VAKTİMİZ VARKEN kitap kapağı

5. bölüm / 5

VAKTİMİZ VARKEN

5. BÖLÜM

Vaveyla Yazarı: Rabia Yanık

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 5Şu an: 5. BÖLÜM

Silah sesinin yankısı kulaklarımda çınlamaya devam ederken olduğum yerde donup kalmıştım. Kalbim göğüs kafesime sığmayacakmış gibi çarpıyor, nefes almakta zorlanıyordum. Arda hızla kolumdan tutup beni camın önünden uzaklaştırdı.
“ Miray, geri çekil”
Sesindeki sertlik beni olduğum yerde durdurmaya yetmişti. Ne olduğunu anlamaya çalışırken bir kez daha silah sesi duyuldu. Bu kez ses çok daha yakından gelmişti. İçimde bir şeylerin koptuğunu hissettim olduğum yerde yere eğilip
“Arda..” dedim güçlükle
“şşşt sakin ol.” Dedi
Sakin olmak mı? Şuan bu eylemi gerçekleştirmek çok zordu gelenlerin kim olduğunu hâlâ anlayamamıştım.
Camdan bir kere daha baktığımda tanıdık bir yüz görmüştüm.Yiğit Bey’in evinin bahçesinde olan bir korumaydı ama hangisinin koruması olduğunu bir türlü kestiremiyordum.
Arda yanıma gelip
“Miray ilerde solda bir oda var oraya gir ve saklan orası ardiye gibi bir yer” dedi
Ardaya cevap bile vermeden koşarak odaya gittim odada bir sürü eşya vardı. Dolaplar, halılar bir kaç tablo ve benzeri eşyalarla doluydu.
Karşımdaki cama doğru yaklaştım. Camın güneşliğini hafif kaldırıp dışarıya bakmaya çalışıyordum ama hiçbir şey göremiyordum.
Camdan geriye doğru çekildiğimde silah sesleri durmuştu. Etraf korkutucu bir şekilde sessizdi.
Kapıyı dinlemek için ilerlediğim sıra babamın sesini duymuştum.
“Miray nerede!?” Sesi beynimin içinde yankılanmıştı. Gelenler babamlardı ben kaçamadan beni bulmuşlardı. Hissettiğim bu korkunun bir tarifi yoktu.
Hemen bir şeyler yapmam lazımdı. Ama ne yapabilirdim ki? Kapının üstündeki anahtarı çok yavaş bir şekilde çevirip kapıyı kitlemiştim. Daha sonra büyük bir dolabı sağa doğru çevirdim. O kadar sessiz bir şekilde dolabı çevirmiştim ki ben bile şaşırmıştım. Dolabın içine girip saklanmıştım.
İçerden gelen konuşmaları çok az duyuyordum. Arda sürekli Miray burada yok diyordu babamda inatla cevap ver nerede diye soruyordu.
Arda bağırarak “ Miray havaalanına gitti. “ dedi ne yapıyordu bu çocuk ne havaalanı.
Ali’nin bağırması ile dolabın içinde irkilmiştim. Bu zamana kadar sesini hiç duymamıştım.
Ali “ Miray nereye gidiyor ?” Dedi
“Sana ne lan !” Diye bir ses daha duymuştum bu ses Yiğit Bey’e aitti.
O da beni bulmuştu. Allahım şaka gibi ikisine de aynı anda yakalanmıştım. Kesik kesik ve hızlı aldığım nefesler ciğerlerime artık yetmiyor, olduğum yerde hareket edemiyordum. Titreyen ellerim ile hafifçe dolabı araladım.
Bana daha çok oksijen lazımdı. Ama bir türlü o yeterli oksijeni alamıyordum.
Arda “ Hepiniz evimden çıkın yoksa polis çağıracağım. “ dedi
Ali “ Sıkıysa çağır bak beynini nasıl patlatıyorum.” Dedi
Ya Arda’ya bir şey olursa ya ona da bir zarar gelirse. Kendimi hiçbir zaman affetmezdim.
Arda “ Tamam indirin silahlarınızı. Yerini söyleyeceğim.” Dedi
Ne Arda’ya silah mi çekmişlerdi. Yiğit Bey zaten katil ve kötü biriydi babam ve Ali denen adamın da Yiğit Beyden bir eksiği yoktu. Arda’ya bir şey olması düşüncesi içimde bir yerlerde bir şeyleri kopartmıştı hiç düşünmeden odadan çıktım. Görüş açıma giren adamlar ile bacaklarım daha çok titriyordu. Gördüğüm manzara karşısında ayaklarım yere çivi gibi sabitlenmişti herkes Arda’ya silah doğrultmuştu. Arda ise hepsinin ortasında kalmıştı.
“ Buradayım bir yere gittiğim yok!” Dedim
Bütün gözler üzerimdeydi. Ama benim gözlerim sadece babamdaydı.
Babam bana öyle öfkeli bir şekilde bakıyordu ki beni hemen şuracıkta öldürebilirdi. Babama doğru yavaş adımlarla ilerlemeye başladım. Ona doğru attığım her adım ölüme biraz daha yaklaştığım anlamına geliyordu.
Tam karşısına dikildim ve gözlerinin içine bakarak “ Hadi gidelim, çok yoruldum senden ve bana yaşattıklarından. Bu bana yaşattığın son kötülük baba. bir daha seni görmeyeceğim hayatımda “ dedim
Arda “ Miray sen ne saçmalıyorsun, nereye gidiyorsun? “ dedi sesindeki kızgınlık hüzün ile çepeçevre sarılmıştı. Ona bir şey olmasına asla izin vermezdim.
“ Arda, sana bir şey yaparlarsa ben yaşayamam. “ dedim sesim titreyerek
“ Ya sana bir şey olursa ben ne yapacağım.” Dedi sesi o kadar sakin ve üzgün çıkmıştı ki gözümden akan yaşa mukayyet olamamıştım.
Tam Arda’ya doğru bir adım atacaktım ki kolumdan tutulup çekilmiştim.
Beni kendisine doğru çeken kişi Yiğit Beydi. Onun bu hareketi beni şaşkına çevirmişti.
Yiğit Bey “ Ben sana izin vermeden nereye gideceksin acaba” dedi
Ben onu neredeyse unutmuştum eğer babamla gidersem her şey bitecekmiş gibi hissetmiştim ama yanılmışım. Kolumu sertçe çekip ona daha çok yaklaştım.
“ Şuan sizin katil olmanız umrumda bile değil, ben kendi dertlerim ile uğraşırken sizinle uğraşamayacağım o yüzden beni rahat bırakın zaten beni alıkoyacakları için kimseye bir şey anlatamam ve emin olun aklıma gelecek son insan bile değilsiniz.” Dedim kulağına doğru eğilerek.
Ali “ Gözümün önünde ne yapıyorsunuz lan siz “ diyerek bize doğru silahını çevirmişti. Ali’nin yaptığı bu hareket ile herkes silahınının yönünü değiştirmişti. O kadar pratik ve profesyonel bir şekilde yapmışlardı ki kendimi bir film sahnesinde gibi hissetmiştim. Yiğit bey’in yanından ayrılıp Ali denen adama doğru gittim.
Arda “ Miray şuan saçmalıyorsun.” Dedi
Derin bir nefes alıp babama bakmıştı.
“ Tamam bütün borçu ben ödeyeceğim, 10 milyondu dimi” dedi tek nefeste
Ali sesli bir şekilde kahkaha atmaya başlamıştı. O kadar korkunç duruyordu ki midem bulanmaya başlamıştı.
Ali “ Borç artık 10 milyon değil 20 milyon oldu. Dedi
Ne 20 milyon mu? Bir gecede bu para nasıl 20 milyon olmuştu?
Benim üzerimden para konuşuluyordu ve ben hiçbir şey yapamıyordum.
Arda “ Tamam ben bir şekilde ödeyeceğim sen Mirayı rahat bırakacak mısın ? Dedi Arda’nın yapmaya çalıştığını anlıyordum ama ona sinirlenmiştim o kadar parayı nasıl bulacaktı.
“ Arda ne saçmalıyorsun sus artık” dedim
Arda “ Miray seni asla bırakmam” dedi
Ali elleri ile alkış yapıp “ Şovunuz gözlerimi yaşarttı. Birbirinize olan aşkınız hayranlık duyacağım cinsten doğrusu ama bu durum artık sinirlerimi bozuyor. “ dedi
“ Ne aşkı ne şovu o benim kardeşim be kardeşim “ dedim bağırarak
Yiğit Bey “ Ali 20 milyonu hesabına yatıracağım şimdi sende buradan hemen gideceksin. “ dedi
Yiğit Bey’in söylediği karşısında dilim tutulmuştu şaşkınlığımı gizleyemiyordum. Şaşkınlığım kızgınlığa döndüğünde artık kendimi tutamamıştım.
“ Benim üzerimden para konuşmayı kesin artık “ dedim
Ali “ Miray gittikçe maliyetin artıyor, doğrusu bu kadar istenmen seni daha çok ulaşılmaz yapıyor ve bende tahrik oluyorum.” Dedi
Kurduğu cümle bende bomba etkisi yaratırken Ali’nin yanına gidip daha fazla dayanamayıp yüzüne bir tokat attım. Attığım tokat ile avucum sızlamıştı. O kadar yüksek bir ses çıkmıştı ki ben bile şaşırmıştım hem sese hem yaptığım harekete.
Ali’nin gözlerinden çıkan kıvılcım beni korkutmaya fazlasıyla yetmişti. Yaptığım hareketin pişmanlığını hemen hissetmiştim. Ama artık tahammülüm kalmamıştı. Ali’nin adamları silahlarını bana doğrultunca babama baktım. Babam şaşırmış bir şekilde bana bakıyordu ama gözlerinde ki korkuyu gizleyemiyordu şaşkınlığı.
Ali kolumdan tutup “ Sen bana nasıl vurursun lan sen kimsin he,bana tokat attığın o eli kıracağım.” Dedi sesi tahmin ettiğimden daha sakin ve sessiz çıkmıştı.
Yiğit Bey ile bakışlarımız kesişmişti. Şaşkın bir şekilde bana bakıyordu.
Ali kolumu tutup sıkarken “ Şimdi seninle çok başka hesaplarımız oluştu.” Dedi
Yiğit Bey “ Elini çek! “ dedi
Yiğit Bey’in sesi odadaki gerginliği bir anda başka bir boyuta taşımıştı.
Ali hiç İstifini bozmadan hâlâ bana bakıyor ve kolumu sıkıyordu.
Yiğit Bey “ Elini çek dedim, Ali “ dedi
Kolumu o kadar fazla sıkıyordu ki morardığına emindim.
Ali başını ona çevirdi. Yüzündeki öfke hâlâ yerindeydi.
“ Karışma Koroğlu. Bu kızın benimle hesabı var. “ dedi
Yiğit Bey, Ali’ye doğru birkaç adım attı. Yüzünde en ufak bir telaş yoktu. Sanki birkaç saniye önce silahların doğrultulduğu, insanların birbirini öldürmekle tehdit ettiği bu odada değilmiş gibiydi.
“Son kez söylüyorum. Elini çek.”
Ali’nin çenesi kasıldı. Bir an ikisinin de birbirine saldıracağını düşündüm. Etraftaki adamlar kıpırdamadan bekliyordu. Kimsenin silahını indirmeye niyeti yoktu.
“Sen bu kız için benimle karşı karşıya gelmeye değer mi sanıyorsun kendini?” diye sordu Ali, dudaklarının kenarında alaycı bir gülümsemeyle.
Yiğit Bey’in bakışları bir anlığına bana kaydı. Nedenini anlayamadığım o kısa bakışın ardından yeniden Ali’ye döndü.
“Benim neye değip değmeyeceğime sen karar vermeyeceksin.”
Sesi o kadar sakindi ki bağırmasından daha çok korkutucuydu.
Ali birkaç saniye daha kolumu tuttu. Sonunda elini üzerimden çektiğinde hiç düşünmeden geriye doğru bir adım attım. Bileğimdeki acıyı hissediyordum ama gözlerimi ondan ayırmadım.
“ Bir daha bana dokunma. “ dedim
Ali güldü. Fakat bu kez gözlerinde en ufak bir eğlence yoktu.
Yiğit Bey “ Mustafa, Mirayı götür. Dedi
Mustafa yanıma gelip hafifçe kolumu tuttu. Ve beni dışarıya doğru götürmeye çalıştı. Kolumu ondan çekip
“ Bırak kolumu ben kendim yürürüm.” Dedim ve kapıya doğru yürümeye başladım. Ali denen adamla gidip evleneceğime Yiğit Bey’in elinde ölmeyi tercih ederdim.
Yiğit Bey “ Ali, sana on milyon atacağım ve sende kabul edeceksin bir daha da karşıma çıkmayacaksın. “ dedi
Ali “ Yiğit herhangi bir kız için on milyon vermeye ve beni karşına almaya değer mi?” Dedi
Yiğit Bey hafifçe gülüp “ Sen kimsin Ali, ben seni karşıma alacağım. Ben seni karşıma falan almam ben ne dersem o olur. “ dedi
Ali “ Sen istediğini söyle Koroğlu. Bu hesap burada kapanmadı değil on milyon yüz milyon bile versen ben o tokatın hesabını soracağım o kızdan. “
Yiğit Bey “ Ali, ben istemeden hiçbir şeyin hesabını soramazsın.” Dedi
Onlar konuşmalarına devam ederken ben evden çıkmıştım. Mustafa’ya dönüp
“ Nereye gideceğiz?” Dedim
“ Arabaya geç, bekle bende bilmiyorum abim ne derse o olucak. “ dedi
“ Mustafa beni neden bırakmıyorsunuz. Kimseye bir şey söylemeyeceğim.” Dedim
“ Miray, mevzu artık çok değişti. Abim bir kadını bu hâlde bırakmaz.” Dedi
Bir kadını bu halde bırakmaz ama bir kadını alıp onu hapis tutabilir öyle mi?
“ Benim başıma gelen olaylar kimseyi ilgilendirmez.” Dedim
“ Sen istediğini yap, söyle abim kafasına koydu seni bırakmaz. Bu dediğimi farklı yerlere çekme abim kadınlara karşı hassastır. Bu durumda başka biri olsa aynı tepkileri verirdi. Beni yanlış anlama ama berbat bir durumun içerisindesin. “ dedi
O kadar cümle içinde takıldığım tek bir nokta vardı. ‘Berbat bir haldesin’ dediği noktaydı çok haklıydı berbat bir haldeydim.
Ona cevap bile vermeden arabaya doğru yürüdüm. Ve arabaya bindim.
İnşallah bu gece burada bitmiştir. Diye düşünürken gelen Yiğit Bey’i gördüm. Uzun boyu ve iri cüssesi ile fazlaca dikkat çekiyordu. Attığı her adımı o kadar sağlam atıyordu ki dışarıdan bile ben güçlüyüm diye bağırıyordu.
Arabaya yaklaşınca kafamı camdan çekip önüme döndüm.
Arabanın kapısının açılma sesi ile kafamı Yiğit Bey’e çevirmiştim.
Ceketini çıkartıp ortamıza koymuştu. Yüzüme bile bakmıyordu. Sanki ben yokmuşum gibiydi.
“ Neden beni bırakmadınız. “ dedim
Bakışları doğrudan gözlerime değmişti.
“ Mevzu sen değilsin artık. Ali bana karşı geliyor.” Dedi
“ Sadece bu kadar mı ?” Dedim
“ Miray bu yaptıklarımı sorgulama. Kimse benim evime gelip bana silah doğrultamaz kimse ben izin vermeden seni bir yere götüremez bana karşı gelen herkes bir gün bedelini öder. Eğer şimdi izin verip seni gönderirsem güçüm sorgulanır. Ve bu duruma düşmek istemem.” Dedi
Söylediği şeylerin hiçbirini anlamamıştım.
“ Siz ikiniz gücünüzü göstereceksiniz diye ben maşa mı olacağım bu duruma birde diyorsunuz ki mevzu sen değilsin ! Evet mevzu ben değilim mevzu sizin iğrenç dünyanız.” Dedim büyük bir sinirle
Mustafa arabayı çalıştırınca kafamı cama çevirdim ve yolu seyretmeye başladım. Yiğit Bey sinirlenip bana kızar diye düşünmüştüm ama hiçbir şey söylememişti.
Yiğit Bey’in evine gelince arabadan indim. Ve eve baktım. Yine gelmiştim, buradaydım. Ben eve dalmış bakarken evin kapısı açıldı ve bir kadın belirdi.
Orta yaşlı bir kadındı yüzünde ki kocaman gülümseme ile açmıştı kapıyı acaba kimdi bu kadın. Diye düşünürken Yiğit Bey “ Anneemm “ dedi
Bu kadın annesi miydi?
Yiğit Bey annesine doğru gidip ona kocaman sarılmıştı. Kadın da onu kocaman bir şekilde kucaklamıştı. Yiğit Bey geri çekilip annesinin alnından öpmüştü. Öpücüğü o kadar narin ve derindi ki onu böyle görmek beni şaşırtmıştı. İlk defa onu sevgi dolu görüyordum.
Kadın daha sonra bana bakıp
“ Hoşgeldin kızım. “ dedi Yiğit Bey bana dönüp baktı
“ Hoşbuldum efendim” dedim
“ Aa ne efendimi bana Aysel teyze de” dedi hafifçe gülümseyerek baktım ve hiçbir şey söylemedim.
Yiğit Bey “ Miray içeri geç.” Dedi annesi var diye mi bu kadar yumuşak söylemişti. Anlamamıştım.
Kafamı sallayıp içeri doğru girdim.
Ve cehennemin kapıları açılmıştı. Eski hayatımı özleyeceğimi hiç düşünmemiştim.
İçeriye geçtiğimde Yiğit Bey ve annesi çoktan koltuklara oturmuştu.
Aysel teyze “ Geç, otur kızım. “ dedi
Onların oturduğu Koltuğun karşısında ki ikili koltuğa geçip oturmuştum.
Aysel teyze “ Ee Yiğit bu kızımız kim?” Dedi sesinde ki heyecan bana bile geçmişti. Meraklı sorusu ile Yiğit Bey’e baktım. Bana bakıp daha sonra annesine döndü.
“ Yeni asistanım.” Dedi
“ Tuğçe neden gitti?” Dedi
“ Tuğçe gitmedi. Tuğçe’nin yanına aldık.” Dedi
“ Hmm anladım, demek yeni asistan.” Dedi ben asistan değilim ki mimarım. Daha fazla dayanamadım ve
“ Ben asistan değilim aslında mimarım.” Dedim
Aysel teyze “ Ee niye asistanlık yapıyorsun?” Dedi
“ Şirketinizin mimara ihtiyacı yokmuş.” Dedim
Aysel teyze “ Senin gibi güzel bir mimara her zaman ihtiyacımız olur. Değil mi Yiğit?” Dedi
Yiğit Bey “Anne iler de bir açık olursa alırız.” Dedi
Aysel teyze “ Yiğit kızı mimarlığa al işini yapsın.” Dedi hafif kızar gibi çıkan sesi ile Yiğit annesine baktı.
“ Tamam evimin sultanı kızma hallederiz.” Dedi ve ayağa kalktı.
“ Ben duş alacağım.” Dedi ve yukarıya doğru gitti.
Keşke bende bir duş alabilsem o kadar iyi gelirdi ki anlatamam.
Aysel teyze bana bakıp “ Kızım ben gidiyorum siz işlerinizi halledin ben kalabalık yapmayayım.” Dedi
“ Ne kalabalığı olur mu öyle şey.” dedim
“ Yok kızım ben zaten öylesine uğramıştım. Kalkayım işlerim var.” Dedi ve ayağa kalktı. Onunla birlikte bende ayağa kalktım. Bana elini uzatıp tanıştığıma memnun oldum.” Dedi
Bende elimi uzatıp “ Bende memnun oldum. “ gülümseyerek dedim ve çantasını alıp kapıya doğru gitti. Bana dönüp “ Yiğit’e söylersin gittiğimi” dedi ve kapıyı açıp gitti.
Eee biz şimdi Yiğit Bey ile bu evde tek başımıza mı kalmıştık…

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

20okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 152

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18