Yağmurun Altında kitap kapağı

2. bölüm / 11

Yağmurun Altında

Sakinliğin ardındaki kargaşa

Vaveyla Yazarı: Ecrin Nisa Göktaş

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 11Şu an: Sakinliğin ardındaki kargaşa

🎧 Mert Kıyak & Çağrı Kaymak — Gel

────☂︎────

Kayıp zincirleri kırma vakti gelmişti sanki. Elleri ile yüzüme yaptıkları kınanın haddi hesabı neydi? Hint kınası ile yüzüme ezik yazmışlardı öğle arasında, sıramda uyurken...

Yaktım seni Mete Demirci, yaktım!

Yaktım ki ne yaktım! Yok edeceğim seni Mete, yok!

Yavaş yavaş yok edeceğim, kendin kaç benden.

Çantamdan telefonu alıp, “Hint kınasını ne çıkarır?” yazdım.

İnternette sıcak su ve sabun çıkarır diyordu. Okulda sıcak su olmayacağından hiç bulaşmadım. Başka bir sitede makyaj temizleme yağı diyordu; nerede bulabilirdim, şu anda eve gidemezdim. Zeytinyağı ve su karışımı yazıyordu bir sitede, en iyisi bunu denemekti. Kantinde, masalarda zeytinyağı paketler halinde olmalıydı. Çantamdaki kolonya şişesini boşalttım ve aldım.

En azından büyük harflerle yazılmamıştı. Okul kapüşonlumu üzerime giyip alnımı kapatacak şekilde çektim ve aynada son kez kendime baktım. Kapıyı kilitlediğimi unutmuşum; dışarıdan sesler geliyor, hay aksi!

Kapıyı iteklediğimde küçük çaplı bir insan trafiği görmem iyiydi. Umursamadan çıktığımda okul, Mete ile benim atışmama, benim uğradığım zorbalığa alışmış gibiydi.

“Sare,” dedi biri. “Tuvaleti kilitleyip bizim haklarımızı engellemedin mi? İğrenç birisin.”

Zorbalık görmemi normal karşıladınız, iğrenç birisiniz.

Konuşmadan sakince ilerledim. Yaptığım tek şey bunu diyene dik dik bakmak, sorgulamak ve belki birazcık omuz atmak oldu.

Şimdi önümdeki uzun okul koridorunu gördüm. Garip bir okuldu, özel okul gibiydi; çünkü çevredeki en prestijli devlet okuluydu, binası da yeniydi.

Zengini de fakiri de buradaydı.

Hızlı adımlarla merdivenleri indim. Bir iki kat indikten sonra uzun, ince bir koridorla karşılaştım.

Bulduğum bir şişe zeytinyağını alıp fısfısın içine dökerken, üstüme çöken bir erkek gölgesinden kim olduğunu anlamıştım. Şimdi yok edeceğim seni Mete!

Yine de umursamazlık kozunu oynamayı denedim. Sinirliydim; üstüme gelirse bütün yağı onun kafasına boca ederdim.

Dışımda sakinsem bile içimde deli dana vardı; bir oraya bir buraya koşuyor, tepiniyordu.

“Ne oldu küçük pire, evinizde yağ alacak para mı yok?” dediğinde yan bir sırıtış gönderdi. Onu itekleyip yağ dolu fısfıs şişesini cebime attım.

“Senin yediğin haltı silmeye çalışıyorum, pislik herif, çekil şuradan!”

Mete gülümsedi. Arkasında iki adet kuklası, Rüzgar ile Kumsal vardı. Kumsal kickboks'çuydu, Rüzgar ise zengin bir ailenin zengin bebesiydi işte.

Kantindeki sıralı masaların ardından çıkacakken eliyle itti.

“Benimle düzgün konuş diye kaç kere diyeceğim, Sarecik?” dediğinde gülümsedim, ama pis pis.

“Düzgün birisi olsan konuşurdum,” dedim ve ilerlemeye meylettiğimde bu sefer iten Kumsal'dı.

“Hop hop, yavaş gel,” demişti Kumsal sadece. Rüzgar ise bağımsız dinleyicilik yapıyordu sadece, ayakçılıklar...

“Hızlı geldim, ne yaparsın?” dediğimde Mete, “Açsana güzel alnını, görsün herkes ezik,” diyerek ayakçılarını toplayıp çıktı.

Bu hallime söylendikten sonra sıcak su, belki çay bölümünden kantinciden isteyebilirdim. Hızla ilerlediğimde ödemeyi yapıp şişeye biraz sıcak su doldurdum. Belki sabun da eklersem eşsiz bir karışım olurdu ve Hint kınası belasından kurtulurdum.

Hani sıcak su bulamazdın Sare?

Her neyse, üçü bir arada diyen diğer hissime onay verip hızla bu kattaki herhangi bir lavaboda şişeye sabun ekleyip karışımı ılıttım. Kınaya sürdüğümde yavaş yavaş çıkmaya başladı.

“İşe yaradı,” dediğimde silik bir leke kalmıştı sadece. Onu da sabunla çıkarmayı başardığımda bir kız gelmiş, tip tip bakıp gitmişti. Ne güzel, yolgeçen hanıyım; bakan bakıyor evelallah.

Zil çaldığını duyduğumda yemek yeme şansını kaçırmış ve bütün gün bu Mete şahsının haltı ile uğraşmış bulunmaktaydım.

Ne güzel...

“Bıktım yahu, bıktım! Beni bir salın!” derken çantamdaki minik kruvasanı çıkarıp en azından onu yiyerek sınıfa yöneldiğimde, kapıda ufak bir kargaşa gördüm ve sanki gladyatör dövüştürür gibi bunu izliyorlardı.

Hehh, bu eksikti. Tam bunun üstüne gelmek çok iyiydi. Beni zorbalayan çocuğun okuldan rastgele biri ile yaptığı kavgaya denk gelmiştim. Beni alet etmese iyiydi. En iyisi durdurmaktı; yoksa bu olta, Sare balığını yakalamak dışında ne yapardı?

Sana kimse bir şey yapamaz, Sare, yapana vur! Bu düşüncemi gülerek rafa kaldırdım ve sınıfın kapısını hızla açarak içeri daldım ve bu erkek gümbürtüsünün içine daldım.

“İki taraf da yerinde dursun artık!” diyerek bağırdım ve var gücümle Mete'yi itekleyerek uzaklaştırdım. İşte tam bu sırada hoca geldi.

Sare kızım, senin neyine kavga ayırmak, çekil köşene.

Hoca sakince, “Ne oluyor burada?” dediğinde toparlayabiliyorsan toparla millet.

“Kim yaptı?” dediğinde ben atıldım.

“Hocam, ben sınıfa geldim, bu ikisi kavga ediyordu, ayırmaya çalıştım,” dediğimde susturdu.

“Sen olayın içinde olup kaçmaya mı çalışıyorsun?” dediğinde sınıf suskundu.

“Geçin yerlerinize. Kim yaptı deyin hele,” dediğinde Mete beni şaşırtarak, “Sare yoktu,” dedi.

“Siz hiç konuşmayın, ben diğerlerine sordum,” dedi hoca. Mete de benim gibi mecburiyet ile sustu.

Sınıf kavga eden taraflara ayrılmıştı. Çınar mı, Mete mi? İkisi sık zıt düşerdi fakat şimdi yumruk yumruğa girişmişlerdi. Bu olayda suç bana kalırdı ama bana kalmaması için Mete önden konuşmuştu. Peki neden bunu yapmıştı bana bu kadar gıcıkken?

En önden biri elini kaldırıp atıldı:

“Hocam, Mete ve Çınar... Sare sonradan geldi.”

“Bir de kavga ayırmışmışsın,” dedi hoca bana doğru. “Bilmiyoruz sanki ne halt olduğunu. Geç, beş sayfalık bugün ne istiyorsak konu yazacaksınız. Hadi, gidin yerinize.”

Çattık ya! Öf hocam, benim ne suçum var?

“Bir dahakine disiplin olur,” diyerek konuyu anlatmaya koyulduğunda, uğradığım haksızlık yüzünden konuyu dinlemek yerine rastgele karalamalar yaptım.

...

“Yani x'in değeri buradan beş. Bizden x'in karesinin iki katını istediğine göre sonuç yirmi beş artı yirmi beşten elli yapar. Dersimiz bu kadardı,” dediğinde zil çaldı.

Çantamı toparlayıp dolabımın olduğu koridora ilerledim ve kalan kruvasanımı yedim. Cüzdanımı cebime almak için çantama baktığımda onu orada görmeyip iyice karıştırmaya başladım.

“Bunu mu arıyorsun?” diyen ses yakamdaydı.

“Onun sende ne işi var?” diyerek yakamdaki sese döndüm. Mete, bir sal yahu!

“Sare,” dedi gülerek. “Çok safsın, çok da kolay aldım senden. Hiç de dönüp bakmadın bile,” dediğinde, senin yüzünden ceza aldığım için moralim bozuktu diyemedim. Onun yerine, “Bu benim cüzdanımı alman gerektiği anlamına gelmez,” dedim ve bir kadın eli arkadan yaklaşıp Mete'den cüzdanı aldı.

Ve bana uzattı.

“Ne cüretle kızın cüzdanını alırsın?” diyen, Mete'nin kız kardeşi Ceren'di.

“Teşekkür ederim,” diyerek çantamı dolaba itekleyip dolabı kilitledim. İlerleyecekken aynı ellerin beni tuttuğunu görmek ilgimi çekti.

“Arkadaşın yok mu? Bu kadar yalnız olursan ezmeleri normal. Destek çıkacak kimsen yok mu?”

Ceren'in dediklerine sakinlikle, “Kafa dengi birini bulamadım, belki bulurum. Tekrar teşekkürler,” dediğimde sakince gülümsemesine karşılık koridorda ilerledim.

Ve nereden bilebilirdim ki kantine girdiğim gibi kafama bir kova suyun döküleceğini?

Düzenek kurmuşlardı kapıya, of ki ne of!

Bittiniz Mete ve ayak takımı!

Hızla ilerleyip ıslak halimi umursamadan önce durumu öğretmene açıkladım ve bir görevli ablayı oraya gitmesi için ikna ettim, ora silinmeliydi. Sonra ise bana gülen Mete ve ayak takımının yanına yaklaşıp çantamdan aldığım bir şişe suyu üzerine fırlatmam ise an meselesiydi.

────☂︎────

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

299okunma 110beğeni 21yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 139

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile sırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18