13. bölüm · Vatan Meselesi
13. Bölüm
Ellerimi belinden çektim. Yüzüne baktım. Genzim sızlamıştı.
O kadar uzun zaman olmuştu ki. İster istemez özlemiştim.
" Anne gerçekten soruyorum, ne işin var burada? Nasıl buldun beni?"
" Abine sormuştum çok önceden bana farklı bir evde oturduğunu söylemişti aslında. Ama girişte senin annen olduğumu söyleyince beni buraya yönlendirdiler. Her neyse iyi misin? Solgun gözüküyorsun. " dedi.
Nasıl yani abim annemle konuşuyor muydu. Bana konuşmadığını söylemişti. Gerçi çok zaman geçmişti abimle konuşmayalı. Hatta o kadar zaman geçmişti ki ona evlendiğimi söyleyememiştim bile. Gerçekten abim neredeydi?
Annem buraya eğer kalmak için geldiyse çok büyük sıkıntılarımız olacaktı. Çünkü Yağız yakında eve gelecekti.
" İyiyim. Aslında abim doğru adres vermişte. O zamandan bu zamana kadar çok şey değişti anne. Hem sen abimle konuşuyor muydun?"
" Çok oldu konuşmayalı. Ama evet bir kaç kere konuşmuştum." dedi ve ekledi.
" Ne gelişmesi oldu?"
Söylemeli miydim acaba, yoksa boşvermesini mi söylemeliydim. Her halükarda öğreneceğine göre benden öğrenmesi daha doğru olurdu.
Ne diyecektim ki ben daha önce evlendim falan mı?
Herkes bunun gerçek bir evlilik olduğunu bildiği için anneme de gerçek olduğunu söylemem gerekiyordu.
" Şey... Ben evlendim." dedim bir anda.
Annemin surat ifadesi gerçekten oscarlıktı.
" Evlendin mi?" dedi. Çam ağacı yeşili gibi olan gözlerini kocaman açarak.
Başımla onayladım. Bu konuşmaların hepsi kapı eşiğinde gerçekleşmişti. Hemen odalara doğru koştu.
Kapıyı ardından kapattım. Önce salon geliyordu. Hemen salona daldı. Yağız'ın bir kaç eşyası vardı. Onları da evi toplarken ben kaldırmıştım. Bu yüzden hiç bişey göremedi.
Hemen ardından mutfağa girdi. Mutfakta ne görmeyi beklediğini bilmiyordum ama bende onu takip ediyordum.
Tabii ki de hiç bir şey bulamadan mutfaktan da çıktı.
Gördüğü ilk oda olan yatak odasına daldı. Dolapları Yağızla ortak kullanıyorduk. Eğer onları açarsa kendine güzel bir kanıt bulurdu zaten.
Her yere baktı son olarak da dolaplara. Önce benim kıyafetlerimin olduğu yere baktı.
Sonra Yağız'ın kısmını açtı. Ve bir tane tişörtünü çıkardı.
Galiba kan beynine sıçramıştı. Bana tişörtü gösterdi ee gibisinden kafamı salladım.
Sesini yükselterek " Bu ne" diye bağırdı. Aslında bağırmamıştı sadece sesini yükselmişti.
"Tişört" dedim.
" Sen benimle dalga mı geçiyorsun kızım. Evlenmek ne demek? Sen daha genceciksin kızım. Ayrıca niye o kadar aceleci evlendin. Aklıma hiç gelmemesi gereken bir şey geliyor. Hamile misin?" dedi.
Ne alaka be. Sanırım doğruyu söylemem gerekiyordu. Hemen reddettim. " Hayır. " dedim ve her şeyi anlattım.
Mecburdum yoksa hayatta inanmazdı.
" Başından söylesene kızım." dedi rahatlamış bir sesle.
Biraz zaman geçtikten sonra Yavuz Komutan tekrardan aradı. Hemen açtım.
" Asya, Yağız uyandı. Hastaneye gelebilir misin? " dedi.
Evet dedim ve kapattım. Bu kadar hızlı uyanmasını beklemiyordum.
Annem de peşimden geliyordu.
