Ying&Yang kitap kapağı

6. bölüm / 6

Ying&Yang

Bölüm 6- Ölecek miyim?

Vaveyla Yazarı: Merveey #efeshine٭

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: Bölüm 6- Ölecek miyim?

(Tamamen kurgudan oluşmaktadır, kişilerin gerçekte ki kişilikleriyle alakası yoktur. Gerçekte düşmanlık, kin, ihanet gibi duygular beslenmemektedir. Keyifli okumalar...)

-Off Efe, Miraç'da kafamı karıştırıp gitti. Sende yapıyorsun! Neyi yapmayacaktı?
Kapı hızla açılıp içeri Miraç girdi.
-Gelin artık, ne bekliyorsunuz?
-Bende geliyorum.
-Gelmiyorsun Arda.
-Tek başıma ne yapacağım Efe? İyiliğimi düşünüyorsun biliyorum ama-
Arda lafını bitirdikten hemen sonra kapı çalındı. İçeriye giren hemşirenin ağzı açık kalmıştı.
-B-burada ne oldu? İlk kez karşılaşıyorum.
Oda savaş alanı gibiydi. Hemşire Arda'nın yanına geldi. Biten serumu yenileyip yeni serumu koluna takarken söyleniyordu.
-Ne oldu burada ha çocuklar? Serumu söküp atmışsın! Sizinde hiç umurunuzda değil, bekliyorsunuz.
-Yoo, biz beklemiyoruz, biz gideceğiz ama arkadaşımız ısrar ediyor bende geleceğim diye.
-Ben çok iyiyim hemşire hanım abla, hadi taburcu edin beni.
-Dinlenmen lazım. İyi olduğuna emin misin? İlaçlarını içtin mi?
-Haayı- Evet, evet içtim!
-Tamam ben konuşacağım. Siz çıkabilirsiniz. Ailenin haberi var mı?
-Yo- var var, var ailemin haberi.
-Hadi çık o zaman. İlaçlarını düzenli kullan ama!
-Tamamm, tamam.
Miraç yanımdaydı. Arda hazırlanırken Miraç önüme geçmişti.
-Ne konuştunuz
-Hiç, konuşamadan girdin zaten.
-Neden suratın asık Efe'm?
-Efe'ni... Yoo, asık falan değil yüzüm.
-Tamam, çıkalım hadi, Arda'yı dışarıda bekleyelim.
Miraç elini belime atıp beni dışarı çıkardı. Miraç iyiliğim için konuşmuştu, ama bana söz vermişti. Koridorda yürürken Arda koşarak arkamızdan geldi.
-Selamlarr, ithal domates? Ne oldu?
-Hahahssh,
-Neden güldün?
-Bana ithal domates deme yerli salatalık. Çünkü bu espri hiç komik değil.
-Çok komik bir kere! Neyse şaka bir yana, cidden ne oldu?
-Sıkıldım, bu kadar.
-Neden ya? Böyle gezsek, eğlensek. Sıkıntın geçer mi?
-Hahashs, geçer.
-Dalga mı geçiyorsun Efe?
-Geçiyorum. Sen benle çok geçtin bugün. Biraz da ben geçeyim.
-Arda geri geri yürümeye başladı. Miraç'a dönüp omzuna dokundu.
-Neden konuşmuyorsun Miraç? Biraz önce böyle değildin.
-Bende sıkıldım Arda, yoksa gülerdim tabi, Efe iyi bilir.
-Hhm, bilirim.
Miraç bildiğimi öğrenmiş gibi bakıyordu. Bende ona bakınca gülümsedi. Karşılık vermeden başımı çevirdim. Arda bize birşeyler anlattıktan sonra yollarımız ayrılmıştı.
-Ben burada ayrılıyorum ekip, İdol House'da görüşürüz o zamann!
-Görüşürüz Arda. Görüşürüz.
Arda bizden ayrıldığında Miraç'ın bana baktığını farkettim. Ben de ona baktım. 2,3 dakika böyle birşey demeden bakıştıktan sonra söze girdim.
-Neden konuştun Arda'yla?
-Zorunda kaldım.
-Ne zorunluluğu Miraç, bana söz vermiştin. Ne zorunluluğu ha?
-Dayanamadım Efe, sen ondan başka hiçbirşey düşünemezken dayanamadım.
-Ne dedi peki?
-2,3 yıl dedi...
-Yaniii?
-Arda değil...
-Değilll!
-Efem buna üzülmen gerekmiyor mu? Ona hesap soramayacaksın.
-Arda o olsa yine sormayacaktım. İnanamıyorum gerçekten o değil! Ve söyleyeyim ben seninle konuşmuyorum.
-Efee, affet ya, zorunda kaldım diyorum.
-Hayır, düşünmem lazım. Benimle konuşmaz misin sokaktan geçen yakışıklı ama çok gıcık olan çocuk.
-Yakışıklı ha? Teşekkür ederim sokaktan geçen kısa boylu yakışıklı ve bir o kadar da gıcık olan çocuk.
-Ee, düşündün mü? Affediyor musun?
-Diyeli 2 dakika olmadı, fikrinden caydırma beni. Düşünmem direkt küserim.
-Daha küsmedin mi yani?!
-Miraç, çocuk gibi seviniyorsun, küserim!
-Sende çocuk gibi küserim diyorsun, doğru çocuksun zaten.
-Miraç! Ben küçük falan değilim.
-Aramızda 3 yaş var Efe, küçüksün işte kabul et.
-Ben gidiyorum, sana da küsüyorum hadi baybay!
-Hahashahs, görüşürüz küçük kardeşim!
••• ~2 gün sonra...
-Arda, biz yanında değildik hastanedeyken, hemen gitmemiz lazımdı. Gitmek zorunda kaldık, tamam mı?
-Anne, önemli değil yüzüncü söyleyişin oldu, tamam. Sorun yok. Ben valizimi hatırlayacağım tutma beni.
-Aa, nereye gidiyorsunuz valizle Arda Bey?
-İdol House'a gideceğim. Gitmeyeceksin deme evden kaçarım. Ben çok iyiyim anla artık.
-Gitmeyeceksin Arda, iyi değilsin işte, şakayı bir kenara bırak, evden kaçmak ne oluyor be!?
-Göndermezsen başka yol kalmıyor. Gerçekten kaçabilirim.
-Gitmeyeceksin dedim. İyiliğini düşünüyorum, bu senin hayalini biliyorum, ama şimdilik hastasın, geçici süreyle gitmeyeceksin. Bu kadar.
-Bu kadar falan değil anne. Ben çocuk değilim!
-Çocuksun Arda! Nereye gidiyorsun?!
-Odama, oraya da gitmeyebilirim istersen,
-Arda karşında arkadaşın yok, bana karşılık verme! Kapıyı da çarptı delirdi bu çocuk, kafayı sıyırdı iyice!
•••
-Evden gerçekten kaçayım da sen gör anne. Telefonum nerede ya? Hah, buradaymış.
•••
Telefondan mesaj geldiğinde kulaklığımı çıkarıp telefonumu açtım. Arda yazmıştı. Yazdığı şey şaka olmalıydı. "Evden kaçacağım" "Ne?" Diyerek cevap verdim. "Gerçekten, şuan valizimi topluyorum." Bıyık altından gülmüştüm. "Güzel şakaydı" yazdım. Çevrimdışı olunca bende telefon ekranını kapattım. Kulaklığımı tekrar takıp "Rihanna-Diamonds" açıp gözlerimi kapattım.
••• ~Yarın sabah...
-Oh, sabah oldu, kaçmaya hazır mıyım kendim? Hadi gidelim o zaman. Camı açıp atlamam lazım. Eeh, ne deli gibi kendi kendime konuşuyorum ben?
•••
Miraç birlikte gitmek için mesaj atmıştı. Tamam gidelim diyemezdim, ona sözde küstüm. Ama Miraçsız gitmekte istemiyordum. Ozi'yi aradım, ona Miraç'ı çağırabilir misin diye sordum, kabul etti. Hem birlikte gidecektik, hemde ben söylememiş olacaktım. Çok zekiydim ya ben.
•••
Ellerimize valizlerle koskoca İdol House evinin kapısındaydık. Umut'da yan tarafımızdaydı. Gözlerim Arda'yı aradı ama bulamadı. Annesinin izin vermediğini söylemişti. Kapı açılmıştı. Bizde İdol House'a girmiştik...
•••
3,5 kişiyle kaynaşmıştık. Ortam bena sanıyordum. Sadece sohbet ederken gözüm Umut'a kayıp duruyordu. O da beni izliyordu. Ozi'ye lavaboya gideceğimi söyledikten sonra lavaboları aramaya başladım. Çok aramadan bulmuştum. Birisine girdikten sonra içeri birisi daha girmişti. Ses çıkarmıyordu. Tam konuşacaksın bir kapı sesi daha duydum. Girdiğim lavabonun kapısını açmaya çalıştım. Kilitlenmişti. Tekrar, tekrar açmayı denedim, olmadı. Bayağı uğraşmaya rağmen açılmıyordu. Kapıyı ittim, çektim ama açılmıyordu. Klostrofobik olduğu için nefes almakta zorlanıyordum. Dizlerimin bağı çözülmüştü. Nefes almakta daha da zorluk çekmeye başladım. Işık kapanınca daha da korkmuştum. Gözlerim istemsizce kapanıyordu. Bağırmak istiyordum, ama sesim çıkmıyordu. Burada ölecek miydim?

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

4okunma 2beğeni 2yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.