11. bölüm · Vatan Meselesi
11. Bölüm
Doktor ameliyatın sorunsuz geçtiğini, sadece bazı komplikasyonların oluşabileceğini söyledi.
Şu anda yoğun bakım ünitesine götürülecekmiş birde onu söylemişti.
Ancak ne zaman uyanacağı Yağız'ın bağışıklığına bağlıydı.
Yoğun bakım ünitesinin önüne geldiklerinde Yavuz komutan "Ben beklerim, kesinlikle itiraz istemiyorum." dedi.
Sonra bana döndü. " Sende evine git hadi yorulmuşsundur." dedi.
Mecburen tamam demiştim ama ben yorulacak bişey yapmamıştım ki.
Sadece stresten biraz fazla terlemiştim o kadardı yani.
Yarın yine geleceğimi söyledim ve hastaneden çıktım. Kıyafet falan götürmeyecektim çünkü zaten hastane kıyafetleriyle normal odaya geçene kadar kalacaktı.
Eve geldim. Anahtarımı anahtarlığa koydum. Yağız'ın ailesinin haberi var mıydı acaba?
Haberi yoksa ben mi arasaydım yoksa Yavuz komutan zaten haber vermiş miydi?
Bilmiyordum ama şimdi bunu düşünmek istemiyordum.
Annem küçükken bize hastanelerin hep mikrop yuvası olduğunu ve bu yüzden ne zaman hastaneye gitsek kesinlikle banyo yapmadan evde bir yere dokunmamızı istemezdi.
O zamanlardan kalmış bir alışkanlık olarak banyoya girdim.
Yağız iyi olduğu için kafam rahattı.
Banyodan çıktığım gibi kendimi yatağıma attım. Uykum yoktu ama burada uzanıp tavanı izleyerek overthinklemek mükemmel bir terapiydi.
Biraz telefonda takıldıktan sonra yemek yapmak için mutfağa girdim.
Tam o sırada kapı çaldı. İyi de bizim kapımızı kimse çalmazdı ki.
Kapının deliğinden baktığımda gördüğüm kişiyle ağzım bir karış açılmıştı.
İyi de onun burda ne işi vardı. Hem nasıl bulmuştu burayı. Kapıyı bir daha çalınca girdiğim kısa çaplı şoktan çıktım ve hemen kapıyı açtım.
Ve ağzımdan uzun zaman sonra, en son ne zaman dediğimi bile hatırlamadığım bir kelime çıktı.
"Anne"
