1. bölüm · Aiden Cross- Kan Yemini (2)
Bölüm 1: “Kapının Ardındaki Adam
---
Brooklyn geceleri bok gibidir.
Gündüz herkes delikanlı kesilir… Gece olunca fare gibi tırıs tırıs evine kaçar.
Ama ışığı geç sönen tek yer vardır: Ty’s Gym.
Ty son poşeti çöpe fırlatıp demir kepengi indirmek üzereydi ki — çıt diye bir ses duydu.
Fare değildir. Rüzgar hiç değil.
Kapının tokmağı tek elle sıkılmış gibi eğrilmiş.
Ty dönüp bakınca istemsiz bir adım geri çekildi.
Hayatında ilk kez korkudan değil — saygıdan geri adım atmıştı.
Kapı çalınmadı.
Tek hamlede tekmelendi.
Demir gıcırdayarak yana savruldu.
İçeri giren adam… yürümüyor. Av gibi ilerliyordu.
Gövdesi resmen kapının tamamını kaplıyordu. Boynunda çapı bilek kalınlığında zincir gibi bir kolye.
Gözleri… sanki donmuş nehirden oyulmuştu.
Hava buz kesti.
Ty boğazını temizleyip ses çıkarmaya çalıştı:
> “Kimsin…?”
Adam İngilizceyi aksanla değil, bıçak keskinliğinde konuştu:
> “Ben Viktor Volkov.”
Ty yutkundu.
Adama değil — isime tepki verdi.
Çünkü bu isim yeraltında fısıltıyla geçerdi.
Rusya’da üç adam öldürüp hapse girdiği söylenirdi.
Hapisten nasıl çıktığı bilinmiyordu.
Çıktıktan sonra kimsenin karşısında iki round dayandığı görülmemişti.
Viktor ringin ortasına baktı.
> “Aiden Cross burada mı?”
Ty cevap vermedi.
Viktor başını çevirip Ty’ye baktı.
Bu bakış tehdit değildi.
Bildiri gibiydi.
> “Onu dövüşe çağırmaya gelmedim.”
Kısa bir sessizlik.
Sonra dudaklarından şu cümle çıktı:
> “Onu görmeye geldim.”
---
Viktor ringin ortasında duruyor. Sessizlik ağır. Ty, soğukkanlılığını korumaya çalışıyor.
> Ty: “Aiden burada değil. Bi’ şey bırakmak istiyorsan kağıt kalem getireyim.”
Viktor dişlerini gıcırdatarak gülümser.
> Viktor: “Ben mesaj yazmam.”
Adam elini kaldırır — kum torbasına sadece parmak boğumlarıyla dokunur.
TORBA KUP DİYE PATLAR. Gerçekten patlar. İçindeki kum yere gökkuşağı gibi saçılır.
> Viktor: “Ben mesaj bırakırım.”
Ty istemsizce geri çekilir. Ama korkudan değil — çünkü bu manyak gerçek.
Tam o anda kapıdan ayak sesleri gelir.
Aiden içeri girer.
Hafif terli. Üstünde hala antrenman şortu. İçerideki manzarayı görünce kaşları çatılır.
> Aiden: “Bu ne amına koyim?”
Ty araya girmeye çalışır.
> Ty: “Evlat—”
Aiden duymuyor bile. Ringin ortasına doğru yürür.
> Aiden: “Sen kimsin de benim salonumda artistlik yapıyorsun?”
Viktor ağır adımlarla Aiden’a döner.
> Viktor: “Sen… Aiden Cross.”
Aiden durmaz. Dibine kadar yürür.
> Aiden: “Eğer adımı biliyorsan, kaderini de biliyorsundur.”
Viktor gülmez.
> Viktor: “Sen benim kaderim değilsin…
Sen benim avımsın.”
İkisi yüz yüze.
Birbirlerine yumruk atmıyorlar.
Ama salonun havası yumruktan daha sert.
---
Viktor’un gözleri kararıp üzerine atılacağı an…
> Ty araya bir ağırlık diskini şangır diye zemine fırlattı.
Ses tok, metalik. İkisi de refleksle dönüp baktı.
Yaşlı adam öfkeyle bağırdı:
> Ty: “Benim salonumda sokak kavgası olmaz!”
Aiden sinirle dönüp tersledi:
> Aiden: “Bu adam kapımı kırdı Ty!”
> Ty: “Ring kırılmadı ya! Eğer birbirinizi öldürecekseniz kurallı öldüreceksiniz!”
Sessizlik.
Viktor Aiden’a baktı.
> Viktor: “Ben kuralla dövüşmem.”
Ty yana yürüyüp ringin halatlarına vurdu:
> Ty: “Bu ringde kural yok evlat. Sadece şahidim ben varım.”
Aiden direkt halatların altından içeri girdi.
Eldivenlerini bantlayacak zamanı bile yoktu. Sadece el bandajı, çıplak yumruk.
> Aiden: “Gel bakalım dağ adamı… bakalım yumruğun mu daha sert, beton mu.”
Viktor bir an durdu.
Sonra yavaş yavaş ringe çıktı.
Çıkarken metal halat gıcırdadı.
Ty ikisinin arasına geçti.
> Ty: “Bakın şimdi. Bu resmi maç değil. Bu idman değil. Bu dövüş bile değil.”
İkisi de Ty’ye bakıyor.
> Ty (sert, tok bir sesle):
“Bu bir uyarı.
Biri düşene kadar sürecek.
Dudak patlayabilir, kaburga kırılabilir, bayılabilirsiniz…
Ama BİR KURAL VAR.”
Aiden ve Viktor bekledi.
Ty parmağını kaldırdı.
> Ty: “KİMSE ÖLMEYECEK.”
Aiden çatık kaşla güldü.
> Aiden: “Söz veremem.”
Viktor da mırıldandı:
> Viktor: “Ben de.”
Ty içinden “Sikeyim böyle işi” dedi ama dışından demedi.
Bir adım geri çekildi.
Ve eliyle işaret verdi.
---
TY'NİN TOK SESİ:
> “BAŞLAYIN!”
---
