2. bölüm / 6
7 Dakika:Geri sayım1. Bölüm:Sessiz çığlık
Bölümler 6Şu an: 1. Bölüm:Sessiz çığlık
7/07/????
Yağmurlu havaya rağmen üstümde sadece bir tişört ile evden çıkmıştım. Yağmur tüm gücüyle yağıyordu ve görüş açımı kısıtlıyordu.
İnanca göre yağmurlar meleklerin göz yaşıydı. Bir yerde ne zaman biri ölse ya da ölecek olsa melekler onlar için ağlarlarmış. Buna bende inanıyordum.
Sağ kolumda olan ‘düşmüş melek’ dövmesini de bu yüzden yaptırmıştım. İlk ve son dövmemdi.
Çocukluğumun geçtiği parka gelmiştim. Merkezden uzakta bir parktı, insanlar genelde buraya piknik yapmaya gelirdi.
İnsanların buraya asıl gelem sebebi dereydi.
Buradaki dere doğrudan denize bağlanıyordu. Derenin üstündeki köprüye geldim ve paslanmış demirlere yaslanıp biraz dereyi izledim. Hava yağmurlu ve rüzgârlı oluğu için fazlasıyla hırçındı.
Evden çıkarken yanıma aldığım tek şey günlüğümdü. Günlüğümü alıp son sayfasını açtım. Sinir esnasında neden yazdığımı anlamadığım sayılar vardı. İlk sayı 7’di. Defteri demirlerin üzerine bıraktım ve sayfalar rüzgâra teslim oldu. 6… 5… Demirden destek aldım ve sağ ayağımı demirin öteki tarafına geçirdim. Sol ayağımı da demirden geçirdim ve dereye döndüm, gözümü kapattım. Dudaklarımdan sesiz bir kelime döküldü. “Elveda” Sonrada küçük bir gülümseme.
Paslı demiri tutan ellerim gevşemişti ki birinin bağırışını duydum.
Arkamı dönüp bağıran kişiye baktım. “Yapma!” demişti bir ses. Gözlerimi açıp arkamı döndüm. Karşımda kapüşonlu bir çocuk vardı. Onu görünce soğuk bir rüzgâr esti. Bir anlığına üşüdüm.
Altına bol siyah bir pantolon, siyah hırkasının içinde beyaz bir tişört vardı. Ayağının dibindeki alışveriş poşetleri dağılmıştı. Yabancı konuşmaya devam etti. “Yaparsan rüzgâr seni tutamaz” dedi. Sorgularcasına ona baktım. Elini ensesine götürdü. “Rüzgâr benim adım” dedi tane tane. Şaka yapmaya çalışmıştı. Poşetleri geride bırakıp yanıma adımladı. “Hadi gel buraya” gülümseyerek elini uzattı. “Neden yapayım?” diye sordum. İntihar etmek için birçok nedenim vardı. Ama yaşamak için? Yoktu.
“Hangi dine inanıyorsun bilemem ama…” dedi. “Benim inandığım dine göre Allah bize doğmadan önce tüm hayatımızı izletirmiş. Sen de o filmi izleyip yaşamaya değer bulduğun için buradasın.” Gözlerimi yere diktim ve düşündüm. Tekrar ona baktığımda gülümsüyordu. Tekrar elini uzattı. “Hadi. Tut.” Kafamı iki yana salladım. “Hayır.” Dedim. “Lütfen” diye diretti. Kafamı iki yana salladım. “Yaşamaktan yoruldum.” Önüme döndüm. “Hem yaşamak için bir nedenim bile yok. Neden yaşamak için savaşayım ki?” Bir elim demirden ayırdım. Artık tek elim ile tutunuyordum. Yabancı “Lütfen.” Dedi bir kere daha. Tekrar başımı salladım. “Olmaz yapamam. Kimse için bir önemim yok.” Gözümden bir yaş aktı. “Eve dönmesem beni merak edecek kimsem yok.” Dedim Sesimde titremeye başlamıştı. Derin bir nefes aldım ve öteki elimi bıraktım. Boşluğa doğru düşerken yabancı kolumdan tutu ve geri çekti. “Bana bir ay ver. Sana yaşaman için bir sebep olduğunu göstereyim” dedi. Tekrardan demire tutundum. Kafamı çevirip yabancıya baktım. Gözelerinde bir parça umut vardı.
Bölüm etkileşimi
