10. bölüm / 6
Adını koymadık 💛🐝Senin yanında daha iyi🌼
Bölümler 6Şu an: Senin yanında daha iyi🌼
- 1 1. Bölüm1.211 kelime
- 2 2. Bölüm1.040 kelime
- 3 3. Bölüm (mesajlaşma)413 kelime
- 4 4. Bölüm1.008 kelime
- 5 Bölüm 5922 kelime
- 6 Senin yanında daha iyi🌼890 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
“SENİN YANINDA DAHA İYİ”
Pazartesi sabahı okul her zamanki gibi kalabalıktı.
Marin koridorda Nisa'yla yürürken elindeki meyve suyunu içiyordu.
Nisa:
— Balım, bugün çok sessizsin.
Marin:
— Uykum var.
Nisa:
— Dün gece geç mi yattın?
Marin:
— Hayır.
Nisa:
— Onur'la mesajlaştın mı?
Marin bir anda Nisa'ya döndü.
Marin:
— Sen benim telefonumu mu takip ediyorsun?
Nisa:
— Yüzünden belli.
Marin:
— Ne yazdığımı bile bilmiyorsun.
Nisa:
— Ama gülüyorsun.
Marin:
— Gülmek yasak mı?
Nisa:
— Değil.
Marin:
— O zaman sus aşkım.
Nisa:
— Tamam balım.
Tam o sırada Onur ve Kutay karşıdan geldi.
Kutay:
— Günaydın.
Nisa:
— Günaydın aşkım.
Kutay:
— Uykunu aldın mı?
Nisa:
— Hayır.
Kutay:
— Neden?
Nisa:
— Seni özledim.
Kutay:
— Dün gördün beni.
Nisa:
— Yetmedi.
Kutay'ın yüzünde kocaman bir gülümseme oluştu.
Marin:
— Allah'ım sabah sabah başladı yine.
Onur:
— Kıskandın.
Marin:
— Ne alaka?
Onur:
— Bilmiyorum.
Marin:
— Çok konuşuyorsun bugün.
Onur:
— Sen de çok bakıyorsun.
Marin:
— Sana mı bakıyorum?
Onur:
— Evet.
Marin:
— Kendini fazla önemli sanıyorsun.
Onur:
— Sen öyle davranıyorsun ama.
Marin gözlerini devirdi.
Marin:
— Hadi sınıfa gidelim.
Onur:
— Önce kantine.
Marin:
— Ne alacaksın?
Onur:
— Sen ne istiyorsan.
Marin:
— Ben bir şey istemiyorum.
Onur:
— Tamam.
Marin:
— Ama çikolata alabilirsin.
Onur:
— Hani istemiyordun?
Marin:
— Fikrim değişti.
Onur:
— Şaşırmadım.
---
TENEFFÜS
Dört kişi kantinde otururken Evren yanlarına geldi.
Evren:
— Yer var mı?
Kutay:
— Var aga, otur.
Evren oturdu.
Evren:
— Marin, dün attığın fotoğrafı gördüm.
Marin:
— Hangisini?
Evren:
— Havuzdaki.
Marin:
— Nisa attı sana?
Evren:
— Evet.
Marin:
— Güzel çıkmışım ama.
Evren:
— Evet.
Onur sessizce çikolatasının paketini açıyordu.
Evren:
— Bugün okul çıkışı basket oynayalım mı?
Marin:
— Ben mi?
Evren:
— Evet.
Marin:
— Olur.
Onur çikolatadan bir parça aldı.
Onur:
— Sen basketbol oynamıyordun.
Marin:
— Artık oynuyorum.
Onur:
— Ne zaman karar verdin?
Marin:
— Şimdi.
Evren:
— Ben öğretirim.
Marin:
— Tamam.
Onur:
— Ben de gelirim.
Evren:
— Sen zaten oynuyorsun.
Onur:
— Marin de oynayacak.
Marin:
— Onur, sen niye benim adıma karar veriyorsun?
Onur:
— Çünkü basketbolu bilmiyorsun.
Marin:
— Öğrenirim.
Onur:
— Ben öğretirim.
Evren:
— Ben de öğretebilirim.
Onur ile Evren birkaç saniye birbirine baktı.
Kutay sessizce Nisa'ya eğildi.
Kutay:
— Başladı.
Nisa:
— Ne?
Kutay:
— Hiç.
Marin:
— Siz niye fısıldaşıyorsunuz?
Nisa:
— Bir şey yok balım.
Marin:
— Hı hı.
---
OKUL ÇIKIŞI
Basketbol sahasında Marin topu eline aldı.
Marin:
— Ben bunu nasıl atacağım?
Evren:
— Önce duruşunu düzelt.
Evren Marin'in yanına geçti.
— Ayağını biraz şöyle koy.
Marin:
— Böyle mi?
Evren:
— Evet.
Tam o sırada Onur yanlarına geldi.
Onur:
— Yanlış yapıyorsun.
Marin:
— Sen de başladın.
Onur topu Marin'in elinden aldı.
Onur:
— Bak.
Topu potaya attı.
ŞAAK.
Marin:
— Vay.
Onur:
— Gördün mü?
Marin:
— Evet.
Onur:
— Şimdi sen.
Marin topu aldı.
Onur:
— Gel.
Marin:
— Nereye?
Onur:
— Yanıma.
Marin yanına geçti.
Onur:
— Elini biraz yukarı kaldır.
Marin:
— Böyle?
Onur:
— Evet.
Onur eliyle topun yönünü gösterdi.
— Şimdi at.
Marin topu fırlattı.
Top çemberden sekip dışarı çıktı.
Marin:
— Ya!
Onur:
— Olur.
Marin:
— Olmadı.
Onur:
— İlk seferde olacak diye bir şey yok.
Marin:
— Sen ilk seferde yaptın.
Onur:
— Ben Onur'um.
Marin:
— Çok mütevazısın.
Onur:
— Teşekkürler.
Marin güldü.
Evren biraz uzaktan onları izliyordu.
Kutay yanına geldi.
Kutay:
— Bir şey mi oldu?
Evren:
— Yok.
Kutay:
— Suratından hiç öyle görünmüyor.
Evren:
— Onur'la Marin çok yakın.
Kutay:
— Evet.
Evren:
— Hep böyleler mi?
Kutay:
— Hep.
Evren:
— Anladım.
Kutay:
— Ama alışıyorsun.
Evren:
— Neye?
Kutay:
— Onların birbirine böyle davranmasına.
Evren cevap vermedi.
---
BİRAZ SONRA
Nisa sahaya geldi.
Nisa:
— Marin!
Marin:
— Efendim balım?
Nisa:
— Eve gidelim mi?
Marin:
— Olur.
Onur:
— Daha yeni başladın.
Marin:
— Yarın devam ederiz.
Onur:
— Tamam.
Marin topu Onur'a uzattı.
Marin:
— Teşekkür ederim.
Onur:
— Ne için?
Marin:
— Öğrettiğin için.
Onur:
— Bir şey değil.
Marin birkaç adım gittikten sonra geri döndü.
Marin:
— Onur.
Onur:
— Ne?
Marin:
— Yarın yine bana öğret.
Onur:
— Tabii.
Marin:
— Söz mü?
Onur:
— Söz.
Marin gülümsedi.
Nisa onun koluna girdi.
Nisa:
— Hadi balım.
Marin:
— Geliyorum.
İkisi uzaklaşırken Onur arkasından baktı.
Kutay:
— Kardeşim.
Onur:
— Ne?
Kutay:
— Çok belli ediyorsun.
Onur:
— Neyi?
Kutay:
— Hiç.
Onur:
— O zaman niye söyledin?
Kutay:
— Eğlencesine.
Onur:
— Salak.
Kutay:
— Sen daha salaksın.
Onur güldü.
---
AKŞAM
Marin yatağında telefonuna baktı.
Onur:
Yarın basketbol var.
Marin:
unutmamışsın
Onur:
unutmam.
Marin:
iyi
Onur:
neden?
Marin:
sen öğretiyorsun ya
Onur:
başka biri öğretemez mi?
Marin birkaç saniye düşündü.
Marin:
öğretebilir
Onur:
o zaman?
Marin:
ama ben senin öğretmeni olmanı istiyorum.
Onur uzun süre cevap yazmadı.
Marin:
uyudun mu?
Onur:
hayır.
Marin:
neden cevap vermiyorsun?
Onur:
hoşuma gitti.
Marin'in yüzünde küçük bir gülümseme oluştu.
Marin:
neyin?
Onur:
benim yanımda daha rahat olman.
Marin bir süre ekrana baktı.
Sonra yazdı:
Marin:
senin yanında zaten hep rahatım.
Onur:
Onur:
biliyorum.
Marin:
iyi geceler aga
Onur:
iyi geceler Marin'im.
Marin telefonu göğsünün üzerine bıraktı.
Kendi kendine mırıldandı:
— Aptal...
Ama gülüyordu.
Ve Onur da kendi odasında aynı şekilde gülümsüyordu.
İkisinin de söylemediği tek bir cümle vardı.
Ama ikisi de zaten biliyordu.
Bölüm etkileşimi
