20. bölüm · Adını bilmediğim ses

18. BÖLÜM: NEFES ARALIĞI

Sessiz Kalem

Yerdeki fotoğrafı hızla alıp cebime tıktım. Kahveden yükselen o son dumanlar, Kaan’ın hala bu dükkanın duvarları arasında gizlendiğinin kanıtıydı. Kaçmasına izin vermeyecektim. Artık sadece bir sesin peşinde değildim; çalınan geçmişimin, o fotoğraftaki küçük kızın hesabını sormam gerekiyordu.
"Kaan! Saklanmayı bırak!" diye bağırdım. Sesim plakların cızırtısına karışıp dükkanın loş köşelerinde yankılandı.
Arka kapının hafifçe aralık olduğunu fark ettiğimde, düşünmeden oraya atıldım. Dar, karanlık bir sokağa açılan o kapıdan dışarı fırladım. Yağmur çiselemeye başlamıştı, asfaltın o keskin kokusu havayı sarmıştı. Sokağın ucunda, köşeyi dönen siyah bir karaltı gördüm.
"Dur!" diye haykırdım ve koşmaya başladım.
Nefesim kesiliyor, kalbim göğüs kafesimi parçalamak istiyordu ama durmadım. Köşeyi döndüğümde karşımda sadece çıkmaz bir sokak ve duvarın dibine bırakılmış eski bir radyo vardı. Radyodan hala o aynı şarkı yükseliyordu. Tam hayal kırıklığıyla arkama dönecekken, ensemde o çok tanıdık, ılık nefesi hissettim.
"Çok hızlı koşuyorsun Lara," dedi o ses. O kadar yakındı ki, parfümlerinin kokusuyla yağmurun kokusu birbirine karışmıştı. "Ama geçmişinden kaçarken bu kadar hızlı olamazsın."
Vücudum kaskatı kesildi. Arkamı dönmeye cesaret edemiyordum. İlk kez sadece bir telefonun ucunda değil, tam arkamdaydı. Bir elin omzuma dokunur gibi olduğunu hissettim ama parmakları tenime değmedi, sadece gölgesi üzerime düştü.
"Kimsin sen?" diye fısıldayabildim.
"Ben senin sustuğun her şeyim," dedi. Ve ben daha arkama dönemeden, sokağın girişinde bir arabanın farları parladı. Gözlerim kamaşırken o sıcaklık bir anda yok oldu.

— sessiz kalem
Kelimelerim sesimdir...

Begeni ve yorumlarınızı bekliyorum can okurlarım❤