2. bölüm / 5
Yıllar Sonra/Berkan Kutlu0.2
Bölümler 5Şu an: 0.2
- 1 0.1672 kelime
- 2 0.2996 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 0.31.158 kelime
- 4 0.41.161 kelime
- 5 0.51.009 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
02/10/2016
Bugün pazardı ve evde yine boş boş dolanıyordum, birazcık ders çalıştıktan sonra odamı toparlamaya karar vermiştim, perdeyi tamamen aralamıştım, bir yandan radyodaki şarkıyla dans edip diğer yandan masamın tozunu alıyordum.
Şarkının patlama kısmında bir anda bağırarak söylediğimde, karşı apartmanda pencereden beni izleyen Berkan ile göz göze geldim.
Elimdeki toz bezi yere düştü, Birkaç saniye İkimiz de öylece baktık birbirimize, Ben gözlerimi büyütüp dona kalmıştım, o ise dudaklarının kenarına sakladığı o sinir bozucu gülümsemesini bastıramıyordu.
Berkan gözlerini kısıp başını iki yana salladı, sanki “Sen de tam bir delisin” der gibi. Ardından, elindeki su şişesinden bir yudum aldı.
“Çok mu kötü?” dedim pencereye yaslanıp, Berkan dalga geçer gibi bir ifadeyle bana baktı.
“Yani o kadar kötü değildi, daha çok berbattı.” Gülümsemem istemsizce yayıldı yüzüme.
“Yani, ben böyle saçma sapan şarkı söylemeye devam edersem, komşuların sabrını zorlarım demek istiyorsun,” diye takıldım.
“Kesinlikle,” dedi Berkan alaycı bir sesle. “Ama merak etme, seni koruyacak bir planım var.”
“Ne planıymış o?”
“Daha az bağır, daha çok mırıldan. Yoksa başını belaya sokarsın,” Sonra Berkan gülümseyerek, “Ha, ve eğer bana ihtiyacın olursa, kapım her zaman açık,” dedi.
“Dalga geçme benimle!” diye bağırdığımda güldü ve pencereyi kapattı.
Gülerek perdeyi kapattım, bir yandan Berkan’ın penceresine bakarak diğer yandan da temizlik yapıyordum, tam o sırada odaya annemin girmesiyle kafamı anneme çevirdim.
“Güzel kızım ben çıkıyorum, komşularla günümüz vardı, yeni insanlar dahil oldu şimdi, çok heyecanlı olacak!” dedi, göz devirdim.
“Sıkılmadınız mı şu gün olayından? kimler katılıyor ki?” dedim ve masamın üzerinde duran suyumdan içmeye başladım.
“En alt komşumuz sevmezdi böyle şeyler, neden bilmiyorum o da katılmaya başladı…sonra Şu karşı binada bir kadın var, tam karşı ev,” söylediği şeyle suyu püskürttüm, annem korkuyla yüzüme baktı. “İrem noldu?!”
Elimle ağzımı tutarken annem sırtıma vurdu, birkaç saniye sonra kendime geldim ve anneme baktım. “Hiç, hızlı içtim sanırım, odamdan çık da beni bekle, ben de geliyorum güne”
İlk defa Berkan’ın annesiyle yüz yüze tanışacaktım, bu fırsatı kaçıramazdım.
“İrem, sen günleri sevmezsin ki kızım?” Annemin sözünü duymamazlıktan geldim, çoktan dolabımı açmış, ne giysem diye bakıyordum bile. Renkli bir şey mi giymeliyim, yoksa sade bir şey mi?
“Yani… sevmemek değil de, anne bazen insan değişmek ister, hani sosyalleşmek falan,” dedim saçma sapan bir açıklamayla.
Annem kaşlarını kaldırıp bana baktı, sonra anlamış gibi başını salladı. “Hee tabii, sosyalleşmek…” dedi, dudaklarını büzerek. Belli ki inanmamıştı ama çok da kurcalamadı.
On dakika sonra tanımadığım bir kadının evine gelmiştik, Kadınlar gülerek konuşuyor, çaylar servis ediliyor, poğaçalar uçuşuyordu. Ama benim gözüm tek bir kişideydi.
Berkan’ın annesi.
Tam karşımda, koltuğa zarifçe oturmuş, çayını yudumluyordu, gözleri aynı Berkan’ın ki gibiydi, Berkan gözlerini kimden almış şimdi belli oldu.
Annem beni tanıştırmak için hafifçe itekledi. “Bu da benim kızım İrem,” dedi. “Az önce güne gelmeye karar verdi, normalde hiç sevmez böyle şeyleri.”
“Demek sen İrem’sin,” dedi, sonra baştan aşağı süzdü ama yargılayıcı değil, daha çok çözmeye çalışır gibi. “Berkan bahsetmişti senden.”
YÜZÜM O ANDA DONDU.
“Berkan mı?” dedim, sesim olması gerekenden fazla tiz çıkmıştı.
Kadın gülümsedi. “Evet, birkaç gün önce bir şeyler anlatıyordu, İsim falan vermemişti ama, şimdi yüzünü görünce anladım.”
Kalbim deli gibi atıyordu.
“Ha şey umarım kötü bir şey dememiştir” dedim, ellerimi birbirine kenetleyerek.
Kadın başını iki yana salladı, hala gülümsüyordu.
“Yok canım, az önce şarkı falan söylemişsin, onu anlattı, o kadar”
YER YARILSIN DA İÇİNE GİRSEM.
“Yani evet biraz fazla sesli olmuş olabilir ama komşuluk hatrına idare edersiniz artık,” dedim, gülümsemeye çalışarak.
Berkan’ın annesi kahkaha attı. “Senin gibi birini Berkan’ın tarif ettiğine inanamam, çok daha asi anlatmıştı.”
“Berkan beni yanlış tanımış olabilir,” dedim, sonra çayımdan bir yudum alırken neredeyse boğuluyordum.
&
Gün beklediğimden çok daha normal geçmişti. Kadınlar klasik tariflerden, sağlık sorunlarından, dizilerden falan bahsetmişti. Berkan’ın annesiyle birkaç kez göz göze gelmiştik ama o da diğer anneler kadar ilgiliydi sadece, ekstra bir şey olmamıştı.
Ama ben içten içe hep “Berkan gerçekten bahsetti mi ya? Ne söyledi acaba? Asi mi dedi cidden?” diye düşünmekten kafayı yiyordum.
Sonunda eve geldiğim gibi kendimi duşa atmış ve her zamanki olduğu gibi kendimi odama kapatmıştım, son senem olduğu için extra ders çalışmam gerekiyordu, bu yüzden oturmuş ve karşımda ki paragrafı okuyordum.
Telefonuma gelen bildirimle göz devirdim, hangi sınıf arkadaşım notlarım için yazmıştı acaba?
Telefonun ekranına baktığımda tanımadığım bir numarayı gördüğümde kaşlarımı çattım ve mesaja girdim.
05*********
Annem bayılmış sana
Ayrıca bahsettiğin kadar da kötü değil diyor
Kadını mı büyüledin?
Kaşlarımı çatarak mesaja baktım, iki kere okuyunca Berkan olduğunu anlamıştım.
İrem
Ben büyü falan yapmam.
İnsanlar beni sevmeye başladığında senin gibi paniğe kapılıyorlar sanırım
Numaramı nereden bulmuştu ki? Bunu bile sorgulayamamıştım, hızlıca numarasını kaydettim.
Berkan
Paniğe kapılmak?
Sadece biraz etkilenmiştim.
NE
DE
Dİ?
“Benden mi?!” diye çığlık attım bir anda, telefonu masaya bırakıp kendime tokat attım, telefonuma tekrar mesaj geldiğinde ekrana baktım.
Berkan
Lütfen çığlık atma
Eğer atacaksan pencereyi kapat.
Lütfen.
Mesaja baktım sadece, ardından ayağa kalkıp kapalı olan perdeyi açtım, perdeyi açmamla yatağına oturmuş telefonuna bakıp gülümseyen Berkan’ı görmüştüm.
“Bu gülümseme bana mı şimdi?” diye mırıldandım kendi kendime, Kalbim deli gibi atıyordu, O anda, sanki hisseder gibi, başını kaldırdı, Göz göze geldik.
Gülümsemeyi durdurmadı, Sadece kaşlarını hafif kaldırdı ve başını eğerek bana selam verdi gibi yaptı.
Gülümseyerek aynı şekilde selam verdim, birkaç saniye birbirimize baktığımız için pencereyi kapatacaktım ki Berkan bir anda oturduğu yerden kalkıp pencereye yaklaştı.
“İrem!” dedi bir anda.
İrkildim. Elim perdeye giderken, ses tonundaki o aceleyi duyunca duraksadım.
Berkan camın önünde, ellerini camın pervazına dayamış bana bakıyordu.
“Efendim” dedim.
“Kendini çok yorma diyecektim, gece ne zaman uyansam ışığın açık oluyor.” kalbim şu an takla atsa da sadece yüzüne baktım.
“Üzgünüm Berkan Kutlu ama ben senin gibi futbol oynayamıyorum, senin geleceğin parlak, benim geleceğimin parlak olması için ders çalışmam gerekiyor”
Berkan kaşlarını hafif kaldırarak, sanki az önceki cümlem ona hafif dokunmuş gibi bir ifadeyle baktı. “Geleceğim parlak, ha?”
Omuz silktim. “Yani öyle diyorlar.”
Başını eğip gülümsedi. “Sen de parlak olmak zorunda mısın illa?”
“Değil miyim sence?” dedim hızlıca, ama gözümü kaçırarak.
O ise birkaç saniye durdu, “Sen zaten parlıyorsun. Ama etraf fark etmiyor,” dedi, Gözlerim ona döndü, Bir şey diyemedim.
“İyi geceler Berkan” dedim sadece.
“İyi geceler İrem”
&
Ergen çift yazmak çok güzel bişey ama birkaç bölüm sonra kocaman olacaklar🥹
Bölüm etkileşimi
