6. bölüm / 6
ZİLAN: Yeniden DoğuşYiğit Efe
Bölümler 6Şu an: Yiğit Efe
- 1 İçimdeki Ölü206 kelime
- 2 Yere Düşen Duva525 kelime
- 3 Umay1.861 kelime
- 4 Saklı Bir Gerçek2.014 kelime
- 5 Gelen Kutu3.100 kelime
- 6 Yiğit Efe1.354 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bölüme beğeni ve yorum atarak destek olur musunuz 🎀
İyi okumalar 🥰
Umay benden gittikten sonra toparlandım, hep kendimi bu bir kabustur diye avutuyordum. Gerçekten artık insanların beni umursamadıklarını ve belki beni sevmediklerini düşünmeye başlamıştım.O günden beri Umay gelmiyordu hep gözüm onu arıyor bazen yalandan ağlıyorum gelir diye ama yine gelmiyor. Bu durumdan dolayı çok üzülüyorum ve insanlar ile konuşmaya başladığında hemen atar gider yapıyordum buda insanlar ile iletişimi zorlastırıyordu.
İkinci dönemin ilk haftalarıydı,
Cuma
Çıkış zilli ile beraber bahçeye attım. Telefonumu açıp gelen mesaja baktım, Teyzem okulunda bir çocuğun velisinin acil işi çıktığını bu yüzden geç geleceğini yazmış, okuduktan sonra yürümeye devam ettim.
Yanlız başıma ilerliyordum yürümek bana iyi geliyordu, Eğer Teyzem bugün geç gelirse Umay 'ın gelebilir diye düşünerek biraz hızlandım bu sayede eve erken varırım. Yol boyunca Umay 'a anlatacaklarını, onu ne kadar özlediğimi söyleyeceğim. Evin olduğu mahalleye girdiğimde arkamdan birinin " Bakar mısın " diye seslendiğini duydum duraksadım çünkü bu bir erkek sesiydi.
Arkamı döndüğümde bizim okuldan bir çocuktu ama ben bunu tanımıyordum.
" Efendim " diyerek karşılık verdim.
Nazik sesiyle ve kibar bir şekilde yanıma yaklaştı, " Bir şey sorabilir miyim " dedi.
Offlayarak " Sor bari içinde kalmasın " boyu yüksek olduğu başımı haffif kaldırdım.
" Sen de bu mahallede oturuyorsun " diye sorusunun yönelti.
" Evet ve bundan sanane " sinirlendiğim için sesim yükselmişti hemen sakin olmaya çalıştım.
" Hayır, kötü bir niyetim yok sadece sordum "
" Sen her yolda gördüğüne bu soruları mı soruyorsun "
" Hayır, sadece sana sordum gerçekten kötü bir amacım yok "
Sesim yine yükseltip " Peki niye soruyorsun, nüfusuna mı aldırcan "
" Sizin apartmanın yanındaki 3 katlı apartmanda oturuyorum " dediği an ona tehşisi koydum bunun bir sıkıntısı var kendimi tutamayarak gülmeye başladım gülmemi bitirince yüzüne bakarak sinirli sesimle " Anladım, peki aynı mahallede oturduğumuz bildiğin halde sen neyi soruyorsun "
Afalayarak " Emin olmak için, belki başkasıyla karıştırmış olabilirim diye sordum "
Küçümser bakışlarım ardından " Anladım, benden ne istiyorsun "
Uzun dalgalı saçlarını arkaya atarak " Bu arada ben karşı sınıftan Yiğit Efe " ve elini uzattı.
Omzumu hafiften kaldırıp " Bana ne senden " diyince uzattığı elini cebine koydu ve rahatsız ettiği için özür diledi.
Artık geç olduğunu düşünerek, Umay 'ın girmesinden korkuyorum.
" Oldu, ben artık gideyim hadi sana iyi günler dilerim " sırtımı ona dönerek hemen uzaklaştım. Yaptığım kabalıktı ama gitmem gerekiyor, arkamı dönüp baktığımda başı eğik elini cebine koyarak yavaş yavaş yürümeye başladı. Apartmana geldiğimde biraz daha hızlandım soluk soluğa kalmıştım. Evin anahtarının çantamdan çıkarıp kapıyı açtım. İçeri girer girmez gözüm Umay 'ı aradı hemen salona geçtim, televizyonun karşısında duran tekli koltukta oturmuş öylece bana bakıyordu.
Ayağa kalktı ve bana doğru yavaş yavaş yürümeye başladı " Vay vay kimler gelmiş böyle, hoş geldin " dedi ve yanıma geldi.
Bi an korktum bana yine kırılıp bana küsmüş diye. Ama daha fazla dayanamayarak sevinçten hemen boynuna sarıldım " Umay çok özledim seni " Saçımdan öpüp " Bende seni baş belası " sarılmayı bırakıp gözlerinin içine bakıp " Niye gelmiyordun, her gün seni bekledim " dedim ve onu. yüzüne bakıp gülümsedim, " Şimdi geldim ama " diyerek apartmanın ön bahçesini gösteren pencere tarafına gitti. Pencereden dışarı izlemeye başladı güneşten rahatsız oldu ama hoşuna gidiyordu bende yanlız kalmasın diye yanına gittim.
Yüzüme bakıp, " Okululun nasıl gidiyor, kimseyle konuşmuyorsun dimi " başım eğik " Hayır kimseyle konuşmuyorum "
Yüzüme tekrar bakıp " Yapman gerekeni yapıyorsun " ve dışarı izlemeye devam etti. Umay dışarı izlemeye devam ederken bi anda yüzü düştü çünkü Yiğit Efe 'yi fark etmiş. Şaşkın bir yüzle ve titremeye başlayan sesiyle " Ne kadar da Can 'a benziyor " biraz daha dikkati bir şekilde baktıktan sonra telaşlı bir şekilde pencereden uzaklaştı. Pencereye sümüklü böcek gibi yapışıp iyice bakınca " Aaa bu bizim okuldan evi de yan apartmanda oturuyormuş " dedim. Umay 'ın yanına yaklaşarak " Sen iyi misin "
" Bu Can " yüzünde kocaman bir üzüntü bıraktı.
" Hayır Umay, Can değil bu çocuk Yiğit Efe az önce bana söyledi "
" Ama Can 'a çok benziyor Zilan " tekrar pencereden baktık.
Evet, orda fark etmedim ama dikkati bakınca Can 'a benziyordu. Başı önünde yavaş adımlarla apartmanına girdi. Onu pencereden uzaklaştırarak ellerini tutup " Onu özledin mi " yüzüme sert bir bakış atarak " Sanane Zilan baksana sen işine " ve odama doğru üzgün bir şekilde ilerledi. Gidiyordu daha yeni gelmişti tamda onunla aramı düzenlenmiştim gözüm önümde duran sehpaya takıldı ve aklıma gelen ilk fikir ile sehpaya tekme atıp savurdum dayanamadım ve arkasından yine bağırarak " Bu kadar bencilsin Umay, ben sana ne yaptım bana böyle davranıyorsun " Durdu ve arkasına dönüp gözlerimin içine bakıp daldı. Gözlerimden akan yaşları silip yanına gittim, yalvarmaya başladım " Umay lütfen gitme söz bir daha sormayacağım, ağzımı bile almayacağım yeterki sen gitme " Tekrar önüne dönüp " Ben gidiyordum " diyemeden hemen kolunu tutup " Gitme Umay " sinirlenmeye başlamıştı bağırarak " Zilan bırak beni " tutuğum kolunu çekiştirince " Bıraksan " diyerek beni yere doğru itti ne olduğunu bile anlamadan ben yere yığıldım oda gözümün önünden kayboldu. Arkasından bağırarak ağladım " Gitme Umay " diye dizimin üstüne oturup gelir diye bekledim.
Akşama kadar öylece oturtup öylece oturtup Umay 'ı beklemiştim
Kapının açılma sesini fark edince ağlamaktan şişen gözlerimi görmesin diye oturduğum yerden kalkıp odama doğru koştum, hemen kapıyı kilitledim Teyzem çok ısrar etmişti çıkayım diye ama ertesi sabaha kadar odamdan çıkmadım.
1 Hafta sonrada.
Onunla tanıştıktan sonra hayata olan bakış açım değişti, arkadaşlık bahanesiyle hayatımı değiştirdi.
Okuldan gelmiştim Teyzemden izin alıp bahçede oturmaya çıkmıştım telefonda Umay ile çektiğimiz fotoğraflara baktım. Biraz geçtikten sonra ayağımda bir kaşıntı hissettim başımı telefondan kaldırıp ayağıma baktım. Çok şaşırdım çünkü geçen apartmanını önünde duran kediydi, sevmek için eline aldım tasmasını fark ettim. Sahibi var deme ki, kimin olduğumu bilmiyorum ama çok tatlıydı.
Yaklaşan ayak sesiyle " Bende onu arıyordum sana mı gelmiş " başımı aniden kaldırdım şaşkınlıktan dillimi yutum resmen, çünkü gelen Yiğit Efe 'ydi.
Şaşkınlığımı daha fazla gizlemeyerek " Bu kedi senin mi "
Gülümseyerek " Evin kedisi "
" Çok tatlı ama "
" Evden kaçıp buraya geliyor "
Elimle oturduğum bankın köşesini gösterek " Otursana ayakta kalma "
Oturduktan sonra geçen yaptığım kabalıklatan dolayı özür dilemeye karar verdim. Sesimi toplayıp " Şey yolda ettiğim kabalık için özür dilerim, acelem vardı " dedim.
" Ne kabalığı önemli değil, onu boşver okulla alışabildin mi ? " diye sorunca bi an içimden " Ne okul meraklısı çıktı ya " diye geçirdim.
Sonra yalandan olan küçük bir gülümseme ile " Alıştım " ve kediyi sevmeye devam ettim. Sesini toplayarak " İsmini bilmediğim için sana nasıl hitap edeceğimi bilmiyorum " daha sonra yüzü kızardı.
Sol elimi uzatarak " Adım Zilan "
Tekrar yüzünde gülümseyerek elimi sıkarak " Memnun oldum " dedi.
Kediye bakarak " Yok mu bunun adı "
" Var Annem Pamuk ismini verdi " klasik kedi ismi ne bekliyorum ki,
Biraz sohbet ettik okuld dersler olsun. Uzun zaman sonra bu kadar kimseyle sohbet etmiştim, iyi gelmişti bana ayağa kalktım " Teyzem bekliyor gitmem gerekiyor " Pamuğu uzatarak " Zahmet olacak ama "
" Tanıştığıma çok memnun oldum Zilan "
" Bende hadi git evine anan baban bekliyordur gelmişsin burda benimle dedikoduya dalmışsın "
Yüzünde kocaman bir tebessümle " Onların haberleri var hem seni yalnız görünce yanına geleyim dedim " ayağa kalkarak.
" Kedi bahane sohbet şahane yani "
" Hayır öyle demek istemedim "
" Yürü git "
" Peki arkadaş mıyız "
" Gerek var mı "
" Özür dilerim, ben gideyim iyi günler " Pamuğu kucağına alıp tekrardan özür diledi. Arkasına dönüp yavaş yavaş yürümeye başladı.
Arkasınıdan seslenerek " Sana da iyi günler arkadaşım "
Arkasına dönüp " Arkadaşız o zaman "
" Bi şey söyleyim mi "
" Tabii ki de Zilan seni dinliyorum "
" Sen bir beyin cerahına git "
Güldü " Komik arkadaşım, yarın okulda görüşürüz " tekrar önüne dönüp evine doğru gitti.
Eve gittiğimde Teyzem pencereden gördüğü için sordu bende bizim okuldan olduğunu ve az öncede arkadaş olduğumuz anlatım,
Teyzem içten içe seviniyordu, zaten bu yüzden Yiğit Efe 'nin arkadaşlık isteğini kabul ettim belki de Teyzem Umay 'ı unuttuğumu sanır ve beni de rahat bırakır.
Okuduğunuz için teşekkür ederim🧸
Beğeni ve yorum atmayı unutmayın 🧸
Bölüm etkileşimi
