4. Bölüm ilk defa

Vaveyla Yazarı: lacroix Blox

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: 4. Bölüm ilk defa

‎Babamı yedi dakika sonra normla odaya almışlardı. Teyzem, babam ile görüştükten sonra ona eve gitmesini söyledim. Çünkü yarın uçağı vardı, dinlenmesi gerekiyordu.
‎Teyzem gitmeden sarılma bahanesi ile cebime para sıkıştırmıştı. Geceyi hastanede babamın yanında geçireceğimi bildiği için bir arkadaş aracılığıyla bana giyinecek birkaç parça kıyafet yollamıştı. Yatmadan önce gönderdiği kıyafetleri giyindim ve yatağın yanındaki koltuğa uzandım.
‎
‎Açık konuşmak gerekirse koltuk pek rahat değildi. Bu yüzden saat 7 sularında kalktım. Babamı uyanması için bekledim ama pek oralı olmadı. Boş zamanı değerlendirme amacıyla koşuya çıktım. Geri döndüğümde babam hala uyuyordu. Bende koltukta telefonla oyalanmaya başladım.
‎Şükürler olsun ki babamın aklına uyanmak gelmişti. Saat bir olmuştu ya. Saat bire kadar hangi insan uyur ki? Hasta olduğu için sinirimi bir kenara attım ve mutlu olsun diye şirinlik yaptım. Neşeli bir şekilde babamın yanına gittim. “Baba” harfleri bilerek uzatmıştım. Küçük bir kıkırtı döküldü dudaklarından. Sarılmam için kollarını açtı. Yüzümde bir gülümseme ile ona sarıldım. Bir süre sarıldıktan sonra kapı çaldı. Tahminlerime göre hemşire gelmişti. Gözlerimi kıstım ve elimi uzattım.
‎“Bence Hemşire” dedim. Gülerek iddiayı kabul etti. “Bence doktor” gülerek ayağa kalktım ve camın önüne ilerledim. Babam arkamdan seslendi. “Girebilirsin.” Kapı açıldı. “Merhaba Kaan Bey.” Adımlarım duraksadı. Konuşan kişi Atlastı.
‎Atlas konuşmaya devam etti, ama ben olduğum yere çivi gibi çakılmıştım. İçimdeki ses gidip onunla konuşmak istiyordu. Bir tarafım Hayata bir kere geliyorsun. Git ve konuş.Diyordu. Öteki tarafım ise ‘olabilidğince uzak dur’ diye bağırıyordu. Derin bir nefes aldım. Ve yüzlerine hadi bakmadan kapıya çıktım. Ben çıktıktan bir kaç dakika sonra kapı tekrar açıldı ve Atlas çıktı. Beni görmedi ve yürümeye devam etti.
‎Peşinden “Hey.” Diye seslenmek zorunda kaldım. Sesimi duyunca durdu. Bir iki saniye sonra döndü. ‘Efendim’ der gibi baktı. “Müsaitsen bir konu hakkında konuşmak istiyorum.” Dedim. Yüzüne bakacak cesaretim yoktu. Kolu kaldırdı ve saatine baktı. “Tabi molaya giriyorum. İstersen aşağıda konuşalım.” Oh, bu kadar hızlı beklemiyrodum. Dudakalrımda oluşan istemsiz gülümseme ile başımı salladım, yürümeye başladık.
‎Aşağı katta bir Kafe’ye oturduk. Siparişlerimizde gelince konuşmaya hazırdık. Derin bir nefes aldım. “Tekrar teşekkür ederim.” Diye söze başladım. “Rica ederim” diye yanıtladı. Artık o da kim olduğumu anlamıştı. Bir süre sesiz kalınca o konuşmaya başladı. Bense hala yüzüne bakamıyordum. “Sana yaşaman için ilk sebep. Baban. Seni çok seviyor, tamam belki aile içi sorunlar olabilir onu bilemem.” Omuz silkti “Eğer o gece gitseydin. Yıkılırdı.” Dedi. Gözlerine baktım. “Gerçekten mi?” diye sordum. Çünkü sölyediği şeylerden emin olamıyordum. Babam bir gün beni çok seviyor gibi bir gün nefret ediyor gibi davranıyordu. Yaslanmayı bıraktı ve masada olabildiğince bana yaklaştı. “Gerçekten. İnsanları okumakta iyiyimdir.” Dedi.
‎Ona içimi dökmek için kıvranıyordum ama yapamıyordum. Cesaretim yoktu. Halimi görünce kıkırdayarak arkasına yaslandı. Çok güzel gülüyordu. Bende hafiften sırıtmaya başlamıştım. “Hadi. Anlat bakalım. Dinliyorum.” Arkasına yaslaandı. “Sonuçta bir söz verdim.”Sözleri garip bir şekilde ikna ediciydi. “Kendimce nedenlerim vardı. Babam beni seviyor olabilir ama bu sevgiyi nasıl göstereceğini bilmiyor. Bana para veriyor ya da pahalı hediyeler alarak sevgisin gösterdiğini sanıyor.” Dedim. “Bir de okuldaki kızlar var. O konuları biliyorsundur, klasik şeyler bir grup kız başka bir kıza zorbalık yapıyor. Tamam bak sadece zorbalık yapsalar bir sorun yok. Ama söyledikleri şeyler...” sustum. Bakışlarımıparmaklarıma indirdim. Gözlerim dolmuştu.
‎Atlas sandalyesini bana yanaştırdı ve sıkı sıkı sarıldı. “Lina” diye fısıldadı. “Derin nefes al, sakinleşmene yardımcı olur.” Dedi. Sakinleşmek istemiyordum. Uznaıp elimi tutu. “Derin nefnes.” İstemeden de olsa dediğini yaptım.
‎Biraz daha sohbet ettikten sonra masadan kalktık. Cebine uzandı. Tek kaşım emrakla havalandı. Telefonun uzattı. “İstersen bana numaranı ver. Daha sonra konuşmaya devam ederiz olur mu?” diye sordu. Normal sesi biraz kalındı. Ama benimle konuşurken sesini yumuşatıyordu. Kafamı salladım ve telefonu alıp numaramı yazdım. Birlikte babamın odasına giitik. Kapı’nın önünde durup yükünü duvara verdi. “İstediğin zaman arayabilir ya da mesaj atabilirsin.” Dedi.
‎Gülerek elini kafamın üstüne koydu ve saçımı karıştırdı. “Tamam mı? Kumral kedi.” dedi. Kafamı kaldırıp lacivert gözlerine baktım. “Görüşürüz.” dedim harfleri uzatarak. Küçük bir kıkırtı döküldü dudaklarından. O da bana ayak uydurarak kelimeleri uzattı.“Görüşürüz”
‎
‎

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

0okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.