3. bölüm · Yeni Bir Sayfa

3. BÖLÜM: AMBARLI’DA ŞAFAK SÖKERKEN

Emre Aydoğan

Ambarlı Limanı’nın 4 numaralı antreposuna gece yarısı sisi çökmüştü. Karadeniz’den esen rüzgar, konteynerlerin devasa demir gövdelerine çarparak uğulduyordu. Her yerde Hazar’ın ağır silahlı adamları nöbetteydi.

Karanlık bir köşede Karan Soydan duruyordu. Hemen arkasında, Asaf Sencer’in ekibe dahil ettiği taktik dehalar, Yuthan ve Taylan belirdi. Taylan, elindeki şifreli tableti kapatıp Karan’ fısıldadı: "Kameralar kör noktada. İçeride otuz silahlı adam var." Yuthan ise her zamanki gibi sessizce uzun namlulu silahının sürgüsünü çekti.

Tam o sırada, Baran Reis, Yaman Demir ve Güllü ekibe katıldı. Güllü, ceketinin altından çıkardığı çifte şarjörlü otomatik silahı sıkıca kavradı: "Dayıoğlu, mekan tam bizim çocukların seveceği gibi basık. Mermi biterse fena harcarlar bizi."
Yaman Demir, Güllü’nün omzuna sertçe vurdu: "Mermi bitmez Güllü. Bitirse de bittiği yerde namluyla dürteriz."

Karan elini kaldırdı ve indirdi. O an limanda cehennem uyandı.

Yaman Demir, ilk kurşunu Hazar’ın kuledeki nöbetçisine sıktı. Adam feryat bile edemeden yere yığılırken, Taylan ve Yuthan iki koldan sis bombalarını içeri fırlattı. Liman bir anda beyaz bir duman bulutuyla kaplandı.

"Baskın var!" çığlıkları arasında Baran Reis ve ekibi antrepoya daldı. Namlulardan çıkan alevler karanlığı aydınlatıyordu. Güllü, bir konteynerin arkasına siper alıp arkasından gelen iki adama ateş açtı: "Söylemiştik size, biz geldiğimizde tespihler cebi boylar!"

Karan Soydan ise dumanların arasından bir hayalet gibi yürüyordu. Antreponun merkezine ulaştığında, tonlarca malın yüklü olduğu konteynerlerin önünde Hazar Dağdeviren’i gördü.

"Karan Soydan!" diye bağırdı Hazar, gözleri delicesine dönmüştü.
Karan, Hazar’ın kurşunlarından sıyrılıp elindeki gümüş çakmağı ateşledi. Konteynerlerin içine sızdırılmış olan benzinin üzerine fırlattı.

Devasa bir patlama limanı sarstı. Alevler gökyüzüne yükselirken, Karan Soydan Hazar’ın yakasından tuttu, gözlerinin içine baktı: "Baronuna söyle Hazar... Bu şehirde artık onun meclisi değil, sokağın raconu geçiyor."

Karan, Hazar'ı yaralı halde alevlerin ortasında bırakarak ekibe döndü: "Çekiliyoruz!"