10. bölüm · ALEVDEN RUH
AYNI EV
Selammm! Uzun bir aradan yeni bölümle geldimm. Editini yaptığım bölüme yaklaştık! Sizce olaylar nasıl, kitap nasıl? Hala evlenememeleri peki pqkspdkdlsks Umarım beğenirsinizz♥️
instagram da kutulu set çekilişimiz var!
instagram/tiktok /youtube:
marrybooks_lary
.
…
.
.
…
.
Arabaya binmemle Luca’nın arabayı çalıştırması bir olmuştu. “Duyduğuma göre silahlı saldırı olmuş. Ve bize haber vermedin.” Derin bir nefes alıp “Vermemi gerektirecek bir şey olmadı çünkü Dante halletti.”
“Çok çabuk alıştın sanki ona?”
“Alışmak değil, yanımızda onun adamları vardı ve siz uzaktınız. Zaten çağırsam 20 dakikalık yolda gelseniz bile yetişemezdiniz. Haşatımız çıkardı.”
“Sen zenginsin bunu biliyorsun değil mi? Arasaydın uçakla yada helikopterle gelirdik.”
“Biliyorum Luca gelirdiniz ama zaten size sinirliyim daha fazla beni sinirlendirmesen mi?”
“Haklısın ama görevim seni korumakken korumasız ve habersiz Dante’yle bir yerle gidiyor-“ Sert bir sesle sözünü kestim. “Korumak mı? İki gün önce evde tek başıma kaldım! Evime bir paket geliyor ve ben korumaların gittiğini paketi almak için kapıyı açtığımda öğreniyorum! Bu mu korumak? Tek kelime daha etme çünkü çok sinirliyim ve daha sizinle işim bitmedi ara herkesi, tüm korumalar evde olucak. Gelmeyenin bulduğumda kafasına sıkarım!” Konuşmayı bitirdiğimde nefes nefese kalmıştım. Zaten yorgundum bide Luca’nın triplenmesi beni dahada geriyordu. Sinirlendiğimde iyi şeyler olmadığını bildiği için susup önüne dönmüştü.
Arabanın ekranına Matteo’yu aramasını söyleyince ekranda Matteo’nun adı çıkmıştı. “Efendim?”
“Nerdesin?”
“Evdeyim. Caterina nasıl, hala yaşıyor değil mi?” Sinirden kahkaha atmamla Matteo bir şeyler homurdanmıştı. Luca’nın konuşmasına izin vermeyip ekrana eğildim “Birazdan geliyoruz. Topla herkesi, herkes evde olacak. Gelmeyeni hafif hırpalayın gerisini benim sanatkar ellerime bırakın.” Arkadan Esme’nin kıkırdaması duyulmuştu. “Bu kadın ve formuna bayılıyorum. Ne olursa olsun her zaman bir katliam yaratacak yol buluyor.” Bende kıkırdayıp öpücük attım. “Bende seni ve her türlü desteğini seviyorum, güzelim.” Luca ve Matteo’ya ima yaparcasına “Keşke bazılarıda bu kadar destek olsa. Bazılarının aklı sadece kızmada. Biraz daha zorlarsa ben kafasına sıkıcam az kaldı.” Dememle Luca yarım ağız sırıtıp kafasını sabır dilermiş gibi tavana kaldırmıştı.
Elimle kafasına bir tane çakıp “Havaya değil salak önüne bak, ölmek için daha çok gencim. Ayrıca o Dante dinazorunada kafayı taktım. Ondan önce ölmeyeceğim.” Son cümlemle Matteo biraz sinirlenmiş olmalı ki “Yarıştırdığı şeye bakar mısınız abi? Kafayı yiyeceğim ben. Kızım sidik yarıştırır gibi geç ölme yarışması mı yapıyorsunuz siz? Kaç yaşındasınız siz, beş mi?”
“Matteo hatırlat oraya gelince göstericem ben yaşımı.” Kıkırdayıp “Teşekkürler güzelim ben almayım, ölmek için çok gencim.” Kameradan ona hareket çektim ve tekrar ‘herkesi çağırın’ diye hatırlatıp aramayı kapattım.
Yol boyunca ikimizde sessiz kalıp eve gelmeyi beklemiştik. Telefonuma gelen bildirimle karanlıkta ekranım yüzümü aydınlatmıştı. Son attığım postta bir sürü yorum vardı. Posta girip yorumları okumaya başladım.
-Oha evlendiler mi?
-Bunlardaki hız ışıkta yok lan!
-Yalnız çok yakışmıyorlar mı?
-Aşırı ateşli bir çift. İki iş insanı, nasılda birbirlerini bulmuşlar
-Aynı kitaplardaki gibiler…
-Yemekleri Dante mi yaptı? İnanmam!
-Ne demek evlendiler? Bu ikili nasıl bir araya geldi?
-Yılın en ateşli çifti falan!
-Adam tam hayallerimdeki gibi…
-İki manyak tencere kapak gibi birbirlerini bulmuşlar.
-Fotoğraflar nasıl bu kadar estetik…
-Kadın bir afet!
-Bu adam yemek mi yaptı? Değil evlilik ölüme kadar gider bu iş.
-Kadında çok ateşli ama kızıl saçlarında kaybolduğum…
Tam takmayıp yorumları okumaya devam edecekken biranda son yorumun ortadan kaybolmasıyla kaşlarım çatıldı. Bana ‘ateşli’ diyen adamın yorumu yoktu. Kullanıcı adını şans eseri aklımda tutmamla hesabını arattım ama kullanıcıya ulaşılamıyor yazısıyla karşılaşmıştım. Biranda yorumunu neden silsin ki adam? Normalde çok takmazdım ama bir anda olunca ilgimi çekmişti. Biri tarafından kaldırılmıştı… Ve bunu hangi dinazorun yaptığı çok belliydi! Sinirli bir nefes alıp telefonu kapattım ve kucağıma koydum. Aynı zamanda arabada durmuştu. Kafamı kaldırmamla ihtişamlı evimle karşılaşmıştım. Dertli bir nefes verdim. Alex’gil bugün kendi evlerine gitmişlerdi çünkü düğünden önce kendi evlerinde halletmeleri gereken işleri vardı.
Hala karşımdaki eve bakarken Luca’da sessizliğimi benimle paylaşıyordu. Düğün iki gün sonraydı… Gerçekten yapabilecek miydim? Beni ölüme terk etmiş babamın yaşaması için düşmanımla evlenecek miydim? Eğer evlenmezsemde babamgil öldürülecekti ve onları ben öldüreceğim için ölmeleri şuan bir işime yaramazdı. Zaten sahte bir evlilik olduğu için çokta zorlanmayacaktım. Yine kendi evimde olacaktım. Dante ne kadar konuşulacağını bilsede benim evimde yaşamaya başlamayı kabul etmişti. Son bir kez daha eve bakıp kapıyı kimsenin açmasına izin vermeden arabadan indim. Etrafa sakin bir göz gezdirdiğimde tüm korumaların burada olduğunu görmemle sırıttım. Benim için yetiştirilmişlerdi, ölseler bile o mezardan çıkıp emirlerimi uygulamaya gelirlerdi.
Topuklularımdan yankılanan sesle yavaş adımlarla bahçedeki koltuklara doğru yürüdüm. Benim oturmamla tüm korumalar karşıma dizilmişti. Hepsinde tekten gözlerimi gezdirdim. Ellerini önlerinde birleştirmiş kafalarını eğmeden bana bakıyorlardı.
“O gün sizin bir suçunuz olmadığını biliyorum. Zaten olsaydı emin olun şuan çoktan işkence sandalyemde olurdunuz.” Tabikide bu konuşmayı yapmadan önce Leo’dan bu işin aslını öğrenmesini istemiştim. O dörtlüden başka kimseye güvenmediğim için kendim araştırmadan öğrenebileceğim en yakın kişiler onlardı. Leo hemen o gün içinde bilgileri bulmuş ve bana göndermişti. Biri benim adıma onları uyarmıştı ama kimdi onu hala bulamamıştık. Yakında kokusu çıkardı. İçimden bir ses bu iş yine babamgile varacak gibi geliyordu ama sinirden gözüm dönmeden plan yapmalıydım.
“Bu sizi ilk ve son uyarım. Eğer bir daha böyle bir sorun olursa hiçbir açıklamanızı dinlemeden öldürürüm. Anladınız mı! Benim öldürme yöntemlerimi bizzat kendiniz gördünüz ve biliyorsunuz. Size tavsiyem karşımda değil yanımda olun. Aksi hali umurumda bile olmaz.” Luca, Esme ve Matteo’ya dönüp “Kaç yıl benimle çalışmış olsanız bile umurumda olmaz, direk öldürürüm sizi.” Bu işlerin başına geçtiğim zamandan beri benimle olan üç korumam olmaları hiçbir şeyi değiştirmezdi. Tek bir hatalarında bu iş biterdi.
“Bir şeye kara vericekseniz bana haber vericeksiniz. Biri zarar görürse bana sorup öyle gideceksiniz! Kafanıza göre kahramanlık yapmaya gidemezsiniz!” Anladıklarını belli edercesine kafalarını salladıklarında son bir kez daha onlara bakıp sonra eve doğru yürüdüm. Luca benden önce gidip kapıyı açmıştı. Yüzüne bile bakmadan içeri girdim ve kapıyı yüzüne kapattım. Uzun süre topukluların üstünde olduğum için ayaklarımda olan acıyla yüzümü buruşturup eğilip ayakkabıları çıkardım ve kenara bıraktım. Rahatlayan ayaklarımla salona giriş yaptığımda ceketimi ve çantamıda koltuğa fırlattım. Hızla üst kata çıkıp lacivert stitchli askılı V göğüs dekolteli bluz ve onunla takım olan tam kalçalarımda biten şortu giydim. Sonuçta mafya olunca sevimli şeyler giymek yasak değildi. Kimseye hesap verecek değildim. Makyajıda çıkarıp telefonumu aldığım gibi tekrar salona indim. Kendimide koltuğa fırlatıp bizim gruba girdim
Leo ve caariyeleri
Siz: Ben eve geldim. Ayrıca bu grup ismi hala sinir bozucu.
Havlayankaplumbağa: Sen benim adımı değiştirdin mi lan kızıl şeytan?
Siz: O ismi sana asla değiştirmeyeceğimi sana söylemiştim.
Havlayankaplumbağa: Bendende sana aynı cümle şamşeytanı uzak dur benden! Dünyanın en saçma adı falan olabilir. İnsan biraz yaratıcı olur bide iş kadını olucan sen.
Siz: Ağzını burnunu kırdığımda görürsün iş kadınını sen.
Havlayankaplumbağa: Uzak dur benden pis cadı. Hep beni özledin diye oldu bu değil mi? Doğru söyle bizi özlemden yataklara düştün değil mi?
Siz: Elimde çikolata, depresyon yeleğimle ‘Leo, Leo’ diye ağlıyorum.
Havlayankaplumbağa: Biliyordum, pis cadaloz kadın seni!
Tam cevap yazacakken kapının çalınmasıyla mesaja görüldü atmak zorunda kaldım. Evdeki çalışanların hepsi akşam işlerini halledip çıkmışlardı o yüzden kapıyı açacak kimse yoktu. Oflayıp kapıyı çalan kişiye söverken kapıya yürüdüm. Kapıyı açtığım gibi kapıdaki kişiyle göz göze gelmem bir oldu. Kaşlarım bana gerek kalmadan çatılmıştı.
Ne işi vardı burada?
BÖLÜM NASILDI?
OLAYLAR?
Bölüm adı….
EN SEVDİĞİNİZ KISIM?
Birrr sonraki bölümdee görüşmek üzereee♥️
kitap hakkında haber bilgi almak için instagram/tiktok / youtube :
marrybooks_lary
