12. bölüm · Ulu Komutan mı?
11.Bölüm:Gitme
"Gerçekten mi? Bal sen ciddi misin?" Dedi fısıldayarak.
Gözlerim dolmuştu. Bana yaklaşıp ellerini yanaklarıma koydu. O şekilde dururken sadece kafamı aşağı yukarı salladım.
Bana daha da yaklaştı. Öyle ki burunlarımız birbire deyicekti. Gözlerimi kapattım. Kısa süre içinde dudaklarımın üstünde narin ve yavaş şekilde hareket eden dudaklarını hissettim. Onun yaptığını yaparak öpüşüne karşılık verdim. Bir süre daha dudaklarımız birken ben nefessiz kalarak ayrıldım. O da benden biraz uzaklaşarak yüzüme baktı ve tebessüm etti. Onun tebessümü bana da bulaşmış olucak ki bende tebessüm ettim.
O sırada kapı çaldı ve tüm atmosferimizi bozdu. Bende yaralarıma dikkat ederek sırtımı yattığım yatağa dayadım. Emir ise ağzının içinde homurdanarak geri çekilip oturdu. Ben konuştum.
"Gir!" Dedim. Kapı açıldı ve içeri Albay girdi. Bende doğrulmaya çalıştım. Evet çalıştım çünkü haraketlerim kısıtlıydı.
Albay'da eliyle *otur* işareti yaptı. Ama Emir ayağa kalktı. Albay rahat emrini verince geri oturdu. Albay'da oturunca bana dönerek konuştu.
"Nasılsın kızım? Daha iyi misin?" Diye sordu. Biraz yorgun ve halsizdim üstelik uykumda vardı ama ben tüm ciddiyetimle cevap verdim. Ben buydum. Yaralarım ne kadar ağır ne kadar derin olursa olsun ben bunu saklamakta ustaydım. Kim gelirse gelsin benim duygularımı ben istemeden göremezdi.
"İyiyim komutanım. Zaten 2 güne gelirim alaya." Dedim. Daha fazla beni si- sevseler duramazdım. Emir ve Albay bu söylediğimi duyunca kaşlarını çattılar. Ne yani benim hakkımda herşeyi biliyor Albay bir bunu mu bilmiyordu? Benim bu güne kadar en fazla hastane sürem 2 gündü.
"Bal saçmalama istersen ne iki gününden bahsediyorsun? Bilmem farkında mısın ama sen ameliyat oldun. Olmaz en az 1 hafta buradayız. Doktor'a sordum o da öyle dedi." Dedi Emir. Ama ben de Balsam 3. Güne girmeden kaçardım bu hastaneden. Kendimi iyi tanıyordum.
"Bal yüzbaşı; sen kaçırıldın, işkencelere maruz kaldın, ameliyat oldun ve sen bize iki gün kalıcağım mı diyorsun? Kesinlikle olmaz iyileş öyle gel. Alayda hasta asker istemem ben." Dedi. Ama ikisinide kulak asmadım. Albay'a döndüm.
"Komutanım size benim hakkımda ki herşeyi söylememişler. Benim bu güne kadar iki günden fazla hastanede kaldığım görülmedi. He tabi bilincim yerinde olmasaydı orası ayrı tabiki. Ama bilincim yerindeyken beni burada en fazla iki gün tutabilirsiniz. Ayrıca o kadar kötü değilim ki ben." Dedim. Evet biraz yaralarım sızlıyordu ama dayanamayacağım bir şey değildi. Yani hem belki Alaya gitmek yerine ev bakmaya giderim. Daha bakamamıştım malum.
"Bal beni delirtme ne demek iki gün sen hangi ara iyileşiceksin hangi ara dinleneceksin bunları düşündün mü? Yemin ederim kapına asker dikerim." Dedi. Şimdi yanımda Albay olmasaydı bir şey derdim ona ama sırf Albay var diye sakın konuştum.
"Emir Yübaşı, istediğin kişiyi dik kapıma. Çokta umrumda değil. Sen nasıl emir verebiliyorsan, bende verebiliyorum. Ki hadi veremiyorum. Beni yakalayamazsınız." Dedim.
Albay biraz daha kaldıktan sonra gitti. Ondan sonra Zeynep geldi içeri. Onu da özlemiştim ya.
"Canım arkadaşım nasılsın iyi misin?" Dedi bana girer girmez sarılarak.
"İyiyim. Sen nasılsın ha birde timler ne alemde?" Diye sordum. Onları bayadır görmemiştim.
"İyiyim iyi. Onlarda iyi keyifliler merak etme. Hatta Murat senin doktorla konuşuyor. Bir şeyide fırsata çevirmese iyiydi yani." Dedi ve güldü. Onunla birlikte bende güldüm. Demekki keyifler yerindeydi. Buna sevinmiştim.
"Emir Yüzbaşım siz bir çıkın da bende arkadaşımla konuşayım. Hadi lütfen." Dedim o ise bana baktı.
"İyi tamam Bal Yüzbaşım ama kaçmaya çalışmayınız lütfen." Dedi. Zaten istesemde henüz kaçamazdım.
Emir çıktıktan sonra Zeynep bana baktı
"Ya Bal söylemiyim söylemiyim diyorum ama... Sizin aranızda birşey mi var?" Dedi. O kadar mı belli oluyordu? Yok ya bence salladı ve tuttu.
"Zeynep... Emir beni seviyormuş. Ama ben... Biliyorsun zaten yumurtalıklarım zarar görmüş hamile kalamayabilirmişim. Buna rağmen beni sevdiğini söyledi. İşin garibi ben ilk defa bencil olmak istiyorum. Evet belki onu sevmeye hakkım yok ama ben bencil olmak istiyorum. Bilmiyorum. Kafam fazla karışık ve kendimi iyi hissetmiyorum." Dedim. Ellerim ile yüzümü kapatımda ağladığımı anladım. Ben böyle bir insan değildim ki. Acılarımı, düşüncelerimi, kaygılarımı kısaca her şeyimi içinde saklayan biriydim. Ama Zeynep'e anlatmıştım. Neden bilmiyorum. Ama tahmin edebiliyorum.
Sevmek, sevilmek, sevildiğimi hissetmek beni değiştiriyordu. Ve bu değişim eski benden çok ama çok farklıydı.
______________
*3 saat sonra...*
"AYY YETER DİYE BAĞIRICAĞIM EN SONUNDA!" diyerek bağırdım. Tam bir saattir bana hastane yemeği yedirmeye bir yandan da beni bir hafta burada tutmaya ikna etmeye çalışıyorlardı.
Zeynep ile konuştuktan sonra bana kalbimin sesini dinlememi, bazen bencil olmanın gerektiğini söylemişti. Daha sonra normal sohbet ederken ben uyuyakalmıştım. Az önce uyanmıştım. Ve uyandığımdan beri hep bir üstüme geldiler. Zaten ağlamak üzereydim. Valla hüngür hüngür ağlardım.
Benim bağırmam ile hepsi susumuştu. Aç değildim. Yemek yemek istemiyordum.
"Bana bakın valla yorgunum zaten son kez anlatıcağım. Ben aç değilim aç olunca söylerim burda tamamız. Şimdi gelelim diğer konuya. Ben hiç bir hastanede bilerek ve isteyerek iki günden fazla kalmadım. Bu düzeni bozmayarak ise yine iki günden fazla durmam. Üçüncü güne girdiğimiz dakika hatta saniye kalkar giderim. Kimsede umrumda olmaz. İnşallah bunu anlatabilmişimdir. Şimdi lütfen beni bir salında geri yatıp azcık dinleniyim." Dedim ve arkama yaslanarak gözlerimi kapattım ama tabiki uyumadım. Hepsi sessizce ve pes etmişlikle odadan çıkmıştı. Bende vücudumun gevşemesine izin verdim ve kendimi uykuya bıraktım.
______________
*10 dakika sonra...*
(Emir'den...)
Biz çıktıktan sonra odada bir hareketlilik olmamıştı. Biraz daha bekleyip kapıyı tıklatarak içeri geçtim.
İçeride hastane kıyafeti ile yatakta yatmış düzenli nefeslerinden anlaşıldığı üzere uyuyan bir Bal vardı.
Bu kadının adı Bal ise kendisi daha Baldı.
Onu öptüğümde gerçekten anlamıştım bu kadının benim sonum olucağını.
Balı sevdiğim için veya onu öptüğüm için pişman falan değildim. Sonuçta onu seviyordum, o da beni seviyordu.
Bal'ın yanına yaklaşıp yatağının kenarında duran sandalyeye oturdum. Şuan kapalı ama yeri geldiğinde buz mavisi yeri geldiğinde gri renk görünen gözlerini, ucundan hafif kalkmış ve ne büyük nede küçük olan burnunu, bir pamuk kadar narin ve yumuşak dudaklarını inceledim. Daha sonra elim ile yüzünü okşadım. Bırak dokunmayı ben ona bakmaya bile kıyamıyordum, korkuyordum. Peki başkaları nasıl kıymıştı nasıl vurmuşlardı?
Ellerimle saçlarını okşadığımda fark ettim ki. Bal ağlıyordu... Gözlerinden, yanaklarına tek tek yaşları düşüyordu ve bu çok acıydı.
Gitmek için kalktığımda kendi kucağında duran eli ile t-shirt ucunu tuttu. Gözlerini hafif aralayarak bana baktı. Şuan ne kadar tatlı gözüktüğünün farkında mıydı? Bana fısıldadı.
"Gitme... Gitme korkuyorum." Dedi. Zaten yanından ayrılmak istemiyordum. Bende onun dediğine uyarak sandalyeye oturdum ve elini tuttum. O da elimi sıkarak uykuya daldı. Bal uykusunda rüya görürken bende kendi peri kızımı izliyordum...
______________
Helloo naberlerr.
Canlarrr aşırıı mutluyuum. Çünküü baktım ki kitabımız #kadınasker 'de 551 kitabın içinden 71. Olmuşşş.
Cidden şuan çookk mutluyuum.
Birdee ben Vaveyladan kitap yarışmasına katıldım. Eğlence olması için son başvuru tarihi 01.08.2025 o yüzden kitap o zamana kadar bitmeliii.
Bitmezsede çokta üzülmem hatta umrumda bile olmaz.
Eğer kitaplarınız var ise orada yayınlayarak yarışmaya katılabilirsiniz. Detaylarada oradan ulaşabilirsiniz.
Sorulara geçekk:
• Bal, değişiyor mu? Yeni Bal nasıl olacak?
•Emir Beyy çıkma teklifi edecek mi? Ederse Bal kabul edecek mi? Yoksa korkucak mı?
•Murat ile Şevval doktor neler yaşayacak veya hiç bir şey olmayacak mı?
09.02.2025
