8. bölüm · YAĞMUR ALTINDA

Kırık Yansımalar

Sadece Biri

Gece şehri yavaş yavaş sardığında, Minho’nun evinde sessizlik hâkimdi. Odasının loş ışıkları, yağmur damlalarının cama vuruşuyla birleşerek huzurla karışıyordu. Fakat içlerinde fırtınalar kopuyordu.

Jiwoo, pencerenin kenarında oturuyor, dışarıdaki yağmuru izliyordu. İç sesleri karmaşık ve doluydu:
“Minho’nun gözlerinde gördüğüm acı, benim korkularımdan daha derin. Ona yardım edebilmek istiyorum, ama nereden başlayacağımı bilemiyorum.”

Minho ise odanın diğer köşesinde, ellerini ovuşturuyor, düşüncelerle boğuşuyordu.
“Geçmişim, beni her seferinde geriye çekiyor. Onu kaybetmek istemiyorum ama kendi içimde savaş veriyorum.”

~

O gece, Minho beklenmedik bir şekilde Jiwoo’ya yaklaştı.
— Sana bir şey göstermek istiyorum, dedi.

Jiwoo meraklandı ve onu izledi. Minho, bir kutuyu çıkardı ve içinden eski bir fotoğraf albümü çıkardı. Sayfaları çevirdikçe, geçmişin yansımaları ortaya çıkıyordu: çocukluk anıları, kayıplar, mutluluk ve acı dolu anlar.

— İşte, dedi Minho, burası benim gerçek dünyam.

Jiwoo, albümün sayfalarını dikkatle inceledi ve gözleri doldu.
— Bu kadarını bilmiyordum, dedi fısıldayarak.

Minho, gözyaşlarını gizlemeye çalışarak devam etti:
— Her fotoğraf bir yara, ama aynı zamanda bir güç. Seninle bunları paylaşmak zorundaydım.

~

Bölüm boyunca, Jiwoo ve Minho arasında derin bir bağ kuruluyor. Kırılganlıklar ortaya çıkıyor, ancak sevgi ve anlayış da büyüyor.

Her detay, her bakış ve her dokunuş, karakterlerin ruhunda yankılanıyor.