22. bölüm / 23
Ulu Komutan mı?21.Bölüm: Başka Bir Evrende
Bölümler 23Şu an: 21.Bölüm: Başka Bir Evrende
- 1 1.Bölüm:Yeni yer, Yeni arkadaşlık1.386 kelime
- 2 2.Bölüm:Yanlızlık1.720 kelime
- 3 3.Bölüm: Acı Gerçekler2.640 kelime
- 4 4.Bölüm: Gök Timi ve Kurt Timi3.191 kelime
- 5 5.Bölüm:Hep Mutlu Olun1.546 kelime
- 6 6.Bölüm: Verdik, Gitti1.733 kelime
- 7 7.Bölüm: Esir948 kelime
- 8 8.Bölüm: Beni Bırakma1.178 kelime
- 9 9.Bölüm: Can Savaşı1.148 kelime
- 10 10.Bölüm: Mutsuz Son (Lütfen oku)406 kelime
- 11 10.Bölüm: Her Şey Yeni Başlıyor1.094 kelime
- 12 11.Bölüm:Gitme1.106 kelime
- 13 12.Bölüm:Kaçış Operasyonu1.147 kelime
- 14 13.Bölüm: Yeni Ev1.118 kelime
- 15 14.Bölüm: Sevgilim903 kelime
- 16 15.Bölüm: Sadece Bir Gün1.498 kelime
- 17 16.Bölüm: Uzaktan Hisler1.000 kelime
- 18 17.Bölüm: Hain983 kelime
- 19 18.Bölüm: Farklı Düşünceler872 kelime
- 20 19.Bölüm: Dokuz Ay844 kelime
- 21 20.Bölüm: Başka Yer851 kelime
- 22 21.Bölüm: Başka Bir Evrende801 kelime · Okuduğun bölüm
- 23 Gökalp&Zeynep380 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
*İki ay sonra yazardan...*
Hava kapalı yerler sert ve karlarla kaplıydı. Bal yüzündeki puşisi ile adımlarını sağlam atarak sert zemini titretiyordu.
Eceli olmaya gelenlere haber veriyordu toprak:
Ulu, eceliniz olmaya geldi...
Ulu yanlız gelmişti. Yanlız ulurdu o dağlarda. Yanlızlığı severdi ama bir o kadar da nefret ederdi. Nefret eden tarafı Bal'dı. Ulu korkmazdı ölümden, yanlız ölmekten. Ama Bal korkardı. Yaşayamadan ölmekten korkardı.
Ulu, öğrendiği haber üzerine öfkeli bir şekilde son hedefine gidiyordu.
Babası, annesi hatta abileri ve Hande'yi yakalamaya, hatta öldürmeye.
Giderken, şehit olucağını düşünüyordu. O yüzden Bal değil Uluydu o.
Dağların Ulu komutanı
Teröristlerin korkulu rüyası
Giderken düşündüğü birkaç şey vardı.
Mesela arkadaşları. Kısa bir sürede kurduğu arkadaşlıklar ona o kadar iyi hissettirmişti ki.
Sanki değerli gibi.
Terörist çıkan ailesi mesela. Hiç onları Aile kategorisine koymamıştı. Çünkü hak etmemişlerdi. Şimdi belli olmuştu.
Birde herkesden çok sevdiği biri vardı. Emir... İlk defa o uçurmuştu içindeki kelebekleri ve yine ilk defa o kırmıştı kalbindeki kelebeklerin kanatlarını.
En azından dedi kendi kendine. En azından bir gün geçirmiştik onunla...
________________
*Bal'dan...*
Bu soğuk hava, beni de dondurmuştu. Dugularımı, hislerimi, bakışlarımı, söylediklerimi, yaptıklarımı...
Çok uzun zaman olmuştu gülmeyeli. Sahi, ne zaman gülmüştüm en son?
Hatırlamayacak kadar uzun bir zaman önce.
Bugün son hedefime gidiyordum. Son durağım. Belkide orada aldığım ve aldırdığım son nefes.
Bir şeyden çok emindim.
Gittiğim yerdeki insandan saymadıklarımı öldürmeden, ölmeyecektim.
Biraz daha yürüdüm. Hava soğuk muymuş? Kar mı yağıyormuş? Fırtına mı çıkmış? Umrumda değildi. İsterse yer yarılsın yinede hem vatanımın hem bayrağımın hem milletimin hemde kendi intikamımı almadan durmayacaktım.
Karşımdaki eve baktım boş gözlerimle. Burada saklanıyorlardı beş tane terörist. Ve belkide o beş terörist binlerce Türk askerini şehit etmişti, binlerce eve ateş düşürmüştü, binlerce anneyi ve babayı evladından ayırmıştı. Ben şimdi sağ çıksam bile asla evlat acısını anlamayacaktım. İsteyen kimdi ki?
Yerimi korudum. Kapıdaki teröristlerin değişim saatini bekledim. Gözlerimi, bir saniye bile ayırmadım. Bekledim, bekledim, bekledim ve en sonunda değişim saatlerinin geldiğini gördüm
Hızlı ama bir o kadar da yavaş adımlarda itlerin itlerinin durduğu yere yaklaştım. Kapıda 15 kişi vardı. Sırasıyla 15 kişiyi aldım. Sessizce öldükleri için kimse benim burada olduğumu anlamamıştı.
Kapıyı çaldım. Sonuçta misafir geldim buraya, kırıp geçemezdim değil mi?
İçeriden sinirli bir şekilde gir sesi geldi. Silahımı daha sıkı kavradım ve kapıyı açtım.
"Ben burada sizin gibi beş tane vatan haini arıyorum da siz gördünüz mü? Gerçi burada ayna var mı bilmiyorum ama." Dedim. Benim sesimi duyunca uzun zamandır görmediğim Hande silahını doğrulttu bana.
"Ne işin var senin burada?!" Dedi. Asıl onun burada işi neydi.
"Sanada sıra gelicek Hande. Sabırlı bir kadın ol ve beni bekle." Dedim. "Şimdi size gelelim insan bile diyemediğim pislikler. Siz nasıl birisiniz ya? Nasıl mideniz alıyor vatanınıza ihanet etmeyi. Lan beni geçtim siktir ettim ama hiç mi zor gelmedi üzerinde yaşadığınız toprağa kötülük yapmak? Hiç mi?" Hande'nin yanımdan ayrıldı baba denen ama baba olmayan canlı.
"Hiç zor gelmedi. O kadar rahattık ki televizyondaki o şehit haberlerini gülerek izledik." Dedi ve kahkaha attı. Onunla birlikte diğerleride attı o kahkayı.
Bu iş çok uzamıştı artık. Silahımı kaldırdım ateş edicekken kapıdan birileri girdi. Kimdi bunlar? Bu operasyonda benden başka kimse olmamalıydı.
"At silahını yere Hande Kova!" Dedi Emir. Bir dakika... Emir? Emirin burada ne işi vardı. Allah kahretsin nereden haberi olmuştu. Hadi haberi olmuştu neden gelmişti?
"Hande indir silahını dedik. İndir şu yamuk tuttuğun silahı." Dedi arkamdan bir ses. Bu ses Gökalp'e aitti. İnsan kardeşinin sesini tanımaz mıydı? Ben artık kardeşim olmamasına rağmen tanımıştım.
"Hahaha! Siz ne çabuk unutmuşsunuz benim inadımı? Aslında ilk Uluyu öldürecektim ama vazgeçtim. İlk siz varsınız." Dedi ve silahını arkamda olduğunu bildiğim Emir'e tuttu. Ve tetiğe bastı. Ben ise bir saniye bile düşünmeden iki adım sağa kaydım.
Aynı zamanda vücudumda acı ve ıslaklık hissettim tabikii bir el ateş etme sesi.
Hayır hayır, iki el ateş sesi. Arkamda beni tutmaya çalışan Emir de vurulmuştu. Şuanda ikimizde birbirimizi kurtarmak için vurulmuştuk.
Ben göğsümden vurulmuştum. Zor nefes alıyordum. Sadece ben değil. Başımın dönmesine ve gözlerimin kararmasına rağmen Emirinde nefes alamadığını görmüştüm.
Ben yerde yatıyordum, Emir ise elimi sıkı sıkı tutmuş ama yan tarafa düşmüştü. Etrafta çatışma sesleri giderek azaldı ve sustu. Karanlık ise beni sonsuz bir zamana gönderdi.
Ben de intikam alamadım ama arkamdakilerin aldığını bilerek girdim o karanlığa
Biz iyi bir son haketmiştik. Haketmiştik ama bu dünyada olmamıştı.
Emirle birbirimizi doyasıya sevememiştik. Beni ne kadar kırsalarda bir zamanlar kardeşim dediğim insanların mutluluğunu görememiştim.
İkimiz için mutlu bir son olmasada mutlu bir başlangıç olacaktı.
Buda aynı anda şehit olmamızın kanıtıydı.
-SON-
_________________
Ee sanırım bir şeyler yazmam gerekiyor...
Kendimi iyi hissetmiyorum ama aynı zamanda çok iyiyim. Ağlamak istiyorum ama ağlayamıyorum.
Bildiğiniz sondu. Bitti. Eğer isterseniz ikisi şehit olduktan sonra yaşananları özel bölüm olarak yazabilirim. Mesela Gökalp ve Zeynep' i.
Bunu bana en kısa zamanda bildirin ki bende ona göre hareket ederim.
Kitap hakkında ki bütüüün düşüncelerinizi ve yorumlarınızı bekliyorum.
Sizleri çook seviyorum. Yeni hikâyemi seçip buraya atıcağım yeni yayınlayacağım kitabımı buradan görebilirsinizz.
Kocamaan öpüldünüzz
#Ulukomutanmıfinaloldu
06.04.2025
Bölüm etkileşimi
