24. bölüm · ABİMİN ARKADAŞI <Yarı Texting>

23.BÖLÜM

𝐸𝑐𝑟𝑖𝑛𝑖𝑚𝑠𝑖 💙

Rüzgar’ın kükremesi koridorda yankılanırken Polat henüz aldığı darbenin şokunu atlatamamıştı.

Rüzgar bir hışımla aradaki mesafeyi kapatıp yerdeki Polat’ın yakasına yapıştı ve onu tek hamlede ayağa kaldırıp duvara çarptı.

Yüzündeki öfke o kadar saf ve yakıcıydı ki nefesim kesildi. Polat tam doğrulup karşılık vermeye yeltenirken, Rüzgar sağ yumruğunu onun çenesine geçirdi.

Kemik sesini koridorun fayanslarında duydum. Polat geriye doğru sendeleyip yere düşerken burnundan sızan kan çenesine doğru süzülmeye başladı.

"Rüzgar, dur!" diye bağırdım ama beni duymuyordu bile. Gözü tamamen dönmüştü.

Polat, dudağındaki kanı silip doğrulmaya çalışırken "Sana ne lan, sana ne oluyor?" diye hırladı. Ama lafını bitirmesine fırsat kalmadan Rüzgar üzerine çullandı.

Onu tişörtünden yakalayıp sertçe yere savurdu ve üzerine çıkarak suratına peş peşe iki yumruk daha indirdi. Polat’ın kafası her darbede soğuk mermere çarpıyordu.

"Benim olan şeye el uzatmanın bedelini ödeteceğim sana!" diye kükredi Rüzgar. Sesi adeta koridoru titretiyordu.

Sağ yumruğunu bir kez daha geriye çektiğinde Polat’ın kaşı çoktan patlamıştı ve savunmasız bir şekilde ellerini yüzüne siper etmeye çalışıyordu.

Rüzgar’ın eklemleri kan içinde kalmıştı; Polat’ın kanı ile kendi öfkesi birbirine karışmıştı.

Polat’ın göğsüne sert bir tekme savurup onu fırlattı. Polat acıyla kıvranarak duvara yaslandı, nefes almakta zorlanıyordu.

Rüzgar, bir kaplan gibi üzerine yürüdü, yakasını son bir kez daha kavrayıp yüzünü kendi yüzüne yaklaştırdı.

Polat’ın gözlerindeki o küstah ifadeden eser kalmamıştı; yerini saf bir korku almıştı.

"Bir daha onun yanına yaklaşmayı bırak, adını bile ağzına alırsan seni bu mekâna gömerim. Anladın mı beni? Mahvederim seni!"

Rüzgar onu çöp gibi kenara fırlattı. Polat olduğu yere yığılırken öksürük krizine girdi, ağzındaki kanı yere tükürdü. Rüzgar ise nefes nefese kalmış bir halde, titreyen elleri ve öfkeyle kalkıp inen göğsüyle bana döndü.

Bakışlarındaki o yıkıcı fırtına beni gördüğü an duruldu. Yanıma gelip hızlıca elimden tuttu, Polat’a son bir nefret dolu bakış fırlattıktan sonra beni koridordan çekip çıkardı.

Can ve Duru "Noluyor?" Diye peşimizden gelmeye çalışsa da Rüzgar el işaretiyle onları durdurup hızlıca beni arabaya bindirdikten sonra arabayı çok hızlı bir şekilde sürmeye başladı.

Az önceki gözlerindeki öfkeyi gördüğümden beri bir kelime etmedim. Sadece nereye gidiyorsak artık gideceğimiz yere varmamızı bekledim.

Ormanın içinde ıssız bir mekana geldiğimizde arabayı durdurup "İnip yanıma gelir misin?" diye sordu. Kafamı onaylarcasına sallayıp arabadan indim.

Kenardaki kaldırım gibi olan yere doğru ilerleyip oturdu. Yanına gidip ben de oturdum.

"Öncelikle senden özür dilerim ne olursa olsun gözünün önünde vahşi ve canice yapmak istemezdim. Gördüklerin için kusura bakma. Ama dayanamadığım için oldu."

"Sıkıntı değil,sen gelmesen de ben yapardım" dedim gülerek.

"Gördüm ama nasıl dizini vurdun?"

"Ben böyleyim işte" dedim ve bu dediğime ikimizde gülmüştük. Aklıma gelen şeyle bir an duraksadım.

"Bir dakika bir dakika sen ne zamandan beri oradaydın?"

"En başından beri."

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Aboo
En başından beri.
Sevgilim dediği yer 💅🏻