8. bölüm · ZEMİN

7. BÖLÜM

Selin E

GONCA BAYSAL

Ne diyordu bu adam? Ağzından çıkanı kulağı duyuyor muydu?

"Ne?" Şaşkın bakışlarım karşısında güldü. Benim aksine o oldukça rahattı.

"Duydun." Ayağa kalktığında masanın etrafında dolaşıp yanıma geldi. Sandalyenin altından tutup beni kendine çekti. Eğilip sağ elini başımın üstünden sandalyeye yasladı. Diğer eliyle de hafifçe yanağımı okşuyordu.

"İkimizde herşeyin farkındayız savcı. Bu kadar oyun yeter." Bu kadar yakınımda durması beni geriyordu."Eğer buradan çıkmak istiyorsan Azra'yı da çıkaracaksın." Beynim şokla sarsıldı. Demek ki Azra gerçekten bir üyeydi.

Başımı dikleştirdim. "Eğer Azra'nın çıkmasını çok istiyorsan teslim ol, çünkü ben geri adım atmayacağım." Cesur cevabım karşısında hiçbir şey demeden doğruldu. Arkasını dönerken son söylediği sözler "Masayı topla, boş odaların birinde uyuyabilirsin." oldu.

Ne yani burada esir mi tutulacaktım?

KARTAL

Sedat'ın son verdiği raporları incelerken içeriye en güvendiğim adamım girdi. Telaşlı gözüküyordu.

"Kartal Bey, ben istediğinizi yapmaya çalıştım fakat Gonca savcımın kesin emri olduğu için dediğiniz gibi Azra Hanım'ı oradan çıkaramadım." İfadesizce ona bakarken sordum.

"Durum ne kadar kötü?" Yutkundu.

"Eğer savcıdan ikinci bir talimat gelmezse tutuklu yargılanacak. En iyi ihtimalle, mühabbet." Kafamı salladım.

"Çıkabilirsin." Odadan hızlı adımlarla çıktı.

Telefon rehberinden Sedat'ı bulduğumda hemen aradım. İlk çalışta açtı.

"Efendim Kartal."

"Savcı Hanım ne âlemde?" Kısa bir homurtu işittim.

"Camı çerçeveyi indirdi ne olacak? Can güvenliğim yok şu anda."

"Mızmızlanma işini yap." Cevap vermesine fırsat vermeden hızla kapattım.

Bu işle gereğinden fazla uğraşmıştım. Artık işe kökten çözüm bulmam lazımdı.

AZRA YILMAZ

Ekrandaki fotoğrafa bakıp efkarlanıyordum.

Sedat.

Benim ilk aşkımdı. Benim her şeyimdi. Yıllar önce sokaklara düştüğümde elimden tutup kaldıran kişiydi. Benim için her zaman elinden geleni yaptı. Ben de onun için herşeyi yapacaktım.

Şuan Gonca'yı esir tuttuğunu biliyordum, bağlantılarım sağlamdı. ZEMİN çok güçlüydü ama Gonca herkesten bir şeyler saklıyordu.

ZEMİN'in sonunu getirecek deliller gibi şeyler.

Çok sürmeden bu oyunu bitirmek için uğraşacaktı Gonca. Ve böylece Sedat tutuklanacaktı. Buna izin vermezdim.

Ayağa kalkıp nöbet tutan polis memuruna seslendim.

"Bildiğim herşeyi anlatacağım. Çıkarın beni buradan. Herşeyi itiraf edeceğim." Sözlerimle beni sorgu odasına aldılar.

Yarım saat sonra Hikmet komiser karşımdaydı.

"Cinayeti sen mi işledin?"

"Evet."

"Nasıl yaptın?"

"Önce mutfaktan bir bıçak aldım ve Bahar'ın karnına sapladım." Boğazım temizleyip devam ettim."Ölmedi. Ben de bir daha sapladım. Sonra Serap adındaki şahsın buna şahit olduğunu gördüm ve onu da öldürdüm." İnandırıcı olsun diye sesimi titrettim.

Hikmet komiser bana 'yakma kendini' dercesine baksa da aldırış etmedim. O da görevine devam etti.

"Peki neden yaptın?" Omuz silktim.

"Herkes Bahar'ı sevmediğimi bilir. Kişisel bir mevzu." Hikmet komiser benden günah gitti dercesine bakıp yanındaki polislere doğru konuştu.

"Alalım Azra Hanım'ı arkadaşlar." Herşey buraya kadardı işte.

Sedat benim için öldürmeyi göze almıştı, bende ölmeyi.