10. bölüm · Umutsuz aşk

Umutsuz aşk 10.bölüm (FİNAL)

Asmin Erginöz

Işıl sabaha kadar başucunda oturdu Rüzgar’ın. Gözlerini bir an olsun ondan ayırmadı. Kalp monitörü düzenli atıyordu, ama zayıflamıştı. Rüzgar konuşamıyordu artık. Dudakları kıpırdıyordu ama sesi çıkmıyordu.

Işıl onun yanına eğildi, gözlerine baktı.

— “Sen gitmeyeceksin, değil mi? Benimle kalacaksın…”

Rüzgar çok hafif başını sağa çevirdi. Cevap vermedi. Ama gözlerinden bir damla yaş aktı. Sessizce, usulca… vedanın habercisi gibi.

O an kalp monitörü cızırtı verdi. Işıl’ın gözleri açıldı. Hemşireler içeri daldı. Doktorlar geldi. “Kod mavi! Kod mavi!” diye bağırılıyordu. Işıl köşeye itildi. Rüzgar’ın kalbine bastırıyorlardı, defibrilatör hazırladılar.

— “1, 2, 3! Şokla!”

Vücudu titredi.

— “1, 2, 3! Tekrar!”

Yine...

Yine...

Ama monitör hala düz bir çizgi.

Işıl artık ayakta duramıyordu. Elleri ağzında, dizleri titreyerek yere çöktü. Gözlerinden yaşlar değil, acı fışkırıyordu. Çığlık atmaya başladı.

— “Hayır! Rüzgar! Hayııııır! Gitme! Gitme ne olur! N’olur bir kere daha bak bana! Sadece bir kere! Gözlerini aç! RÜZGAAAR!!”

Ama ses yoktu artık.

Monitör sustu.

Rüzgar artık yoktu.

O an dünya durdu. Saatler durdu. Işıl’ın içindeki tüm renkler soldu. Ellerini yüzüne kapattı ve haykırarak ağlamaya başladı. Sanki ciğeri parçalanıyordu. Sanki kalbinden et kopuyordu.

Doktor yaklaştı, sessizce başını salladı. Hemşire gözyaşları içinde ona sarıldı ama Işıl itip yere düştü. Yalnız kalmak istiyordu. Yalnız… acısıyla.

O gece Işıl hastane odasında Rüzgar’ın boş yatağının başucuna oturdu. Onun yattığı yastığa sarıldı. Ve sabaha kadar hiç susmadan ağladı.

Bir hafta sonra Işıl, Rüzgar’ın mezarı başındaydı. Elinde beyaz bir zarf vardı. İçinde ona yazdığı ama hiç veremediği mektup.

— “Sen bana yaşamanın ne demek olduğunu öğrettin. Ama sensiz nasıl yaşanır… bunu bilmiyorum. Belki bir gün yine buluşuruz. Belki bir rüzgar estiğinde, senin sesini duyarım. Belki de bu dünya sadece bir bekleme salonudur…”

Mektubu toprağın üstüne bıraktı. Diz çöktü.

— “Ben seni asla unutmayacağım. Umutsuz bir aşktık biz… ama en gerçek olan da bizdik.”

Ve gökyüzüne doğru başını kaldırıp bir kere daha fısıldadı:

— “Seni hâlâ seviyorum, Rüzgar. Hem de her şey bittiğinde bile.”