4. bölüm / 4
Visconti4. Bölüm
Bölümler 4Şu an: 4. Bölüm
- 1 1. Bölüm958 kelime
- 2 2. Bölüm819 kelime
- 3 3. Bölüm531 kelime
- 4 4. Bölüm602 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
~ Kuzu kendini kurda emanet etmişti. Bir süreliğine. Kurt onu emanetine almıştı sonsuzluğuna. ~
İki farklı karakter, iki farklı insan, farklı dünyadalar. Ama yıllar önce kaderleri birleşti. Bugüne kadar yaşananlar, izlenenler, hissedilenler bu an için ayarlanmıştı. Kimse kaderin önüne geçmez.
3 Gün Sonra… (Türkiye, Denizli)
Liya stüdyodan çıkmıştı. Her bir ayak sesi arka planda kalırken aklında çınlayan tek bir cümle vardı;
“You know. I know you better than you do.”
(Tanırsın. Ben, seni senden daha iyi tanıyorum.)
Bu adam nasıl biriydi? Nereden bilebilirdi ki? Bütün bu sorular kara bir şimşek gibi kafasına düşüyordu. Bir an yolun ortasında durdu. Gözlerini kapattı ve mırıldandı.
“Her şey. Yalan. Rüya.”
İnanmak istiyordu ama sesi asla öyle değildi.
Gözlerini açtığında karşı kaldırımda bir adamın ona şaşkınca baktığını gördü.
“Ne bakıyorsun? Bok mu gördün?!”
Adam hızlıca uzaklaştı. Liya’yı deli sanmıştı. Hızlı adımlarla eve gitti.
¥ Lucian Padre Visconti…
Uzun zaman sonra ilk defa Türkiye’ye gelen Lucian. Malikanesinin terasında Denizli’nin manzarasına bakıyordu. Bir emaneti vardı. Almadan gitmeyecekti.
Elinde ki viski bardağını hafifçe döndürdü.
“Vittorio.”
O an arkasında gelen adım sesleri tam yanında durdu.
“Padre.”
Lucian gözlerini kısmış manzarayı izlerken elindeki viski bardağını döndürmeye devam etti.
“Dov'è adesso?”
(O şuan nerede?)
Vittorio emin bir sesle konuştu.
“Ha appena fatto il check-in a casa sua.”
(Az önce evine giriş yaptı.)
Lucian viskisinden bir yudum alıp konuştu.
“Bellissimo.”(Güzel.)
Ertesi gün… Liya çok stresliydi. Çünkü bugün, üvey annesi, üvey kardeşi ve Vincenzo ile karşılaşacaktı. Neden mi? Vincenzo öyle istemişti. Hazırlanıp Vincenzo’nun büyük evine gitti. Küçüklüğünü harap eden o üç kişinin yanına gitti.
Kapıyı çaldı. Sakin ama duyulabilir şekilde.
Ve kapı açıldı.
Valentina.
Paragöz, kendini üstün gören, beğenmiş üvey kardeşi. Anında alayla konuştu.
“Küçük hizmetçimiz gelmiş!” İğrenç bir kahkaha attı ardından.
Liya sakince içeri girdi. Salona girdiğinde asıl canavarla karşılaştı.
Mary.
Üvey annesi. O zalim kadının bakışları hiç değişmemişti. Nefret ve kin. Kendisi de Valentina gibiydi.
“Sen bizim yanımıza gelir miydin Liya?”
Sinirle yere bakan Liya, derin nefes verip cevap verdi.
“Neden beni çağırdınız?”
O iğrenç kahkaha sesinin sahibi yaklaştı. Elini Liya’nın omzuna koydu.
“Demek bir mafya ile evleneceksin. Padre’ymiş. O ne öyle? Yaşlı bir bunak mı?”
Keskin bir kahkaha attı.
“Sana acıyorum Liya.”
Mary göz devirerek konuştu.
“Misafirlerimiz var bu akşam için.”
4 saat sonra… Bütün hazırlıkları Liya yapmıştı. Yaptırmışlardı. Liya gürültü sevmezdi. Bu nedenle karşı çıkmamıştı. Ama Onunda bir sabrı vardı. Elbet bir gün kopacaktı.
Bu şartlar arasında büyümek… insanı yıpratırdı. Liya o enkazdan sağ çıkmıştı.
Kısmen.
Masayı hazırlıyordu evde ki bir kaç görevliyle beraber. Masayı hazırlayıp sadece bir dakika oturmak istemişti ki o sırada kapının çalmasıyla hemen kalktı. Çünkü; Mary’in o sesine hiç katlanmak istemiyordu.
Kapıya ilerledi ve açınca yine o okyanus mavisi ile kara bulutların karşımı olan o gözlerle karşılaştı. Kapıyı sonuna kadar açıp kenara çekildi. Lucian ve korumaları içeri girdi ve Liya için tanıdık bir yüz. Vittorio.
Valeria’nın biricik kocası! İkisi göz göze gelince Vittorio hemen gözünü kaçırıp içeri geçti.
Yemekten Sonra… Yemek boyu Liya görevlilerle beraber servis yapmıştı. Yerine oturunca Lucian’ın sesini duydu. Bir dakika… Türkçe mi konuşuyordu? Madem biliyor, neden Liya ile Türkçe konuşmamıştı!
“Zaman geldi.” Dedi sert sesiyle. Acıma duygusunu geçelim, hiçbir duygu yoktu. Sadece soğuk güç vardı.
Vincenzo yerinde kıpırdandı. Huzursuzluk üstüne üstüne geliyordu. Artık çıkmazdaydı. Masa bir an sessizliğe gömüldü.
“Benim… yeteri kadar param yok dediğim gibi. İstediğiniz gibi Liya’yı verelim.”
Lucian konuşmadan Valentina atıldı.
“Merhaba! Ben Valentina. Vincenzo’nun kızıyım. Sizler kimsiniz? Çokta yakışıklıymışsınız… para da var tabii. Şey biz değiştirelim. Liya değil, sizinle gelecek olan benim. Tabii. Yanlış söylendi.”
Lucian sertleşen gözlerle Valentina’ya baktı.
“Sana söz hakkı verdiğimi hatırlamıyorum. Kararları ben veririm.”
Lucian ayağa kalktı. Ve gözleri bir an Liya’ya kaydı. Sonra tekrar Vincenzo’ya döndü.
“Madem öyle. O zaman öz kızına elveda de.”
Bölüm etkileşimi
