21. bölüm · Yüzlerce Kez Ölmek
21. Bölüm - Yarım Kalan Kalp
Ben Aras.
Zaman... insana hem ilaç hem de zehir olabiliyor. Asel'in ölümünden sonra günlerim yanık bir sayfanın üzerine tekrar tekrar yazılmış gibiydi; ne kadar yenisini yazmaya çalışsam, altından hep eski izler çıkıyordu. Yıllar geçti, yaralar kabuk bağladı. Ama kabuk, yaranın kapanması demek değildi.
Yalnızlıkla uzun süre yaşadım. Geceleri uyandığımda hâlâ onun adını fısıldardım. Çekmecemin en dip köşesinde sakladığım küçük eşyaları, fotoğrafları, dokunmaya korktuğum hatıraları vardı. O kadar derin bir boşluktu ki... bir gün bile dolmadı. Ama hayat insana hep yeniden nefes almayı öğretir. İşte ben de bir gün, istemeden de olsa yeniden nefes aldım.
Onu tanıdım. Adı Elvan'dı. Ne Asel'in gözleri gibiydi, ne gülüşü. Asel gibi gökyüzüne bakan bir yüzü yoktu; ama bana sabırla bakan gözleri vardı. İlk başta direnmeye çalıştım. Yaklaşmasını istemedim. Çünkü biliyordum: ben başkasına ait bir adam değildim, içim hâlâ Asel'e zincirliydi. Ama Elvan bırakmadı. Sessizliğiyle, bana zorla değil, sabırla dokundu. Ve ben, yıllar sonra ilk kez birine "tamamen yalnız değilim" diyebildim.
İlişkimiz ilerledi. Yanımda uyandı, soframa oturdu, hayatımın içine girdi. Onu sevdim mi? Evet... ama Asel'i sevdiğim gibi değil. Asel, kalbimin bütün odalarını doldurmuştu. Elvan ise boş kalan köşelerden birinde, bana nefes aldıran bir ışık oldu. O ışığı söndürmeye hiç niyetim olmadı.
Ama kabul etmeliyim: ne zaman Elvan bana "seviyorum" dese, içimde yankılanan tek isim Asel'di. Ne zaman gülüşünü görsem, gözlerimin önüne Asel'in yüzü gelirdi. Elvan bunu biliyor muydu? Belki. Kadınlar kalbin içini erkeklerden daha iyi görür. Ama o hiçbir zaman sormadı, ben de hiçbir zaman anlatmadım. Çünkü bazı acılar konuşulmaz; sadece taşınır.
Bir gün mezarlığa gittim, Elvan yanımdaydı. Sessizce geride durdu. Ben mezar taşına baktım, parmak uçlarımla soğuk mermeri sevdim. Dudaklarımdan dökülen cümleler kendi kendimeydi:
"Ben hâlâ buradayım, Asel. Hâlâ seni seviyorum. Ama hayat... hayat devam ediyor. Affet beni."
O an gözlerimden süzülen yaşları Elvan gördü. Ama hiçbir şey söylemedi. Elimi tuttu. Ve ben anladım: bazen hayatta en büyük sevgi, acına rağmen yanında kalabilmektir.
Yıllar geçti. Elvan'la bir hayatım oldu; sıcak bir ev, düzenli günler, sessiz huzurlar... Ama kalbimin derinliklerinde hep bir gölge vardı: Asel'in gölgesi. Onu unutmadım, unutamazdım. Çünkü bazı aşklar ömür boyu sürer; insan yaşamaya devam etse bile kalbinin bir yanı hep yarım kalır.
Ben Aras... Sonunda şunu öğrendim:
Biz sadece kelimelerle vedalaştık, ama ben yüzlerce kez öldüm.
Yaşadım, yeniden sevdim, ama kalbimin gerçek sahibi hep Asel olarak kaldı.
Ve hikâyemiz burada bitiyor. Çünkü aşk bitse bile izleri asla silinmez.
