3. bölüm / 7
ZERAFETIN ALTIN KAFESIKIRIK TELİN YANKISI
Bölümler 7Şu an: KIRIK TELİN YANKISI
- 1 Valerius Hanedanı: Buz ve Gurur1.819 kelime
- 2 ON ALTINCI KIŞIN SENSIZLIĞI518 kelime
- 3 KIRIK TELİN YANKISI275 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 BABANIN KALBİNDEKİ SIR305 kelime
- 5 GÜMÜŞ TELLERİN YANKISI246 kelime
- 6 MÜREKKEP VE DİSİPLİN309 kelime
- 7 ŞEFKATİN KALKANU318 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
sessizlik o kadar yoğundu ki, avizelerden düşen bir kristalin sesi bile bir patlama etkisi yaratabilirdi. Kont Alaric, elindeki şampanya kadehini yanındaki masaya bıraktı. Sesi çıkmadı ama çenesindeki o seğirme, yaklaşan fırtınanın habercisiydi.
"Görünüşe göre," dedi Alaric, buz gibi bir sesle konuklara dönerek. "Müzik bazen ruhun kontrol edemeyeceği kadar ağır bir yük haline gelebiliyor. Lütfen, eğlencenize devam edin."
Maximilian, bir gölge gibi Adelina’nın yanına ulaştı. Eli, kız kardeşinin kolunu bir mengene gibi kavradı. "Yürü," dedi Maximilian, dişlerinin arasından. "Yukarı."
Kütüphanedeki Yüzleşme
Kütüphaneye girdiklerinde kapılar gürültüyle kapandı. Alaric içeri girdiğinde öfkesi artık saklanamaz bir boyuttaydı.
"Bunu nasıl yaparsın?" dedi Alaric. "O keman üç yüz yıldır şaşırmadı. O tel, sen kontrolünü kaybettiğin için koptu!"
Adelina Lara, yanağından süzülen kanın sıcaklığını hissederken babasının gözlerinin içine baktı. İçindeki tüm diller sustu, sadece o yasaklı ve tutkulu İspanyolca yükseldi:
"—No perdí el control, padre," (—Kontrolümü kaybetmedim, baba,) dedi sesi titreyerek ama kararlı bir şekilde. "—La cuerda se rompió porque ya no podía estirarse más. Al igual que yo. ¡Ya no puedo más!" (—Tel, daha fazla gerilemediği için koptu. Tıpkı benim gibi. Artık dayanamıyorum!)
Alaric bir an duraksadı. Adelina’nın bu dildeki isyanı, bir tokat gibi yüzüne çarpmıştı. Sebastian köşeden uyardı: "¡Cállate, Adelina! Sabes que odia ese idioma." (Sus, Adelina! Bu dilden nefret ettiğini biliyorsun.)
Ama Adelina durmadı:
"—¡No me callaré! Soy humana, no una de tus pinturas preciosas," (—Susmayacağım! Ben bir insanım, senin kıymetli tablolarından biri değilim,) diye bağırdı. "—Me estás asfixiando en esta jaula de oro." (—Beni bu altın kafesin içinde boğuyorsun.)
Alaric’in yüzü kireç gibi beyazladı. Yanına yaklaştı ve fısıldadı: "Yarından itibaren tüm resim malzemelerin yakılacak. Eğer tek bir kelime daha İspanyolca konuşursan, o fırçaları tutan parmaklarını piyanonun kapağına hapsederim."
Bölüm etkileşimi
