VAKTİMİZ VARKEN kitap kapağı

2. bölüm / 5

VAKTİMİZ VARKEN

2. BÖLÜM

Vaveyla Yazarı: Rabia Yanık

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 5Şu an: 2. BÖLÜM

YİĞİT KOROĞLU Bu sabah güne güzel haberler ile başlamıştım. İlk güzel haberi dedemin hastaneden çıkması ile aldım ikinci güzel haber ise babamı öldüren şerefsiz hakkında bir ipucu bulmam oldu bu sabah işe kendim gitmek istediğim için şoförüm Erol Beyi aradım ve gelmemesini söyledim onu aradığımda bana yine aynı kızdan bahsetmişti bugün bir görüşme yapacaktık zaten Erol’un bu ısrarına şaşırmıştım doğrusu 3 yıldır yanımda çalışan biriydi ve bir kere bile benden bir şey istememişti bu konuda ısrarcı olunca gelecek olan kızı merak etmiştim. Şirkete geldiğimde Tuğçe’nin bana bakıp kocaman gülümsemesini gördüm. İşinde çok iyi olmamış olsaydı çoktan kovmuştum bu kadını ama bana çok iyi sabrediyordu ondan önce gelen çoğu asistan o kadar beceriksizdi ki hepsini 1 hafta içinde kovmuştum. Tuğçe’nin bu kadar uzun süre yanımda olmasının diğer büyük sebebi yaptığım her türlü pislik işi bilirdi ve bu konular hakkında hiçbir şey söylemezdi aslında güzel bir kadındı birkaç kere beraber olmuştuk ama hiç dikkatimi çekmezdi benimle beraber olabilmek için her şeyi denerdi belki de bu çabası beni itiyordu.Tuğçe bugün bir görüşmem olacak odama alırsın. Dedim Merhaba Yiğit Bey görüşmeniz kiminle acaba. Dedi Adını unuttum bir kadındı zaten bugün başka bir görüşmem yok biri geldiğinde al işte. Dedim ve odama geçtim bilgisayarı açıp gelen maillere baktım ben maillere bakarken Tuğçe kahvemi getirmişti. İşlere o kadar yoğunlaşmıştım ki saati bile fark etmedim. Kafamı geri bilgisayara çevirdiğimde kapı tıklatılmıştı Gellll dedim Merhaba Yiğit Bey ben Miray diye konuşan yabancı sesi duyunca kafamı kaldırdım. Ses tonu, ten rengi iri gözleri ile sanki annem karşımdaymış gibi hissetmiştim. Kendimi toparlamak adını Erol’un bana anlattığı her şeyi bir çırpıda ona söyledim. Çalıştığı iş yerini kötülememesi artı puan kazandırmıştı ona ama benim mimarlıkta bir açığım yoktu başka bir yerde de işe girmesini istememiştim o yüzden asistanlık teklif ettim bu durum çok işine gelmemişti farkındaydım ama elimden bu kadarı gelirdi. Teklifimi kabul edip odadan çıkmıştı son birkaç şeye daha bakıp temiz hava almak için terasa çıktım Mirayı görünce yanına doğru gittim onunla yaptığım kısacık konuşmada şunu çok iyi fark etmiştim ki kendi halinde bir kızdı. Tuğçe tam önümde durup Miray ile ne konuşuyordun sen kimse ile kolay kolay muhatap olmazdın. DediKiminle nerede hangi şekilde konuştuğum seni ilgilendirmez ne bu hesap sormlar diyerek onu tersledimTamam haklısın kusura bakma bu arada beni düşünüp birini işe almam çok hoşuma gitti. Dedi şaka gibi onu düşündüğümü mü sanmıştı bu kız iyiyce kafayı yemişti. Ne saçmalıyorsun seni ne düşüneceğim git başımdan diyerek onu tersledim ve elimle git işareti benim hareketime tepkisiz kalırken hemen yanımdan uzaklaştı. Bu kadınlar gerçekten şaka gibiydi bir sigara daha yakıp içeri geçtim. Odamdan çıkıp Miray’a gidiyoruz dedim apar topar yanıma geldi ve asansöre bindik küçük bir toplantı olucak ufak tefek notlar tutman gerekiyor daha sonra temize çekip odama getirirsin dedim Tamam Yiğit Bey diyerek bana bakmaya başladı. Bu duruma gülerek incelemen bittiyse çıkalım dedim kurduğum bu cümle ile yüzü kıpkırmızı olmuştu ve koşarak yanımdan gitmişti. Arkasından istemsiz bir şekilde daha çok güldümŞirketten çıktığımda Miray’ın bir erkek ile konuştuğunu gördüm istem dışı sinirlenince ona Miray diye seslendim.Yanıma gelip arkadaşı olduğunu söyleyince sakinleşmiştim merakıma yenik düşüp nereden arkadaşın diye sordum. Üniversiteden arkadaşım diyerek beni cevaplamıştı patron olmanın iyi yanlarından biri de bu durumdu kimse söylediklerini sorgulamaz ve yapardı restoranta geçtiğimizde resepsiyondaki kız her zaman ki samimiyetsiz gülüşünü sunmuştu bana ona hiç cevap vermeden her zaman oturduğum masaya geçtim. Toplantı için gelecek olan Berkay Bey’i bekliyordum biraz daha gelmezse kalkıp gidecektim ki geldiğini gördün oturma şeklimi değiştirmeden masaya gelmesini bekledim bu toplantı benim için çok küçük bir işti ama Berkay Bey için durumlar öyle değildi o yüzden çok fazla peşimden koşmuştu ısrarlarına daha fazla dayanamayınca toplantıyı kabul etmiştim. Yanımda oturan Miray bir anda ayağa kalkınca ona odaklandım elini Berkay Bey’e uzatmış selam vermişti nereden tanıdığını merak etmiştim. Berkay Bey ile el sıkıştıktan Miray’a dönüp nereden tanıştıklarını sordum eski patronu olduğunu söylemişti. Toplantı verimli ve güzel geçmişti bu kadar iyi geçmesini beklemiyordum Miray’a dönüp baktığımda not tutmaya öyle dalmıştı ki yemeğinden hiç yiyememişti. Toplantı biter bitmez onun için yemek sipariş vermiştim. Gelen yemek ile mutlu olduğunu görünce çok aç olduğunu anlamıştım. O yemeğini yerken ona kendi ile ilgili sorular sormuştum sade bir hayatı varmış gibi gözüküyordu. Yemekten sonra şirkete geçip kalan işlerimi halletmiştim. Mustafanın araması ile odamdan çıkmıştım karşımda dağılmış bir Miray beklemiyordum. Asistanlarıma bakıp çıkabileceklerimi söyleyip hızlıca şirketten çıktım. Mustafa’nın attığı konuma gittim attığı konum ormanlık bir yerdi buraya babam için gelmiştim eğer elimizdeki bilgiler ile doğru adamı yakalamışsak her şeyi öğrenecektim arabayı bir kulübenin yanına park ettim ve torpidodan silahımı alıp arabadan indim. İlk kulübeyi kontrol ettim daha sonra etrafına bakınmaya başlayınca ileride başka bir dağı evi olduğunu gördüm oraya doğru ilerledim ve evin bahçesine girdim yerde üç tane ceset vardı. İçeriye doğru yaklaştıkça Mustafa’nın sinirli sesi kulaklarıma geliyordu dağ evinin açık kapısından içeri girdiğim de yerde bir adamın kanlar içinde ki halini gördüm bu bizim aradığımız adamdı Mustafa’nın yanına gittim ve ellerim ile yakasını tuttum Mustafa ben size ne olursa olsun kimseyi öldürmeyin demedim mi bu ne lan şimdi dedi şaşkın bir şekilde suratıma bakan Mustafayı daha çok sarstım Mustafa bana bakıp abi yemin ederim ben ateş etmedim içeri girdiğimizde ölmüştü dedi Nasıl olur lan böyle bir şey diye ona öfkeyle bağırırken Mustafa’nın adamlarından biri evin içine girdi. Yiğit Bey adamı ben vurdum dedi gözüm o kadar dönmüşti ki silahımı ona doğrultum ve sinirle yanına geldim silahımı kafasına dayadığımda sakince bana baktı. Böyle olmasını istemezdim ama Mustafa Bey’i öldürecekti sonuçta ben onun adamıyım ona bir şey olmasına izin veremezdim dedi bu kurduğu cümle ile Mustafa silahı ile adamı kafasından vurdu ve bütün üstüm başım kan olmuştu bu olana daha çok sinirlenip Mustafa’ya döndüm lan oğlum sen niye adamı öldürdün belki bir şeyler duymuştur fark etmiştir diye bağırdım bana bakıp böylesi daha uygun olur diye düşündüm bir anlık sinirledi öldürdüm işte dedi lan Mustafa lan Mustafa diyerek evden çıktım arabaya doğru yürümeye başladım ben arabaya doğru yürürken Mustafa da peşimden gelerek nereye geçiyoruz abi dedi eve geçemezdim annem evdeydi en iyi yer şirket diye düşündüm ve Mustafa’ya dönüp şirkete geçiyoruz dedim arabaya binip son hızla şirkete sürdüm sinirlerim alt üst olmuştu ben bu salaklar ile ne yapacaktım Allahım ya diyerek direksiyona sert bir yumruk attım arkaya doğru baktığımda peşimden iki araba daha geliyordu bu işi o kadar profesyonel halletmeye çalışıyordum ki adamlarımı bile peşime takmamıştım ama Mustafa ve salak adamı bütün planı batırmıştı neredeyse yine başa dönmüştüm. Şirketin önüne geldiğimde üzerime bakıp arabadan indim ve hızlıca şirkete girdim bu halini gören güvenlik hiçbir şeyi sorgulamadan yanıma geldi ona hiçbir şey demeden odama çıktım şirkettekilerin çoğu karanlık tarafımı bilmezdi birkaç kişi dışında odama çıkıp ceketimi kenara attım ve Mustafayı bekledim Allahım delirecektim bu beyinsizler yüzünden yıllardır bu anı beklemiştim içten içe biliyordum bu adamdan da elle tutulur bir şey çıkmayacağını ama umut işte tek dayanağım buydu Mustafa odaya girince suratına sert bir yumruk attım hiç tepki vermeden kafasını iki yana salladı ve elini sağ yanağına doğru tutup abi valla özür dilerim ne desem fayda etmez ama her şey sarpa sardı anlık oldu dedi bu kurduğu cümle ile beynimde şimşekler çakmıştı. Mustafa’nın iki yakın adamı daha odaya girdi onlara dönüp Lan salaklar bu olaylar olurken siz neredeydiniz diye bağırdım içlerinden biri abi ben etrafı kolaçan ediyordum içeride Serdar vardı dedi ani bir hareketle Serdar’a döndüm abi Emrah abi ani bir durumda ne yapmalıyız diyince öldürelim dedim dedi Serdar’a doğru bir adım atıp lan ben size adamı öldürün mü dedim diye bağırmaya başladım daha sonra telefonum titreyince elime aldım bir mesaj gelmişti mesajda az kaldı yazıyordu kafamı kaldırıp sesli bir şekilde mesaj geldi az kaldı yazıyor dedim tam kafamı Serdar’a çevirdim ki elindeki silahı bana doğrultmuştu aradığın kişiye ulaşamayacaksın dedi ve ateş etti ben daha ne olduğunu anlamdan Mustafa Serdar’a ateş etmişti. Ben omzumdaki acıya dayanamayarak kendimi yere atmıştım bunu gören Mustafa koşarak yanıma geldi ve beni tuttu ne olduğunu idrak edememiştim yerde yatan Serdar’a bakıyordum bunca zamandır içimizdeymiş diye düşündüm tam o sıra odanın kapısı açıldı ve Mirayı gördüm lanet olsun onun burada olmaması gerekiyordu odada olanları idrak ettikçe rengi atıyordu kafasını kaldırıp bana baktı daha sonra yaşadığı şok ile bayılmıştı Mustafa’ya dönüp kıza bak bırak beni dedim.
MİRAY ÇALIŞKAN Gözlerimi açtığımda etraf karanlıktı sadece camdan içeriye ufacık bir ışık giriyordu kafamı o tarafa çevirip nerede olduğumu idrak etmeye çalışıyordum elimi başıma götürüp Etrafa bakmaya başladım başım patlamak üzereydi yataktan sakince kalkıp oturur pozisyona geldim ve olanları hatırlamaya çalıştım gözümün önüne gelen sahne ile dönüp kaldım yataktan aniden kalktım ve cama doğru yürüdüm etrafta sadece ağaçlar vardı ve koskocaman bir duvar vardı anladığım kadarıyla ev duvarlarla örülmüş bir evdi kapıya doğru yürüdüm ve kapıyı açmaya çalıştım kapı hemen açılmıştı Etrafa baktığımda üç tane daha oda görmüştüm Ortam karanlık olduğu için ışıkları açmaya çalıştım odaya girip ışığı açtım ve merdivenlerden aşağı inmeye başladım. Duvarlarda koskocaman tablolar vardı bir tanesinde de yiğit bey vardı atın üstünde poz vermişti merdivenleri indiğimde karşımda Yiğit Bey’i gördüm ve bir adam daha vardı yiğit bey koltukta uzanmıştı Adam da berjer de oturuyordu. Adım seslerimi duyacak Olacaklar ki ikisi de bana baktı yiğit Bey’e baktığımda tepkisiz bir şekilde bana bakıyordu diğer adama dönüp baktığımda ise ne tepki vereceğimi anlamaya çalışıyordu.Onları gördüğümde istem dışı ürperdim ve bir merdiven yukarı çıktım. Bu hareketimi gören yiğit bey yavaş bir şekilde ayağa kalktı ve bana doğru yürümeye başladı bana yaklaşınca ben bir adım daha attım sağlam olan elini uzatıp Miray aşağıya gel dedi Sesi pürüzlü çıkmıştı ne tepki vermem gerektiğini ya da ne demem gerektiğini kesinlikle bilmiyordum karşımda şuan vurulmuş ve en önemlisi katil bir adam vardı ve anladığım kadarı ile iki kişiyi öldürmüştü yavaş hareketler ile çıktığım iki merdiveni geri indim Yiğit bey Miray hadi ağrım var gel otur dedi ve arkasını dönüp uzandığı koltuğa geri döndü Sence şuan tek sıkıntımız senin ağrın mı diye içimden geçirip merdivenlerden indim bu hareketlerim cesaretimden değildi tam tersi korkumdandı onu kızdırırsam gözümün yaşına bakmadan beni de öldürürdü Yiğit Beyin karşısındaki koltuğa oturdum ve bir çırpıda kimseye hiçbir şey söylemem bırakın gideyim dedim Yiğit Bey ve tanımadığım adam hafifçe gülümsediler ne yani beni ciddiye almıyorlar mıydı ?beni ciddiye almamaları beni daha çok korkuturken tekrar konuşmaya başladım bakın gerçekten hiçbir şey görmedim yarın işten çıkarım ne yarını şimdi işten çıkıyorum ve hayatınızdan defolup gidiyorum dedim Yiğit bey derin bir nefes alıp gördüklerinden sonra çıkıp gidemezsin dedi Yiğit bey bakın lütfen gideyim beni öldürmeyin ne olur gideyim dedim Miray ne kadar sakin olursan senin için o kadar iyi olur yukarı çık ve dinlen dedi aklıma saat gelince duvarda ki saate baktım ve gördüğüm ile şok geçirmiştim saat gecenin 03.00’ydü telaşla ayağa kalkmıştım babam beni kesin döverek öldürecekti Yiğit Bey’e bakıp Yiğit bey ne olur beni bırakın eve gitmem gerekiyor dedim Şu an yiğit bey’dense babamdan daha çok korkuyordum yiğit bey en fazla öldürürdü babam ise beni süründürürdü keşke ölsem diye dua etmek zorunda kalırdım. Yiğit bey koltukta oturur hale gelip Miray otur yerine dedi sesi çok sessiz ve korkunçtu tahammülü bitmek üzere gibi bakıyordu gözüm masanın üzerindeki sigaraya kayınca içinden bir dal alıp oturup içtim şuan yapacağım en mantıklı şey buymuş gibi yaptım. Bana garip bir şekilde bakan gözlere aldırış etmeden sigaramı içmeye devam ettim kafamı kaldırıp yiğit beye baktığımda bana garip bir şekilde bakıyordu yaptığım şeyi mantıksız bulmuştu ama şu an benim için en mantıklı çözümdü çünkü içimdeki stresi bir şekilde atmam gerekiyordu yiğit Bey’e bakıp yiğit bey bakın benim hemen eve gitmem gerekiyor babam yoksa beni öldürür dedim Yiğit Bey’in yanında oturan adam sesli bir şekilde gülüp babandansa bizden kork bence diyerek dalga geçti babamı bir tanısalar içimdeki korkuyu anlarlardı ama ne yazık ki babama dair hiçbir fikirleri yoktu babam aklıma geldikçe içimdeki korkuya yenik düşüp ağlamaya başladım bugün olanlar tam bir korku filmi gibiydi duygularım darmadağın olmuştu ne düşüneceğimi ne hissedeceğimi Kestiremiyordum kendimi kapana kısılmış gibi hissetmiştim ellerimle gözyaşlarımi silip yiğit Bey’e baktım bana bakışları çok derin ve anlamlıydı ama bu bakışlardan ne anlamam gerektiğini anlamamıştım sigaramı söndürüp yiğit Bey’e baktım yiğit bey en azından telefonumu verin babama haber vereyim arkadaşımda kalmışım derim dedim yiğit bey olmaz diyerek kafasını iki yana salladı bu dediği ile daha çok sinir olmuştum ne olmasını bekliyorsunuz ailem elinde sonunda beni merak edecek ve peşime düşecek o zaman ne olacak dedim Yiğit Bey beni cevapsız bırakarak ayağa kalkıp odadan çıktı Allah aşkına bu yaptığı hareket neydi böyle arkasından bakıp kafamı iki yana salladım ve ayağa kalkıp yiğit Bey’in peşinden gittim hey yiğit bey nereye gidiyorsunuz benim bir ailem var beni rahat bırakın dedim yiğit bey bana dönüp ailen olduğunu biliyorum merak etme onlara telefonundan mesaj attım yani bu gece seni merak edeceklerini sanmıyorum yarını da yarın düşünürüz şimdi git dedi Nasıl yani siz benim adıma benim telefonumu alıp aileme mesaj mı attınız bunu hangi hakla yaparsınız diyerek elimle omuzuna yavaşça vurdum biraz sert vurmuş olmalıyım ki ağzından hafif bir inleme sesi kaçmıştı yaptığım şeyi fark Edip bir adım geri attım özür dilerim dedim Elini yaralı omuzuna götürüp bana baktı dişlerinin arasında odana çık hemen dedi arkami dönüp merdivenleri çıkacaktım ki silah sesleri duymaya başlamıştım korku ile yiğit Bey’e baktım tepkisiz bir şekilde ayakta duruyordu tam koşarak merdivenlere çıkacaktım ki Silah sesleri çoğalmaya başlamıştı tam camdan dışarıya bakarken cam bir anda gelen kurşun ile patlamıştı çığlık atıp yere Eğildim ellerimle başımı kapattım. Ben yerde öylece dururken silah sesleri daha da artmaya başlamıştı Allah’ım ben neyin içine düşmüştüm böyle diye düşünürken kolumda bir el hissettim hızlıca kafamı çevirip baktığımda Yiğit Bey’i gördüm Miray çabuk odaya çık ve kendini odadaki ebeveyn banyosuna kitle dedi ve yanımdan uzaklaştı beynim verdiği komutu algılar algılamaz yukarıya koşarak çıktım ve dediği gibi odadaki ebeveyn banyosuna saklandım Ve kapıyı arkadan kitledim sanki bu kilit silahla gelecek adamları durdurabilecekmiş gibi Büyük bir özgüvenle Kapıyı kitledim silah sesleri durmak bilmiyordu kim ne için buraya gelmişti yiğit beyden ne istiyolar yoksa öldürdüğü adamlar yüzünden mi peşine düşmüşlerdi Şu an istediğim tek şey bu geceyi sapa sağlam bir şekilde atlatıp evime gidip sakin bir şekilde uzanmak istiyordum bir gün bile huzur bulmadığım o evde huzuru bulmak için gitmek istiyordum Aradan geçen 20 dakikanın sonunda silah sesleri durmuştu kapıya yaklaşıp kilidi açtım yavaşça banyodan çıktım sağıma soluma baktım odanın kapısına doğru ilerledim tam kapıyı açacaktım ki Kapı açıldı panikle geriye doğru giderken yiğit bey olduğunu gördüm Ve sakinleştim Bana bakıp buraya senin için gelmişler dedi Yiğit Bey’in söylediği şey ile olduğum yerde tepkisiz bir şekilde kalmıştım söylediği cümle beynimin içinde dönmeye başladı benim için gelmişler ne demekti

Eveeet arkadaşlar ikinci bölümü nasıl buldunuz?

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

45okunma 3beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 147

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastik#felsefeGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18