8. bölüm · Yıldızların Altında
Yıldızların Altında
Melisa Karapınar Anlatımıyla
Ertesi gün
Bugün okula geldiğimde bu sefer üç kişinin yanı ve bir sıra boştu. Emir, ve diğer adlarını bilmediğim iki dışında herkesin yanın doluydu. Be o sırada Emir’in tam arkasındaki sıraydı. En azından Emir’in yanında oturmaktan daha iyidir diye düşünüp Emirin arkasındaki sıraya oturdum. Çantamı yerleştirirken ders hocamız sınıfa girmişti. Ve dün tanıştığımız öğretmenimiz Ceyda hoca sınıfa girmişti. Bugün acı kahve bir çizme ve onla uyumlu bir şal takmıştı. Görmek için kullandığı kahve gözlükleriyse yüzündeki doğal makyajı daha da güzelleştirmişti. Dünki kavgayı ayırıp rehberliğe götürmek yerine müdüre görürdüğü için ona olan görüşlerim daha ilk günden değişmişti. Ama neden değişmişti bilmiyorum belki davranışlarından belki önyargımdan belki de Emir’i ve Bilal’i disiplinlik etmekle burun buruna getirmesindendi gerçi ben niye Emir’i düşünüyorsam o kendi çaresine kendi baksın. Hem bana iki süslü şey yaptı diye onunla olan rekabetimizi mi bitirecektim tabikide hayır o kendine baksın ben kendime bakayım bana ne bu çocuktan. Ceyda hoca sınıfa girdiğinde herkes ayağa kalkmıştı. Ceyda hoca bugün biraz mutsuz gibiydi. Ceyda hoca herkesin ayağa kalkmasına karşılık
“Oturabilirsiniz çocuklar.”
diyerek bize oturma izni vermişti. Herkes oturduğu sırada sınıftan birisi
“Hocam bir şeyiniz mi var?”
Sesin geldiği yöne baktığımda sarı saçları, bal gözleri,beyaz teniyle hocaların yalakası Ilgın Şahin vardı. Bu kızı bana hiç kimse unutturamazdı. Sırf ortalama başarı puanı iyi gelsin diye hocaya benim tarih sınavından kopya çektiğimi söylemişti. Tarih öğretmenimiz beni sevmediğinden ötürü de bu yalana inanmıştı. Ilgının sınıfındaki iki en yakın arkadaşı da onay verince hoca beni rehberliğe yollamıştı. Ama rehber öğretmenimiz Meltem hoca bunun bir yalan olduğunu anlamıştı. Çünkü rehberlik odasına elim ayağım titreyerek gelmiştim. O yüzden o gün o odadan disiplin veya tutanak almadan çıkmıştım. Şans o gün bana yaver gitmişti. Ceyda hoca ise Ilgının bu sorusuna gülümseyen bir yüzle
“Ben iyiyim çok teşekkür ederim sadece bu mevsim geçişlerinden ötürü biraz hastalandım.”
Mevsim geçişleri dediği hava güllük gülistanlıktı. Hastalanmak deyince de sesinde veya herhangi bir yerinde bir şey yok gibiydi ama ben birisinin nasıl olduğunu bir bakışla anlayamadığım için de çok üstüne düşmemiştim. Ardından hoca bize tyt matematikteki konuları tekrar ettirdi. Ve bir anda önemli notlar almaya başlayınca sınıftakiler bir anda defterlerini çıkardılar. Deftere hocanın verdiği notları yazarken kapıdan bir vurma sesi gelip bir anda içeriye beden eğitimi öğretmeni ve resim öğretmeni girmişti. Önceki seneki öğretmenlerimiz Efil hoca ve Kerem hoca sınıfa mutlulukla girmişlerdi. Kerem hoca mavi gözleriyle uyumlu bir mavi kazak altına ise salaş beyaz keten pantolon vardı. Efil hocada pembe ve kahverengi çizgileri olan bir kazak altındaysa salaş kahverengi bir eşofman vardı. Kahverengi gözleri ve kahverengi olan saçları onu daha da güzelleştirmişti. Efil hoca sınıfa bir göz attıktan sonra
“Çocuklar ilk öncelikle onuncu sınıf ilk döneminiz şimdiden size hayırlı olsun.”
Ardından Kerem hoca Efil öğretmenin lafını devam ettirir gibi
“Bugün buraya gelme sebebimiz bu seneki etkinliklerimizden biri olan ressamlık ve bedenden çalışma yapılacak, katılmak isteyen varsa elini kaldırsın biz adlarınızı yazalım. “
Bu sözlerin ardından sınıftaki herkes el kaldırmıştı. Kaldırmayan üç kişi vardı. Ben, okul üçüncümüz Ceren, Emir ve bendim. Zaten bizim dışındakiler derslerine çok fazla önem vermezdi. Kerem hoca ve Efil hocanın bakışları ilk Emiri ardından en önde oturan Ceren’e kaymıştı. Tabi emir beyin maşallahı olduğu için arkasından çok gözükmediğimin farkındaydım. Efil öğretmenin
“Ceren, Melisa ve Emir dışında herkes katılıyor mu?”
Sınıftaki bütün bir ağızla “evet” diyerek kabul etmişlerdi. Ardından Ceyda hoca biz üçümüze bakıp
“Madem bu projeye katılmıyorsunuz o zaman size bir ödevlendirme olsun Emir, Ceren,Melisa siz üçünüz bana tyt matematiğin 3 konusundan özet çıkartıp Kasım ayında getirmenizi istiyorum. Detayları daha sonra konuşur.”
Ceren ve ben onaylamışken Emir’den hiç ses gelmemişti. Ceyda hocada Emire
“Emir sen katılmıyor musun?”
Emir cevap vermediğinden ötürü onun yerine ben cevap vermiştim
“Hocam o bu tarz işlerden korkuyor. Tabi insanın kendinden emin olması gerekiyor ama Emir arkadaşım bence kendinden hiç emin değil o yüzden siz onu boş verin biz yaparız.”
Emir bu sözleri onun kışkırtılması için söylediğimi anladı mı bilmiyorum ama bir anda Emir sandalyesinden kalkıp boş olan yanıma oturup baş parmağı ve işaret parmağıyla bileğime kavrayıp elimi havaya kaldırmıştı
“Biz ikimiz bu işi hallederiz değil mi Melisa?”
Bunu bana inat yaptığına adım gibi emindim ama bir tarafım evet demek için çok ısrar etmişti. Israr eden tarafımdan düşününce bu fikrin çok mantıklı geldi ve bende onu şaşırtarak
“Tabii ki de Emir arkadaşım.”
