Ying&Yang kitap kapağı

3. bölüm / 6

Ying&Yang

Bölüm 3- Haklıymışsın Efe

Vaveyla Yazarı: Merveey #efeshine٭

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: Bölüm 3- Haklıymışsın Efe

(Tamamen kurgudan oluşmaktadır, kişilerin gerçekte ki kişilikleriyle alakası yoktur. Gerçekte düşmanlık, kin, ihanet gibi duygular beslenmemektedir. Keyifli okumalar...)

Arda diyince bir anda kanım dondu. Umut o Umut'u Arda'da düşündüğüm Arda mıydı?
-Ne oldu dondun öyle?
-Hiç, hiç sadece bana tanıdığım bir Arda'yı hatırlattın da...
-Aa, gerçekten mi? Bahsetsene biraz.
-Yani iyi olaylarla tanıdığım birisi değil, aşkında hatırladığım birisi bile değil, çok karışık olaylar.
-Öyle desene, ben karışık olayları dinlemeye bayılırım, anlat bakalım Parlak Çocuk Efe Shine.
-Efe Shine mı? Bunu çok sevdim, Roman Çocuk.
-Hahaha, başta bu çocuk roman olduğumu nereden biliyor demiştim, meğer tişörtümde yazıyormuş!
-Aa, gerçekten roman mısın? Shiny Romani".
-Evet, Roman mahallesinde doğdum, bu arada tişörtüm nasıl?
-Çok güzel, ama umarım toz pembe olduğunu biliyorsundur,
-Şaka yapıyorsun! Gerçekten pembe mi?
Tişörtün dikkatlice bakıyordu.
-Hahaha, pembe olduğunu görmüyor musun Roman Çocuk?
-Ben renk körüyüm de, renkleri seçmekte zorlanıyorum, sen söylemeden önce bu tişörtü sararmış beyaz bir tişört sanmaya devam edecektim!
-Çok üzüldüm Roman Çocuk, çok zor olmalı.
-Üzülmene gerek yok, renkleri seçememek yaşamama engel değil.
-Öyle düşünme Arda, renkler olmadan yaşayabilirsin ama zevk alamazsın.
-Benim için siyah, kırmızı ve beyaz ve tam seçemediğim renklerden ibaret hayat. Siyah... Ona bayılıyorum.
-Bende beyazım, tıpkı Ying&Yang gibiyiz.
-Ee, lafı dolandırıp duruyorsun Shine, artık anlat şu meseleyi.
-Tamam, tamam anlatıyorum ama kısa kesicem.
-Anlat yeter, sen anlat.
-Arkadaşım Arda, çocukluk arkadaşım, şimdi ki travmam...
-Nee, nasıl yani çok heyecanlıı!
-Yeni başladım daha, ve lafımı keseceksen anlatmayacağım.
-Off, tamam amma mızmızlandın Shiny kesmiyorum lafını, devam et.
-Beni kolumdan bıçakladı.
-NE? Bıçakladı mı? Nasıl bir deccallik bu!
-Sakin ol, ne bağırıyorsun?
-Sende pat diye söyledin ne yapayım?
-Efee, bir sorun mu var?
-Yok Miraç yeni arkadaşım çok heyecanlandı, tutamıyor kendini.
-Hahaha, bence ne konuşuyorsanız çabuk konuşun, çünkü birazdan gidiyoruz.
-Cidden mi? Tamam Miraç ben geleceğim birazdan.
-Tamam Efe, çabuk ol.
-Tamam, tamamm, Arda? Biraz önce çok heyecanlıydın neden şimdi düşüncelisin?
-Umut söylemişti... Efe... Bıçak... Umut seni nereden tanıyor?
-Umut, arkadaş grubumuzdaydı, hiç sevmezdik birbirimizi, bir dakika... AR-ARDA SEN MİSİN?
-Yok artık, oha, ben öyle adam bıçaklayacak biri miyim ya?
-Bir an sana patladım pardon, travmalarım tetiklendi.
-Şu Arda adlı adaşım olan şahıs ne kadarda deccalmiş, bıçaklamak ne ya?
-Beni Miraç'la Ozi bekliyordur, gitsem iyi olur. Görüşürüz Roman Çocuk!
-Gö-görüşürüz.
Arda'yı sevmiştim, komik biriydi ve çok tatlıydı. Ama Arda'nın çocukluk arkadaşım Arda olma ihtimali vardı. Umut bunun kayıtlarından biri olabilirdi. Umut'un hakkımda konuşması... Ama Arda yurtdışına gitmişti. Telefonumu cebimden çıkardım ve annemin sonuç açıklandığında söylediği "ARDA SOYDOĞAN" aklıma geldi. Adını arattım ama garip bir sonuç çıkmadı. Çok yetenekli bir dansçıymış. Biraz daha kaydırdım "Arda ve arkadaşlarının dans yarışması sonrası röportajı" başlıklı habere tıkladım. Fotoğrafta Arda, Umut ve Özlem vardı. Bu Arda o Arda olmalıydı. Kapanan telefon ekranından yüzümde ki kızgınlık alttan alttan belli oluyordu. Ben olduğumu bile bile yalan söylemişti. Arda'ya olan nefretim ikiye katlanmıştı. İlk ihanet sonra yalan... Özlem'i de tanıyordu. Arda... Aklımdan türlü türlü şeyler geçiyordu.
-Efe gel artık sabahtan beri oradasın
-Heyy, orada mısın?
-Efee, bak artık.
Miraç ve Ozi bana bakıyorlardı. Telefonu cebime atıp hızlıca yanlarına yürüdüm.
-Gelmeseydin Efe, biz daha beklerdik çok erken daha canım kardeşim.
-Hahahaha, çok komiksin Ozi, işim vardı.
-İşin dakikalarca sana seslenmemize rağmen birşey yapmadan duvara bakmak mı?
-Ya of, dallama beni Miraç, hadi gidelim yürüyün.
-Benim bir yere uğramam gerek, siz gidin Miraç, küçük çocuk sana emanet.
-Heyy, sensin o küçük!
-Efe sence Ozi'nin küçüğe benzer bir hali var mı?
-Evet, benden küçük duruyor.
-HAHAHAHAHAHAHAH
-Gülme! Doğruyu söylüyorum.
- Ya Efe alemsin ya ahahahahaha
-Neye gülüyorsun?
-Boyuna
-Benden kısasın Miraç!
-Tabi tabi, yürü hadi ben çok yorgunum sen anlat sende yorgunsun değil mi?
-Geçiştirme! Benden kısa olduğunu kabul edene kadar gitmiyorum ve konuşmuyorum.
-Benden 10 santim kısasın Efe!
-Abart, 10 ne bence ben senden 10 santim uzunum.
-Tabiki Efe abi senin lafının üstüne laf yok.
-Offf Miraç offff
-Soruma cevap ver Efe, sende yorgunsun değil mi?
-Yorgun değil, durgunum.
-Öyle mi? Kahkaha atarken öyle durgun değildin Efe Şan han hazretleri.
-Ben Kahkaha falan uydurma! Durgunum işte!
-Niye ya? Yeni arkadaşın Arda'yı sevdin mi?
-Hıhı çok sevdim.
-Ben senin ciğerini bilirim Efe, neden sevmedin?
-O Arda.
-Evet, adı Arda...
-Arda o...
-Arda işte Efe, bilmediğim birşey söyle.
-Off Miraç, Arda işte Arda,Arda...
-Bıçakcı olan mı.
Dayanamayıp kahkaha atmaya başladım.
-Neden gülüyorsun?
-HAHAHAHAH BUÇAKÇI NE YA TRAVMALARLA DALGA GEÇMEKTE 1 NUMARA MİRAÇ FIRAT HAHAHAHA
-O olma ihtimali yok Efe, kafanda kurma. Ben ciddiyim.
-İnan bana Miro, Özlem ve Umut'u tanıyor en yakın arkadaşları, dansçı, adı da Arda...
-Efe dünyada ki tek Arda bıçakcı Arda değil.
-Ama kanıtla- Miraç, şu Umut değil mi?
-Evet, yanında da Görkem var. İdol House'tan.
-Selam millett!
-Ne istiyorsun Umut?
-Bilmek, bilmek istiyorum Efe.
Etrafımızda elleri cebinde sinir bozucu bir şekilde dönmeye başladı.
-Sen kolundan bıçaklanmıştın değil mi?
Eki kolumu sertçe sıktığınız hissettiğim acı koluma 100'den fazla iğne bastırılması eşit olabilirdi. Acıdan kıpkırmızı olduğumu iliklerime kadar hissediyordum.
-Umut, bırak Efe'yi baş git buradan köpeğini alıp.
-Tamam, ağır ol Miraç abi, işimizi bitirip gideceğimiz derdimiz senle değil.
Kolumdan beni savurunca kendimi yerde buldum. Hissettiğim acıyı bıçaklandığımda bile hissetmediğim emindim.
-Umut, Efe'ye dokunmayacaktın, Efe'ye dokunmayacaktın.
Miraç beni yerden kaldırıp geri çekilen Umut'a yumruğunu sıkıp giderken kolundan sıkıca tutup gözlerimle sakin ol işareti yaptım.
-Sırf senin için dayanıyorum Efe,
Arda'nın geldiğini gördüm. Koşarak yanımıza ulaştığında Umut'a yöneldi.
-Umut ne yapıyorsun? Yetmedi mi? Yetmedi mi?
-Birşey yapmıyorum kanka, eğleniyorum, sende katılsana.
-Efe'ye bulaşma Umu-
-Efe,Efe,Efe, off Efe Şan seninde ne mal olduğunu biliyoruz, Arda'yı kışkırtıp kendini bıçaklatan sendin, seni çakal herif se-
-Ne? Ne diyorsun Umut?
-Arda, k-kanka sen d-değilsin karışma.
-Efe, sanırım haklıymışsın.
-Haklıymışım Miraç, haklıymışım...

-Bölüm Sonu

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

32okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.