4. bölüm / 6
ZİLAN: Yeniden DoğuşSaklı Bir Gerçek
Bölümler 6Şu an: Saklı Bir Gerçek
- 1 İçimdeki Ölü206 kelime
- 2 Yere Düşen Duva525 kelime
- 3 Umay1.861 kelime
- 4 Saklı Bir Gerçek2.014 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 Umay 'ın Ölümü2.829 kelime
- 6 Bölüm 41.163 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bir gerçek var, dünyaya küskün.
Bir düş var, içi nefret dolu.
A. Alisya ÖZTÜRK
Beklemek kolaydır tabii sabretmesini bilene.
Çok bekledim ama gelmiyordu ben böyle cezalandırıyor aklınca.
Onu beklemek sonu gelmeyen bekleyişi beklemek gibi. n.
A. Alisya ÖZTÜRK
2 pay sonra
Uyanık halde yatakta karşımda duran boş duvara dalmış o gece Umay 'ın söylediklerini düşünüyordum, acaba doğrumu söylüyor peki beni bir daha üzmeyecek diye söz verdikten sonra, beni üzmeye devam etmesine anlam veremiyorum.
Yatağın baş ucunda duran çalar saate elimi uzatım ama yetişemedim, biraz daha doğrulunca elim çarpınca bakmak için ordan aldım, baktığımda 09: 50 geçiyordu. Hemen yatağımıdan çıkıp pencereyi açtım yüzüme vuran hafif rüzgar oldukça hoşuma gidiyordu biraz bekledikten sonra pencereyi kapatıp yatağımda oturup şarjda duran telefonumu çıkarıp Umay ile olan fotoğraflarımıza baktım. Ne kadar güzel çıkmışız, hepsi ölmeden önce çektiğimiz fotoğraflardı, biraz zaman geçtikçe telefonuma dün geceden gelen ama yeni gördüğüm bildirim ile hak etmediğim bir hayal kırıklığınını selamladım.
Dolmakta olan yaşlarımı silip tekrar baktım.
Sanki dünyanın en güzel haltını yemiş gibi bir de sosyal medyasına fotorafını ve altınada " Mutlu ile tablosu " diye paylaşmış ve o kadınının iğrenç gülüşü biliyorum bana inat yapıyorlar her ne kadar babam da olsa da sevmiyorum bazen düşünüyorum da acaba Teyzem olmasaydı ne yapardım ben diye telefonu kapatıp salona geçmek için ayağa kalkıp kapının anahtarı açıp odadan çıktım.
Masanın başında oturmuş, beni görünce elindeki telefonu telaşlı bir şekilde cebine koyarak ve yüzünde küçük bir gülümseme ile " Günaydın bende seni çağırıracaktım hadi gel kahvaltı hazır " dedi.
Dün akşamdan beri bir şey yememiştim hemen elimi yüzümü yıkayıp kahvaltıya oturdum. Teyzem mutfağa ekmek getirmeye gitmişti. Onu beklemeye başladım bir yanda Umay 'ı düşünüyorum neden böyle yapıyor acaba. Her masaya oturduğunda o gece yaptıkları aklıma geliyor. Teyzem ekmek sepetini uzatarak " Afiyet olsun, hadi ye " diyerek kahvaltıya başladı.
Küçük dilim aldıktan sonra " Seninle konuşmak istiyorum " dedim.
Elindeki kahve bardağını bırakıp , meraklı bir yüz ifadesiyle " Tabii konuşalım da kötü bir şey yok dimi "
Derin bir nefes alarak " Biraz da öğrenirsin " diyerekten sustum.
Kahvaltıya devam edip hemen bitirmeye çalıştım, nasıl yediğimi bilimiyorum, kahvaltıyı bitirdikten sonra Teyzeme yardım edip beraber masayı topladık. Son tabağı mutfağa götürürken Teyzem elimden alıp, yüzüme bakarak " Geç salona otur, ben mutfakta ki işimi bitirip geleceğim " diyerek arkasını dönüp mutfağa gitti.
Salonu bir tarafı etrafı koltuk ile sarılıı olması ve karanlık bir ortam olması beni her açıdan oldukça huysuzlaştırıyor, hem renk seçimi hem de evin düzeni hiç hoşuma gitmiyor ama Umay 'ın tamda istediği gibi olmuş. Bunu hep dile getirmek istiyorum ama Umay kızacağı için susuyorum
Teyzem gelene kadar bir şeyler izlemek istedim ve televizyonun karşısında bulunan koltuğa oturdum. İzlediğim filimden sıkılmaya başladı ki Teyzemin mutfaktan geldiğini gördüm, elinde tuttuğu tepsinin içinde olan kahve bardağını uzatarak " Al iç " diyerek karşımda duran koltuğa oturdu.
Aldığım bardağı masaya bırakarak yüzümde tatlı bir tebesümle " Sağ ol "
Teyzem cebinden çıkardığı telefonuna bakarak " Seni dinliyorum canım "
Yüzümü buruşturup " Onu bıraksan öyle konuşsak "
" İki dakkika işin var dinliyorum ben seni "
Odağını bana çekmesi için başka bir şey söyledim " Senin okul işi ne oldu "
Başını kaldırıp " aaa evet ben de onu sana söylecektim pazartesi günü başlayacağım "
Başımı hafifçe sallayıp " İyi güzel " dedim bayılıyor zaten çocuklara bakmaya.
Teyzemin biraz bozulmuş gibiydi telefonuna daldığından beri yüzüme bakmaınca çekiniyordu sanki. telefonu cebine koyarak " Konuşsana Zilan "
Offlayarak " Çok sıkıldım burdan "
Şaşkın ama anlam vermeye çalışarak " Yoksa sen burayı mı sevmedin "
" Bilmiyorum Teyze alışmak derken, yani herşeyi bir kenara bırak yeni bir şehire gelmişiz nasıl hemen sevebilirim ki "
" Geleli 2 ay oldu, merak etme yakında alışırsın "
Artık daha fazla dayanamayıp " Teyze hayatımda bi sen varsın, seni de kaybetmek istemiyorum "
" Canım benim ama şunu unutma ki yakında evleneceğim yani Eray Abine bir şans vermeni istiyorum "
Bunu duyunca sanki başımdan kaynar sular dökülmüş gibi hissettim.
Sinirli bakışlarını ardından " Ben neden şans veriyorum ki ben mi evleneceğim sen mi evleniyorsun Allah Allah "
Teyzem gülerek " Tamam sakin ol öyle bir şans değil artık onun benim eşim olduğunu yani beni nasıl annen gibi görüyorsa onu da baban gibi gör zaten biliyorsun ki Eray Abinin seni sevdiğini ve seni kızı olarak gördüğünü bilmeni isterim "
Umay 'ın dedikleri aklıma geldi, gerçekten Teyzem benim yüzümde mi hâlâ evlenmiyor. Ve sormaya karar verdim " On yıldır evlenmiyorsunuz ama "
" Bilmem, senin biraz daha büyümeni bekliyorum "
" Eray Abi 'nin evliliğe hazır olduğunu düşünmüyorum " dediğimi dikkate alarak.
Etrafa bakındı, " Sana bi şey sorcam, Eray Abi 'ni seviyor musun "
" Hayır, benim Eray abiden sıkıntım yok, benimde onu sevdiğimi sende biliyorsun "
Minik bir sevinç sesiyle " Eee tamam çok iyi daha ne istiyorsun "
" Hiç birşey hem Eray Abinin ben de yeri başka babam bile beni bir köşeye atıp gittiğinde Eray abinin bana karşı olan baba sevgisini alsa unutmam "
Teyzem ellerimi tutarak " Canım benim "
Derin bir nefes aldıktan sonra " Teyze, O annemi hiç mi sevmedi "
Meraklı sesiyle " O derken "
Yüzümü tekrardan buruşturup " Babam olacak adam "
" Zilan bak " diyemeden.
" Gördüm o kadınla ve çocuğu ile beraber fotoğraf paylaşmış altın da
* Mutlu aile tablosu * yazmış beyinsiz adam "
" Öyle deme, az önce bende gördüm, Zilan inan ne diyeceğimi bilmiyorum baban annenin ölümünden sonra toparlanamadı iyi olur diye yurt dışına çıktı o kadar değişmişti sana anlatamam "
Gözlerimin içine bakarak boğazı yutkundu " Ama anneni çok sevdi "
" Çok sevidiya ondan başkasının seviyor ve onun çocuğuna babalık yapıyor " gözlerimden akan yaşları silerek,
Üzülerek " Yapma "
Ağlamaya başladım " Uzaktan para göndererek baba olunmaz, ben onunla bir kez bile konuşmadım, konuşmayı bırak onu canlı kanlı bile görmedim hep fotoğraflarda gördüm "
Ağlamaklı sesiyle " Yapma Zilan "
Teyzem yanıma oturtarak sarıldı " Ben varım Eray var yetmez miyiz sana " saçımdan öptü.n
Gözlerimden akan yaşlarla " Ben o adama ne yaptım ki beni düşmanıymış gibi görüyor "
Gözlerimin içine bakıp " Senin bilmediğin bir gerçek var "
Meraklı bir şekilde " Ne gerçeği "
" Eksik ve yanlış bildiğin gerçek "
" Konu ne "
Sır küpü gibiydi daha fazla dayanamadım " Artık konuşacak mısın " konuşturmaya çalıştırıyorum.
" Anlatacağım ama kendini suçlamak gibi duygulara kapılıp üzülmeni istemiyorum "
" Anlatacak mısın "
" Tamam, anlatacağım " elinde tuttuğu bardağı yavaşca sehpaya bırakıp.
Sesini toplayıp, duyacaklarımı söylemek için gözlerime son kez baktı ve anlatmaya başladı.
Teyzem;
Derin ve acı bir nefesle " Annen "
Gözlerimin içi doldu ilkokulda arkadaşlarım bana annemi sorduklarında, annemin çok güzel yemekler yaptığını, çok güzel bir anne olduğunu, beni herşeyden çok sevdiğini anlatırdım, oysaki hepsi yalandı ben annemi hatırlamıyorum bile. İşte çocuk aklı zaten Annenin öldüğünü duyduklarında benim için çok kötü olmuştu bu yüzden başka bir okula gitmek zorunda kalmıştım, orda Annemi sorduklarında susup gözlerinin içine bakardım.
Okul çıkışlarında arkadaşlarının annelerin onları almaya geldiklerinde onların hep şanslı olduğunu düşünüyordum ama zamanla alışmaya çalışıyorum Teyzem bana hep anne şefkati, sevgisi gösterir.
Tekrardan " Senin Annen " diyemeden sözünü keserek " Evet biliyorum, ben üç yaşındayken Anne ve babam araba kazası geçirdi. anlatmıştın, babam annemin öldüğüne sebep olduğunu düşündüğü için, kendini toparlamak için yurt dışına çıkmış ve o kadınlada orda tanışmış ben bunları biliyorum ikinci kez anlatmama gerek yok " dedim
Üzgün ve ağlamaklı sesiyle " Konu bu ya Zilan "
" Tamam ben seni dinliyorum "
" Annen senin yaşaman için herşeyin feda etti hayatını, sevdiği adamı, beni kısacası herşeyi arkasından bırakıp gitti.
Merakım iki katına çıktı, tüm odak noktam Teyzemin üstünde olup sadece onu dinlemek istiyorum.
Senin doğmana dört ay kalmıştı. Herşey çok güzel ve istediğiniz gibi gidiyordu.
Ben o zamanla üniversiteye yeni başlamışım ve sizin evde annene yardım için ona yardım ediyordum. Dediğim gibi herşey çok güzel gidiyordu, o gün annenin sancısı tuttu hemen doktoruna gittik. İlk başta normal bir sancı sandık ama...
Bir süre bir sessizlik oldu,
" Ama ne " diyerek karşılık verdim.
Doktor kontrolünden sonra, acil ikimizde yanına gittik.
Doktor annenin çok riskli bir doğum yapmasını ve bunun sonunu ölüm ile sonuçlanacağını söyledi. Annenin tüm dünyası yıkıldı, çözüm aramaya başladık, dokturu tedavi teklifinde bulundu.
Annen ilk başta kabul etti, ama. doktor bu tedavinin senin ölümüne sebep olabileceğini söyledi.
Annen bunu duyar duymaz, tedaviyi red edip kendi ölümünü seçti. İlk başlarda yalvardım yakardım, tedaviyi kabul etsin diye ama beni dinlemiyordu senin yaşaman için kendinden vazgeçti. Ama biliyor musun içinde hep bir umut vardı beliki bir mucize olur diye hep dua ediyordu. Bu arada babana hiç bir şey söylemedik, annen öyle istedi eğer baban öğrenseydi tedavi etmesi için annenin inkna ederdi.
Doğumdan iki saat sonra öldü, bakmaya bile kıyamadığım Ablamı kendi ellerimle yıkadım.
Baban annenden sonra kendini piskopata bağladı, hep içiyordu ve seni bir kez bile kucağına bile almadı. Seni hep sevdiği kadının ölümü ile suçluyordu.
Kendisinin toparlamak için yurt dışına çıkardı zaten ordada o kadınla tanışmış orda yeni bir hayat kurdu.
Gözlerinden akan yaşları elleri ile temizleyip sustum ve " Bu kadar, baban seni bu yüzden seni sevmiyor " gözlerinde nefreti yansıtan bakışların ardından boğazını temizleyip " Sen masum bir bebeken seni terk eden birisi için üzlme " diyerek yanıma yaklaştı.
Duyduklarımı sindirmeye çalışıyorum, her iki kulağım çınladı ve iki kulağımı tutup bir öne bir arkaya doğru sallanarak bir şeyler söylenmeye başladı.
" Beni kandırdınız, annem benim yüzümden öldü " oturduğu koltuktan kalkıp yanıma gelip sarıldı " Hayır senin bir suçun yok ki "
" Benim yüzünden ölmüş " diyerek acı ve çaresiz bir çığlık attım, Teyzem bana sarılmış beni sakinleştirmeye çalışıyordu ama kendimi tutamıyordum, onun kendimden itip " Uzak durur musun benden " diyerek bağırdım.
Kendimi salonun bir köşesine atıp ağlamaya başladım.
Sessiz ve acı bir ağlamaydı.
Yüzümü kapatıp ağlamaya devam ederken " Bunu.duymak istedin bende anlatım " diyerek bana yaklaşmak istedi. Teyzemin duymazlıktan ve görmezlikten gelip ağlamaya devam ettim. Teyzem ağladığım zaman, biraz rahatlarım diye beni hep kendi hallime bırakır.
Teyzem ağladı için yüzünü yıkamak üzere lavaboya gitti.
Sırtımda yumuşak bir el hissettim, yüzümü kapatığım ellerimi çekip gözyaşı yüzümü ile temizleyip arkamı döndüm, bir an mutluluktan çığlık atacak gibi oldum çünkü gelen Umay 'dı
" Umay sen mi geldin "
Bana sarılarak " Ben geldim "
" Yapma böyle Teyzen şüpelenecek, normal insan gibi davran ne öyle köşeye çekilip ağlamak "
Acıyan boğazımla " Uyumak istiyorum " diye karşılık verdim.
" Senin hiç bir suçun yok anla olur mu? "
" Tamam" diyerek gözyaşlarımı temizledim.
Kolumu tutup kurulduğum köşeden çıkıp odama doğru ilerledik.
Koridorun başına yani odama bi kaç adım kalmıştı ki Teyzem ile karşılaştık.
Teyzem çok normal bir şekilde karşıladı, daha iki dakkika önce ağlarken su an da hiç bir şey yaşamamış gibi davranmak, ve bu hızlı duygu değişiklikleri Teyzemi kuşkulandırıyor ama Umay bana ilaç gibi geliyordu, ömrümde hiç görmediğin babam için üzüldüğümde beni teselli ediyor ve beni kendime getiriyor. Onu umursamayıp odama geçirdi kapıyı açar açmaz içeri girdik, kapıyı kilitleyip yatağıma geçtim.
Sert bir ses tonuyla " Bir daha ağlama canımı sıkıyorsun "
" Ama o " bile diyemeden,
" Sus, Zilan ben sana yeterim senin kimseye ihtiyacın yok "
" Biliyorum "
" O zaman neden ağlıyorsun Zilan "
" Sadece gidip başkasının çocuğuna babalık yapmasına dayanamıyorum "
Gözlerime odaklanarak " Başkasının çocuğuna analık babalık etmek suç mu " imalı imalı uzatarak. Salonundaki Umay ile yanındaki Umay ile dağlar kadar fark var, ne yapacağımı bilemediğim için sadece susup onu izliyordum sonra sorusunun cevaplamak için boğazını temizleyip " Hayır ben öyle söylemek istemedim ama kendi çocuğun dururken neden başkasının çocuğuna ihtiyaç duyuyor ki "
" Tamam yeter artık "
" Şimdi ne yapayım "
" Ne bileyim yat zıbar, bir şeyler yap "
" Uyumak istiyorum "
Ayağa kalkarak yanına geldi başımdan öperek.
" Uyumaktan başla bir şey bilmiyorsun ki "
" Gidiyor musun "
" İzin verirsen evet "
" Peki ne zaman geleceksin "
" Bilmiyorum Zilan " gözlerime tekrar bakıp, o sözlerimin ardından bana daha fazla kırılmıştı " Bilmiyorum " dedi ve gitti.
Gider gitmez odamı derin bir sessizlik kapladı. Uyumak istiyordum belki bana iyi gelir diye gözlerimi kapatıp uyumaya çalıştım.
Okuduğunuz için teşekkür ediyorum beğeni atmayı unutmayın ve umarım bu bölümü beğenmişsinizdir. 👻👻
Beğeni Lütfen 🎀
Bölüm 3 geçebilirsiniz.
Bölüm etkileşimi
