3. bölüm / 6
7 Dakika:Geri sayım2. Bölüm:Yabancı bir ses
Bölümler 6Şu an: 2. Bölüm:Yabancı bir ses
Uzattığı elini tutum. Beni demirliğin öteki tarafına geçirdi. Tam karşımda durdu. Bir şey yapmak istiyordu ama tereddütlüydü. İçindeki savaşa son verdi ve öne atılıp sıkı sıkı sarıldı. İlk başta tereddüt etsem de sarılmasına karşılık verdim. Sonra gözlerimi yere sabitledim sonrasında hızlı adımlarla oradan ayrıldım ve arkamda bir yabancı bıraktım.
Evimin olduğu 1777. Sokağı görünce döndüm. Biraz ilerledim no7 yazan apartmanın kapısını itip içeri girdim. Merdivenleri sakince tırmandım. Ve 4. Kattaki evimizin önüne geldim. Merdivenden tırmanırken ayakkabılığa baktım. Her zamanki gibi. Babam yine evde yoktu.
Ne çok istemiştim, evde olsun ve ben eve gelince kapıyı açıp bana sarılsın. Hayal işte. Hani hep kurulan ama asla gerçekleyemeyen hayaller vardır ya. Bu da onlardan biriydi. Derin derin nefes aldım. Ayakkabılığa saklı anahtarı aldım ve kapıyı açtım. Kapatırken sinirden kapıyı çarpmıştım. Bu hareketim sayesinde Nurten ablanın diline düştüğüme emindim. Kendimi olabildiğince hızlı bir şekilde odama attım. Odama girince kapımı arkamdan kapatıp kilitledim.
Yatağımın yanındaki dolabıma ilerledim ve pijamalarımı giyindikten sonra kendimi yatağa attım.
Gözlerim kapalıydı ama uyanıktım. Evin kapısının açılması ile uykum tamamen dağılmıştı. Yattığım yerden kafamı kaldırdım ve masanın üstündeki dijital saate baktım. ‘4;04’ Erken gelmişti. Normalde eve gelmesi gece 5’i bulurdu.
Eski günler olsa heyecanla yatağımdan kalkar kendimi babamın kollarına bırakırdım. Ama artık büyümüştüm. Büyümek demek gözünün açılması demekti.
Babam yorgun adımlar ile kapımın önüne geldi. Eli kapını kulpunu tutu ama açmak için hareket etmedi. Sadece bir süre tutu. Kapının kulpunu yavaşça indirdi. Kapı açılmayınca yorgun adımları uzaklaştı.
Sırtımı yatak başlığına dayamış telefona bakıyordum. Adım sesleri duyunca telefonun sesini kapattım, gözelerimi duvara sabitledim ve doğrumu duydum diye birkaç saniye nefes almadan sesin tekrar gelmesini bekledim. Doğru duymuştum. Babam kalkmıştı. Telefonumu alıp saate baktım. ‘7;07’
Fazla umursamadan telefona bakmaya devam etti.
Odadaki sessizlik babamın kapıya vurmasıyla bozuldu. Yataktan kalktım ve kapını kilidini açtım ve biraz araladım. Açık aradan babama baktım. Dalgın gözleri beni görünce parladı.
Beni seviyordu. Hem de çok. Ama kimse ona sevgi nasıl gösterilir öğretmediği için sevgisi sadece gözlerinde asılı kalıyordu.
“Lina. Bugün Ferha teyzen gelecek.” Dedi. Kol saatini kontrol etti ve devam etti. “Biliyorsun Hasan amcanın nişanı var. Onun için geldi.” Sözü bitince elini uzattı ve aralıklı kapıyı açtı ardından sıkıca sarıldı. Benden ayrıldıktan sonra kapıya doğru adımladı. Bir şey söylemeyi unutmuş olacak ki arkasını tekrar döndü. “Lina, nişana bizde gideceğiz. Saat altı gibi hazırlanmaya başla. Olur mu? Yedide nişan var.” Başımı onaylar şekilde salladım. Babam evden çıkarken bende mutfağa kahvaltı yapmak için yöneldim.
Öğle saatlerinde Ferha teyzem geldi.
Ferha teyzem diğer akrabalarım gibi geri kafalı değildi. Ne zaman eve bir akraba gelse oturduğu gibi ‘ne zaman evleniyorsun?’ diyordu itiraz edince de ‘aa öyle şey mi olur. Yaşın gelmiş. Sana bizim köyden bir damat bulalım’ diyorlardı. Babamsa her seferinde bu düşünceye karşı çıkıyordu. Dediğim gibi Ferha teyzem ‘evlilik’ konusunu açmak yerine hep ‘kariyer’ konusu açardı, okumam için sürekli beni zorlardı.
Ferha teyzem ile biraz sohbet ettik. Onu salonda yalnız bıraktım çünkü televizyondaki ‘yaz’ dizilerine bağımlıydı. Onlardan birini açıp kıza söylenmeye başlayınca kıkırdayarak mutfağa kaçtım. Mutfakta biraz takıldıktan sonra saatin yaklaştığını fark ettim. Kendimi odama attım ve giyecek kıyafet aramaya başladım.
Bordo renginde bir elbise seçtim. Elbisenin üst kısmı korse şeklindeydi, eteği aşağı doğru uzanıyordu. Altına babamın doğum günümde aldığı Louboutinları giyindim. Aksesuar olarak koyu kırmızı taşı olan sade bir kolye tercih ettim ve doğal bir makyaj ile görünüşümü tamamladım.
Ferha teyzemin yanına salona gittim. Teyzem beni görünce bolca bir övgüye boğulduktan sonra bir de maşallah yağmuruna tutu. Ferha teyzemse sade krem rengi bir elbise seçmişti. Birlikte salona oturduk ve babamı beklemeye başladık.
Bölüm etkileşimi
