9. bölüm · YAĞMUR ALTINDA

Yüzleşmeler ve Yeni Başlangıçlar

Sadece Biri

Şehir henüz uyanmamış, sokaklar sessizliğe bürünmüştü. Minho’nun evinde sabahın ilk ışıkları, perde aralığından süzülerek odayı nazikçe aydınlatıyordu. İçeride, uzun zamandır bastırılan duygular ve korkular, artık saklanamaz hale gelmişti.

Jiwoo, karşısında duran Minho’ya derin bir nefesle baktı. Oda, ağır bir sessizlik içinde boğuluyordu. Minho’nun gözleri, içinde yaşadığı karanlığı açığa vuruyordu.

— Artık saklanamam, dedi Minho. “Geçmişimle yüzleşmek zorundayım. Seninle birlikte olmak istiyorsam, her şeyi açık açık konuşmalıyım.”

Jiwoo, kalbinde bir yerden gelen sıcaklıkla, kararlı bir sesle karşılık verdi:
— Yanındayım, her zaman. Ne olursa olsun.

Minho, tereddütle ama kararlılıkla başladı anlatmaya.

“Çocukluğum, senin hayal bile edemeyeceğin kadar zor geçti. Ailem… beklenmedik bir anda dağıldı. Annem ve babamı kaybettim. O günden sonra kendimi hep yalnız hissettim. Kimseye güvenemedim, çünkü güvenmek… her defasında hayal kırıklığı getirdi.”

Jiwoo’nun gözleri dolmuştu. İçinde ona karşı duyduğu şefkat büyüyordu.

— Ama şimdi buradasın, dedi. “Ve ben senin yanında olmak istiyorum.”

Minho devam etti:
“Yıllarca kendi duvarlarımı ördüm. İnsanlardan uzak durdum. Ama sen… sen o duvarları yıkmaya çalışıyorsun. Bu hem korkutucu hem de umut verici.”

Jiwoo, ellerini Minho’nun ellerine koydu.
— Korkularınla başa çıkarken yalnız yürümek zorunda değilsin. Beraber güçleneceğiz.

Aralarındaki mesafe tamamen kapanmıştı. Minho’nun yüzünde ilk kez gerçek bir rahatlama ve umut belirmişti.

~

Jiwoo da kendi içinden gelen yükleri paylaştı:
“Benim de korkularım var. Sevilmeye değer olduğumu sorguladığım zamanlar. Ama seninle birlikte, artık bu korkuları aşmak istiyorum.”

Minho gözlerini kapadı, yumuşak bir nefes verdi.
— Seninle olmak, bana yeniden güvenmeyi öğretiyor.

~

Bölüm boyunca, ikisi de geçmişleriyle yüzleşip acılarını paylaşıyor, böylece aralarındaki bağ kuvvetleniyor.