32. bölüm · 10.Ev
Bölüm 32-Kaybedilen zaman
Yer sarsılıyordu.GRU-9’un içindeki sistem, çökmeye başlamıştı.Borulardan dumanlar yükseliyor, çelik kapılar kapanıyor, alarmlar kulakları deliyordu.
Halil Kara, iki yandan Kağan ve Rüzgar’a yaslanmıştı.Nefesi düzensizdi, ama ayakta kalmaya çalışıyordu.
Nova içeride kalmıştı.Arda önlerine çıkan koridoru tararken bağırdı:“Çıkışa iki dakika var! Şimdi karar vermemiz gerekiyor!”
Lina gözlerini Kağan’a dikti.“NOVA!”
Kağan durdu.Nefesi kesilmişti.Omzunda Halil Kara vardı ama kalbi çok daha ağır bir yük taşıyordu.Melis araya girdi.“Eğer Halil’i şimdi kaybedersek, her şey biter. Nova bunu bilir. Geri dönmemizi istemez.”
Sera dişlerini sıktı.“O, bizim ailemiz! Onu orada ölüme terk edemeyiz!”Halil Kara zorlukla konuştu.“NOVA… güçlüdür. Karanlıkta bile yolunu bulur. Ama sizi kaybedersem, bu savaş sonsuza kadar kaybedilir.”
Lina bir adım geri attı.Eli silahındaydı.Ama gözlerinden yaş süzülüyordu.O an, kulaklıklarına bir tıkırtı geldi.Statik bir ses.
“…Kağan… beni duyuyor musun?”
Kağan anında kulaklığına dokundu.“Nova?!”
Statik sesler arasında bir cümle net duyuldu:
“Kaçın. Burası… kapanacak. Bu benim görevim.”Ve bağlantı kesildi.
Arda dişlerini sıktı.“Çıkıyoruz!”Dışarı çıktıklarında hava soğuktu.Kaçış aracı hâlâ onları bekliyordu.Kapılar açıldı, ekip içeri atladı.
Halil Kara gözlerini yarı açık tutarak mırıldandı:“Nova… bana en zor kararı vermeyi öğretti. Şimdi sıra sizdeydi.”Kamyon ilerlerken içeride kimse konuşmadı.Sadece Kağan, Lina’nın elini sıktı.Melis, Halil Kara’nın başucunda sessizce duruyordu.
Ve Nova’nın gittiği karanlık… onların kalbinde yankılanıyordu.
Ama hiçbiri bilmiyordu:
Nova hâlâ hayattı. Ve GRU-9’un içinde yalnız değildi.
