13. bölüm · Yıldızların Altında
Yıldızların Altında
Sezen Aksu: Bir Çocuk Sevdim
🌷2 Hafta Sonra
Melisa Karapınar Anlatımıyla
Hayatınızda her ne olursa olsun ilk önce kendinizi düşünün. Birisiyle kavga mı ettin ilk önce kendini düşün, biriyle yarışmada mısın ilk önce kendini düşün yoksa ilk sen ezilirsin. Sen ilk kendini düşündüğünde o zaman kendini daha iyi anlarsın ve kendinle ilgili bilmediğin şeyleri öğrenirsin. Ama bu yolda bazı insanlar senin arkandan konuşabilir, senin yoluna taş koyabilir, seninle arkadaşlıklarını bitirebilirler ve daha niceleri. O yüzden ilk önce sen kendini önemse, arkadaşlarını iyi seç ve bu hayatta ne ile mutlu oluyorsan onu yap. Bu iki hafta bana bu cümlelerin önemini öğretmişti. Hele ki okulun ilk üç günü bana kendimle ilgili birçok şey öğrenmiştim. Bu iki haftada Avcılar sahile girmiş, Roma dondurmacısından dondurma eşliğinde sahildeki lunaparka binmiştim. Emir bu iki hafta içerisinde bana aşırı nezaketle yaklaşmış, bana ilk üç günden ziyade daha iyi ve arkadaş canlısı davranmıştı, annem faktörüne gelince bana hala az da olsa sinirliydi ancak sınıf öğretmenimiz Ceyda hoca annemi aramış ve benim yaşadığım olayı anlatmıştı. Annem bu olayı öğrendikten sonra odamın kapısını çaldı ve içeriye girdiğinde bana en sevdiğim yemeklerden biri olan pirinç pilavı yapmıştı. Ben olaydan habersiz ona böm böm baktığımda bana onu Ceyda öğretmenin aradığını ve olayın aslını anlattığını ve ona biraz benle ilgili güzel şeyler dediğini ve onun bana çok büyük haksızlık yaptığını söylemesi ve bana ağlayarak sarılması bu hayatta yaşabileceğim en güzel duyguydu. Ben bu duygu için her şeyi verebilirdim. Ve bu iki hafta çok sorunsuz geçmişti. Okulun bitişiyle mutlulukla çantanı toplayıp sınıftan çıkacağım sırada Emirin kahveleri bana doğru döndü.
“Bugün Ceren’le kütüphaneye gidip ders çalışıcaz sende gelmek ister misin?”
Bu teklif aslında çok güzel bir fikirdi. Ancak bu teklifin içinde Ceren’in olması bu durumun içine etmişti. Ama ders çalışırken de ortam değişikliği herkese iyi gelirdi. Ayrıca kütüphanede bu ikiliyi kudurtmak için daha fazla bir hırsla ders çalışacağımı düşünüyordum. Bu yüzden bu plan benim için çok iyi olmuştu.
“Olur hem dışarısı iyi olur da Ceyda hoca bize ne yapacağımız konusunda bilgilendirmedi.”
“O zaman sen istersen Ceyda hocaya bir sor bakalım bugün ne yapmamız gerektiğini. Ben Ceren’le kütüphaneye gidiyorum sen de gelirsin, konumu da atarım.”
Resmen bana bütün işlerini kitlemeleri dışında bir de üç kat merdiven çıkacak Ceyda hocayla yarım saat konuşacaktım. Vallaha bu çocuk benim yoluma taş koymaya çalışıyor gibi geliyor ama hadi hayırlısı.
“Tamam öyle yapalım bakalım.”
Emirse yüzünde büyük bir gülümsemeyle
“Kütüphanede görüşürüz.”
“Görüşürüz.”
diyip oradan uzaklaşıp Ceyda hocanın yanına gitmek için merdivenleri adeta koşarak çıktım. Öğretmenler odasının kapısını hafifçe tıklattım. Kapı ahşap olduğu için içerisi görünmüyordu. Ardından kapıyı nazikçe açtığımda içerde birçok tanıdığım ve daha önceden hiç görmediğim bir sürü öğretmen vardı. Öğretmen odasından gözüm Ceyda hocayı arasa da maalesef onu bulamamıştım.
“Kusura bakmayın ama Ceyda hoca nerde biliyor musunuz?”
Öğretmenlerin arasından coğrafya öğretmenimiz Ercan hoca aklaşmış saçları, yorgun bakan kahverengi gözleriyle
“Ceyda hocan burada değil, istersen bir sorun varsa arayabilirim.”
diyerek telefonuyla bir şeyler yapacağı sırada
“Hiç gerek yok hocam, olur mu öyle şey zaten çok önemli bir şey değildi. Aldığımız bir ödevle ilgiliydi de o yüzden.”
Ercan hoca ise parmağıyla omzumu gösterirken
“Sen derken de öğretmenin geldi.”
diyip parmağını indirip
“Hoşgeldiniz Ceyda hocam.”
Arkamı döndüğümde Ceyda hoca bana doğru geliyordu. Beni görünce kaşlarını çattı ve adımları yavaşlatarak
“Melisa senin burada ne işim var canım.”
Sence öğretmenler odasında ne işim olabilir acaba
“Hocam bende tam sizi arıyordum. Şey biz bugün projeyi yapıcaz da Emir de size ne yapmamız gerektiğini sormam gerektiğini söyledi.”
Ceyda hoca yüzüme anlamsızca bakıyordu. Az önce kurduğum cümleyi süzdüğümde aslında yanlış bir şey söylememiştim. Bu kadın niye böyle baktı ki şimdi? Ardından bana bakmayı kesip telefonunu eline alıp bir şeyler yapmaya başladı. Telefonda tam neye baktığına anlam veremediğim için
“Hocam yanlış bir şey mi yaptım?”
Hoca tekrardan bana baktı
“Sen yanlış bir şey yapmadın ama sanırım Ceren’le Emir sana oyun oynamış gibi görünüyor.”
Bu kadın ne diyordu? Ne oyunu? Emirle Ceren ne yapmıştı? Neden bu kadar kapalı konuşuyordu.
“Hocam yanlış anlamazsanız sizin tam olarak ne demek istediğinizi anlayamadım da rica etsem biraz daha açar mısınız?”
Ceyda hoca gülümseyerek
“Balım, ben zaten proje için daha 15 dakika önce bilgi attım zaten ama sanırım sana atmamışım. Emirle Ceren’e attım da sana atmayı unuttum kusura bakma.”
Yani Emir bilerek bana iki kat merdiven çıkardı hemde beni bilmesine rağmen Ceyda hocaya sormamı mı istemişti. Maşallah dediğim de aynı özelliğini devam ettirmiyor. Madem nemi kandırmıştı bende onu çok güzel kandırırdım. Hadi bakalım hodri meydan Emir bey , gör sen bakalım
“Çok teşekkür ederim hocam çok sağolun kusura bakmayın size de rahatsızlık verdim.”
Ceyda hoca anlayışla bana bakıyordu
“Ne demek canım, hadi sana görüşürüz ben sana yazarım Emir’le Ceren’e yazdığım mesajı.”
Hocaya tekrardan teşekkür edip okuldan çıktım. Okuldan çıktığımda Ceren’le emirle buluşmak yerine evime doğru yürüdüm.Eve yaklaştığımda rehberimden Ahuyu aradım. Telefon ikinci çalışta açtığında hemen konuşmaya daldım
“Kanka müsait misin?”
“Evet Melisa, hayırdır sen beni hiç pat diye aramazsın noldu bir şey mi oldu peteğim?”
Bazen ben nasıl Ahu kadar güzel bir arkadaşım olduğuna hayret ediyordum. Nasıl birisi hem bu kadar tatlı olup hemde düşünceli olurdu? Vallaha ben bu kızı çok seviyorum ya
“Sanırım çok acil görev yapmalıyız.”
“Ne görevi Melisa, konuş artık çatlatma insanı.”
“Kanka Ceren ve Emir bugün kütüphaneye gidecekti, hani sana demiştim ya Ceyda öğretmen bana 900 soru verdiği için günü uzattık falan, hatırladın mı?”
“He kanka hatırladım. Bunun me alakası var şimdi.”
“Emir de beni kütüphaneye çağırdı.”
“Sonra”
“Bende kabul ettim teklifini ama bana Ceren’in de olacağını söyledi ben de sırf Ceren için gelmemezlik yapmiyim dedim.Sonra benim Ceyda hocaya ne yapmamız gerektiğini sor dedi. Bende sormak için yukarı çıktım ama aptal ben mesaj atmayı düşünemedim o yüzden öğretmenler odasına çıktım. Ceyda hocaya sorduğumda ise bu projeyi Ceren ve Emire attığını bana da şimdi atacağını söyledi.”
“Yani kanka”
“Yani ne Ahu sen de Ceren ve Emir’i mi savucaksın bana.”
“Aynisi şu kankam sen bu şeylere ne yapıcaksın.”
Ahunun bu cümlesi bana ilaç gibi gelmişti.
“Mesajlardan konuşmaya ne dersin.”
“Kanka sen beni cehenneme çağır ben oraya da gelirim mesajlar ne ki.”
