Ying&Yang kitap kapağı

5. bölüm / 6

Ying&Yang

Bölüm 5- İthal Domates

Vaveyla Yazarı: Merveey #efeshine٭

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: Bölüm 5- İthal Domates

(Tamamen kurgudan oluşmaktadır, kişilerin gerçekte ki kişilikleriyle alakası yoktur. Gerçekte düşmanlık, kin, ihanet gibi duygular beslenmemektedir. Keyifli okumalar...)

-Ne? Ne kazası Miraç? Umut, sen, herkes... Şu kazanın Ne olduğunu söyler misin?
-B-ben gideyim.
-Nereye gidiyorsun Miraç? Anlatmak zorundasın. Herkesin bildiği benim bilmediğim şey ne?
•••
Miraç Arda'nın odasından çıkıyordu. Yüzü telaşlı gibiydi.
-Miraç?
-Ha, Efe?
-Neden oradan çıkıyordun?
-Arda'ya baktım
-Uyandı mı? Umut nerede? Ailesi?
-Onlar girdiler bile, sen ortadan kaybolunca uyandı Arda.
-Sen neden telaşlı gibisin? Ne oldu kızarmışsın öyle?
-Ne kızarması Efe, kızarmış mıyım?
-Miraç düşündüğüm şeyi mi yaptın? Arda'yla mi konuştun yoksa?
-Hayır tabiki, konuşmadım. Sen karışma dedin, bende konuşmadım.
-Emin misin Miraç? Konuştuysan eğ-
-Konuşmadım Efe, bana güvenmiyor musun?
-Tabiki güveniyorum. Sana herşeyimle güveniyorum.
-Eğer konuştuysa- konuşursam senin için tamam mı?
-Konuşursan çok kırılırım, onca derdin var senin...
-Hadi, hadi gidelim. Sana neler anlatacağım.
-Hadi be, çok şey kaçırdım mı?
-3 saattir yoksun Efe,
-Ciddi misin? Neler oldu?
-Giderken anlatırım.
-Hayır, ben gitmeyeceğim. Arda'yla konuşmam lazım, biliyorsun.
-Bence şimdi konuşma, iyi değil gibiydi sanki.
-Bari iyi olup olmadığına bakayım.
-Tamam git hadi, çabuk ol ama!
Odanın kapısını rahatsız etmemek için yavaşça açtım. Arda yerinde doğrulmuştu. Gözlerinde ki ışıltıyla "Efe nasılsın?" Demişti. Kendimi tutamayıp gülümsedim. O da içtenlikle bana karşılık verdi. Yanında ki koltuğa oturdum. Konuşmuyordum. O da konuşmuyordu. Sonra gülüp "Ne var?" Demek ister gibi kafasını salladı. Bende salladım. O da tekrar salladı. Dayanamayıp ikimizde güldük.
-İyi misin?
-İyiyim, sen?
-İyiyim, ama daha iyi olabilirdim.
-İdol House'un başlamasına 4 gün kaldı... Ama annem beni göndermeyeceğini söyledi.
-Annen bence haklı, dinlenmelisin.
-Hayır, ben çok iyiyim.
Kolunda ki serumları çekiştirip çıkarmaya çalışırken ayağa kalkmıştı. Hemen yanına koştum.
-Ne yapıyorsun Arda, delirdin mi sen? Otur yerine yat dinlen.
-Annem gibi konuşuyorsun Efe, bırak hadi kolumu.
-Bıraksam düşersin ama.
-Düşmem, düşmem. Ee bırak hadi kolumu lavaboya gideceğim.
-Sen yürü, ben bırakacağım.
Arda ilk adımını atınca bıraktım. İkinci adımını atamadan ayağık kaydı ve benim yaralı ve zayıf olan kolumu çekiştirip için o yerde bense onun biraz üstündeydim. Arda yere yığılmıştı. Kolumuda sıkıca tutuyordu.
-Biraz daha yaralı kolumu sıkarsan kendimi tuta,ayıp üstüne yığılacağım.
-Hee, tamam.
Tamam demesiyle birlikte elini kolumdan çekti ve üstüne düştükten sonra yan tarafına yığıldım. İkimizde hastane odası zemininde acıyla kahkaha atıyorduk. Kapı sesi gülme sesimizden zor duyuluyordu.
-Efe, Arda? Kalksanıza yerden! Ne yapıyorsunuz sesiniz nereye kadar geliyor!
-Sen misin Miraç? Puhahahshs
Benim gülmemle Arda'da daha çok gülmeye başladı. Tam doğrulacaktık ki kafamız birbirine tokuştuğu için tekrar zeminle buluşmuştu. Acıdan kıvranırken ikimizde kahkaha atıyorduk. Arda'nın kahkahaları öksürükle, benim kahkahalarım da boğuk ve benden çıktığında emin olamadığım seslerle karışmıştı.
-Nasıl düştünüz siz, ha?
-Roman Çocuk düşürdü bizi!
-Hayır, Shine sen beni bırakmasaydın düşmezdik!
-Bırak diyen sendin Arda!
-Yeter, biraz sessiz olun, sabahtan beri gülüyorsunuz zaten, hahahashsh.
-Sende gülüyorsun Miraç!
Arda'yla aynı anda konuşmuştuk. Kendimi yatağa attım ve tavanı izlemeye başladım. Tam nefes almıştım ve yukarıda ki lambaya bakarken Arda'da yatmıştı ama tamda zayıf kolumun üstüne yatmıştı. Acıyla bağırmıştım.
-AHHYY, NE YAPIYORSUN ARDA, OFF!!
-Ne var ya? Hahahsshs yüzünü görmen lazım Efe!
-Ne varmış yüzümde? Miraç sende gülüyorsun?!
-Git bak bence Efe.
Yataktan kalkıp aynanın karşısına geçtim. Arda'yla Miraç hala kahkaha atıyordu.
-BU NE? İTHAL DOMATES'E DÖNMÜŞÜM!
Bunu dememle birlikte daha da gülmeye başladılar. Yüzümü iyice soğuk suyla yıkayıp döndüğümde gülmekten karınları ağrımış gibiydi. Arda karnını tutarak doğruldu.
-Hayatımda hiç bu kadar gülmedim, sağol "İthal Domates"
Arda'ya göz devirip Miraç'a döndüm. Arda'ya bakıp benim taklidimi yapıyordu.
-Bug neeg, ithalg dogmateseg dönmüşgümg!
-Bende yerli salatalık PUHAHAHAHSAH
Ellerim belimde onlara bakıyordum. Komik değildi. Hemde hiç değildi. Onlar komik olmayan esprilerini yaparken bende gülmüştüm.
-Aa, Efe'de güldü, Arda bak gülüyor!
-Gülmüyorum!
-Gülüyorsun!
-Gülmüyorum!
-Kendini kandırma Efe!
-Off, yeter ben çok güldüm gidelim hadi.
-Sen nereye?
-Evime?
-Bu halde hiçbir yere gidemezsin. Otur oturduğun yerde yat zıbar, keyfini çıkar.
-Çok gıcıksın Efe.
-Hadi ben dışarıdayım sizde gelirsiniz.
Miraç dışarı çıktığında başbaşa kalmıştık. Bana bakıp gülüyordu. Bende hemen söze girdim.
-siz Umut ve Özlem'le kaç yıldır tanışıyorsunuz?
-Aynısını sabah Miraç'ta sordu.
-Ne, sordu mu? Hayır Miraç, sormamış ol, sormamış ol.
-Neden bir sorun mu var? Kazanılan dedi de hiçbirşey anlamadım.
-Ah Miraç, bunu yapmayacaktın.

-Bölüm Sonu
Not: Bu bölüm kısa oldu, zamanım yoktu hergün atmaya çalışıyorum, yeni bölümler gelecek takip etmeyi, beğenmeyi unutmayın.🤍

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

20okunma 2beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.