12. bölüm · Yasaklı kapler

Onikinci bölüm

Seher Al

Ertesi sabah İrem’in telefonu yine erken çaldı.

Ama bu kez Aras değil.

Defne: "KALK. BUGÜN SENİ KAÇIRMIYORUZ."

İrem uykulu gözlerle telefona baktı.

İrem: "Saat kaç…"

Yağmur (sesli mesaj): "Saat kaç değil, gün başladı. Kalk, makyaj yap, dışarı çıkıyoruz."

İrem iç çekti ama gülümsedi.

İrem: "Tamam tamam… geldim."

---

Bir saat sonra üçü AVM’nin girişinde buluştu.

Defne enerjik, Yağmur daha planlı, İrem ise hâlâ yarı uykuluydu.

Defne: "Bugün misyonumuz: İrem’i insan içine karıştırmak."

İrem: "Ben zaten insanım ya…"

Yağmur: "Hayır, sen ‘Aras gördüm kalbim glitch verdi’ modundasın."

İrem gözlerini devirdi ama gülüyordu.

---

İlk durak kıyafet mağazasıydı.

Defne eline beş farklı kıyafet aldı.

Defne: "Bunu dene."

İrem: "Bunun rengi fazla iddialı."

Defne: "İrem, hayatına Aras girdi. Artık ‘az iddialı’ diye bir şey yok."

Kabine ittiler onu.

Biraz sonra İrem çıktı.

Yağmur bir an durdu.

Yağmur: "Tamam… bu çok oldu."

Defne: "Bu kız resmen ana karaktere dönüşmüş."

İrem aynaya baktı, sonra utandı.

İrem: "Abartmayın ya…"

Ama kendisi bile beğenmişti.

---

Alışverişten sonra bir kafeye geçtiler.

Masaya oturur oturmaz Defne telefonu masaya koydu.

Defne: "Şimdi anlatıyorsun."

İrem: "Neyi?"

Yağmur: "Aras’ı."

İrem iç çekti.

İrem: "Ne anlatayım… konuşuyoruz işte."

Defne gözlerini kıstı.

Defne: "Konuşmak mı? Yoksa ‘bakışma seviyesi 9000’ mi?"

İrem kahkaha attı.

İrem: "Siz delisiniz."

Yağmur eğildi.

Yağmur: "Peki sana mesaj attığında ne hissediyorsun?"

İrem durdu.

Bu soruda gülmek gitmişti.

İrem: "Bilmiyorum… sanki telefon değil de… kalbim çalınıyor gibi."

Defne ve Yağmur bir an sustu.

Sonra aynı anda:

İkisi: "Ayyyy…"

İrem masaya gömüldü.

---

Tam o sırada Defne’nin gözleri dışarı kaydı.

Defne: "Ooo… bak kim var."

İrem istemsizce baktı.

AVM’nin girişinde Aras vardı.

Elinde telefon, etrafa bakıyordu.

Sanki birini arıyordu.

Yağmur hemen fısıldadı:

Yağmur: "Tesadüf mü bu yoksa evren mi çalışıyor?"

İrem dondu.

Defne: "Git."

İrem: "Ne?"

Defne: "Git dedim. Biz buradayız."

İrem panikledi.

İrem: "Saçmalamayın ya…"

Ama ayağı zaten kalkmıştı.

---

Aras onları fark ettiğinde hafif gülümsedi.

Aras: "Sizi burada görmek… planlı mı?"

Defne hemen atladı.

Defne: "Biz mi? Hayır ya… İrem tesadüfen buradaydı."

Yağmur arkadan:

Yağmur: "Aynen aynen tamamen tesadüf."

İrem gözlerini devirdi.

İrem: "İhanet bu."

Aras güldü.

Aras: "Demek gününüz iyi geçiyor."

Defne: "Daha iyi olabilir."

Yağmur: "Biz biraz dolaşıyoruz."

İrem şaşırdı.

İrem: "Nereye gidiyorsunuz?"

Defne ve Yağmur aynı anda:

"Siz konuşun."

Ve kayboldular.

---

İrem bir anda Aras’la yalnız kaldı.

Sessizlik oldu.

Ama bu kez gergin değil, garip derecede rahattı.

Aras: "Arkadaşların senden daha cesur."

İrem: "Onlar delidir."

Aras: "Belki de iyi şeydir."

İrem gülümsedi.

İrem: "Burada ne yapıyordun?"

Aras bir an durdu.

Aras: "Aslında… sizi arıyordum."

İrem şaşırdı.

İrem: "Bizi mi?"

Aras başını salladı.

Aras: "Seni."

Bu kelime havada kaldı.

İrem hiçbir şey diyemedi.

Aras hafifçe güldü.

Aras: "Ama merak etme, yanlış anlaşılmasın diye arkadaşlarını da bahane ettim."

İrem kahkaha attı.

Gerginlik gitti.

Yerine o tanıdık kalp hızlanması geldi.

---

Bir süre AVM’de birlikte dolaştılar.

Defne ve Yağmur uzaktan onları izliyordu.

Yağmur: "Bu iş oldu."

Defne: "Bu iş zaten çoktan olmuştu."

Ve İrem o an fark etti:

Bazen aşk sahilde başlamaz.

Bazen en saçma AVM köşesinde, arkadaşların “siz konuşun” diyerek ortadan kaybolduğu anda başlar.