15. bölüm · VASİYET
Bölüm-15 Yerine Oturmak
Hayat bir gün değişmez.
Yavaş yavaş
yerine oturur.
Dükkân artık sadece “deneme” değildi.
Siparişler düzenli geliyordu.
Kargolar sıraya giriyordu.
Defterdeki rakamlar korkutmuyordu.
Zengin değildim.
Ama ayaktaydım.
Sabahları dükkânı açıp içeri girdiğimde,
bir süre durup etrafa bakıyordum.
“Bunu ben yaptım.”
Bu cümle,
insanın omuzlarını dikleştiriyor.
Duru bazen geliyordu.
Çay koyuyordu.
Siparişleri ayırmama yardım ediyordu.
“Bak,” dedi bir gün,
“sen gerçekten değiştin.”
“Yok,” dedim.
“Sadece kendim oldum.”
Onunla hâlâ dosttuk.
Hep dosttuk.
Birbirimizi kollayan iki insan gibi.
O bazen yanlış insanlara kapılıyordu.
Uyarıyordum.
“Bu sana göre değil.”
Bazen dinliyordu.
Bazen dinlemiyordu.
Ama sonra gelip:
“Haklıymışsın,” diyordu.
O da bana:
“Kendini fazla yorma,” derdi.
“Bu kadar yük tek başına ağır.”
Ev meselesi…
Artık içimde bir sızı değil,
bir hatıra gibiydi.
Babamla arada bir konuşuyorduk.
Kısa.
Mesafeli.
Ama kavgasız.
Annem bazen yemek gönderiyordu.
Alıyordum.
Çünkü büyümek,
kin tutmak değildir.
Bir akşam dükkânı kapattıktan sonra,
masaya oturdum.
Defterimi açtım.
Uzun zamandır yazmıyordum.
Başlığa şunu yazdım:
VASİYET
Şunu yazdım:
“Bu hayatta kimse seni kurtarmaya gelmiyor.
Ama herkes seni yanlış yola çağırıyor.
Kolay olan her şeyin bir bedeli var.
Zor olanın da…
Ama zor olan, seni sen yapıyor.
Aileni yenemezsin.
Sokaktan kaçamazsın.
Geçmişi silemezsin.
Ama hepsinin üzerine çıkabilirsin.
Eğer bunu okuyorsan,
bil ki:
Kurtuluş,
bir günde olmaz.
Ama bir gün olur.”
Kalemi bıraktım.
Arkamı yasladım.
Ve ilk defa derin bir nefes aldım.
