VAKTİMİZ VARKEN kitap kapağı

3. bölüm / 5

VAKTİMİZ VARKEN

3.BÖLÜM

Vaveyla Yazarı: Rabia Yanık

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 5Şu an: 3.BÖLÜM

Yiğit Bey’in söylediği cümle beynimin içinde bir kez daha döndüğünde beynimden vurulmuşa dönmüştüm.
Benim eli silah tutan insanlarla ne işim olurdu kesin bir yanlış anlaşılma vardı çünkü böyle bir şeyin içinde benim olmam çok saçmaydı Yiğit Bey’e
“ Yiğit Bey benim için niye gelecekler bu ne saçmalık benim ne işim olur. “ dedim
Kurduğum cümle ile Yiğit Bey’in çatık olan kaşları daha da çatık hale gelmişti.
“ Miray ne işin olduğu ile ilgilenmiyorum in aşağa “ dedi
“ Yiğit Bey gelen kimmiş” dedim
“ Miray buraya bana soru sor diye çağırmadım senin yüzünden ölen, yaralanan adamlarım var. En önemlisi de evim basıldı. O yüzden in aşağa” dedi sesi o kadar sinirli çıkmıştı ki tek bir soru bile sormadan aşağa inmeye başladım. Benim yüzümden olamazdı aşağa indiğim zaman her şey gün yüzüne çıkacak ve benim suçsuz olduğum öğrenilecekti. Kendisi eli silah tutan bir katildi ama benim öyle şeylerim yoktu o yüzden içim rahattı. Aşağa inip bahçeye doğru baktığımda bir sürü adamın olduğunu gördüm bu manzara karşısında şok içinde kalmıştım. Arkamdan gelen Yiğit Bey’e baktığımda oldukça sinirli gözüküyordu onun bu hali beni daha çok gerdiği için nefes alış verişlerim hızlanmaya başlamıştı ben durduğum için duran Yiğit Bey bana bakıp “ Hadi yürü” dedi ve yanımdan geçip bahçeye çıktı. Onun peşinden gittim ama gitmez olaydım yerde yatan iki tane adam vardı ve ölmüştü. Ölen adamları kaldırmaya gelen diğer adamlar işini o kadar soğukkanlılıkla yapıyorlardı ki ona bakıp kalmıştım nasıl bu kadar sakin kalabiliyorlar anlam verememiştim. Kafamı Yiğit Bey’e çevirdiğimde gözlerinde ki kızgınlığın gitmediği görmüştüm ama yine de ona doğru yürüdüm.
“ Kim benim için geldi “ diyip Yiğit Bey’e baktım. Tanımadığım iri cüsseli 50’ li yaşlarında bir adam Dibime kadar girip “ ben geldim” dedi nasıl yani adam beni tanıyor ama ben tanımıyorum öyle mi gelen adama tepkisiz bir şekilde bakıp hemen Yiğit Bey,e döndüm
“ Ben böyle birini tanımıyorum beni bir başkası ile karıştırıyor “ dedim adam suratıma gülümseyerek “ Yoo ben tam da seni arıyorum nişanlım” dedi söyledikleri ile duyduklarıma inanamadım ne nişanlısı ne oluyor hasta mı bu adam ellerimi istemsiz bir şekilde iki yana doğru sağa solo salladım ve hemen Yiğit Bey’e döndüm
“ Öyle bir şey yok ben bu adamı tanımıyorum yemin ederim ne adını bilirim ne sanını yalan atıyor” dedim Yiğit Bey anlamsız bir şekilde sadece bana baktı hemen adama dönüp
“ Ne nişanlısı be babam yaşında adamsın ne işim olur senin gibi bir adamla “ dedim
“Hakan kızın ne diyor “ dedi
Ne babamda mı buradaydı adamın kurduğu cümle ile gözlerim babamı aradı köşe sakin bir şekilde bize bakıyordu. Babamı burada sessiz bir şekilde görmek içimde ki korkuyu büyütmüştü. Koşarak babamın yanına gittim.
“ Baba hadi doğruyu söyle benim kızımın böyle bir nişanlısı yok de Yiğit Bey’e hadi baba “ diyerek kolundan tutup Yiğit Bey’in yanına götürdüm.
Babam ilk Yiğit Bey’e sonra bana bakarak “ Nişanlın kızım, Ali Bey “ dedi
Söylediği şey ile beynimde şimşekler çakıyordu vücudumdan ateşler çıkıyordu hayır hayır böyle bir şey yok olamaz diyordum fısıltı şekilde ve istemsiz bir şekilde kafam sağa sola doğru sallanıyordu sol gözümden akan yaş ile babama döndüm söylediği cümlenin ağırlığı altında ezilmiş çaresiz bir şekilde baktım gözlerinin içine bana böyle bir şey yapmış olamazdı değil mi
Büyük bir adım atıp babamın yakasını tuttum “ Ne saçmalıyorsun baba ne nişanlısı” söylediğim cümle ile birlikte ellerimi yakasından indirdim “ tamam tamam özür dilerim baba eve gelmediğim diye kızdın cezalandırıyorsun yapma ne olur vazgeç hadi baba lütfen “ dedim akan gözyaşlarımın arasında babamın tek bir cümlem ile beni affetmeyeceğini bilirdim babam hep beni cezalandırırdı ve ayaklarıma kapan derdi o yüzden önümde diz çöküp iki elim ile bacaklarına sarıldım “ Baba ne olur bir daha eve geç kalmam ne dersen yaparım vazgeçtim de hadi baba söyle lütfen “ dedim çaresiz bir şekilde o kadar bağırarak ağlıyordum ki cümlelerim boğuk bir şekilde çıkıyordu ağzımdan kolumdan birinin tutması ile ayağa kalkmıştım. Babama öyle odaklanmıştım ki kimin beni kaldırdığını anlamamıştım “ baba hadi bir şey söyle” diye avazım çıktığı kadar bağırdım. Kolumu tutan kişiye baktığımda gördüğüm kişi Yiğit Beydi
Yiğit Bey bir eli ile beni kendisine döndürdü ve dişleri arasında “ Sus Miray sus daha faala özür dileme “ dedi
“ Yiğit Bey babamı tanımıyorsunuz özür dilemezsem beni gerçekten mahveder” dedim çaresiz bir şekilde ve babama baktım. Yiğit Bey “ Mustafa, Mirayı içeri götür hemen “ diye bağırdı ne içeriye gitmesiydi babamı daha çok kızdıracaktı Yiğit Bey’e bakıp kafamı iki yana salladım “ Hayır babam daha çok kızar” dedim Yiğit Bey
“ Baban ve Ali beni yeterince kızdırdı şimdi içeri git ve sakinleş kimse benim evimi basıp evimde ki birini bu şekilde götüremez” dedi ve bana yaklaşıp “ Seni kimseye vermeyeceğim merak etme şimdi git hadi “ dedi fısıltı şekilinde Ali denen adam üzerimize doğru bir adım attı ve “ Yiğit Koroğlu namını çok iyi bilirim her şeyi yapabilecek güce sahipsin ama nişanlımı ver yoksa bu iş karışır “ dedi
Yiğit Bey beni yanına doğru daha çok çekerek “ Bu kız sence seni istiyor mu He Ali” dedi adam gevşekçe gülümseyip “ isteyip istememesi çok mühim değil ver şimdi kızı “ dedi Yiğit Bey bir kez daha bağırdı “ Mustafa neredesin lan “ diye bu cümle ile Mustafa hemen yanımıza geldi ve Yiğit Bey’in kulağına doğru hafif eğilerek “ Abi Ali de sağlam adam bırak gitsin kız “ Mustafa’nın dediği cümle ile korkum artmış ve Yiğit Bey’in kolumu tutan kolunu tutup sıkmıştım. Bu hareketim ile Yiğit Bey bana döndü ve sessiz bir şekilde “ Merak etme “ dedi Mustafa dönüp “ dediğimi yap Mustafa içerdeki mahzene sakla hemen “ dedi fısıltı şeklinde Mustafa başını sallayıp beni tuttu ve götürmeye başladığı an bir silah patlamıştı Silahın sesi kulaklarımda yankılanırken nefesim boğazıma düğümlendi. Ellerimi başıma kapattım. Bir an için bahçedeki herkes susmuş gibi geldi bana. Sonra silahların birbirine doğrultulduğunu gördüm. Birinin tetiği çekmesi, birinin yere yığılması için yeterliydi. Yiğit Bey’in yanına gidip “ Yiğit Bey birilerine daha bir şey olmasını kaldıramam en iyisi gitmem “ dedi bu cümlem onda şok etkisi yaratmış olacak ki ağızı açıkta kalmış bir şekilde bana bakıyordu bana “ Şimdi Mustafa ile içeriye git ve beni bekle hiçbir şey olmayacak” dedi bu cümle o kadar güven verici olmuştu ki benim için içimde istem dışı bir özgüven oluşmuştu dizlerimin bağı çözülmüş olan ayaklarımın yere sağlam bastığını hissetmiştim kafamı sallayıp Mustafa’nın yanına büyük adımlar ile gittim Yiğit beyin sesi ile adımlarım normalleşmişti “ Ali seni ve yaptığın işleri çok iyi bilirim beni karşına alma o yüzden itlerine söyle silahlarını bıraksınlar “ dedi Yiğit Bey’in söylediği cümle ile evin içine girmiştim ama olucak olanları çok merak ettiğim için Mustafa’ya bakıp “ İzin ver birazcık durayım “ dedim kafasını sallayıp elleri ile iki yaptı “ iki dakika veriyorum sonra hemen mahzene ineceğiz”
“ Tamam “ dedim kafamı sallayarak ve dışarıya baktım.
Ali denen adam “ Yiğit bak sana karşı hiçbir kötü düşüncem yok ama bilirsin ki aynı masada oturuyoruz beni karşına almak seni bitirir” dedi Yiğit Bey eli ile kendini gösterip
“ Ali aynı masada oturuyoruz dediğin masa benim ben, ben istemezsem adım bile atamazsın o masaya sen kimi bitiriyorsun “ dedi sesi o kadar gür çıkmıştı ki tüylerim ürpermişti
“ Bak Yiğit olan bitenin masa ile alakası yok kız benim bırak götüreyim bu işte unutulsun “ dedi
“ Kızı vereyim bu işide unutayım ha öyle mi ? Sen benim evime gelip bana silah doğrultup adamlarımı öldüreceksin bende hem kızı vereceğim hem de her şeyi unutacağım öyle mi ? “ dedi
“ Yiğit sana konteynırdan 6 ay boyunca %20 pay veririm bu olayda bitsin “ dedi
“ Ne payı vereceksin lan ben senin gibi para köpeği miyim %20 paymış bak Ali çık git evimden yoksa yapacaklarımın üstüne ben yüzde 20 koyup daha ağırını yaparım “ dedi Ali denen adam Yiğit Beyden gözlerini ayırıp babama doğru döndü ve yakasını tutup bağırmaya başladı “ lan Hakan söylesen kızımı 10 milyona sattım diye “ dedi
Söylediği cümle beynimi kemirmeye başlamıştı sanki midem bulanıyor dizlerim titriyordu 10 milyon mu beni 10 milyona mı satmıştı. Kızını mı sattı. Ellerimi boğazıma doğru götürüp nefes almaya çalışıyordum ben nefes almaya çalıştıkça nefesim daha çok gidiyor gibiydi dışarda kurulan cümleleri duyuyor ama anlamıyordum adımlarım geriye doğru gidiyor ne yaptığımı anlamıyordum yanıma Mustafa gelip beni tuttu “ Miray, Miray, Miray, “ diye sesleniyordu ama cevap veremiyordum beni daha çok titretip kendime getirmeğe çalışıyordu ama ben konuşamıyordum beni kucağını alıp üst kadara çıkaran Mustafa hiçbir tepki vermiyordum. Beni yatağa yatırıp karşı koltuğa oturdu “ Miray kendine gel aşağıya inmem lazım “ dedi sadece kafamı sallayıp tavana bakmaya başlamıştım ki gözlerimden yaşlar akmaya başlamıştı. Mustafa’nın gittiğini ayak seslerinden anlamıştım.
Sadece gözümden yaş geliyordu ne bağırabiliyordum ne de yaşadıklarımı anlayabiliyordum ben ne duymuştum böyle ne yaşamıştım Babam beni on milyon karşılığında bir adama satmıştı.Bense hayatımda ilk kez beni tanımayan bir adamın arkasında korunmuştum.Ama o adamın elleri temiz değildi.Yiğit Koroğlu bir katildi.Ve ben, beni koruyan tek kişinin kim olduğunu bile bilmiyordum.
Düşüncelerimi bir kenara bırakıp yataktan kalktım ve aşağıya doğru inmeye başladım. Bahçede hala aynı pozisyonda duruyorlardı. Konuşmalarını duymuyordum o yüzden o tarafa doğru yaklaştım ve babamın sesini duymaya başlamıştım babamın sesini duymak midemi daha çok bulandırıyordu.
Babam başını yere doğru eğmiş bir şekilde “ Ali Bey size yalan söyledim kızım bilmiyordu sizden korktuğum için kızım biliyor her şeyi diye söyledim ne olur beni affedin” diye önünde eğilmişti tıpkı benim yaptığım gibi benim yalvardığım gibi şimdi o yalvarıyordu onu öyle görmek hoşuma gitmemişti ne olursa olsun babamın her zaman güçlü ve merhametli bir insan olmasını istemiştim ama o hiçbir zaman hayalimde ki baba olamamıştı doğrusu insan bile olmamıştı babam. Yiğit babama tiksinir gibi bakıyordu haklıydı da ben bile tiksiniyorumdum. Yiğit babamı öfke ile ayağa kaldırıp “ Sen kimsin lan senin lafın ile benim evim basılıyor senin nefesini keserim duydun mu şerefsiz” diyip babamı yere doğru itmişti sonra Ali’ye dönüp “ peki sen nasıl onun lafı ile benim evime gelirsin lan neymiş kızına ulaşamamış sana haber vermiş sende senin sözde nişanlını kaçırdım sanıp benim evimi bastın haa sizin o küçük beyninizi köpeklere yem ederim şimdi siktir olup gidin evimden “ diyerek bağırdı ve silahını Aliye doğru kaldırdı “ Ali hemen evimden çık ve bekle beni “ dedi onun bu sözü ile Ali kapıya doğru yürüyordu Yiğit Bey “ Ali gölgen kadar yakınım sana her an her yerde başına bela olacağım her zaman tetikte ol ! “ dedi bu cümleyi o kadar tehlikeli bir şekilde söylemişti ki her an beynini uçurabilirim der gibi Ali’nin adamları da bahçeden çıkınca koltuğa doğru ilerlemeye başladım patlayan camın parçaları her yerdeydi ayağımın altında ezilen camların sesi beynimi tırmalıyordu cama en uzakta olan koltuğa baktığımda onun üzeri camlarla kaplıydı geriye dönüp masanın üzerinden bir dal sigara aldım ve merdivene oturdum. Sigaramın dumanı havaya karışırken keşke düşüncelerimde böyle karışıp gitse diye düşünmüştüm gelen Yiğit Bey ile dikkatimi ona verip “ Neden beni vermedin “ diye sorumu yönelttim ağır hareketler ile masanın üzerinden sigarasını alıp yaktı ve yavaşça yanıma geldi. “ Bu yaptığım hareketi üzerine alınma seni çok düşündüğümden değil kimse benim evime bu şekilde gelip kimseyi götüremez ben istediğim sürece bu evden istediğim kişiler çıkar” dedi söylediği bu cümle beni hüsrana uğratmıştı bende bana üzüldüğü için sanmıştım meğerse egosu yüzünden vermemiş iyi en azından egosu bir işe yaradı bende bu sayede olabildiği kadar uzağa kaçardım ne kaçar kaçabilirsem kaçar kurtulmaya çalışırdım. Yiğit Bey’e bakma gereği bile duymadan “ Egonuz işe yaradı en azından bende buradan kaçarım” dedim Yiğit Bey biten sigarasını kül tablasına atıp yanıma geldi. O sıra elimdeki sigaraya baktığımda benimkisinde bittiğini gördüm ve kalkıp kül tablasına sigaramı attım. Yiğit Bey kolumdan tutup beni kendisine çevirdi “ az önce söylediğim şey anlaşılmadı herhalde ben istemedikçe kimse bu evden çıkamaz” dedi her kelimeyi vurgulayarak söylemişti kafamı kaldırıp yüzüne bakacaktım ki omzunun kanadığını gördüm elimi omzuna götürüp “ Omzunuz kanıyor pansuman yapın” dedim ve kolumu kurtardım. Kafasını omzuna doğru eğip baktığında elini omzuna götürdü ve gömleğinin ucunu kaldırıp oradan yarasına baktı “ Mustafa yarama biri gelip baksın “ cümlesi biter bitmez Mustafa koşarak geldi ve yarasına baktı abi dikişler açılmamış ama bandajı değiştirmemiz lazım“ dedim Yiğit Bey kafasını salladı be oturacak bir yer aradı ama bulamamıştı Mustafa dönüp “ nerede kaldı bu adamlar camı gelip yapsınlar şurayıda temizlet” diyip merdivenleri çıkmaya başladı onun arkasından bakıp bahçeye çıktım etrafta adamlar bir oraya bir buraya koşturuyor önümden geçenler bana bakıyordu kimisi tepkisiz bir bakış atarken kimisi acıyarak bakıyordu bu bakışlar çok haklı bakışlardı ben olsam bende bana acırdım hepsinin gözü önünde yerlerde babama yalvarmış daha sonrada satıldığımı öğrenmiştim hangi baba kızına bu kadar kötülük yapardı ki babam hep kötüydü hep bencildi ama bu sefer ki çok başkaydı babamla yaşadığım bu olay ruhumun kaldıramayacağı kadar acıydı. Gözlerimizden akan yaşları elimle silip arkamdan gelen seslere baktım iki tane adam gelmiş yeni cam takıyordu diğer üç adamda etraftaki camları temizliyordu çıkarılan sesler beynimin içinde bomba etkisi bırakıyordu vücudum yaşadıklarımı kaldıramıyordu artık kim bir günde bu kadar olay yaşardı ki biri anlatsa yok artık bu kadarı da olmaz derdim ama oluyormuş öğrenmiş oldum ayağa kalktım ve evde ağrı kesici aramaya karar verdim başımın ağrısı o kadar artmıştı ki gözlerim etrafı buğulu görmeye başlamıştı yeri süpüren adama doğru yürüyüp “ Ağrı kesici var mı ? “ diye sordum “ Mutfakta ilerde orada bulabilirsiniz “ dedi ve işini yapmaya devam etti mutfak o kadar geniş ve özenliydi ki çoğu kadının hayallerinde ki mutfak olabilirdi dolaplar bembeyaz ve çok fazla özenliydi dolapları karıştırıp Ağrı kesiciyi bulduğumda hemen su alıp iki tane ağrı kesici içtim. Boğazlarım o kadar kurumuştu ki suyun boğazımdan inişini hissediyordum. Mutfakta sandalyeye oturup ne yapacağımı düşünmeye başlamıştım. Yiğit Bey istemeden gidemeyecek gibiydim gerçekten ee ne yapacaktım burada bir katille kalamazdım ya dirseğimi masaya yaslayıp elimin üzerine kafamı götürüp düşünmeye başladım ki Bingoo kaçacaktım şuan etraf çok karışıktı çantam ve telefonumu bulup gidecektim. Telefon derken az önce babam benden haber alamadığı için adama haber verdiğini söylemişti ama Yiğit Bey babana mesaj attım demişti ee babam haber aldıysa neden peşime düşmüşti ki aman ben neyi sorguluyorum ki kesin köşeye sıkışınca adama haberim yok gelmedi eve dedi sonra adamla beraber peşime düştü ben yukardayken ne konuştuklarını o kadar merak etmiyordum ki hiç sorgulamadım bile gerçi benim duyduğum bana yeterdi. Satılmıştım.
Ayağa kalkıp telefonumu bulmak için yukarıya çıktım kaldığım odaya girdiğimde etrafa bakmaya başladım ve çantam göründe yoktu dolabı açıp baktığımda çantamı ve telefonumu gördüm. Çanta ile çıkamayacağıma göre telefonumu pantolonumun cebine koydum daha sonra ceketimi giydim telefonum gözükmezdi biri sorarsa da üşüdüm derdim cüzdanımdan nakit paramı ve kimliğimi alıp pantolonumun diğer arka cebine koydum ve odadan çıktım tam merdivenleri inerken Yiğit Bey’in sesini duydu ona döndüm “ Miray nereye “ diye sordu “ Ne nereye” diye salakça bir cevap verdim.
“ Ceketi giymişsin nereye böyle “ dedi
Ceketimin hafif yakasını tutup “ Haa üşüdüm ondan giydim” dedim ve merdivenleri sakin bir şekilde indim dikkat çekmemek adına mutfağa girdim bir su aldım daha sonra odada ki masanın üzerinden sigara paketini alıp bahçeye çıktım adamlar diğer kırk camı çıkarmış yenisini getiriyorlardı. Paketi ve suyu bahçedeki masanın üzerine koyup bir sal sigara yaktım ayakta etrafa bakarken kafamı arkaya çevirdim ve Yiğit Bey’in Mustafa ile bir şeyler konuştuğunu gördüm onunla konuşurken bir yandan bana bakıyordu. Önüme dönüp bir yudum sudan aldım ve öylece durdum. Gözlerimden akan yaşlara sinir olmaya başlamıştım. Bir türlü onları durduramıyordum. İçim yanıyor Ruhum sızlıyordu. Gözyaşlarımı silip kafamı gökyüzüne kaldırıp baktığımda yıldızların parlaması içimi aydınlatmaya bile yetmemişti ben yıldızları seyretmeyi çok severdim ve hep umutlanmak için bakardım ama bu sefer onlar bile bana ışık olamamıştı. Arkamı dönüp baktığımda Yiğit Bey’in mutfağa doğru gittiğini gördüm ve hemen bahçeyi turlamaya başladım o kadar sakin ve dalgın yürüyordum ki yanımdan geçen iki koruma büyük ihtimalle kafamı dağıtmak için yürüdüğümü düşünüyordu zaten bende öyle düşünsünler diye çabalıyordum elimdeki sigara izmaritini atıp sakince etrafa baktım ve bir kapı gördüm etrafta kimse yoktu herkes ön tarafa doğru gitmişti hemen kapıya doğru gittim inşallah kilitli değildir diyip kapının kolunu indirdim veee Bingo kapı açıktı hemen kapıyı geri kapatıp kendimi dışarı attım ve kurtulmuştum arkama bile bakmadan koşmaya başlamıştım.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

36okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 147

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastik#felsefeGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18