı anda bana döndü."O başlatdı."Ve işin komik tarafı, ikisi de aynı anda söylemişti.

Bir an sessizlik oldu.Sonra ben güldüm.Ardından Çiçek.
En son da Aslan.Evden çıkarken içimde garip bir heyecan vardı.Bir hafta sonra ilk kez okula dönecektim.Özlemişdim qaliba.

> Okula sonunda gelmiştik.

Arabadan inip kampüsün geniş taş yollarında yürümeye başladık.Bir hafta sonra yeniden burada olmak garip hissettiriyordu.
Her şey aynıydı.Binalar...Öğrenciler...Koridorlar...
Ama ben aynı değildim.

Tam ana binaya yaklaşırken arkamdan tanıdık bir ses duyuldu.

"Lavin! Lavin! Dur bir dakika!"

Gözlerimi kapatıp derin bir nefes verdim.Bu sesin sahibini tanımamak mümkün değildi.Yavaşça arkamı döndüm.
"Efendim Sarp?"

Çiçek hemen yanıma yaklaştı."Ya bu hala ne yüzle geliyor ya senin yanına..."Kendi kendine söyleniyordu."Gerçekden çok yüzsüz bir adam".

Sarp birkaç adımda yanımıza geldi.Saçlarını özenle taramışdı.Üzerinde her zamanki pahalı ve şık kıyafetleri ile yine dikkat çekiciydi.Sanki hiçbir şey olmamış gibi davranıyordu.

"Lavin hayatım..."
Bu kelimeyi duyunca yüzüm gerildi.Ama o fark etmedi.
"Çok özledim seni."Gözlerimin içine bakmaya çalışıyordu.
"Bir türlü açmadın telefonu. Aslan da beni sürekli kapıdan çevirdi."İç çekti."Kaç gündür yüzüne hasretim resmen."

"Ayyy..."Çiçek karnını tutmaya başladı."Şimdi kusacağım şuraya."

"Çiçek."

"Ne?"

"Abartıyorsun."

"Hayır abartmıyorum."

Sonra Sarp'a döndü."Yüzüne hasretmiş."Ellerini iki yana açtı.
"Sen yakalandığın kadınla da böyle romantik konuşuyor muydun?"pislik.

Sarp'ın yüzü gerildi."Sen karışma her şeye.Bizi biraz yanlız bırakırmısın?"

"Aa bir de soruyormusun tabiki de senin gibi rezil bir adamla arkadaşımı yalnız bırakmam Sarp cım .

"Çiçek ."Bu kez ben uyardım.

Sarp gözlerini benden ayırmıyordu."Lavin, konuşabilir miyiz?"

"Konuşuyoruz ya."

"Yalnız."

"Hayır."Seninle konuşucağımı konuşdum ve bitti Sarp uzatmayalım lütfen.Cevabım o kadar hızlı çıkmıştı ki kendim bile şaşırdım.

Sarp birkaç saniye sustu.Sonra sesi yumuşadı.
"Lütfen."

Bir zamanlar o bakışlara dayanamıyordum.
Bir zamanlar bir kez gülse bütün öfkemi unutuyordum.
Ama şimdi...Hiçbir şey hissetmiyordum.Belkide bana öyle geliyordu belkide hiç bir zaman gerçekden sevmemişdim onu.Sadece beni sevecek birini istemişdim.

"Sarp."Gözlerinin içine baktım."Bazen bir insanı affedebilirsin."
Sesim sakindi."Ama ona eskisi gibi bakamazsın."

Sarp'ın yüzündeki umut yavaş yavaş silinmeye başladı.
"Lavin..."

"Ben artık sana öyle bakamıyorum."Lűtfen artık bunu uzatmayalım.

Çiçek ilk kez sessiz kalmıştı.
> "Ama ben seni hâlâ çok seviyorum Lavin."

Sarp'ın sesi ilk kez çaresiz geliyordu.
"Bir hata yaptım, tamam. Ama söz veriyorum bir daha böyle bir şey olmayacak. İnan bana."

Ona baktım.
Bir zamanlar bu sözleri duymak için her şeyi verirdim.
Bir zamanlar bana "seni seviyorum" demesi kalbimin saatlerce hızlı atmasına yetiyordu.

Ama bazı şeyler kırılınca eski haline dönmüyordu.
Bazı çatlaklar ne kadar uğraşırsan uğraş kapanmıyordu.

"Bir dahasıyla ilgilenmiyorum artık Sarp."Sesim sakindi.
Ne öfke vardı.Ne gözyaşı.Belki de en kötüsü buydu.
Çünkü artık canım yanmıyordu.

"Lütfen."Çantamı omzuma düzelttim."Hadi Çiçek. Derse geç kaldık."

Çiçek bana baktı.Sonra Sarp'a.Ve hiç şaşırtmadı.
"Hadi git."Gözlerini devirdi."Kiminle istiyorsan kıvırt pislik."

"Çiçek!"

"Ne?"

"Lütfen."

Çiçek homurdandı."Tamam tamam demedik bir şey.
Koridora doğru yürümeye başladık.Arkamdan Sarp'ın bakışlarını hissedebiliyordum.Ama dönmedim.

Tam sınıfın olduğu koridora dönecekken onu gördüm.
Duvara yaslanmıştı.
Kalabalığın arasında öylece duruyor, gözlerini benden ayırmadan beni izliyordu.Yüzünde her zaman ki sıcak gülümseme vardı.Yine ve yine simsiyah giyinmişdi.Tamam yakışmıyor diyemezdim çünki tamamen yalan olurdu.Siyah ona çok yakışıyordu hatta bir tek ona yakışıyordu desem yalan olmazdı.

Hızla başımı çevirip Çiçek'e baktım.
Neyse ki beni fark etmemişti. Karşı sınıftan bir kızla konuşuyor, kaçırdığım derslerin notlarını alıyordu.

"Çiçek, ben bir lavaboya gidip geleyim."

Başını kaldırdı."Ben de geleyim mi tatlım?"

"Hayır. Sen sınıfa gir, ben hemen geleceğim."

"Tamam canım."

Çiçek'in sınıfa girdiğinden emin olduktan sonra hızla Araf'ın olduğu tarafa yürüdüm.
"ARAF! Sen ne arıyorsun burada?"

Araf'ın dudakları yavaşça yukarı kıvrıldı."Seni, ölüm çiçeğim. Başka ne arayabilirim ki?"

Gözlerimi devirdim."Amma burası bir okul farkındaysan."

"Evet, fark ettim."

"Seni güvenlik nasıl aldı içeri? Yoksa burada mı okuyorsun?"

Araf kısa bir kahkaha attı."Bana bakınca öğrenciye benziyor muyum?"

"Aslında biraz haylaz ögrenciye benziyorsun."

"Teşekkür ederim."

"Bu iltifat değildi."

"Ben iltifat olarak aldım."

Derin bir nefes verdim."Gerçekten cevap ver Araf."Bir adım daha yaklaştım."Neden burdasın?"

Araf başını hafifçe yana eğdi."Önemli bir işim vardı."

"Neymiş o?"

Mavi gözleri doğrudan gözlerime kilitlendi."Seni görmek."

Kalbim anlamsız bir şekilde tekledi.
Bu adamın her şeyi şaka mıydı, ciddi miydi anlamak mümkün değildi.

"Araf."

"Efendim ölüm çiçeğim?".

"Bir gün başıma bela olacaksın gibi hiss ediyorum."

Gülümsemesi biraz daha genişledi."Bir gün mü?"
Sonra eğilip alçak sesle fısıldadı."Bence çokdan oldum bile
"Hadi."Araf duvardan ayrılıp bana doğru bir adım attı.
"Seni kaçırmaya geldim."

Kaşlarımı kaldırdım."Kaçırmaya mı?"Bu adam neden bu kadar rahatdı?delirtiyordu beni resmen.

"Evet."Sanki dünyanın en mantıklı şeyini söylüyormuş gibi omuz silkti."Bir sürprizim var."

"Saçmalama gelemem."Kollarımı göğsümde birleştirdim.
"Okula yeni geldim ben daha. Arkadaşım sınıfta beni bekliyor. Nasıl geleyim?"Sonra gözlerimi kıstım."Ayrıca niye geleyim? Neyimsin ki sen benim?"

Araf'ın dudaklarının kenarı yavaşça yukarı kıvrıldı.
Bakışları yüzümde gezindi."Hmm..."Başını hafifçe yana eğdi.
"Neyinim?"Bir adım daha yaklaştı.
Aramızdaki mesafe tehlikeli bir şekilde azalmıştı.
"Neyin olsam benimle gelirdin ölüm çiçeğim?"

Kalbim saçma bir şekilde hızlandı.
"Hiçbir şeyim olsanda gelmem."Çünki seni henüz tam olarak tanımıyorum ayrıca uzaklaş biraz ne giridin dibime.Diyip kolundan hafifce itdim.

Güldü."Yalan."Bir haftadan çok tanıyorsun beni.

"Değil."

"Öyleyse düşünelim."Gözleri eğlenceyle parlıyordu.
"Sevgilin olsam?"Ozaman gelirmisin?

Yüzümün kıpkırmızı olduğuna yemin ede bilirdim."Nefesini boşa harcıyorsun."

"Daha başlamadım."Dedi dudağının kenarı oyunbaz şekilde kıvrılarak.

"Kendine güvenin beni korkutuyor."Fazla iddialısın bence.

"Öyleyimdir."dedi eliyle önüne düşen siyah saç tutamlarını arkaya atarak.

İstemsizce güldüm."Sen gerçekten delisin".

Araf da gülümsedi."Senin için olabilir."

Gözlerimi devirdim."Hayal kurma Araf."

Bir an sustu.Sonra sesi beklenmedik şekilde yumuşadı.
"Hayaller..."Bakışları gözlerime kilitlendi.
"Bir gün gerçekleştirilebilmek için vardır Lavinia."

İlk kez ismimi böyle söylemişti.Yavaşça.Sanki tadını çıkarıyormuş gibi.Bir anlığına ne diyeceğimi unuttum.

Bunu fark etmiş olacak ki yüzündeki gülümseme genişledi.
"Yoksa..."Kaşını kaldırdı."Sen bana çıkma teklif mi ediyorsun?"

Gözlerim büyüdü."Ne?!"

"Evet."bu resmen bir çıkma teklifi.Masum bir ifadeyle omuz silkti.
"Az önce 'neyimsin ki sen benim' dedin."Beni tuzağamı düşürmeye çalışıyorsun?.Buldun tabi yakışıklı çoçuğu hemen başını bağlıyım dedin diyilmi?.Dedi göz kırparak.

"Araf!"

"Ne yalanmı?Valla bana uyar bağlaya bilirsin başımı."Bir adım daha yaklaştı. Nefesini dudaklarımda hissetdiğimde kalbimin sesi dışarıdan duyulabilir diye çok korkuyordum."Teklifini seve seve kabul ederim.

Kalbim göğsüme dar geliyordu sanki.Bu adamın tehlikeli yanı yakışıklı olması değildi.İnsanın aklını karıştıracak kadar rahat olmasıydı.

"Sen gerçekten delisin."

Gülümsedi."Hayır."

Bakışları gözlerimden dudaklarıma kayıp tekrar gözlerime döndü."Ven sadece sana deliyim ölüm çiçeğim."

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

0okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18