22. bölüm · Adını bilmediğim ses

20. Bölüm: Siyah Zarftaki Feryat

Sessiz Kalem

Karşımdaki tanıdık gözler, sokağın loş ışığında bir bana, bir de köşedeki çöp kutusunun üzerinde duran o siyah zarfa bakıyordu. Aramızdaki sessizlik, az önce sokağı inleten motor sesinden çok daha sağırdı. İçimden bir ses ne pahasına olursa olsun o zarfı ondan önce almam gerektiğini fısıldıyordu. Adını bilmediğim ses, o zarfı sadece benim için bırakmıştı.
"O ne?" diye sordu, sesindeki şüphe parmaklarımı buz kestirmeye yetti. "Az önce arkanda biri mi vardı senin?"
"Hayır," dedim aniden. Sesim bu kez düşündüğümden daha dik, daha kararlı çıkmıştı. "Kimse yoktu. Yalnızca hava almak için çıkmıştım, arabanın ışıklarını görünce irkildim."
Bana tamamen inanmadığını yüzündeki o gergin ifadeden görebiliyordum ama daha fazla üstelemedi. "Bu saatte buralar tekin değil, içeri gir hadi," diyerek arabasına doğru geri adımladı.
O arkasını döndüğü an, hayatımın en hızlı kumarını oynadım. Sessizce, parmak uçlarımda köşeye doğru iki adım attım ve o siyah zarfı cebime tıktım. Zarfın soğuk dokusu tenime değdiği an göğsüme ağır bir yük oturdu.
Odama dönüp kapıyı arkamdan kilitlediğimde kalbimin ritmi hâlâ normale dönmemişti. Masanın üzerindeki lambayı yakıp yatağın kenarına çöktüm. Cebimdeki zarfı çıkarırken ellerim titriyordu. Zarfın üzerinde hiçbir isim, hiçbir adres yoktu. Sanya simsiyah bir kağıt parçası...
Yavaşça zarfın ucunu yırttım ve içindeki beyaz not kağıdını çıkardım. Kağıt açıldığında, o adını bilmediğim sesin telefondaki o fısıltısı bu kez harf olup gözlerimin önüne serilmişti. Kırmızı mürekkeple, el yazısıyla tek bir cümle kazınmıştı sayfaya:
"Sana en yakın olanlar, aslında sesini en çok boğanlardır. Aynaya her baktığında kaçtığın o büyük çığlığı hatırla... O gün o karanlıkta aslında yalnız değildin."
Gözlerim karardı, nefesim kesildi. Kimsenin bilmediği, zihnimin en derin dehlizlerine gömdüğüm o eski çocukluk korkum şimdi bu satırlardaydı. Tam o sırada telefonum masanın üzerinde acı acı titremeye başladı. Ekranda yine o gizli numara yazıyordu...

Evvet bir bölümümüzün daha sonuna geldik beğeni ve yorumları unutmayalım can okurlarım...❤❤

Sessiz kalem
—Kelimelerim sesimdir...