VALMONT KOLEJİ kitap kapağı

1. bölüm / 5

VALMONT KOLEJİ

1.BÖLÜM/Giriş

Vaveyla Yazarı: Gizem Türkmen

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 5Şu an: 1.BÖLÜM/Giriş

ÖN SÖZ

Ne olursa olsun her zaman kendini seçen kızlar için. Aklında her zaman bir yerlerden kaçmak olan, kendini hiçbir yere ait edemeyen kızlarıma ithafen...

Hepimiz her şeyin en güzelini hak ediyoruz kimse için kendimizden vazgeçmek yok.

Güçlü kızlarımıza...

Liseyi sonuna kadar yaşayan birisi olarak şunu demek istiyorum kesinlikle bizi okuyun ve bu kitabın içinde beni görün.

Benim için özel olan lise için...

Bazı hikayelerin sona ermesi ile daha güzel hikayeler başlarmış. Geçmişin kapılarını sonsuza kadar kapatmak demek geleceğe atılan ilk adım demektir. Öyleyse benimle bu hikayeme var mısınız?

Benimle birlikte bu Valmont'un karanlık koridorlarında yürümeye, karanlığın içinde var olmaya çalışmaya var mısınız?

Yıllardır içimde verdiğim zorlu savaşlarımı kazanmak istiyordum. Ne zamandır emeğimin karşılığı almayı bekliyordum ama ne yazık ki alamıyordum. Uzun bir süredir tek başıma yaşıyordum. Bu kocaman evin içinde tek başıma yaşamak bazen sıkıcı olabilirdi ama ne mutlu ki benimle birlikte kedim de vardı.

Hatta şuan da koltuğun üstünde kuyruğunu dikleştirmiş pencereden dışarıya bakıyordu. Arabaların geçişlerini her seferinde büyük bir heyecan ile izliyordu. Çoğu zaman küçük beyaz patilerini cama uzatıyor geçen arabalara dokunmayı ümit ediyordu.

Lokum'du adı.

Benim çocuğum gibiydi. Verdiğim sütleri içmeyi çok seviyordu mamalarına ise bayılıyordu. Pofuduk bir kediydi. Çok fazla yemek yiyordu ama veterinere götürdüğümde yemek yemeyi sevmesi güzel çok fazla abartmadığı sürece istediği kadar yiyebilir demişti.

Masanın üzerine uzanarak mama paketlerinden bir tanesini elime aldım hışırtısını duyar duymaz sarı yeşil karışımı olan ela gözlerini bana dikti. Beyaz uzun kuyruğunu salladı. Gülümseyerek yemek kabına doğru ilerledim. Peşimden geldiğine emindim.

Hiç asilliğini bozmadan piti piti yanıma geliyordu. Mamasını kabına doldurduğum gibi kuyruğunu bana sürterek yemek kabına eğildi. İştahlı bir kedim vardı ve okula gitmem gerekiyordu. Su kabını da doldurarak odama geçtim.

Gri renkler ağırlıklıydı. Duvara yakın köşede gri renkte yatağım onun yanında ise beyaz renkteki çekmecem bulunuyordu. Ayak serçe parmağımı sayısız kez oraya vurmuştum o yüzden yatağın yanından uzaklaştırmıştım. Odanın ortasında ise tek kişilik armut salıncağım vardı. Tahmin edin o ne renkti?

Gri.

Gri dolabımdan okul formamı alarak hızlıca üzerime geçirdim. Gri renklerde üstü armasına ise Valmont Koleji yazıyordu. Ne büyük onurdu ama! Altımda ise siyah bir kot vardı. Telefonuma uzanarak saate baktım.

08.15

Benim okulum ise 45 dakika sonra başlayacaktı. Bu da demek oluyordu ki istediğim gibi uzunca makyaj yapabilirdim öyle değil mi?

Hayır! Kızlara söz vermiştim erken gidecektik. Buçukta evden çıkacağıma dair söz vermiştim! Lanet olsun okul için yapacağım düğün makyajımı nasıl yetiştirecektim ben. Kızları arayıp yetişemeyeceğimi söylemem gerekiyordu.

Hiç gerek yoktu. Ne de olsa geç kalacağıma emindiler. Bana geç kalacağıma dair iddiaya bile girmişlerdi ee öyleyse geç kalmayacaktım.

Hızlıca makyajımı yapmaya başladım normalda saatler sürecek olan makyajımı dakikalar içinde yapmıştım. Akşamdan sardığım saçlarımı ise açarak saç yağımı sürdüm.

Sonuçta bu benim Valmont Kolejindeki ilk günümdü. Ne kadar abartı ise o kadar dikkat çekici. Aslında dikkat çekmek için pek bir şeye ihtiyacım yoktu ama kime ne?

Benim makyajıma laf edeceklerine kendileri daha güzellerini yapabilirler hem gözümüz ve günümüz aydınlanırdı. Kızçelerimin güzelliğini görmek gururdur.

Çok boş yaptığımı varsayarak daha boş yapmak için kapıyı kilitleyerek kızlarla buluşacağımız alana ilerledim. Mahallenin ortasında buluşacak oradan birlikte gidecektik. Daha hiçbiri gelmemişti. Telefonumdan tekrardan saate baktım.

08.28

Diva mıyım, neyim ya? Bir de bana diyorlardı geç kalacaksın diye umarım bu geç kalma için güzel makyaj yapmışlardır yoksa çok pis zorbalayacaktım.

Uzun boyu ve uzun siyah saçlarını görmem ile Defne'nin geldiğini anlamam hiç zor olmamıştı. Fiziği çok güzeldi bacakları benim kadardı. Ama ne kızdı be! Neyse sapıklaşmam için çok erkendi.

Yüzündeki tatlı sakin gülümsemesi ile içim ısınmıştı. Yüzündeki hafif makyajına baktığımda hayal kırıklığına uğramıştım. Ama neyseki benim canımdan öteri olan arkadaşım doğal da çok güzeldi.

"Ay çok güzel olmuşsun birtanem." ona sıkıca sarıldım.

"Erken gelmişsin." benden ayrıldığında 'ne sandın?' dercesine gülümsedikten sonra yanıma gelen Aylin'e uzaktan baktım. "Şu kız çok güzel ya!"

Defne baktığım yere baktığında saçlarına güneş değen kızıl saçlı ve mavi gözlü Aylin'e bakıyorduk. Çekik gözleri ile çok güzel görünüyordu. Uzaktan bile görebildiğim göz makyajına hayranlık ile izledim. İşte benim arkadaşım!

Beni gördüğündeki şaşkınlığına omzumu indirip kaldırdım. Hiçbirimiz çantalarımızı alma gereği duymamıştık çünkü zaten kirpiklerimizi taşımak çok yorucuydu. Bu yaz gününde güneş tepemden öldürücü ışınlarımı gönderiyorken o zulüm olan çantayı takmazdım.

"Günaydın güzellerim sanırım bu sefer geç kalan ben oldum." kollarını ikimize de sardığında sıkıca ona da sarıldım. "Her zaman sen oluyorsun zaten." diyerek omuzuna vurdum. Gözlerimi bedeninde gezdirdim. "Çok çıtır olmuşsun yalnız." göz kırptığım gibi bana dil çıkardı.

"Tamam tamam siz gene yoldan çıktığınıza göre okula gidebiliriz, geç kalabiliriz böyle devam ederse." dedi Defne her zamanki gibi dakikliği ile. Nereye gidersek gidelim çok panik yapar her şeyi yerli yerine koymaya çalışırdı.

Aylin ise ona ayak uyduruyormuş gibi yapıp hiçbir şey ile ilgilenmezdi. Ve böylece gene her şeyi Defne'ye yaptırmış oluyorduk.

Ben ise her yere geç kalan, umursamaz ve bir o kadar da süslü olduğum için hiçbir şey ile ilgilenmiyordum. Ben daha çok hazırlanıp fotoğraf çeken kişiydim. Ne de olsa en azından prive ekmek çıkarmak gerekiyordu.

Üçümüz birlikte okula doğru yürümeye karar verdik. Normalda otobüs ile gidecektik ama Defne biraz hava almak istediğini söylediği için yürüyüş yapmaya karar kıldık.

Telefonumda saate baktığımda saat 08.50'yi gösteriyordu. Evimiz okula yarım saat kadar uzaktı. Otobüs ile bu süre azalıyordu tabiki ama biz hiçbir zaman kolayı seçmedik. Nerede uzun zorlu bir şey var 'Allık Girls' orada.

Bu arada demeyi unuttum 'Allık Girls' bizim grubumuzun adı. Hepimizin allığa karşı zaafı olduğu için adını bu koyduk.

Gösterişli, büyük bir o kadar da camlarla kaplı olan gökdelen şeklindeki Valmont Kolejine bakıyordum. Siyah ve gri renkler hakimdi dış cephesinde. Siyah çizgilerin arasından griler geçiyordu. Okulun önünde ise garip bir şekilde bir kalabalık hakimdi. Kızlı erkekli bir gruptu.

Okulun bahçesine adım attığımız gibi bizi uzun ve geniş ağaçları karşıladı. Okulun her yerinde renkli renkli çicekler bulunuyordu. Çok güzel görünüyordu.

Ama çok garip bir enerji sarmıştı içimi. Renkten çok karaltı gibiydi bu. Çok şeyi hissederdim. Hislerim ve sezgilerim beni hiçbir zaman yanıltmamıştı.

"Sanırım bizi karşılamaya hazırlanan hayranlarımız var, kızlar." dediğim gibi hemen rollendim. "0ff ne yaparsın ki tabi ünlü olunca herkesin dilinde ve gözde oluyorsun. Şimdi bir de imza ve fotoğraf isterlerse işimiz çok zor."

İkisinden de aynı anda kahkahaları işittim gururlandım. Defne'yi güldürmek çok zordu.

"Önüne kırmızı halı bile serecekler, Lalin. Merak etme sen."

Gülümseyerek ona baktım. "Asıl sen merak etme, aşkım benim. Söz veriyorum çok daha ünlü olunca seni unutmayacağım."

Biz konuşa dururken çoktan okulun kapısına gelmiştik. Kapıda orta yaşta kirli sakallı üzerinde büyük harflerle 'GÜVENLİK.' yazan bir adam karşıladı bizi.

"Günaydın bayanlar, sanırım sizler yeni öğrenciler olmasınız şu burslu olan öğrenciler." sesindeki alay hissediliyordu ama onu umursayan kim?

"Evet." dedim hızlıca.

"Kimliğinizi görebilir miyim?"

Defne çantasından öğrenci kartını çıkarıp turnikeye okuttu. Ben ve Aylin ise ilk gün olduğu için kayıt belgelerimizi uzattık.

"Lalin Perisoy?" diye sordu görevli.

Başımı salladım. "Hoş geldiniz. Öğrenci kartlarınız bugün danışmadan teslim edilecek."

"Teşekkür ederiz." dedi Defne bize bakarak içeriyi gösterdi.

"Hemen nereye ya?" diye bir tiz kız sesi duymam ile yandan ona baktım. Uzun boylu sarı saçlı bir kızdı. Yüzündeki takma kirpikleri gözüme girecekti. Bir de yüzündeki alaycı gülüşün getirdiği gamzelerini belli eden bir ton vardı. Çok güzeldi. Hemcinsimin güzelliği şaka mıdır?

Enerjiyi beğenmedim.

Tamamen onlara döndüğümde güvenliğin gerildiğini hissettim. Benim ardımdan diğerleri de onlara baktı.

Beş kişilik bir ekip duruyordu karşımızda içlerinden üç tanesi kız iki tanesi ise erkekti. Bize başını omzuna eğmiş oradan gülümseyerek bakan birisi vardı.

"Valmont Kolejine hoşgeldiniz." dedi yalancı bir gülümseme ile. "Ne bekliyorsunuz arkadaşlarımıza hoş geldiniz desenize."

Yanındaki siyah saçlı kız elini omzuna koyduğunda çocuk hemen ona döndü. "Hoşgeldiniz." dedi kız ardından. Sanırım sevgilisini yiyeceğimizi düşünmüştü.

Çocuk kızın omzumdaki elini çektiğinde diğerleri teker teker hoşgeldiniz demeye başladı.

"Hoşgeldiniz faslı bitti ise gidebilir miyiz?" dedi Aylin bıkkınlıkla.

Cıkladı. "Daha değil kırmızı." yüzündeki gülümsemesi soldu. "Önce biraz takılalım değil mi? Ne de olsa gideceksiniz zaten bari buradaki günleriniz güzel geçsin."

"Sen varken mi?"

"Ne o beğenmedin mi kırmızı?"

"Bana bir daha kırmızı deme?" sesindeki siniri hissediyordum.

Karşımızdaki çocuk ise bir o kadar umursamazdı. "Dersem ne olacak? Ne yapabileceksin?"

"Sen ne yapabileceksin?" dediğim de yeşil gözleri bana döndü.

"Sen karışma." göz kırparak tekrardan Aylin'e döndü. "Kırmızı ile benim aramda öyle değil mi?"

"Atlas!" dedi yanındaki siyah saçlı kız daha fazla katlanamıyormuş gibi. "İçeriye mi girsek artık?"

Yanımdaki hareketliliğe baktığımda Defne çoktan içeriye adımlamıştı Aylin'in kolundan tutarak kendim ile birlikte okulun içine soktum. Arkamızdan geldiklerine emindim ama onlara bakmadım.

Dakka bir gol bir. "Bu gerginliğe ne gerek var mesela güzelce fotoğraf çekilmek istediklerini söyle çekinirdik aslında."

Sinirle güldü. "Çok sinirlerimi bozdu ya!."

Okulun içinde dışında olduğu gibi içinde de beyaz tonlar hakimdi ama tek fark bu çizgilerin siyah değil lacivert oluşuydu.

"Kızlar?" içgüdüsel olarak arkamızı döndüğümüzde üzerinde takım elbiseli bir adam bizi karşıladı. "Hoşgeldiniz."

"Hoşbulduk." Defne adamın yanına gittiğinde peşinden gitmek zorunda kalmıştık odasına geldiğimizde ise masa isimliğinde "MÜDÜR SELİM VALMONT' yazıyordu.

Müdür mü!

Koskoca okulun sahibi olan Selim Valmont ile mi görüşüyorum? Lütfen hemen şuraya bir imza. Yakından da sanki daha yakışıklıydı?

Odasında geçirdiğimiz süre içinde okulun ıvır zıvırını anlatmış başımızı bir hayli şişirmişti. Neymiş kendimizi rahat hissetmeliymişim, kendi evimiz gibi davranmalıymışız filan filan. İlk geldiğimiz okulda tabiki de böyle karşılaşacaktı gerçek yüzlerini sonradan göstereceklerdi.

Bize öğrenci kartlarımızı bile dağıtmış ilk dersimiz için sınıfımıza göndermişti.

"Kapıyı ben çalmam." dediğim gibi onlardan uzaklaştım.

"Ee ben de çalmam o çocuğun benimle uğraşmasına katlanamam." sanırım Atlas'tan bahsediyordu. Sanırım ama.

"İyi be! Ben çalarım." derin bir iç çektiğinde kapıyı çaldı. "Hocam gelebilir miyiz?"

İçerden kadın hocanın "Tabiki de gelebilirsiniz." dediği tatlı ses tonunu hissettim. Ee ben bu enerjiyi beğendim.

En arkadan geldiğim için arkamdan kapıyı kapattığımda bizimkiler tahtada yan yana durmuşlardı. Bana bakan kahve uzun saçlı bordu etek ve üstünde aynı tonlarda ceket giymiş olan hocaya gülümsedim. Karşılığında ise tatlıca gülümsedi.

Ama ben ısırırım seni.

Ben de tahtada yerimi aldığımda ona yakın olan Defne'ye baktı. "Kendini tanıtmak ister misin?"

Kendini tanıtmaya başladığında bizi pür dikkat gözler ile izleyen sınıf arkadaşlarımıza bakındım. Atlas sertçe bana döndüğünde gözlerimi çektim ondan zorba birisiydi.

Umarım bu sınıftan disiplinsiz bir şekilde mezun olurdum.

"Evet hocam artık kırmızı arkadaş kendini tanıtabilir mi?" diye puflayan Atlas'a baktığımda Aylin'e bakıyordu. Aylin kulağıma eğildiğinde "Az kaldı şunun gevşek ağzına yapıştıracağım bir tane."

"Boşver büyüklük sen de kalsın."

Sıra Aylin'e de geldiğinde içimden dakikalar saymaya başladım. Ne kadar çocukça şeyler ile uğraşıyorduk. Benim kendimi tanıtmama gerek yok ki zaten ben yeterince ünlüyüm.

"Sen de kendini tanıtmak ister misin güzelim?" koluma vuran Aylin ile hocaya döndüğümde "Tabi tabi ben Lalin İzmirliyim."

"Lalin diye isim mi varmış?" dedi farklı çocuk.

"Heralde annen ve baban çok düşünmüşler." hepsi iğrenç kahkahalar ile güldüklerinde istemsizce sinirlerim bozulmuştu.

"Çok mu komiksin sen?"

"Evet bebeğim beğenemedin mi?" yalancı bir gülüş ile Aylin'e baktı. "Neyse eziklerle uğraşma kapasitemi doldurdum."

"Çocuklar çocuklar konuştuk ya bunları." dedi hoca aralamaya çalışırcasına. "Neyse çocuklar siz de yerlerinize oturabilirsiniz."

Defne ve Aylin cam kenarı 3. Sıraya geçtiklerinde tüm sıralar dolmuştu sadece duvar kenarı en arka boştu. Oraya doğru adımladım. "Yalnız orası dolu." dedi sarışın kız.

"Ben kimsenin oturduğunu göremiyorum ama."

"Orası dolu." dedi bu kez daha baskın bir erkek sesi.

"Mert." diye uyardı hoca. "Başka yer olmadığına göre oraya oturacak."

"Oturamaz ya!" sarışın kız birden ayağa kalktığında yanındaki kumral kız el bileğinden tuttu. "Sakin ol."

"Benim sevgilimin yanına oturamaz ya anlamıyor musunuz!"

Ah şu kıskançlıklar. "O zaman sen sevgilinin yanına otur, hayatım." gülümseyerek boş sıraya oturdum. "Tüh geç kaldın."

"Ah!" sinirle önüne döndü. Atlas heyecanla yanında oturan Mert'e sesli ve hızlıca vurdu. "Baksana sen eziğe!" gülümsemesi birden soldu. "O geldiğinde seni yanında isteyeceğini düşünüyor musun?"

"İstemiyorsa kalkabilir. Kendine yeni bir sıra getirip sevgilisi ile mutlu mutlu otururlar." arkama yaslandım. Bizim kızlara baktığımda mahçupça baktılar onlara sorun olmadığını göstermek için öpücük attım.

Hoca temel şeyleri anlatmaya başladı neymiş efendim okulun kuralları sınıfın kuralları bize ne bundan. Sanki okula okul okumaya geliyorduk. Tabi okul için geliyorduk ama ben okulu pek ciddiye almıyordum evde çalışıyordum çoğunlukla.

Ve başarılı da oluyordum. Kendim çalıştığım zamanlar daha verimli oluyordu başımı sıraya koyduğumda ağrımaması için kolumun üzerine yattım.

Bugün ilk gün olduğu için sadece tek bir ders işlenecekti. Başımı koyduğum gibi uyumuştum. Şu rahatsız sıranın üzerinde uyuduğum uyku gibisi yoktu. Hele o yüzümde kolumun izinin kaldığı uykular mis gibi.

"Kız kalk nasıl uyudun o kadar gene?" başımda Defne ve Aylin beni uyandırmaya çalışıyorlardı. "Ünlü uyuyor arkadaşlar." yarı açılan gözlerim ile Aylin'e baktım. Elinde telefonu ile beni çekiyordu.

Ah, olamaz. Prive atacaktı!

Kalktığımda birlikte okuldan ayrıldık neyse en azından çok fazla sorun çıkmamıştı bundan sonra da böyle olurdu umarım olmazsa da sorun yok. En fazla ne olabilirdi öyle değil mi?

Bunu düşünürken Valmont'un benden neler alacağını bilmiyordum.

Çünkü ben ünlüyümm🤪🤪🤪

Bölümü beğendiyseniz çabuk vote ve yorumlarınızı gönderin. Aşklarım benim sizleri çok özlemişim.

Başrol erkek daha gelmedi, peki sizce kim?

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

147okunma 14beğeni 5yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18