Yaşayan ölüler kitap kapağı

4. bölüm / 8

Yaşayan ölüler

lV

Vaveyla Yazarı: Ömer ..

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 8Şu an: lV

Bölüm 10 : İlk görüşme

Ertesi sabah kapı açıldı. Marco ve iki silahlı adam Mateo’yu dışarı çıkardı. Pablo, Carlos, Elena ve diğerleri depoda kaldı. Mateo’nun elleri serbestti ama etrafı çevriliydi.
Marco ve Mateo yerleşkeyi gezdi. “Sonra konuşuruz.”dedi
Nueva Esperanza gerçekten büyük ve düzenli bir yerdi. Yüksek beton duvarlar, dört nöbet kulesi, ortada geniş bir meydan. Tarlalar ekilmiş, tavuk ve keçi kümeleri vardı. Birkaç jeneratör çalışıyor, su depoları doluydu. Yaklaşık 150 kişi yaşıyordu. Çocuklar bile vardı. Bir okul gibi kullanılan eski bir binada ders yapılıyordu.
Mateo yürürken etrafı izliyordu.
“Burası… inanılmaz. Bizim kasaba bunun yanında küçük kalıyor.”
Marco omuz silkti.
“yaklaşık bir yıldır buradayız. Kurallarımız sayesinde ayaktayız. Kimse dışarıdan kolay kolay alınmaz.”
Gezinti bittikten sonra Marco Mateo’yu küçük bir ofise götürdü. Masada su ve biraz ekmek vardı. Marco oturdu, Mateo’ya da yer gösterdi.
“Konuş. Ne istiyorsunuz?”
Mateo dürüstçe anlattı:
“Kasabamız saldırıya uğradı. Yiyeceğimiz bitmek üzere. Kış geliyor. Sizden yardım istiyoruz. Birlikte çalışabiliriz. Biz size yiyecek ve malzeme getiririz, siz de bize destek olursunuz. Ticaret yaparız. Bizim kasabada iyi nişancılar var, sizde ise daha fazla insan ve tarla. Birbirimize yardım edersek ikimiz de daha güçlü oluruz.”
Marco bir süre sessiz kaldı. Sonra başını salladı.
“Güzel konuşuyorsun Mateo. Ama hayır.”
Mateo şaşırdı. “Neden?”
Marco öne eğildi, sesi sertti:
“Güvenmiyorum. Daha önce de ‘dost’ diye gelen gruplar oldu. İlk başta yardım istediler, sonra içimize sızdılar, yiyeceğimizi çaldılar, adamlarımızı öldürdüler. Senin kasaban küçük, zayıf. Bize yük olursunuz. Birlikte çalışmak güzel laf ama riskini ben almak istemiyorum.
Mateo ısrar etti:
“Marco, lütfen düşün. Biz düşman değiliz. Carlos’un yarasına baktınız, teşekkür ederiz. Biz sadece hayatta kalmak istiyoruz. Birlik olursak daha güvenli olur. Tek başımıza kışın ölürüz.”
Marco ayağa kalktı.
“Kararım kesin. Bu akşam yemeğinizi verip sizi serbest bırakacağız. Yarın sabah kasabanıza dönün. Bir daha gelmeyin. Bu benim son sözüm.”
Mateo başını öne eğdi.
“Anladım. Teşekkürler" Akşam yemeği sırasında Nueva ya küçük bir gurup geldi.
Akşam yemeğinde Nueva Esperanza’nın büyük meydanında uzun masalar kurulmuştu. Ateşler yanıyor, insanlar ekmek ve çorba dağıtıyordu. Mateo ve ekibi de bir köşeye oturtulmuştu. Yemekleri verilmişti ama kimse rahat değildi.
Mateo çorbasını içerken gözü Marco’ya takıldı. Marco birden masadan kalktı ve sessizce meydanın kenarındaki karanlık bir binaya doğru yürüdü. Mateo’nun içgüdüsü harekete geçti. Kimseye bir şey söylemeden yavaşça kalktı ve uzaktan takip etti.
Karanlık binanın arkasında üç kişi Marco’yu bekliyordu. Hepsi silahlı, sert görünüşlü adamlardı. Konuşmaları kısık sesle geçiyordu ama Mateo yakından duyabiliyordu.
Adam “Bu hafta az geldi Marco. Bir dahaki sefere daha fazla malzeme istiyoruz. Yoksa bildiğin gibi olur” dedi.
Marco’nun sesi gergindi:
“Elimdeki her şeyi veriyorum. Tarlalarımız yeni yeni ürün veriyor. Daha fazla veremem.”
Sakallı adam güldü.
“O zaman duvarlarınızı korumak istiyorsan ver. Bizim sabrımız sınırlı. Karşılığında sizi rahat bırakıyoruz. Bu anlaşma böyle.”
Adamlar birkaç çuval ve kutu malzemeyi aldılar. Marco’nun yüzü asıktı, istemeyerek veriyordu. Halkın hiçbirinin bundan haberi yoktu. Herkes meydanda yemek yiyip sohbet ediyordu.
Mateo uzaktan izledi, hiçbir şey yapmadı. Adamlar malzemeleri alıp karanlıkta kayboldular. Marco derin bir nefes alıp tekrar meydana döndü.
Mateo hemen masaya geri oturdu. Kimseye bir şey söylemedi.
Sabah olduğunda Mateo ve ekibi eşyalarını toplayıp kasabaya dönmek üzere kapıya yöneldi. Tam çıkacaklarken Marco’nun adamlarından biri Mateo’yu durdurdu.
“Marco seni çağırıyor. Yalnız.”
Mateo gruba “Bekleyin” dedi ve Marco’nun ofisine gitti.
Marco masasında oturuyordu. Yüzü yorgun ve sıkıntılıydı.
“Dün gece gördün değil mi?” diye sordu doğrudan.
Mateo başını salladı.
“Evet. Onlar kimdi?”
Marco bir süre sustu, sonra içini çekti:
“Onlar ‘Kara Kurtlar’. Yakınlardaki güçlü bir yağmacı grubu. Bizi tehdit ediyorlar. Her hafta malzeme, yiyecek ve silah istiyorlar. Karşılığında bize saldırmıyorlar. Vermezsek duvarlarımızı yıkacaklarını, herkesi öldüreceklerini söylüyorlar. Biz de çaresiz veriyoruz. Halkın haberi yok. Onları korkutmak istemiyorum.”
Mateo kaşlarını çattı.
“Bu yüzden mi teklifimi reddettin?”
Marco başını salladı.
“Evet. Sizi kabul etsem onlar daha fazla malzeme ister, baskı yapar. Bu durum bizi bitiriyor.
Ama… eğer gerçekten beraber çalışmak istiyorsan, bir şartım var.
"Onları ortadan kaldır. Kara Kurtlar’ı yok et veya dağıt. Bunu başarırsan, kapılarımız size açılır. Birlikte çalışırız, ticaret yaparız, birbirimize yardım ederiz"
Mateo bir süre Marco’nun gözlerinin içine baktı.
“Anladım. Tehlikeli bir iş. Ama kasabam için… düşünmem lazım.”
Marco ayağa kalktı.
“Düşün. Ama fazla zamanın yok. Onlar her hafta geliyor. Bir dahaki gelişlerinde daha fazlasını isteyecekler.”
Mateo dışarı çıktı. Ekibi kapıda bekliyordu. Pablo “Ne oldu?” diye sordu.
Mateo derin bir nefes aldı.
“Eve dönüyoruz. Yolda konuşuruz. Karar verecek çok şey var.”
Grup kapıdan çıkarken Mateo arkasına baktı. Nueva Esperanza’nın yüksek duvarları sabah güneşinde parlıyordu. Ama artık biliyordu ki bu duvarların ardında da büyük bir korku vardı.

Bölüm 11 : Keşif ve sızma

Yol uzun ve sessiz geçti. Mateo ve ekibi dağ yolundan kasabaya dönerken kimse fazla konuşmadı. Carlos’un bacağı hâlâ acıyordu, Elena arada bir su veriyordu. Pablo ise sürekli etrafı kontrol ediyordu.
Kasabaya vardıklarında herkes onları merakla karşıladı. Sofia koşarak geldi, “Ne buldunuz?” diye sordu. Mateo sadece “İçeri girelim, herkes toplansın” dedi.
Akşam ateş başında tüm kasaba toplandı. Yaklaşık 60 kişi kalmıştı. Mateo ortaya çıktı, sesi yorgun ama kararlıydı.
“Nueva Esperanza’yı bulduk. Büyük, güçlü, duvarları sağlam. Tarlaları, suyu, var. 150 kişi yaşıyor orada. Ama… kolay değil.”
Herkes dikkat kesildi.
Mateo devam etti:
“Marco adında biri liderleri. Bizi önce içeri almadılar, depoya kapattılar. Carlos’un yarasına baktılar, yemek verdiler. Ama teklifimizi reddetti. ‘Güvenmiyorum’ dedi. Sonra dün gece bir şey gördüm.”
Mateo derin bir nefes aldı ve dün geceki olayı anlattı: Marco’nun gizlice malzeme verdiği, tehdit altında olduğu Kara Kurtlar’ı, her hafta zorla alınan yiyecek ve silahları…
“Marco bana açık konuştu. ‘Onları ortadan kaldırırsanız size kapılarımızı açarız. Birlikte çalışırız, ticaret yaparız, birbirimize yardım ederiz’ dedi. Yoksa bizi kabul etmeyecek.”
Bir sessizlik oldu. Sonra konuşmalar başladı.
Pablo ilk konuştu:
“Riskli ama… başka şansımız yok. Kış geliyor, yiyeceğimiz iki hafta bile yetmez. Eğer bu Kara Kurtlar’ı temizlersek hem Nueva ile birleşiriz hem de güvende oluruz.”
Elena başını salladı:
“Ben de Pablo gibi düşünüyorum. Ama nasıl yapacağız? Nueva kadar kalabalık ve güçlü kasaba bunlarla baş edemezken biz nasıl yapacaz? Bide bunlar Nerede yaşıyorlar? Kaç kişiler ? Bilmiyoruz"
Carlos, yaralı bacağına rağmen konuştu:
“Ben varım. Ölsem de kasabayı kurtarmak için varım. Mateo ne derse onu yaparız.”
Maria endişeliydi:
“Ya başarısız olursak? O zaman hem Nueva’yı hem kendimizi kaybederiz.”
Mateo ellerini kaldırdı, herkes sustu.
“Dinleyin. Ben de aynı şeyi düşündüm. Bu bizim için son şans. Ya burada yavaş yavaş açlıktan ölürüz ya da bu riski alırız.
Plan şöyle olacak:
Önce Kara Kurtlar’ın yerini Nueva ile birlikte öğrenecez sayısını öğreneceğiz. Casusluk yapacağız.
Küçük gruplar halinde saldıracağız, direkt çatışmaya girmeyeceğiz.
Onları zayıflatacağız, liderlerini hedef alacağız.
Başarılı olursak Nueva Esperanza ile anlaşma yapacağız. Başarısız olursak… en azından savaşarak ölmüş oluruz.”
Pablo “Ben ilk keşif ekibinde yer almak istiyorum” dedi.
Carlos “Ben de.”
Elena “Ben de geliyorum. Bıçakta iyiyim.”
Mateo gruba baktı. Gözlerinde hem korku hem kararlılık vardı.
“Yarın sabah ilk keşif ekibi çıkacak. Ben, Pablo ve Elena. Carlos sen yaralı olduğun için burada kalıyorsun, savunmayı güçlendir.
Bu iş bittiğinde ya hep birlikte daha büyük bir yerde yaşayacağız… ya da burası mezarımız olacak.”
Herkes başını salladı. Sofia bile “Ben de bir şey yapabilirim” dedi.
Mateo ateşin başına oturdu, ellerini ısıttı. İçinden geçirdi:
“Marco… umarım doğru kararı veriyorum.”
Gece kasabada herkes tedirgindi. Ama ilk kez uzun zamandır bir umut ışığı yanmıştı
Sabah erkenden Mateo, Pablo ve Elena kasabadan ayrıldı. Marco’dan aldıkları bilgiyle Nueva Esperanza’nın kuzeyindeki ormanlık alana yöneldiler. Marco, “Kara Kurtlar’ın yerini gösterdi "
Yolda sessizce ilerlediler. Öğleden sonra ormanın derinliğinde duman kokusu aldılar. Mateo eliyle işaret etti, üçü de yere yattı ve sürünerek yaklaştı.
Küçük bir kamptı. Beş çadır, bir ateş çukuru ve etrafında dikenli telden basit bir çit. Toplam 8-9 kişi vardı. Çoğu silahlı, sakallı ve kirli kıyafetli adamlardı. Liderleri gibi görünen iri yarı biri ateşin başında oturmuş, et kızartıyordu. Birkaç kişi içki içiyor, diğerleri nöbet tutuyordu.
Mateo, Pablo ve Elena uzaktan uzun süre izlediler.
Pablo fısıldadı: “Sayıları az. Sadece bu kadar değillerdir dimi.”
Elena “Silahları var ama disiplinleri yok. Gece rahat uyuyorlar gibi.”
Mateo başını salladı.
“Şimdi saldırmıyoruz. Akşamı bekleyeceğiz. Gece uyuduklarında sızacağız. Sessizce işlerini bitireceğiz. Böylece Kara Kurtlar’a ilk darbeyi vurmuş oluruz
Üçü gün batana kadar gizlendiler. Hava kararınca harekete geçtiler.
Plan basitti:
Mateo önden sızacak, nöbetçileri sessizce indirecek.
Pablo ve Elena çadırlara dağılacak, uyuyanları bıçakla bitirecek.
Hiç silah sesi çıkmayacak.
Gece yarısına doğru başladılar.
Mateo ilk nöbetçiyi arkadan yakaladı, ağzını kapattı ve bıçağı boğazına sapladı. Adam hiç ses çıkaramadan yere yığıldı. İkinci nöbetçi ateşin yanında uyukluyordu. Mateo aynı şekilde onu da halletti.
Pablo ilk çadıra girdi. İçeride iki kişi uyuyordu. İkisinin de başlarına bıçağı sessizce soktu. Elena diğer çadıra sızdı, üç kişiyi art arda indirdi. Mateo son çadıra girdiğinde içerde sadece o iri adam kalmıştı. Adam uyanık gibiydi ama çok geçti. Mateo bıçağı kalbine sapladı ardından başına indirdi bıçağı
Sadece 10 dakika sürdü.
Her yer sessizdi. Dokuz kişi de uyurken öldürülmüştü. Kan kokusu ormana yayılmıştı ama kimse fark etmemişti.
Üçü karakolun ortasında toplandı. Pablo nefes nefese “Tamam… hepsini temizledik” dedi.
Mateo etrafa baktı.
“Evet. Kazandık. Marco’ya da haber vereceğiz.”
Geceyi karakolda, nöbetleşe uyuyarak geçirdiler. Ateşi söndürmüşlerdi. Orman sessizdi.sabah ilk iş kamptaki malzemeleri de alıp Nueva ya gitmekti
Ama Mateo biliyordu: Kara Kurtlar bu kadar az değildir ve bunu fark ettiklerinde öfkeli olacaklardı.

Bölüm 12: Anlaşma

Sabah erkenden Mateo, Pablo ve Elena karakoldaki silahları, mermileri ve buldukları birkaç çuval yiyeceği sırtlarına yüklediler. Cesetleri olduğu gibi bırakıp ormandan ayrıldılar. Yolda fazla konuşmadılar, sadece hızlı hareket ettiler.
Öğleden sonra Nueva Esperanza’nın kapısına vardılar. Nöbetçiler onları görünce hemen Marco’ya haber verdi. Marco kapıda karşıladı, yüzünde şüphe vardı.
“Geri mi geldiniz? Ne oldu?”
Mateo yere bir çuval indirdi ve içinden Kara Kurtlar’ın silahlarından birkaçını çıkardı.
“İlk adımı attık. Kuzeydeki küçük karakollarından birini bulduk. Dokuz kişiydiler. Gece uyurken hepsini sessizce temizledik. Hiç silah sesi çıkmadı. Bu da sizin için.”
Marco silahları ve mermileri inceledi. Gözleri hafifçe açıldı. Pablo ve Elena da sessizce duruyordu.
Marco derin bir nefes aldı.
“Gel içeri.”
Onları yine ofisine götürdü. Bu sefer kapıyı kapattı ve üçüne de oturmalarını söyledi. Masaya su koydu.
“Anlatın. Her şeyi.”
Mateo detaylı anlattı: nasıl izlediklerini, gece sızma planını, sessizce dokuz kişiyi nasıl öldürdüklerini. Marco dinlerken arada başını sallıyordu.
Konuşma bitince uzun bir sessizlik oldu. Marco ellerini masaya koydu ve Mateo’nun gözlerinin içine baktı.
“Demek gerçekten yaptınız… Ben açık konuşacağım Mateo. Dün gece size güvensizdim. Daha önce birçok grup geldi, söz verdi, sonra sırtımızdan vurdu. Ama siz gerçekten bir şey yaptınız. Hem de ilk seferde.”
Mateo öne eğildi.
“Marco, biz sözümüzü tuttuk. Şimdi sıra sende. Teklifimi kabul ediyor musun? Birlikte çalışalım. Bizim kasabamızdaki insanlar da sizinle aynı kaderi paylaşsın. Ticaret yapalım, birbirimizi koruyalım, kışı birlikte atlatalım. Artık tek başımıza değiliz.”
Marco bir süre düşündü. Parmaklarıyla masaya vuruyordu. Sonra kararlı bir sesle konuştu:
“Tamam. Anlaşmayı kabul ediyorum.”
Mateo’nun yüzünde hafif bir rahatlama belirdi.
Marco devam etti:
“Kurallarımız olacak.
Yiyecek ve silahları paylaşacağız.
Nöbet ve savunma işlerinde birlikte çalışacağız. Ve beraber malzeme yiyecek desteği sağlayacaz
Anlaştık mı?”
Mateo elini uzattı.
“Anlaştık.”
Marco Mateo’nun elini sıktı. İlk kez gülümsedi.
“Hoş geldiniz Nueva Esperanza’ya. Artık tek bir topluluğuz.”
Pablo ve Elena da rahat bir nefes aldı. Elena “Teşekkürler” diye mırıldandı.
Marco ayağa kalktı.
“Bugün dinlenin. Yarın sabah kasabanıza dönüp insanları getirin. Ben de buradaki herkese durumu anlatacağım. Artık yalnız değiliz.”
Mateo kapıya yönelirken Marco son bir kez seslendi:
“Mateo… iyi iş çıkardınız.
Mateo başını salladı.
“Biliyorum. Birlikte bitireceğiz.”
Ofisten çıktıklarında Pablo Mateo’ya sarıldı.
“Başardık abi!”
Nueva Esperanza’nın ışıkları akşamüstünde parlıyordu. İlk kez kasabadaki insanlar gerçek bir umut hissedecekti. Her şey yoluna girmiş gibiydi yemekler kaynaklar paylaşılıyor herkes mutlu kış ayları yavaştan gelmişti

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

8okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 139

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile sırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18