8. bölüm / 6
Adını koymadık 💛🐝4. Bölüm
Bölümler 6Şu an: 4. Bölüm
- 1 1. Bölüm1.211 kelime
- 2 2. Bölüm1.040 kelime
- 3 3. Bölüm (mesajlaşma)413 kelime
- 4 4. Bölüm1.008 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 Bölüm 5922 kelime
- 6 Senin yanında daha iyi🌼890 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Okul bugün normal bir okul değildi.
Bahçede stantlar kurulmuş, müzik açılmış, öğrenciler ellerinde su tabancaları ve şişelerle birbirlerini ıslatıyordu.
Bugün şenlik günüydü.
Marin, Nisa, Onur ve Kutay bahçenin ortasında birbirlerini kolluyordu.
Marin: — Nisa, Onur'a dikkat et!
Nisa: — Sen Kutay'a bak!
Kutay: — Ben buradayım zaten!
Marin: — KİM SANA SORDU AGA?!
Kutay: — Seni de ıslatırım.
Marin: — Deneme.
Tam o sırada arkadan bir ses geldi.
Evren: — Ben de katılabilir miyim?
Kutay elindeki su tabancasını kaldırdı.
Kutay: — Gel gel aga!
Evren: — Sonra kızma ama.
Kutay: — Gel dedik.
Evren hiç düşünmeden oyuna dahil oldu.
Ve yaklaşık üç saniye sonra...
ŞLAAAAK!
Evren elindeki suyu Marin'in üzerine boşalttı.
Marin: — EVREN!
Evren kahkaha attı.
Evren: — Şenlik bu.
Marin: — SEN BİTTİN!
Marin su tabancasını Evren'e çevirdi.
Evren kaçtı.
Marin peşinden koştu.
Nisa da Onur'u gördü.
Nisa: — Onur!
Onur: — Ne?
Nisa elindeki suyu direkt Onur'un üstüne boşalttı.
Onur: — NİSA!
Nisa: — AHAHAHAHA!
Kutay: — Aşkım kaç!
Nisa: — Sen de kaç!
Kutay daha arkasını dönmeden Evren ona suyu bastı.
Kutay: — LAN!
Evren: — Belli olmaz Kutay.
Kutay: — SENİ YAKALARSAM—
Onur: — Kutay!
Kutay: — Ne?!
Onur elindeki şişeyi kaldırdı.
Kutay: — Onur, yapma.
Onur: — Ne yapmayayım?
Kutay: — O şişeyi indir.
Onur: — Niye?
Kutay: — Onur.
Onur: — Kutay.
ŞAAAAAK!
Tam bir litre su Kutay'ın kafasından aşağı döküldü.
Kutay birkaç saniye hareketsiz kaldı.
Nisa: — AHAHAHAHAHAHA!
Evren: — Abi...
Marin: — ONUR AHAHAHAHA!
Kutay saçlarından akan suyu eliyle sildi.
Kutay: — Kaçın.
Onur Marin'e baktı.
Marin: — Kaç.
Onur: — Kaç.
Marin: — KAÇ!
İkisi beraber koşmaya başladı.
Kutay: — ONUR!
Marin: — AHAHAHAHAHA!
Kutay peşlerinden koşarken Marin bir anda durdu.
Marin: — Bir dakika!
Onur: — Ne?
Marin elindeki suyu kaldırdı.
Marin: — Ben onu ıslatacaktım!
Onur: — Kimi?
Marin: — SENİ!
Onur: — Hadi oradan.
Marin: — Gel buraya!
Onur: — Yakala.
Marin: — ONUR!
Onur koşmaya başladı.
Marin: — GEL BURAYA!
TUVALET
İkisi sonunda okulun tuvaletlerinin olduğu koridora kaçtı.
Erkek ve kız tuvaletleri yan yanaydı ve aralarında ortak bir alan vardı. Kurutma makineleri de oradaydı.
Marin nefes nefese kaldı.
Marin: — Sen... kaçtın.
Onur: — Evet.
Marin: — Korktun.
Onur: — Senden mi?
Marin: — Evet.
Onur: — Tabii.
Marin: — Çok komik.
Onur gülerek saçlarından akan suyu silmeye çalıştı.
Marin: — Saçım mahvoldu.
Onur: — Kurutma makinesi var.
Marin: — Görüyorum.
Marin saçlarının önünü kuruttu.
Sonra arkasını çevirdi.
Marin: — Onur.
Onur: — Efendim?
Marin: — Şu saçlarımın arkası kurumadı. Kurutur musun?
Onur hiç düşünmeden:
— Tabii Marin'im.
Marin'in yanakları bir anda kızardı.
Onur bunu fark etmedi.
Kurutma makinesini aldı ve Marin'in saçlarının arkasını kurutmaya başladı.
Marin sessizleşti.
Onur: — Çok mu sıcak?
Marin: — Hayır.
Onur: — Emin misin?
Marin: — Evet.
Bir süre sadece makinenin sesi duyuldu.
Tam o sırada Evren koridordan geldi.
Elinde iki telefon vardı.
Marin ve Onur'un telefonlarını şenlik alanında unutmuşlardı ve Evren onları almıştı.
Evren içeri baktı.
Onur, Marin'in saçlarını kurutuyordu.
Evren bir an durdu.
Sonra hiçbir şey söylemeden birkaç saniye bekledi.
Marin: — Onur'um bir şey soracağım.
Onur: — Söyle amar.
Marin'in yüzünde anında bir gülümseme oluştu.
Amar.
İspanyolca bilmiyordu ama bir süre önce kendisine İspanyolca yol soran birine hiçbir şey anlamadığı için “amar” deyip geçmesiyle Onur'un diline dolanmıştı.
Üstelik Onur bunu özellikle Marin'le dalga geçmek için kullanıyordu.
Marin: — Sana kaç kere söyleyeceğim, bana amar deme.
Onur: — Ama çok yakışıyor.
Marin: — Aga...
Onur: — Efendim amar?
Marin: — Seni—
Evren öksürdü.
İkisi de dönüp ona baktı.
Evren telefonları uzattı.
Evren: — Telefonlarınız.
Marin: — Teşekkürler Evren.
Onur: — Sen basketbol maçında oynayacak mısın?
Evren: — Evet.
Onur: — Güzel.
Evren: — Ama biz rakibiz.
Onur: — Farkındayım.
Marin: — Off, acaba kim alacak.
Tam o sırada Kutay geldi.
Saçları hâlâ hafif ıslaktı.
Kutay: — Tabii ki biz.
Evren: — Belli olmaz Kutay.
Kutay: — Belli olur.
Marin: — Siz konuşun, ben Nisa'ya bakayım.
Marin çıkacakken Onur arkasından seslendi.
Onur: — Saçların tam kurumadı.
Marin durdu.
Saçlarına dokundu.
Marin: — Kurutamamışsın demek ki.
Onur: — Ben gayet güzel kuruttum.
Marin: — Yine de kurumamış.
Ve Marin koşarak Nisa'nın yanına gitti.
Kutay, Onur'a baktı.
Kutay: — Sen mi kuruttun saçlarını?
Onur: — Evet. Yani olamaz mı?
Evren'in yüzü hafif gerildi.
Evren: — AŞIRI NORMAL YA.
Kutay ona döndü.
Kutay: — Amar utandı gibi.
Evren: — Amar kim?
Kutay: — Hee, sen bilmiyorsun.
Kutay gülerek Onur'a baktı.
Kutay: — Marin Amar.
Evren: — Hmm.
Onur: — Hadi. Maçın antrenmanına yetişelim. Otuz dakika var maça.
Kutay: — Gel.
Evren: — Tamam.
Üçü erkeklerin olduğu tarafa doğru yürümeye başladı.
ŞENLİK ALANI
Marin, Nisa'nın yanına geldi.
Nisa: — Neredeydin balım?
Marin: — Ya şey...
Nisa: — Ne oldu?
Marin: — Onur'la tuvalete gittik.
Nisa'nın kaşları kalktı.
Marin: — Yanlış anlama!
Nisa: — Daha bir şey demedim.
Marin: — Saçlarımız ıslanmıştı.
Nisa: — Tamam.
Marin: — Kurutma makinesiyle kuruttuk.
Nisa: — Tamam.
Marin: — Sonra telefonlarımızı Evren getirdi.
Nisa: — Tamam.
Marin: — Sonra Onur saçımın arkasını kuruttu.
Nisa: — ...
Marin: — Ne?
Nisa: — Bak bence doğruları söylemeliyim.
Marin: — Tabii.
Nisa ona döndü.
Nisa: — Onur sana aşık bence.
Marin'in yüzü anında kızardı.
Marin: — Alakası yok!
Nisa: — Marin.
Marin: — Onunla ben ne alaka yani?!
Nisa: — Saçını kurutmuş.
Marin: — E ne olmuş?!
Nisa: — “Marin'im” demiş.
Marin: — Bana sürekli öyle diyor!
Nisa: — “Amar” da diyor.
Marin: — O benimle dalga geçmek için!
Nisa: — Peki.
Marin: — Ne “peki”si?
Nisa: — Hiç.
Marin: — Onur bana aşık falan değil.
Nisa: — Tamam.
Marin: — Ben de ona aşık değilim.
Nisa: — Tamam.
Marin: — Hem niye olayım?
Nisa: — Ben bir şey demedim.
Marin: — Zaten ben de diyorum.
Nisa: — Tamam balım.
Marin: — Nisa.
Nisa: — Efendim?
Marin: — Sus.
Nisa gülmeye başladı.
Marin: — Ne gülüyorsun?!
Nisa:
— Arkana bak.
Marin'in gülümsemesi yavaşça kayboldu.
Çünkü arkasında...
Onur duruyordu.
Marin'in yüzü bembeyaz oldu.
Onur ellerini cebine sokmuş, ona bakıyordu.
Marin: — ...
Nisa: — ...
Onur: — ...
Marin yutkundu.
Onur: — Ben neymişim?
Marin'in ruhu o an bedenden ayrıldı.
Bölüm etkileşimi
