23. bölüm · ABİMİN ARKADAŞI <Yarı Texting>
22.BÖLÜM
Hümeyra'dan
"Ha geldi bizimkiler" dedi Can bizi göstererek. Polat ve Durunun bakışları da bize döndü. Duru bize hayran dolu bakışlarla bakarken Polat ise anlam vermediğim bakışlarla önce Rüzgar'ın elinin olduğu yere baktıktan sonra bakışlarını bize çevirdi.
"Hoşgeldiniz" dedi Duru ayağa kalkıp yanıma gelerek. "Hoşbulduk" dedim ve ona sarıldım.
"Pek de hoş gelmemişiz galiba" dedi Rüzgar yanıma gelerek. "Nerden çıktı bu kardeşim?" Diye sordu Can.
Rüzgar "Polat, iyi misin?" Dedi ona dönerek. "Kızarmışsın, girdikten beri de bakışların hiç hayra alamet değil. O bakışlarını ve suratsız suratını düzelt, yoksa ben düzeltmek zorunda kalırım"
"Düzeltsene" dedi ayağa kalkıp sandalyesi geriye ilerlerken. Rüzgar tam yüzüne yumruğu yapıştıracaktı ki aralarına girdim.
"Tamam,çocuklaşmayın. Rahat durun,geçin oturun. Biz eski günleri yâd etmek için toplandık,siz kavga edeseniz diye değil"
Polat "Size iyi eğlenceler" deyip yanımızdan ayrıldı. Rüzgar'a baktığımda sandalyelerden birini çekip oturmuştu.
Can "Bu neydi şimdi abi?" Dedi. "Hiçbir şey Can,kapatın konuyu" dedim. Hiçbir şey anlamamıştım zaten.
Etraftaki negatif enerji dağılmış sohbete başlamıştık. Eski günlerden bugüne kadar bütün anılarımızı hatırlayıp gülmüştük.
"Küçükken sırf kendi kamyonumu ona vermedim diye kafamı ısırmıştı" Rüzgar'ın bu dediğine şaşırmıştım. Ama kendimden ödün vermeyecektim.
"Abartma Rüzgar ne ısırması?" dedim. Ama çok kötü ısırmıştım hatta hatırladıklarıma göre iz kalmıştı.
"İzi duruyor göstereyim istersen" Evet doğru hatırlıyormuşum.
Kafasındaki izi herkese göstermişti. En son benimde gözüme sokmuştu tabi. Baya da kötü ısırmışım.
"Bana vermemiştin ama Damlaya vermiştin."
"Hangi Damla?"
13 yıl önce,Anaokulu
Hümeyra ve Ecrin abilerini anaokulundan almak için giden annelerinin peşlerine takılmıştı.
İkiside henüz daha 3 yaşındaydı.
Daha henüz içlerinde oldukları dünyayı tanıyamayacak kadar masumlardı.
Anaokuluna vardıklarında Hümeyra abisi ile gelen Rüzgar'ın elindeki mavi kamyondan gözünü alamamıştı.
Henüz yavaş yavaş konuşmaya başlamıştı. Rüzgar'ın yanına gidip elindeki kamyonu işaret parmağıyla gösterip "Ba ve" dedi ve iki elini açtı.
"Hayır Hümeyra olmaz" dedi ve kamyonu arkasına sakladı.
Rüzgar'ın arkasından gelen bir kız gelip "Rüzgar kamyonuna bakabilir miyim?" Diye sordu. Rüzgar ise "Olur tabii ki al bak Damla" dedi ve kamyonu ona uzattı.
Hümeyra bu duruma çok sinirlendi ve Rüzgar'ın üstüne atlayıp onu yere düşürdü.
Kafasına dişlerini geçirmesiyle Rüzgar bağırmıştı. "Anne! Acıyor!".
Hem Hümeyra'nın hem Rüzgar'ın annesi gelip Hümeyra'yı zor da olsa Rüzgar'ın üstünden alabilmişlerdi.
Günümüz
"Tamam tamam sen kazandın" dedim gülüp pes ederek. Hep beraber dediğim şeye gülerken "Ben bir tuvalete gideyim" diyip masadan kalktım.
Tuvalete girdiğimde makyajımı tazeleyip tam çıkacaktım ki kapıdan çıkmamla beraber bir elin kolumu sıkıca tutup kenara çekmesiyle sırtımı duvarda hissettim.
Gözlerimi refleks olarak kapatmıştım. Açmamla karşımda Polatı görmem bir oldu.
"Sen ne yaptığını sanıyorsun ya bırak beni!"
"Rahat dur güzelim canını acıtmak istemiyorum"
"Kes sesini! Bana da bir daha güzelim deme! Dişlerini söker senim ellerine veririm!"
"Bak ya neyse konumuz bu değil. Rüzgar ile sen ne alaka?"
"Sanane! Seni ilgilendirmiyor!"
"İlgilendiriyor kızım sana deliler gibi aşık olan benim o piç Rüzgar değil"
"Düzgün konuş sevgilimle!"
Bir anlık ağzımdan çıkmıştı.
"Bak sen sevgilim diyen ağzını neyse benim olacaksın şimdi" diyip tam beni de alıp gitmeye yeltenirken kolundan tutup bana çevirdikten sonra kasıklarına dizimi geçirdim.
"Aah!" Diyip yere yığılırken bir anda gelen sesle irkildim.
"Seni orospu çocuğu!"
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Ama kıskanç....
