4. bölüm · Yıldız tozu
Aynı Gün-Hazırlık maçı
Spor salonu gürültülüydü. Seyirciler, topun yere her vurduğunda yükselen sesler, koçun talimatları… ama Nova’nın zihni bir türlü maça odaklanamıyordu.
Uzay beni ilgilendiriyor dedi.Gerçekten mi?Peki ben? Ben ne yapacağım?
Top sahaya girdi, oyun başladı. Nova bir anlığına toparlandı; refleksleri hâlâ güçlüydü. Pas, smaç, savunma… kendini oyunun içine atmaya çalıştı.
Ama setin ortasında bir anda sahaya giren bir gölge dikkatin dağıttı.
Uzay.
Spor salonunun kapısından içeri girmişti. Takım eşofmanlarıyla, saçları dağınık, elinde su şişesi vardı. Antrenman biter bitmez gelmiş olmalıydı.
Ve Nova’ya bakıyordu.Başka hiçbir yere değil.Sadece ona.
Nova’nın eli titredi. Kaçırdığı pas, yere çarpan topun sesi tribünlerden bir “ahh!” yükseltti.
Koç bağırdı: “Nova! Konsantre ol!”
Nova kızardı, nefesini topladı. Ama Uzay’ın bakışı hâlâ üzerindeydi. Sanki ona “Buradayım” der gibi.
Maçın sonlarına doğru Nova kendini toparladı. Güçlü bir smaçla seti kapattı. Seyirciler alkışlarken göz ucuyla salondan çıkmak üzere dönen Uzay’ı gördü. Gülümsüyordu.
Nova’nın kalbi, sanki fileye çarpmış bir top gibi yerinden sekip başka bir yere düşmüştü.
